KÜNYE
T.C. İzmir Bölge Adliye Mahkemesi 20. Hukuk Dairesi
- Karar tarihi
- 25 Eylül 2024
- Dosya no
- 2024/1540
- Karar no
- 2024/1322
- İncelenen kararın mahkemesi
- İZMİR 7. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ
- Tarihi
- 15/05/2024 (Dava) - 13/06/2024 (Karar
- Numarası
- 2024/407 Esas - 2024/341Karar
- Dava
- Şirketin İhyası
- Bam karar tarihi
- 25/09/2024
- Karar yazım tarihi
- 25/09/2024
Karar Metni
1.302 kelime·7 dk okuma·6 bölüm
İstinaf incelemesi için Dairemize gönderilen İzmir 7. Asliye Ticaret Mahkemesi'nin 13/06/2024 tarih ve 2024/407 Esas - 2024/341 Karar sayılı dosyasının incelemesi tamamlanmış olmakla HMK'nın 353. ve 356. maddeleri gereğince; dosya içeriğine ve kararın niteliğine göre sonuca etkili olmadığından duruşma yapılmasına gerek görülmeden dosya üzerinden yapılan inceleme sonucunda;
GEREĞİ GÖRÜŞÜLDÜ
DAVA
Davacı vekili dava dilekçesinde özetle; müvekkilinin 12/08/2014 tarihinde ticaret sicilinden resen terkin edilen ... Ltd.
Şirketine ait iş yerinde 2007 yılında biçki dikiş ustası olarak çalıştığını, sigortasının yapılmaması sebebiyle eksik prim günü çıktığını, SSK müdürlüğünün prim borcu nedeniyle müvekkilinin emekliliğini iptal edip, eksik prim borcunu icra takibiyle talep ettiğini, kurum işleminin iptali için İzmir 1.İş Mahkemesi 2016/56 esas sayılı dosyasında dava açtıklarını, şirketin ticaret sicilinden terkin edilmesi sebebiyle taraf teşkilinin sağlanamaması nedeniyle mahkemenin 11/03/2020 tarihli duruşmada şirketin ihyası için kendilerine süre verdiğini, şirketin ihyasının ve tasfiye memuru atanmasının gerektiğini bildirmiş, ...
Ltd. Şirketinin ihyasına karar verilmesini talep ve dava etmiştir.
CEVAP
Davalı ... cevap dilekçesinde. Merkez-... sicil numarasında kayıtlı ...
Şirketi'nin 28/11/2006 tarihinde tescilinin yapıldığını, 6103 sayılı kanunun 20. maddesinin 1. Fıkrası uyarınca sermayesini zorunlu miktara yükseltmemesi sebebiyle 6102 sayılı Türk Ticaret Kanununun geçici 7. maddesi uyarınca resen yapılan işlemlerin sonunda 12/08/2014 tarihinde sicil kaydının resen silindiğini, TTK geçici 7/(15) fıkrası uyarınca yasal süresinde açılmayan davanın öncelikle süre yönünden reddine karar verilmesi gerektiğini, TTK'nun geçici 7. maddesi hükmünün usul ve esaslar çerçevesinde uygulandığını, terkin edilen şirkete yasanın belirttiği şekilde ihtarlı tebligatların yapıldığını,
terkin işleminin kanun hükmünün uygulanmasından ibaret olduğunu, müdürlüğün davada yasal hasım olup yapılan işlemlerde herhangi bir aykırı hususun ve kusurunun bulunmaması nedeniyle dava açılmasına sebebiyet vermediğini, terkin işlemlerinin yapıldığı sırada devam eden davaların bulunduğuna dair bir bildirimde bulunulmadığını, bu durumun müdürlük tarafından bilinmesinin mümkün olmadığını bildirmiş, davanın açılmasına sebebiyet vermemeleri nedeniyle aleyhlerine yargılama giderleri ve vekâlet ücretine hükmedilmemesine karar verilmesini talep etmiştir.
Davalı ... cevap dilekçesi sunmamış, duruşmadaki beyanında bir diyeceği olmadığını bildirmiştir. Davalı ...'nın dava tarihinden önce vefat etmiş olması nedeniyle hiçbir aşamada adına tebligat çıkarılmamıştır.
İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI
İlk derece mahkemesince; "...1-Davalı ... hakkında açılan davanın, ölü olması nedeniyle taraf ehliyetinin bulunmadığına bağlı olarak HMK'nun 114(1/d) maddesinin yollaması ile HMK'nun 115(2) maddesi uyarınca dava şartı yokluğu nedeniyle reddine, 2-Davalı ... hakkında açılan davanın pasif husumet yokluğu nedeniyle reddine, 3-Davalı ... hakkında açılan davanın KABULÜ ile; ...'nün Merkez - ... sicil numarasında kayıtlı iken TTK'nun geçici 7. maddesi uyarınca resen sicil kaydı kapatılan ...
Şirketinin, İzmir 1. İş Mahkemesi'nin 2016/56 esas sayılı dosyasının görülüp sonuçlandırılması ve ilamının infazı işlemleriyle ilgili ek tasfiye işlemleriyle sınırlı olmak kaydıyla Ticaret Sicili'ne tescili ile ihyasına, 4-İhya kararına konu dava dosyası ile ilgili işlemlerde şirketi temsil etmek ve ek tasfiye işlemlerini yapmak üzere şirketin terkinden önceki ortağı ...'un tasfiye memuru olarak atanmasına..." şeklinde karar verilmiştir.
İSTİNAF SEBEPLERİ
Davalı ... istinaf başvuru dilekçesinde özetle; yerel mahkeme kararının usul ve yasaya aykırı olduğunu, ... tarafından gerçekleştirilen işlemlerin yasada öngörülen usul ve esaslar dahilinde yerine getirildiğini, kayıt silme işleminin tamamen kanun hükmünün uygulanmasından ibaret olduğunu, ...nün bu davada zorunlu yasal hısım olduğunu, yapılan işlemlerde herhangi bir hukuka aykırı husus bulunmadığını, bu nedenle Müdürlük aleyhine yargılama giderine hükmedilmemesi gerektiğini,
şirket yetkililerine ihtarlar gönderilmiş olması gerekçesiyle terkin işleminin usulsüz olarak yapıldığı gerekçesiyle Müdürlük aleyhine yargılama gideri ve vekalet ücretine hükmedilmesinin herhangi bir yasal dayanağı bulunmadığını, basiretli bir tacir olarak davranması gereken dava konusu şirketin yasal yükümlülüklerini yerine getirmediğini, yasal olarak gerekli bildirimleri yapmayan, sermayesini zorunlu miktara yükseltmeyen şirketin ve dolayısıyla yetkilisinin yükümlülüklerini yerine getirmesinin yasal sorumluluğunun Müdürlüğe izafe edilmesinin açıkça yasaya aykırı olduğunu,
bununla birlikte 29/05/2024 tarihli ve 32560 Sayılı Resmi Gazete'de yayımlanan 7511 Sayılı Türk Ticaret Kanunu ve Bazı Kanunlarda Değişiklik Yapılmasına Dair Kanun ile 6102 Sayılı TTK'nın geçici 7. Maddesinin onbeşinci fıkrasına “Bu maddede öngörülen usule uygun olarak kaydı silinen şirket veya kooperatifin ihyasına ilişkin yapılacak yargılamada ilgili .... aleyhine yargılama giderleri ve vekâlet ücretine hükmolunamaz.” hükmünün eklendiğini, dolayısıyla Müdürlükleri aleyhine vekâlet ücreti ve yargılama giderine hükmedilmiş olması kanunun açık hükmüne de aykırılık teşkil ettiğini,
İlk derece mahkemesi kararının bu yönden de kaldırılması gerektiğini belirterek, yerel mahkeme kararının kaldırılmasına karar verilmesini talep etmiştir.
DELİLLERİN DEĞERLENDİRİLMESİ VE GEREKÇE
Dava; 6102 Sayılı TTK'nın geçici 7. maddesi uyarınca ticaret sicilinden re'sen terkin edilen ... Şti.'nin ihyası istemlidir.
İnceleme, 6100 sayılı HMK'nın 355. madde hükmü uyarınca istinaf dilekçesinde belirtilen sebeplerle sınırlı olarak ve kamu düzenine aykırı hususların olup olmadığı gözetilerek yapılmıştır.
Mahkemece yapılan yargılama sonunda 15.12.2021 tarihinde kurulan hüküm ile, davalı ... hakkında açılan davanın, dava şartı ve davalı ... hakkında açılan davanın pasif husumet yokluğu nedenleriyle reddine, davalı ... hakkında açılan davanın, yasal düzenlemeler ile Yargıtay kararlarına uygun olarak TTK'nın 7(15) nedeniyle hak düşürücü süre nedeniyle reddine karar verilmiştir.
İlk Derece Mahkemesi kararının istinaf edilmesi üzerine, Dairemizin 09.05.2024 tarihli ve 2024/856 esas - 2024/789 karar sayılı ilamıyla TTK'nun geçici 7 (15) maddesinde düzenlenen beş yıllık hak düşürücü sürenin, Anayasa Mahkemesinin 15/09/2023 tarihli 32310 sayılı Resmi Gazetede yayımlanan 22/06/2023 tarihli 2023/33 esas ve 2023/117 karar sayılı kararı ile iptal edilmesi nedeniyle kaldırılmasına karar verilmiştir.
Davalı ...' nün istinaf istemi yargılama giderleri ve vekalet ücretine yöneliktir.
Olaya ilişkin olarak, 29/05/2024 tarihli ve 32560 Sayılı Resmi Gazete'de yayımlanan 7511 Sayılı Türk Ticaret Kanunu ve Bazı Kanunlarda Değişiklik Yapılmasına Dair Kanunun 16. maddesi ile 6102 Sayılı TTK'nın geçici 7. Maddesinin onbeşinci fıkrasına “Bu maddede öngörülen usule uygun olarak kaydı silinen şirket veya kooperatifin ihyasına ilişkin yapılacak yargılamada ilgili ... aleyhine yargılama giderleri ve vekâlet ücretine hükmolunamaz.” hükmünün eklendiği, söz konusu hükmün karar tarihi olan 13/06/2024 tarihi itibariyle yürürlükte bulunduğu, bu nedenle davalı aleyhine yargılama giderleri ve vekalet ücretine hükmedilmesinin isabetli olmadığı anlaşılmaktadır.
Yukarıda açıklanan nedenlerle, HMK 355. madde gereğince istinaf dilekçesinde belirtilen sebeplerle ve kamu düzenine ilişkin hususlarla sınırlı olarak yapılan inceleme neticesinde; davalının istinaf itirazlarının HMK 353/1-b-2. maddesi uyarınca kabulü ile yerel mahkeme kararının kaldırılarak Dairemizce yeniden hüküm tesisine dair aşağıdaki şekilde hüküm kurulmuştur.
İzmir Bölge Adliye Mahkemesi 20. Hukuk Dairesi, E. 2024/1540, K. 2024/1322, 25 Eylül 2024 tarihli karar · Kaynak: UYAP Emsal Karar Arama