KÜNYE
T.C. İzmir Bölge Adliye Mahkemesi 20. Hukuk Dairesi
- Karar tarihi
- 17 Mayıs 2023
- Dosya no
- 2023/937
- Karar no
- 2023/858
- İncelenen kararın mahkemesi
- İZMİR 5. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ
- Tarihi
- 21/05/2021 (Dava) - 13/12/2022 (Karar
- Numarası
- 2021/337 Esas - 2022/1182 Karar
- Dava
- Tazminat
- Bam karar tarihi
- 17/05/2023
- Karar yazım tarihi
- 17/05/2023
Karar Metni
1.089 kelime·5 dk okuma·6 bölüm
İstinaf incelemesi için Dairemize gönderilen İzmir 5. Asliye Ticaret Mahkemesi'nin 13/12/2022 tarihli ve 2021/337 Esas - 2022/1182 Karar sayılı dosyasının incelemesi tamamlanmış olmakla HMK'nın 353. ve 356. maddeleri gereğince; dosya içeriğine ve kararın niteliğine göre sonuca etkili olmadığından duruşma yapılmasına gerek görülmeden dosya üzerinden yapılan inceleme sonucunda;
GEREĞİ GÖRÜŞÜLDÜ
DAVA
Davacı vekilinin dava dilekçesinde özetle.
17/03/2021 tarihinde dava dışı sürücü sevk ve idaresindeki davalı sigorta şirketi nezdinde ZMMS poliçesi ile sigortalı ... plakalı araç ile ... sokaktan sola dönüş yaparak kavşağa geldiğinde aracının sağ ön köşe kısımları ile dava dışı sürücü sevk ve idaresindeki ... plakalı aracı ile ... üzerinden ... istikametine seyri sırasında kavşağa geldiğinde aracının ön kısımları ile çarpışması neticesinde maddi hasarlı ve yaralanmalı trafik kazasının meydana geldiğini, meydana gelen trafik kazası sonucu ... plakalı araçta yolucu olarak bulunan davacının ağır derecede yaralandığını,
kaza sonrası davacının Bu Seyfi Demirsoy Eğitim ve Araştırma Hastanesinde tedavi gördüğünü, davacının dava konusu kazadan kaynaklı geçici ve kalıcı maluliyetinin tespiti ile davalı sigorta şirketinden tahsili ile fazlaya ilişkin hakları saklı kalmak kaydı ile şimdilik 100,00 TL geçici iş göremezlik, 100,00 TL kalıcı iş göremezlik tazminatı olmak üzere toplam 200,00 TL maddi tazminatın davalıdan alınarak müvekkiline verilmesini talep ve dava etmiştir.
CEVAP
Davalı vekili cevap dilekçesinde özetle; davacının dava açmadan önce davalı sigorta şirketine usulüne uygun başvuruda bulunmadığı, eksik evrakla başvuru yapıldığı, davanın kabulü halinde davalı sigorta şirketinin faizden sorumlu olamayacağını savunarak, davanın reddine karar verilmesini talep etmiştir.
İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI
İlk derece mahkemesince; "...Her ne kadar 17/03/2021 tarihinde meydana gelen trafik kazasında davacının yolcu olarak bulunduğu ... plakalı aracın ZMMS sigortacısı davalı sigorta şirketinden geçici iş göremezlik ve kalıcı iş göremezlik zararının tazmini için iş bu dava açılmış ise de davacı vekilinin 13/11/2022 tarihli dilekçesi ile davalı sigorta şirketi ile sulh sebebi ile davadan feragat beyanında bulunulduğu, yargılama gideri veya vekalet ücreti taleplerinin bulunmadığı, davalı sigorta şirketi vekili tarafından dosyaya sunulan diletçe ile yargılama gideri veya vekalet ücreti taleplerinin bulunulmadığı görülmüştür. Dosya içindeki vekaletname de davadan feragat yetkisinin olduğu..." gerekçesiyle davanın FERAGAT NEDENİYLE REDDİNE karar verilmiştir.
İSTİNAF SEBEPLERİ
Davacı vekili istinaf başvuru dilekçesinde özetle; yerel mahkeme kararının usul ve yasaya aykırı olduğunu, yerel mahkemece davanın feragat nedeniyle reddine karar verildiğini, mahkemece Arabuluculuk Ücretinin hatalı olarak kendilerine yüklendiğini, Yargıtay yerleşik içtihatlarında da belirtildiği üzere, bu davalardan davadan feragatte hakkın özünden feragat olmayıp, davacının alacağına yargılama safhasında kavuştuğu için feragat ettiğini, esasen davanın konusuz kaldığını, davalının kendisine karşı dava açılmasına kendisinin sebebiyet verdiğini, bu nedenle,
feragat sebebiyle reddedilen maddi tazminat yönünden davalı lehine vekalet ücretine hükmedilmemesi, Arabuluculuk Bürosu tarafından suçüstü ödeneğinden karşılanan 1.320,00 TL arabuluculuk tarife bedelinin davalıdan alınarak hazineye irad kaydedilmesi gerekirken davacıdan tahsiline karar verilmesinin hatalı olduğunu belirterek, yerel mahkeme kararının kaldırılmasına, davanın kabulü ile yargılama giderleri ve vekalet ücretinin karşı tarafa yükletilmesine karar verilmesini talep etmiştir.
DELİLLERİN DEĞERLENDİRİLMESİ VE GEREKÇE
Dava; trafik kazasından kaynaklı geçici ve kalıcı maluliyete ilişkin tazminat istemine ilişkindir.
Dairemizce HMK'nın 355 maddesi kapsamında istinaf dilekçesinde belirtilen sebeplerle ve kamu düzenine ilişkin hükümlerle sınırlı olmak üzere inceleme yapılmıştır.
Mahkemece; davanın feragat nedeniyle reddine karar verilmiş olup, hüküm davacı vekili tarafından istinaf edilmiştir.
Davacı vekilinin istinaf başvurusu, arabulucuk ücreti yönünden olup, esasa yönelik bir istinaf istemi bulunmamaktadır.
Hukuk Uyuşmazlıklarında Arabuluculuk Kanunu
Madde 18/A - (Ek 06/12/2018-7155/23md) -
"...(14) Bu madde uyarınca arabuluculuk bürosu tarafından yapılması gereken zaruri giderler; arabuluculuk faaliyeti sonunda anlaşmaya varılması hâlinde anlaşma uyarınca taraflarca ödenmek, anlaşmaya varılamaması hâlinde ise ileride haksız çıkacak taraftan tahsil olunmak üzere Adalet Bakanlığı bütçesinden karşılanır..." Denilmektedir.
6100 Sayılı HMK`nın 312. maddesinde “Feragat veya kabul beyanında bulunan taraf, davada aleyhine hüküm verilmiş gibi yargılama giderlerini ödemeye mahkûm edilir. Feragat ve kabul, talep sonucunun sadece bir kısmına ilişkin ise yargılama giderlerine mahkûmiyet, ona göre belirlenir. Davalı, davanın açılmasına kendi hâl ve davranışıyla sebebiyet vermemiş ve yargılamanın ilk duruşmasında da davacının talep sonucunu kabul etmiş ise yargılama giderlerini ödemeye mahkûm edilmez.” hükmü yer almaktadır.
Davalı tarafça yargılama aşamasında davacı tarafın tazminat istemi ferileri ile birlikte kabul edilerek bu miktar tazmin edildiğine göre davacının tazminat talebi karşılanmış olup, davacının davada haklılığını kabul etmiş, ödenen miktar yönünden davacının davada haklılığını kabul etmiş sayılmalıdır.
Esasen dava açıldıktan sonra davalı tarafça yapılan bu ödeme nedeniyle davacı tarafın feragat ettiği açık olup, bu durumda kabul edilen bu miktar yönünden davalı tarafın davada haksız olduğu ve dosya kapsamına göre davalının davanın açılmasına sebebiyet verdiği, her ne kadar davacı tarafça HMK 307. maddesi gereğince feragat edilmiş ise de yargılama aşaması ve davacının feragat dilekçesi içeriğine göre bu feragatin davalı tarafın davanın devamı sırasında yapmış olduğu ödeme nedeniyle gerçekleştiği, davacının feragatinin hakkın özünden feragat niteliğinde bulunmadığı,
içerik itibariyle davanın konusuz kalması nedeniyle bu dilekçenin verildiği ve davalı tarafın dosya kapsamı ve delil durumuna göre dava açılmasına sebebiyet verdiği gözetildiğinde davacı aleyhine arabuluculuk ücretine hükmedilemez. Buna göre; arabuluculuk ücretinin davaya sebebiyet veren davalıdan tahsil edilmesi gerekirken, yanılgıya düşülerek davacıdan tahsiline karar verilmesi usul ve yasaya uygun bulunmamıştır.
HMK 353/1-b-2 maddesinde yargılamada eksiklik bulunmamakla beraber, kanunun olaya uygulanmasında hata edilip de yeniden yargılama yapılmasına gerek duyulmadığı takdirde düzeltilerek yeniden esas hakkında karar verileceği öngörülmüştür. Bu durumda, anılan yasal düzenleme doğrultusunda ilk derece mahkemesi kararının kaldırılarak aşağıdaki şekilde hüküm kurmak gerekmiştir.
İzmir Bölge Adliye Mahkemesi 20. Hukuk Dairesi, E. 2023/937, K. 2023/858, 17 Mayıs 2023 tarihli karar · Kaynak: UYAP Emsal Karar Arama