İçeriğe geç
ACAYCAN CEYLANAVUKATLIK BÜROSU
Uzmanlık
  • Ceza Hukuku
  • Bilişim Suçları
  • Bilişim Hukuku
  • İnternet Hukuku
  • Forex ve Yatırım Dolandırıcılığı Hukuku
  • Kripto Paralar Hukuku
  • Finans Hukuku
  • Hukuki Danışmanlık
  • Şirket Danışmanlığı
  • Marka Hukuku
  • Telif Hukuku
  • Tahkim Hukuku
  • Gayrimenkul Hukuku
Makaleler
  • Tüm Makaleler
  • Aile Hukuku
  • Bilişim Suçları
  • Gayrimenkul Hukuku
  • Tazminat Hukuku
  • İdare ve Vergi Hukuku
  • Dolandırıcılık ve İBAN Mağduriyeti
  • Miras Hukuku
  • Trafik Hukuku
  • KVKK ve Veri Koruma Hukuku
  • Yapay Zeka ve Web3 Hukuku
  • Enerji ve Çevre Hukuku
  • Silah Suçları
  • Arabuluculuk
  • Ceza Hukuku
  • İnternet Hukuku
  • Medeni Hukuk
  • AİHM ve Anayasa Mahkemesi Başvuru
  • Delil Hukuku ve Emsal Kararlar
  • İş ve Sosyal Güvenlik Hukuku
  • İcra ve İflas Hukuku
  • Sağlık Hukuku ve Malpraktis
  • Fikri Mülkiyet, Marka ve Patent Hukuku
  • Uyuşturucu Suçları
  • Bilişim Hukuku
  • Finans Hukuku
  • Kripto Para Hukuku
  • Borçlar Hukuku
  • Mevzuat ve Yargıtay Kararları
  • Forex Hukuku
  • Ticaret Hukuku
  • Tüketici Hukuku
  • Sigorta Hukuku
  • Yabancılar ve Vatandaşlık Hukuku
  • Örgütlü Suçlar
Kaynaklar

NE YAPMALIYIM?

  • Ne Yapmalıyım?
  • Avukat Seçme Rehberi
  • Uzaktan Temsil
  • Arabuluculuk

MEVZUAT

  • TCK Rehberi
  • CMK Rehberi
  • HMK Rehberi
  • Mevzuat

HUKUKI SÖZLÜK

  • Hukuki Sözlük
  • Soru-Cevap
  • Dilekçeler
  • İnfaz Hesaplama
Karar Arşivi
  • Yargıtay Kararları
  • Danıştay Kararları
  • AYM Bireysel Başvuru
  • AYM Norm Denetimi
  • İstinaf (BAM) Kararları
  • İlk Derece Mahkeme Kararları
  • Karar Arama
Vaka Sonuçları
Hakkımızda
  • Büro Profili
  • Özgeçmiş
  • Medyada Biz
  • Çalışma İlkelerimiz
  • Çalışma Metodolojimiz
  • Online Danışmanlık
  • Ödeme
  • Kariyer
İletişim
  1. Anasayfa
  2. /İstinaf (BAM) Kararları
  3. /İzmir Bölge Adliye Mahkemesi 20. Hukuk Dairesi

İZMİR BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ 20. HUKUK DAİRESİ

TÜRK MİLLETİ ADINABÖLGEADLİYEMAHKEMESİ KARARI

İzmir Bölge Adliye Mahkemesi 20. Hukuk Dairesi E.2022/980 K.2025/41

İstinaf incelemesi için Dairemize gönderilen İzmir 5. Asliye Ticaret Mahkemesi'nin 03/02/2022 tarihli 2020/17 Esas ve 2022/50 Karar sayılı dosyasının incelemesi tamamlanmış olmakla HMK'nın 353. ve 356. maddeleri gereğince; dosya içeriğine ve kararın…

Esas2022/980Karar2025/41Tarih16 Ocak 2025Okuma10 dk · 1.925 kelime

KÜNYE

T.C. İzmir Bölge Adliye Mahkemesi 20. Hukuk Dairesi

Karar tarihi
16 Ocak 2025
Dosya no
2022/980
Karar no
2025/41
İncelenen kararın mahkemesi
İZMİR 5. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ
Tarihi
08/01/2020 (Dava) - 03/02/2022 (Karar
Numarası
2020/17 Esas - 2022/50 Karar
Dava
Tazminat
Bam karar tarihi
16/01/2025
Karar yazım tarihi
16/01/2025
Karar metni, UYAP Emsal Karar Arama kaynağından olduğu gibi aktarılmıştır; metne müdahale edilmemiştir. Kişisel veriler maskelenmiştir. Bu karar için özgün analiz henüz yazılmamıştır.

Karar Metni

1.925 kelime·10 dk okuma·6 bölüm

İstinaf incelemesi için Dairemize gönderilen İzmir 5. Asliye Ticaret Mahkemesi'nin 03/02/2022 tarihli 2020/17 Esas ve 2022/50 Karar sayılı dosyasının incelemesi tamamlanmış olmakla HMK'nın 353. ve 356. maddeleri gereğince; dosya içeriğine ve kararın niteliğine göre sonuca etkili olmadığından duruşma yapılmasına gerek görülmeden dosya üzerinden yapılan inceleme sonucunda;

GEREĞİ GÖRÜŞÜLDÜ

DAVA

Davacı vekili dava dilekçesinde özetle. 25/08/2018 tarihinde davacıya ait ... plakalı aracın sürücülüğünü yapan dava dışı ...'ın direksiyon hakimiyetini kaybettiğini ve aracın yolun sağında bulunan su kanalına devrildiğini, kaza sonrası alınan ekspertiz raporuna göre davacıya ait araçta 22.617,83 TL hasar bedeli, 11.700,00 TL işçilik bedeli olmak üzere toplam 34.317,83 TL hasar bedeli olduğunun tespit edildiğini,

davalı sigorta şirketine yapılan başvuru neticesinde ... no'lu hasar dosyası açıldığını ve davalı sigorta şirketinin 18/10/2018 tarihin verilen yanıt ile meydana gelen kazanın genel şartlar hükümleri uyarınca teminat kapsamı dışında kaldığı gerekçesi ile hasar dosyası kapsamında ödeme yapmadığını, davalı sigorta şirketinin hasar talebinin reddinin temelinin istiap haddine dayandığını, ancak kazanının istiap haddinden kaynaklı olmadığını, araçta bulunan yolcu sayısı ile meydana gelen kaza arasında illiyet bağı olmadığını, kaza sonrası Gürün Cumhuriyet Başsavcılığı'nın 2018/554 Soruşturma sayılı dosyası ile soruşturma başlatıldığını,

açıklanan nedenlerle davalın kabulü ile fazlaya ilişkin hakları saklı kalmak kaydı ile 100,00 TL hasar bedeli, 100,00 işçilik bedeli olmak üzere 200,00 TL maddi tazminatın kaza tarihinde itibaren işleyecek yasal faizi ile birlikte davalıdan tahsiline, yargılama giderleri ve vekalet ücretinin davalı tarafa yükletilmesine karar verilmesi talep ve dava edilmiştir.

Davacı vekili 24/08/2020 tarihli ıslah dilekçesi ile davacıya ait ... plaka sayılı araçta meydana gelen KDV dahil 40.400,00 TL toplam hasarın sigorta şirketinin temerrüt tarihi olan 25/08/2018 tarihinden itibaren işleyecek yasal faizi ile birlikte davalı sigorta şirketinden alınarak davacıya verilmesini, yargılama giderleri ve vekalet ücretinin davalı tarafa yükletilmesini talep etmiştir.

CEVAP

Davalı vekili cevap dilekçesinde özetle; davada harca esas değerin 200,00 TL olarak gösterildiğini, Tüketicinin Korunması Hakkında Kanunu Md. 68 uyarınca dava değeri 8.480,00 TL'nin üzerinde kalan uyuşmazlıklarda Tüketici Mahkemelerinin görevli olduğunu, öncelikle miktar itibariyle davanın dava şartı yokluğundan reddinin gerektiğini, yine davanın belirsiz alacak davası şeklinde açılmış olması nedeni ile reddinin gerektiğini, davacı tarafından davalı sigorta şirketine başvuru yapıldığını bunun üzerine açılan hasar dosyası kapsamında toplanılan delil ve belgeler ile kazada istiap haddinin aşıldığının belirlendiğini,

bu nedenle de olumsuz görüş ve kanaatle dosyanın kapatılarak reddedildiğini, talebin kasko poliçesi teminat kapsamı dışında kalması nedeniyle esas yönünden de reddinin gerektiğini, kaza anında araçta sürücü dahil 12 kişinin yolculuk ettiğini, sigortalı aracın kazaya sebep olan direksiyon hakimiyeti kaybı, aracın yol tutuş kabiliyetindeki zayıflamadan kaynaklı olduğunu, yol tutuşuna etki eden değişkenin de aracın ağırlık merkezi ve ağırlık dağılımı olacağını, davacının talebinin davalı sigorta şirketinin temerrüdünden söz etmenin mümkün olmadığını, açıklanan nedenlerle davanın reddinin istendiği görülmüştür.

İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI

Mahkemece, ''...araç içindekilerin yaralanmalarındaki artışın yolcu kapasitesinin üzerine çıkılması nedeni ile araç maliki davacı ile araç sürücüsü dava dışı kişi, yolcu ve çocuklar içinde ebeveynlerinin eşit düzeyde kusurlu olduklarının kabulü gerekmiştir.

Ancak bu hususun bedensel zarar yönünden sonuç doğurabileceği, araç hasarı yönünden ise aracın teknik durumunun değerlendirilmesi sureti ile kusur durumunun belirlenebileceği, bu durumda da aracın istiap haddinin aşıldığını gösterir bir durum tespit edilemediğinden araçta oluşan hasarın tazmini konusunda davalı şirketin sorumlu olduğunun kabulü gerektiği, tespit edilen hasar bedelinin teminat kapsamı içinde kaldığı, teminatın limitinin aşılmadığı anlaşılmıştır.

Davacı tarafından davalı sigorta şirketine başvuru tarihinden itibaren davalı şirketin ödeme yapması için öngörülen sürenin yapılan hesaplamasına göre 30/10/2018 tarihi itibariyle yükümlülüğünün doğduğunun kabulü gerektiği anlaşılmıştır.

Gerek istiap haddinin değerlendirilmesi gerek araçta oluşan hasarın belirlenmesi konusunda dosyada düzenlenen bilirkişi raporlarının dosyadaki verilere uygun ve hükme esas alınabilir nitelikte olduğu, bu hali ile raporlara itibar edilebileceği görülmüştür...'' gerekçesiyle; ''...Davanın KABULÜNE,40.400,00 TL hasar bedelinin 30/10/2018 tarihinden itibaren işleyecek ticari faizi ile birlikte davalıdan alınarak davacıya ödenmesine...'' karar verilmiştir.

Mahkemece 18/03/2022 tarihli düzeltme kararı ile ''...Davacı vekilinin tashih talebinin KABULÜ ile, Mahkememizin 03/02/2022 tarih ve 2020/17 Esas 2022/50 Karar sayılı hüküm kısmında yargılama giderlerinin geçtiği bölümün;" Davacı tarafından yapılan 95,20 TL başvuru harcı, 687,00 TL tamamlama harcı, 600,00 TL Bilirkişi ücreti, 210,20 TL tebligat ve yazışma gideri olmak üzere toplam 1.592,40 TL yargılama giderinin davalıdan alınarak davacıya verilmesine, Davalı tarafından yapılan yargılama giderlerinin kendi üzerinde bırakılmasına" olarak TASHİHİNE...'' karar verilmiştir.

İSTİNAF SEBEPLERİ

Davalı vekili istinaf başvuru dilekçesinde özetle; açılan davanın dava şartı kapsamında zorunlu arabuluculuk sürecine başvurulmadığı ve hatta sonrasında dahi bu eksiklik tamamlanmadığı için dava şartı yokluğundan reddine karar verilmesini istediklerini, dava açılış tarihinin 11.02.2019 olduğunu, kararda yazılı olan dava açılış tarihinin hatalı olduğunu, davacı tarafça 19.02.2019 tarihinde, davaya konu araç için müvekkili sigorta şirketi nezdinde mevcut ...

Poliçesi'ne dayalı olarak tüketici mahkemesinde açılan davada, davaya bakmaya görevli mahkeme Asliye Ticaret Mahkemesi olmakla, İzmir 8. Tüketici Mahkemesi'nce 10.12.2019 tarihli,2019/64 E. ve 2019 /602 K. Sayılı kararı ile doğru bir şekilde görevsizlik kararı verildiğini, davacı tarafça da bu durum kabul edilerek,

verilen görevsizlik kararı doğrultusunda dosyanın görevli mahkemeye gönderilmesinin talep edildiğini ve yargılamanın görevli mahkeme olarak İzmir 5. Asliye Ticaret Mahkemesi'nde devam ettiğini ancak dava açılış tarihi itibariyle ( 11.02.2019 ) bu süreç zarfından ticari uyuşmazlıklar yönünden zorunlu olmasına ve dava şartı sayılmasına rağmen davacı tarafça dava şartı zorunlu arabuluculuk süreci tamamlanmadığını,

arabuluculuk başvurusunda dahi bulunulmadığını ve davacı tarafça arabuluculuk dava şartı tamamlanmadan ilk derece mahkemesince davanın her aşamasında resen dikkate alınması gereken bu husus atlanılarak davanın usulden reddi yerine kabulüne dair tümüyle hatalı bir karar verildiğini, görevsizlik kararı verilmesinden sonra,

dosyanın ancak görevli mahkemeye ulaşması aşamasına kadar arabulucuya başvurma dava şartının giderilmesi gerektiğini, kaza anında araçta sürücü dahil 12 kişinin yolculuk ettiği, taşıma kapasitesinin üzerinde ve oturma düzenlerinin trafik güvenliğini tehlikeye düşürecek şekilde olduğu kendi beyanları ile sabit olup, araçta meydana gelen ağırlık dağılımındaki dengesizliğe ve ağırlık merkezinin değişmesine,

dolayısıyla sürücünün direksiyon hakimiyetini sağlayamamasına etki eden yegane faktör olduğunun değerlendirildiğini, tüm bu haklı, gerekçeli ve somut tespitler doğrultusunda aldırılan rapora itiraz ettiklerini, talebin istiap haddi nedeniyle teminat kapsamı dışında kalması nedeniyle açılan haksız davanın reddine karar verilmesini talep ettiklerini,

yine her halükarda kabul anlamına gelmemek kaydıyla en azından kasko poliçesi ile müvekkili sigorta şirketine sigortalı aracın yetkili serviste onarımının yapılmaması nedeniyle kasko poliçesinde yer alan yetkili servis muafiyet klozu gereğince hasar bedeline %20 oranında iskonto uygulanması gerektiği noktasında haklı somut itirazları, sunmuş oldukları emsal kararlar ve açıklamaların da ilk derece mahkemesince hiçbir şekilde dikkate alınmadığını,

taraflar arasında hükümleri geçerli ve bağlayıcı iki taraflı akit niteliğindeki kasko poliçesinde kararlaştırılan muafiyet ve iskontolar ile ilgili ( en başta da aracın yetkili serviste onarılmaması halinde hasar uygulanması gereken %20 tenzili muafiyet) en ufak bir tespit ve değerlendirme yapılmadığını, hasar bedeline poliçede kararlaştırıldığı şekilde en azından yetkili servis klozu gereğince yetkili serviste onarımı yapılmadığı sabit olan araç için tespit edilen fahiş onarım bedeline %20 tenzili muafiyet dahi uygulanmadığını belirterek ilk derece mahkemesi kararının kaldırılmasına,

açılan davanın reddine, müvekkili sigorta şirketinin mağduriyetinin önlenmesi bakımından da öncelikle tehir-i icra kararı verilmesine karar verilmesini talep etmiştir.

DELİLLERİN DEĞERLENDİRİLMESİ VE GEREKÇE

Dava, davacıya ait aracın meydana gelen kazada hasar görmüş olması nedeni ile oluşan hasar bedelinin kasko sigorta poliçesi kapsamında tahsili istemine ilişkin tazminat davasıdır. İnceleme, 6100 sayılı HMK'nın 355. madde hükmü uyarınca istinaf dilekçesinde belirtilen sebeplerle sınırlı olarak ve kamu düzenine aykırı hususların olup olmadığı gözetilerek yapılmıştır. Mahkemece davanın kabulüne karar verilmiş olup, karar davalı vekili tarafından istinaf edilmiştir.

1-Dosya kapsamına, kararın dayandığı delillerle, yasaya uygun gerektirici nedenlere, delillerin takdirinde bir isabetsizlik bulunmamasına ve ileri sürülen istinaf sebepleri dikkate alındığında mahkemenin vakıa ve hukuki değerlendirmesinde usul ve esas yönünden yasaya aykırılık bulunmadığı; davacının davalıya tazminat istemi ile başvurması gerektiğinden davanın arabuluculuk dava şartına bağlı olmadığı, tazminat istemi ile davalıya başvurmasının yeterli olduğu; kazanın istiap haddinin aşılması nedeni ile meydana gelmediği,

aksi iddianın davalı tarafından ispatlanması gerektiği, Mahkemece hükme esas alınan bilirkişi raporunun denetime elverişli, hüküm kurmaya yeterli ve dosya kapsamı ile uyumlu olduğu, anlaşıldığından, davalı vekilinin aşağıdaki bentlerin kapsamı dışındaki istinaf itirazları yerinde görülmemiştir.

2-Davaya konu edilen sigorta poliçesinin "servis muafiyet uygulamaları" başlıklı maddesinde ... anlaşmalı marka yetkili servislerinde onarım yapılmaması durumunda %20 oranında muafiyet uygulanacağı, yetkili servis dışında yapılan onarımlarda hasar tazminatının %20’luk kısmının sigortalı tarafından karşılanacağı kararlaştırılmıştır.

Taraflar arasında düzenlenen Kasko poliçesindeki özel şart TTK’nın 1452. maddesinde sayılan emredici Kanun hükümlerine aykırı olmadığı gibi 1486. maddede yer alan koruyucu hükümlere de uygun bulunmaktadır. Ayrıca TTK’nın 1423/2. maddesi gereği poliçede yer alan kloza on dört gün içinde itiraz etme hakkı olan davacının dosya kapsamında bu yönde herhangi bir itirazı da olmamıştır.

Bu durumda taraflar arasında poliçede kararlaştırılan muafiyet kaydının geçerli olduğu yönünde bir kuşku bulunmamaktadır. Davacı tarafça da dava dilekçesinde poliçenin ya da poliçede bulunan muafiyet kaydının geçersiz olduğu yönünde bir iddiada bulunulmadığı gibi, aksine davacı tarafça, geçerli sözleşme ilişkisi içerisinde gerçek zarar bedelinin karşılanmadığı iddia edilerek talepte bulunulmuştur.

Davalı tarafından cevap dilekçesinde ve aşamalarda kasko poliçesi ile müvekkili sigorta şirketine sigortalı aracın yetkili serviste onarımının yapılmaması nedeniyle kasko poliçesinde yer alan yetkili servis muafiyet klozu gereğince hesaplanacak hasar bedeline %20 oranında iskonto uygulanması gerektiği yönündeki itirazlarına ilişkin mahkemece gerekçeli herhangi bir değerlendirme yapılmadığı anlaşılmıştır.

Davalının, davaya konu aracın onarımının yetkili serviste yapılmadığı bu nedenle hesaplanan tazminattan %20 muafiyet indirimi yapılması gerektiği yönündeki savunmasına karşı davacı tarafından onarımın yetkili serviste yapıldığı şeklinde aksi iddiada bulunulmadığı, bu durumda dava konusu aracın kaza sonrasında anlaşmalı olmayan serviste onarımının yapıldığının anlaşıldığı, davalı tarafın tazminattan %20 muafiyet tenzili indirimi yapılmasını talep etmekte haklı olduğu (Bknz. aynı yönde Yargıtay HGK, 16/03/2022 tarihli, 2020/(17)4-38 Esas- 2022/335Karar; Yargıtay 4. HD, 2022/14819Esas-2023/2523Karar) anlaşılmakla kararın belirtilen yönden kaldırılarak yeniden hüküm tesis edilmesi gerekmiştir.

Yukarıda açıklanan nedenlerle, HMK 355. madde gereğince istinaf dilekçesinde belirtilen sebeplerle ve kamu düzenine ilişkin hususlarla sınırlı olarak yapılan inceleme neticesinde; davalı vekilinin istinaf itirazlarının HMK 353/1-b-2. maddesi uyarınca kısmen kabulü ile yerel mahkeme kararının kaldırılarak Dairemizce yeniden hüküm tesisine dair aşağıdaki şekilde hüküm kurulmuştur.

SONUÇ / HÜKÜM

HÜKÜM

Gerekçesi yukarıda açıklandığı üzere;

1-Davalı vekilinin istinaf itirazlarının KISMEN KABULÜNE; İzmir 5. Asliye Ticaret Mahkemesi'nin 03/02/2022 tarihli 2020/17 Esas ve 2022/50 Karar sayılı kararının HMK’nın 353/1-b-2. maddesi uyarınca KALDIRILMASINA, KALDIRILAN KARARIN YERİNE GEÇMEK ÜZERE;

"a-Davanın KISMEN KABULÜNE, talep edilen 40.400,00 TL hasar tazminatının % 20'si oranında servis muafiyeti indirimi uygulanarak hesaplanan 32.320,00-TL hasar bedelinin 30/10/2018 tarihinden itibaren işleyecek ticari faizi ile birlikte davalıdan alınarak davacıya ödenmesine,

b-Kabul edilen bedel üzerinden hesaplanan 2.207,77 TL harçtan, peşin alınan 731,40 TL harcın mahsubu ile bakiye 11.476,37 TL karar ve ilam harcının davalıdan alınarak Hazineye gelir kaydına,

c-Davacı kendisini vekille temsil ettirdiğinden vekilin harcadığı emek ve mesaiye karşılık yürürlükte bulunan AAÜT ne göre 5.100,00 TL vekalet ücretinin davalıdan alınarak davacıya ödenmesine,

ç-Davalı kendisini vekille temsil ettirdiğinden vekilin harcadığı emek ve mesaiye karşılık yürürlükte bulunan AAÜT ne göre reddedilen tutar yönünden 5.100,00 TL vekalet ücretinin davacıdan alınarak davalıya ödenmesine,

d-Davacı tarafından yapılan 95,20 TL başvuru harcı, 687,00 TL tamamlama harcı, 600,00 TL Bilirkişi ücreti, 210,20 TL tebligat ve yazışma gideri olmak üzere toplam 1.592,40-TL yargılama giderinden davanın kabul oranına göre hesaplanan 1.273,92-TL yargılama giderinin davalıdan alınarak davacıya verilmesine, bakiye yargılama giderinin davacı üzerinde bırakılmasına,

e-Davalı tarafından yapılan 16,50-TL e-tebligat masrafı, 3.200,00-TL bilirkişi ücreti olmak üzere toplam 3.216,50-TL yargılama giderlerinden davanın red oranına göre hesaplanan 643,30-TL yargılama giderinin davacıdan alınarak davalıya verilmesine, bakiye yargılama giderinin davalı üzerinde bırakılmasına,

f-Karar kesinleştiğinde artan gider avansının taraflara ödenmesine,"

ŞEKLİNDE YENİDEN HÜKÜM TESİSİNE,

2-Davalı vekilinin sair istinaf itirazlarının REDDİNE,

3-İSTİNAF AŞAMASINDA; istinaf başvurusu sırasında davalıdan alınan istinaf karar harcının talep halinde davalıya iadesine,

4-İstinaf incelemesi esnasında davalı tarafça yapılan 220,70-TL istinaf kanun yoluna başvurma harcı ve 13,00-TL e-tebligat masrafı olmak üzere toplam 233,70-TL yargılama giderinin davacıdan alınarak davalıya verilmesine,

5-İstinaf incelemesi duruşmasız yapıldığından vekalet ücretine hükmedilmesine yer olmadığına,

6-Kararın taraflara tebliği, kesinleştirme, harç ve gider avansı işlemlerinin ilk derece mahkemesince yerine getirilmesine,

Dair, dosya üzerinden yapılan inceleme sonucunda 6100 sayılı HMK'nın 362/1-a maddesi gereğince kesin olmak üzere oybirliğiyle karar verildi. 16/01/2025

İzmir Bölge Adliye Mahkemesi 20. Hukuk Dairesi, E. 2022/980, K. 2025/41, 16 Ocak 2025 tarihli karar · Kaynak: UYAP Emsal Karar Arama

Bu karar size uygun mu?

Davanızda bu kararın emsal değerini değerlendirmek için avukat desteği alın.

Görüşme Planla

BU SAYFADA

  1. Künye
  2. Karar Metni
  3. Gereği Görüşüldü
  4. Dava
  5. Cevap
  6. İlk Derece Mahkemesi Kararı
  7. İstinaf Sebepleri
  8. Delillerin Değerlendirilmesi Ve Gerekçe
  9. Sonuç / Hüküm

Karar Bilgileri

Mercii
İzmir Bölge Adliye Mahkemesi 20. Hukuk Dairesi
Esas No
2022/980
Karar No
2025/41
Tarih
16 Ocak 2025

İlgili Kararlar

  • İzmir Bölge Adliye Mahkemesi 20. Hukuk Dairesi E.2022/983 K.2025/5
  • İstanbul Anadolu 5. Asliye Ticaret Mahkemesi E.2022/984 K.2024/1133
  • İstanbul Anadolu 7. Asliye Ticaret Mahkemesi E.2022/986 K.2025/11
  • İstanbul Anadolu 3. Asliye Ticaret Mahkemesi E.2022/987 K.2025/27
  • İzmir Bölge Adliye Mahkemesi 20. Hukuk Dairesi E.2022/988 K.2025/65
  • İzmir Bölge Adliye Mahkemesi 20. Hukuk Dairesi E.2022/993 K.2025/49

Tüm Arşiv

İstinaf (BAM) KararlarıYargıtay Kararları
ACAYCAN CEYLANAVUKATLIK BÜROSU

Siber suç ve ağır ceza odaklı butik hukuk bürosu. Bilişim, kripto ve dolandırıcılık mağduriyeti ile trafik kazası davalarında uzman avukatlık desteği.

InstagramLinkedIn

Hukuki danışmanlık · Uzmanlık odaklı yaklaşım

MENÜ

  • Anasayfa
  • Uzmanlık Alanı
  • Makaleler
  • Makale Arşivi
  • Online Danışmanlık
  • Hakkımızda
  • Medyada Biz
  • Kariyer
  • Ödeme
  • İletişim

UZMANLIK

  • Ceza Hukuku
  • Bilişim Suçları
  • Bilişim Hukuku
  • İnternet Hukuku
  • Forex ve Yatırım Dolandırıcılığı Hukuku
  • Kripto Paralar Hukuku
  • Finans Hukuku
  • Hukuki Danışmanlık

HUKUKI KAYNAKLAR

  • Ne Yapmalıyım?
  • Uzaktan Temsil
  • Avukat Seçme Rehberi
  • International
  • Dilekçe şablonları
  • Hukuki Sözlük
  • Soru-Cevap
  • Yargıtay Kararları
  • İnfaz Hesaplama
  • Arabuluculuk
  • llms.txt(AI keşif)

POPÜLER ARAMALAR

  • Siber Suç Avukatı
  • Dolandırıcılık Avukatı
  • Ağır Ceza Avukatı
  • Ceza Avukatı
  • Ceza Soruşturması Avukatı
  • IBAN Mağduru
  • Uyuşturucu Suçları Avukatı
  • Cinayet Avukatı

İLETIŞIM

  • Turkiye
  • 0 (850) 308 38 83
  • 0 (850) 308 38 83
  • [email protected]
  • Pazartesi — Cuma · 09:00 – 18:00

Aycan Ceylan

Hukuki Uyarı: Bu sitedeki tüm içerik, görsel ve veriler telif hakkı ile korunmaktadır. Sayfa kaynağını görüntüleme, sağ tıklama, kopyalama, öğeyi denetleme (DevTools) ve scraping dahil tüm kullanıcı etkileşimleri 6698 sayılı KVKK ve 5651/5237 sayılı Kanunlar uyarınca IP adresi, oturum bilgisi, tarayıcı/cihaz bilgileri ile birlikte loglanmaktadır. İzinsiz veri çekilmesi, kopyalanması veya tersine mühendislik halinde yasal işlem başlatılır. © Aycan Ceylan Avukatlık Bürosu — Tüm hakları saklıdır.
© 2025 Aycan Ceylan Avukatlık Bürosu — Tüm hakları saklıdır.KVKK Aydınlatma MetniHukuki danışmanlık · Uzmanlık odaklı yaklaşım

KVKK Bilgilendirmesi

Bu site deneyiminizi iyileştirmek için çerez kullanır. Devam ederek kabul etmiş sayılırsınız. Siteyi kullanmaya devam etmeniz halinde, kişisel verilerinizin KVKK aydınlatma metni kapsamında işlendiğini kabul etmiş sayılırsınız.

KVKK Aydınlatma Metni
1. Format
2. Tarih / Saat
3. Bilgiler

Görüşme formatını seçin

Tarih ve saat seçin

Randevu en az 30 dakika sonrası için verilebilir. Ofis saatleri: Pzt–Cum 09:00 – 18:00.

İletişim bilgileriniz

Randevunuz alınacak ve ödeme işlemi için sizi telefonunuzdan arayacağız.