KÜNYE
T.C. İzmir Bölge Adliye Mahkemesi 20. Hukuk Dairesi
- Karar tarihi
- 23 Mart 2023
- Dosya no
- 2023/501
- Karar no
- 2023/483
- İncelenen kararın mahkemesi
- MUĞLA ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ
- Ara karar tarihi
- 03/02/2023
- Numarası
- 2023/132 Esas(derdest
- Dava
- Kıymetli Evrak İptali (Bono İptali
- Bam karar tarihi
- 23/03/2023
- Karar yazım tarihi
- 23/03/2023
Karar Metni
1.259 kelime·6 dk okuma·5 bölüm
İstinaf incelemesi için dairemize gönderilen Muğla Asliye Ticaret Mahkemesi'nin 03/02/2023 ara karar tarihli ve 2023/132 Esas sayılı dosyasının incelemesi tamamlanmış olmakla HMK'nın 353. ve 356. maddeleri gereğince; dosya içeriğine ve kararın niteliğine göre sonuca etkili olmadığından duruşma yapılmasına gerek görülmeden dosya üzerinden yapılan inceleme sonucunda;
GEREĞİ GÖRÜŞÜLDÜ
TALEP
İhtiyati tedbir talep eden (davacı) vekili ihtiyati tedbir talepli dilekçesinde özetle; müvekkili ... T.A.Ş.'nin Bodrum Şubesi nezdinde bulunan; alacaklısı ..., Borçlusu ... olan, 08.08.2022 tanzim, 20.01.2023 vade tarihli, 5.000-TL bedelli bir adet bono alacaklısı ... A.Ş. Borçlusu ... olan, 08.12.2022 tanzim,15.02.2023 vade tarihli, 73.999-TL bedelli bir adet bono,Alacaklısı ...
A.Ş., borçlusu ... olan, 17.11.2022 tanzim, 15.01.2023 vade tarihli, 7.500-TL bedelli, 17.11.2022 tanzim, 25.01.2023 vade tarihli, 7.500,00-TL bedelli, 17.11.2022 tanzim, 15.02.2023 vade tarihli, 7.500,00-TL bedelli, 17.11.2022 tanzim, 25.02.2023 vade tarihli, 7.500-TL bedelli dört adet bono, alacaklısı ...Koop., borçlusu ... olan, 28.11.2022 tanzim, 25.01.2023 vade tarihli, 13.500-TL meblağlı bir adet bono, Alacaklısı ...
Bankası A.Ş., borçlusu ... olan, 24.02.2021 tanzim, 20.01.2023 vade tarihli 11.635-TL bedelli ve 24.02.2021 tanzim, 20.01.2023 vade tarihli 11.635-TL bedelli iki adet bononun banka nezdinde kaybolduğunu, ... T.A.Ş. ilgili yetkilileri tarafından 02.02.2023 tarihli tutanak tutulduğunu, söz konusu bonolara ödeme yasağı konulması ve icra takibine konulması halinde icra dosyalarında işlem yapılmaması yönünde ihtiyati tedbir kararı verilmesini talep etmiştir.
İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI
Mahkemece; ihtiyati tedbir talep edenin yetkili hamil olduğunu ispat edemediği gerekçesiyle "... ihtiyati tedbir talebinin reddine..." şeklinde karar verilmiştir.
İSTİNAF SEBEPLERİ
İhtiyati tedbir talep eden (davacı) vekili istinaf başvuru dilekçesinde özetle; davaya konu kambiyo senetleri, müvekkili banka müşterileri tarafından tahsil için müvekkili bankaya teslim edilmiş olup, teslime ilişkin bordroların ekte olduğunu, müvekkili banka tarafından farklı şube müşterileri tarafından tahsil için teslim alınan kambiyo senetleri ... kargo ile gönderilmiş olup kargo bilgilerinin ekteki gibi olduğunu, ... kargoları müvekkili banka çalışanlarına teslim edildiğini, ancak kargo içerisinde çek koçanları olup, davaya konu senetlerin olmadığının tespit edildiğini ve şubece dava dilekçesi ekindeki tutanağın tutulduğunu,
arz edilen nedenlerle müvekkilinin ileride telafisi imkansız zararlara uğramasının önlenmesi bakımından; tahsil için verildiği müvekkili banka Bodrum Şubesi nezdinde bulunan; listesi verilen dökümü yapılan dokuz adet bono hakkında öncelikle tensiben ihtiyati tedbir kararı ile ödeme yasağı konulmasına, icraya konulma ihtimaline binaen bu bonoların icraya konulması halinde işlem yapılmaması için tedbir kararı verilmesini talep ettiklerini, mahkemece verilen kararın usul ve yasaya aykırı olup kaldırılması gerektiğini belirterek, istinaf isteminde bulunmuştur.
DELİLLERİN DEĞERLENDİRİLMESİ VE GEREKÇE
Talep, zayi nedeniyle kıymetli evrakın (bononun) iptali davasında bonolar hakkında ödemeden men yasağı ve bonoların icra takibine konu edilmemesi yönünde ihtiyati tedbir kararı verilmesi istemine ilişkindir.
Mahkemece; ihtiyati tedbir talebinin reddine karar verilmiş; hüküm ihtiyati tedbir talep eden (davacı) vekili tarafından istinaf edilmiştir.
İstinaf incelemesi 6100 sayılı HMK'nın 355. maddesindeki düzenleme gereğince, istinaf dilekçesinde belirtilen nedenler ve kamu düzenine aykırılık bulunup bulunmadığı hususlarıyla sınırlı olarak inceleme yapılmıştır.
Davacı banka söz konusu bonoları tahsil amacıyla almış olup, vekil hamildir. Bu nedenle hamile ilişkin müracaat hakkını kullanabilecektir. Dolayısıyla davacı bankanın davaya konu kıymetli evrakların(bonoların) kaybolduğundan bahisle eldeki davayı açmakta hukuki yarar vardır. (Yargıtay 11. Hukuk Dairesinin 11/04/2018 Tarih, 2016/10352 E., 2018/2 K sayılı ilamı aynı doğrultudadır.)
Uyuşmazlık, dava konusu olayda ihtiyati tedbir koşullarının var olup olmadığı noktasında toplanmaktadır.
1-6102 Sayılı TTK'nın 759/2. maddesi uyarınca, iptal talebinde bulunan kişi, bono elinde iken ziyaa uğradığını inandırıcı bir şekilde gösteren delilleri mahkemeye sunmak ve senedin bir suretini ibraz etmek veya senedin esas içeriği hakkında bilgi vermekle yükümlüdür.
Hasımsız olarak açılan senet iptali davalarında davacının ispat etmesi gereken husus, zilyedi konumunda olduğu senedin rızasına aykırı bir şekilde elinden çıkmış olduğudur. Ödeme yasağı, TTK' da düzenlenen tedbir kararı olup, ihtiyati tedbir hakkında yaklaşık ispat koşulu gerçekleştiğinde, ödeme yasağı kararı verilmelidir.
Somut olayda da, senet bilgileri, dava konusu bonolarla ilgili lehtarın imzasının bulunduğu tevdi bordrolarının dosyaya sunulduğu anlaşılmaktadır.
Bu durumda, davacının tam ispata zorlanamayacak olmasına, senetlerle ilgili yaklaşık ispat şartını yerine getirmiş bulunmasına, davacının bir güven kurumu olan banka olmasına göre, ödeme yasağı yönündeki ihtiyati tedbir koşulları oluşmasına rağmen, yazılı şekilde ihtiyati tedbir talebinin reddine karar verilmesi usul ve yasaya aykırı görülmüştür.
2-Talep konusu bonolar, kıymetli evrak vasfına haiz olup, 6102 sayılı Türk Ticaret Kanunu'nun 645. maddesinde; "Kıymetli evrak öyle senetlerdir ki, bunların içerdikleri hak, senetten ayrı olarak ileri sürülemediği gibi başkalarına da devredilemez." şeklinde tanımlanmıştır. Bonolar hakkında da uygulanması gereken aynı kanunun 687. maddesinde; "Poliçeden dolayı kendisine başvurulan kişi, düzenleyen veya önceki hamillerden biriyle kendi arasında doğrudan doğruya var olan ilişkilere dayanan def’ileri başvuran hamile karşı ileri süremez; meğerki, hamil, poliçeyi iktisap ederken bile bile borçlunun zararına hareket etmiş olsun...."düzenlemesi yapılmıştır.
İcra takibine konulmaması için ihtiyati tedbir talep edilen bonolar kambiyo senedi olup, TTK'nın 687. maddesine göre, davacı keşideci lehtarla kendi arasındaki şahsi def'ileri iyiniyetli hamile karşı ileri süremeyeceğinden, iyiniyetli üçüncü kişi olan hamillerin de hak ve menfaatlerini etkileyecek şekilde ihtiyati tedbir kararı verilmesi mümkün olmadığından, davanın tarafı olmayan üçüncü kişileri etkileyecek şekilde ihtiyati tedbir kararı verilemeyeceğinden, ihtiyati tedbir talep eden (davacı) vekilinin bu yöndeki talebinin belirtilen gerekçe ile reddi gerekirken, yanılgılı şekilde red kararı verilmesi doğru görülmemiştir.
Yukarıda açıklanan nedenlerle, HMK'nın 353/1-b-2 maddesi gereğince davacı vekilinin istinaf talebinin kabulü ile ilk derece mahkemesi ara kararının kaldırılmasına ve takdiren teminatsız olarak davacının ihtiyati tedbir talebinin kabulüne dair yeniden ara karar kurulmasına karar vermek gerekmiş ve aşağıdaki şekilde hüküm kurulmuştur.
Bu durumda, ihtiyati tedbir talep (davacı) vekilinin istinaf kanun yolu başvurusunun kısmen kabulü ile, HMK'nın 353/1-b/2. maddesi uyarınca ilk derece mahkemesinin ödemeden men talebi ile ilgili vermiş olduğu ret kararının kaldırılarak zayi olduğu belirtilen bonolarla ilgili ödemeden men yasağına dair ihtiyati tedbir kararı verilmesine, fazlaya ilişkin talebin reddine karar vermek gerekmiştir.
İzmir Bölge Adliye Mahkemesi 20. Hukuk Dairesi, E. 2023/501, K. 2023/483, 23 Mart 2023 tarihli karar · Kaynak: UYAP Emsal Karar Arama