KÜNYE
T.C. İzmir Bölge Adliye Mahkemesi 20. Hukuk Dairesi
- Karar tarihi
- 18 Eylül 2024
- Dosya no
- 2024/1333
- Karar no
- 2024/1293
- İncelenen kararın mahkemesi
- AYDIN ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ
- Tarihi
- 25/04/2024
- Numarası
- 2024/103 Esas - 2024/242 Karar
- Dava
- Kooperatif Aidat Borcundan Kaynaklanan İtirazın İptali
- Dava tarihi
- 25/12/2023
- Bam karar tarihi
- 18/09/2024
- Karar yazım tarihi
- 18/09/2024
Karar Metni
951 kelime·5 dk okuma·6 bölüm
İstinaf incelemesi için dairemize gönderilen Aydın Asliye Ticaret Mahkemesi'nin 25/04/2024 tarihli 2024/103 Esas ve 2024/242 Karar sayılı dosyasının incelemesi tamamlanmış olmakla HMK'nın 353. ve 356. maddeleri gereğince; dosya içeriğine ve kararın niteliğine göre sonuca etkili olmadığından duruşma yapılmasına gerek görülmeden dosya üzerinden yapılan inceleme sonucunda;
GEREĞİ GÖRÜŞÜLDÜ
DAVA
Davacı vekili dava dilekçesinde özetle; davalının, davacı kooperatif sınırları içerisinde bulunan taşınmazın maliklerinden olduğunu, müvekkili kooperatifin yasal sınırları içerisinde bulunan tüm taşınmazlar için yol, su, elektrik, çevre düzenlemesi olmak üzere birçok hizmeti taşınmaz maliklerine sunduğunu, sunulan hizmetlerin bedeli olarak da genel kurulda alınan karar gereği, tüm kooperatif üyelerinin aidat ödemesinin kararlaştırıldığını,
davalı tarafından ödenmeyen aidat alacakları için Didim İcra Dairesinin 2022/2016 esas sayılı icra dosyası ile davalı aleyhine icra takibi başlatıklarını ancak davalının haksız ve kötü niyetli olarak icra takibine itiraz ettiğini, yapılan itiraz ile icra takibinin durduğunu beyan ederek davanın kabulü ile haksız yere yapılan itirazın iptali ve takibin kaldığı yerden devamına karar verilmesini talep ve dava ettiği görülmüştür.
CEVAP
Davalı vekili cevap dilekçesinde özetle; davanın 1 yıllık hak düşürücü süreye tabi olan itirazın iptali davası olduğunu, davanın süresinde açılmadığını beyan ederek davanın reddine karar verilmesini talep ettiği görülmüştür.
İLK DERECE MAHKEMESİNCE VERİLEN KARAR
Mahkemece;"...Didim İcra Müdürlüğünün 2022/2016 takip sayılı dosyası incelendiğinde, borçlunun itirazının davacıya 20.12.2022 'de tebliğ edildiği, itirazın iptali davasının ise 25.12.2022'de 1 yıllık süre geçtikten sonra açıldığı görülmekle hak düşürücü süreden davanın reddine...." karar verilmiştir. Karara karşı davacı vekili istinaf başvurusunda bulunmuştur.
İSTİNAF NEDENLERİ
Davacı vekili istinaf başvuru dilekçesinde özetle; davalı tarafından yapılan itiraz davacı tarafa 20.12.2022 'de tebliğ edildiğini ve itirazın iptali davası ise 25.12.2022'de açıldığını ancak 1 yıllık süre içerisinde davacı tarafça arabulucuya başvurulduğunu, Didim Arabuluculuk Bürosuna 03.05.2023 tarihinde davacı tarafça başvurulduğunu, 06.06.2023 tarihinde ise arabuluculuk sürecinin tamamlandığını, mahkeme arabuluculuk sürecinde geçen yaklaşık 1 ay 3 günlük süreyi dikkate almadan hak düşürücü sürenin geçmiş olması sebebiyle derdest davalarını reddettiğini, oysa verilen kararın eksik inceleme sonucu verildiğini,
re’sen gözetilecek sebeplerle; kararın incelemesinin yapılarak bozulmasına, davalarının kabulüne karar verilmesini, kararın kaldırılması gerektiğini belirterek istinaf isteminde bulunmuştur.
DELİLLERİN DEĞERLENDİRİLMESİ VE GEREKÇE
Dava, kooperatif alacağının tahsili amacıyla başlatılan ilamsız icra takibine davalı yanca yapılan itirazın iptali davasıdır.
Mahkemece, hak düşürücü süre nedeniyle davanın dava şartı yokluğundan reddine karar verilmiş, karar davacı vekili tarafından istinaf edilmiştir.
İstinaf incelemesi 6100 sayılı HMK'nın 355. maddesindeki düzenleme gereğince, istinaf dilekçesinde belirtilen nedenler ve kamu düzenine aykırılık bulunup bulunmadığı hususlarıyla sınırlı olarak inceleme yapılmıştır.
Didim (Yenihisar) İcra Müdürlüğünün 2022/1016 Esas sayılı dosyasının incelenmesinde; davacı tarafından davalı aleyhine 02/11/2022 tarihinde 14.670,50 TL asıl alacak, 16.891,09 TL işlemiş faiz olmak üzere toplam 31.561,59 TL alacak için takip yapıldığı, ödeme emrinin 05/12/2022 tarihinde tebliğ edildiği, takip borçlusu davalı tarafından 07/12/2022 tarihli borca itiraz dilekçesi ile borca, faize, ferilerine ve takibe itiraz edildiği, süresinde yapılan itiraz üzerine takibin durmasına karar verildiği, takip borçlusu tarafından verilen itiraz dilekçesinin davacı alacaklı vekiline 20/12/2022 tarihinde tebliğ edildiği anlaşılmıştır.
İcra ve İflas Kanununun 67. maddesinin birinci fıkrasında; "Takip talebine itiraz edilen alacaklı, itirazın tebliği tarihinden itibaren bir sene içinde mahkemeye başvurarak, genel hükümler dairesinde alacağının varlığını ispat suretiyle itirazın iptalini dava edebilir." hükmü yer almaktadır.
HGK’nın 01.03.2017 günlü ve 2015/22-1048 Esas, 2017/380 Karar sayılı ilamında da açıklandığı üzere; itirazın iptali davası, bir yıllık hak düşürücü süre içerisinde açılması gereken bir dava olup, açık kanuni düzenlemeye göre dava açma süresi itirazın tebliği ile başlayacaktır. Ödeme emrine itiraz, 7201 sayılı Tebligat Kanunu hükümlerine uygun olarak takip alacaklısına tebliğ edilmez ise dava açma süresi başlamayacaktır.
Buna göre; itirazın iptali davası açmak için öngörülen bir yıllık hak düşürücü süre borçlunun itirazının alacaklıya tebliğ tarihinden itibaren başlar. Bunun dışında bir yol (harici öğrenme v.s) öngörülmemiştir. Nitekim, aynı Kanunun 62/2. madde ve fıkra hükmünde de, itirazın alacaklıya tebliği zorunluluğu getirilmiştir.
Hukuki Uyuşmazlıklarda Arabuluculuk Kanunun 18/A maddesinin 15. Maddesinde “Arabuluculuk Bürosuna başvurulmasından son tutanağın düzenlendiği tarihe kadar geçen sürede zamanaşımı durur ve hak düşürücü süre işlemez.”hükmüne yer verilmiştir.
Somut olayda, davalı borçlunun ödeme emrine itirraz dilekçesinin davacı alacaklıya 20/12/2022 tarihinde tebliğ edildiği, davacı alacaklının Arabuluculuk Bürosuna 03/05/2023 tarihinde başvurduğu, anlaşamama ile sonuçlanan arabuluculuk görüşmeleri sonunda son tutanağın 06/06/2023 tarihinde gerçekleştiği, eldeki davanın 25/12/2023 tarihinde tarihinde açıldığı,
Hukuki Uyuşmazlıklarda Arabuluculuk Kanunun 18/A maddesinin 15. fıkrası uyarınca arabuluculuk sürecinin başladığı 03/05/2023 tarihi ile son tutanağın düzenlendiği 06/06/2023 tarihleri arasında, bir yıllık hak düşürücü sürenin işlemesinin duracağı, durma süresi dikkat alındığında davanın hak düşürücü süre içerisinde açıldığı, anlaşılmakla, mahkemece; işin esası hakkında yapılacak yargılama sonucunda hasıl olacak sonuca göre bir karar verilmesi gerekirken, yazılı şekilde davanın hak düşürücü süre nedeniyle dava şartı yokluğundan reddine karar verilmesi doğru görülmemiştir.
Açıklanan nedenlerle; davacı vekilinin istinaf başvurusunun Hukuk Muhakemeleri Kanununun 355/1 ve 353/1-a-4 maddeleri gereğince esastan kabulü ile, ilk derece mahkemesi kararının kaldırılmasına karar vermek gerekmiş ve aşağıdaki şekilde hüküm kurulmuştur.
İzmir Bölge Adliye Mahkemesi 20. Hukuk Dairesi, E. 2024/1333, K. 2024/1293, 18 Eylül 2024 tarihli karar · Kaynak: UYAP Emsal Karar Arama