KÜNYE
T.C. İzmir Bölge Adliye Mahkemesi 20. Hukuk Dairesi
- Karar tarihi
- 3 Temmuz 2024
- Dosya no
- 2024/850
- Karar no
- 2024/1078
- İncelenen kararın mahkemesi
- MUĞLA ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ
- Tarihi
- 30/01/2024 (Dava) - 11/03/2024 (Ara Karar
- Numarası
- 2024/112 Esas (Derdest Dosya
- Talep
- İhtiyati Haciz
- Bam karar tarihi
- 03/07/2024
- Karar yazım tarihi
- 03/07/2024
Karar Metni
1.944 kelime·10 dk okuma·5 bölüm
İstinaf incelemesi için Dairemize gönderilen Muğla Asliye Ticaret Mahkemesi'nin 11/03/2024 ara karar tarihli ve 2024/112 Esas sayılı dosyasının incelemesi tamamlanmış olmakla HMK'nın 353. ve 356. maddeleri gereğince; dosya içeriğine ve kararın niteliğine göre sonuca etkili olmadığından duruşma yapılmasına gerek görülmeden dosya üzerinden yapılan inceleme sonucunda;
GEREĞİ GÖRÜŞÜLDÜ
TALEP
İhtiyati haciz talep edenler vekili talep dilekçesinde özetle; davalı ... ile müvekkiller arasında 03/01/2019 tarihli hisse devir sözleşmesi imzalandığını, bu sözleşme uyarınca müvekkillerinin edimlerini ifa ettiğini, ancak davalı ... edimlerini kısmen ifa etmediğini, bunun üzerine davalılar ile müvekkillerinin 03/01/2019 tarihli "Hisse Devir Sözleşmesi"ne Ek Sözleşme'yi imzaladıklarını, ancak davalıların Ek Sözleşme ile de yükümlülüklerini yerine getirmediğini, bu sefer taraflar arasında 03/01/2019 tarihli "Hisse Devir Sözleşmesi"ne 2. Ek Sözleşme'yi imzaladıklarını, davalı ...'nun,
taraflar arasında imzalanan 03/01/2019 tarihli "Hisse Devir Sözleşmesi"ne 2. Ek Sözleşme'nin 3. Maddesi uyarınca hisse devir bedeli bakiyesi olarak kalan ve ... Tic. Ltd. Şti. tarafından yapılacak 4 adet daire ile ilgili olarak; ... İli, ... İlçesi, ... Mahallesi, ... Pafta, ...
Parsel sayılı taşınmazda yapılacak ana sözleşmeye uygun dairelerden veya müvekkillerinin kabul edeceği veya ... ve/veya mirasçılarının göstereceği 4 adet dairenin en geç 30/11/2023 tarihine kadar müvekkillerine devrini kabul ve taahhüt ettiğini, diğer davalı ... Tic. Ltd.
Şti. ise sözleşmeyi garantör sıfatı ile imzaladığını, Yine anılı 2. Ek Sözleşmenin 3. Maddesi uyarınca, davalılar tarafından en geç 30/11/2023 tarihine kadar 4 adet dairenin devir ve teslimi ana sözleşmeye uygun şekilde gerçekleştirilmediği taktirde, taşınmazların mevkii, özellikleri ve m²'si esas alınarak müvekkilleri tarafından belirlenecek en az üç SPK lisanslı uzmandan alınan değerleme raporları ile dairelerin tespit edilen değerlerinin ortalamasının, bakiye hisse devir bedeli olan 16.000.000,00-TL'den fazla olması halinde,
davalılar oluşan fark değerleme bedelini bildirimden itibaren 5 (beş) gün içerisinde müvekkillerine eşit miktarda ödemeyi kabul ve taahhüt ettiğini, davalıların 30/11/2023 tarihi itibari ile 03/01/2019 tarihli 2. Ek Sözleşme'nin 3. Maddesi gereği 4 adet taşınmazı müvekkillerine ana sözleşmeye uygun olarak devir ve teslim etmediği,
kısaca davalı borçluların belirlenen kesin vade içerisinde borçlarını ifa etmedikleri hususunun duraksamaya yer vermeyecek şekilde açık olduğunu, ihtiyati haciz verilmesinin ana şartının bu şekilde oluştuğunu, sözleşmeye istinaden temerrüde düşen davalıların müvekkillerinin telefonuna çıkmadığını, çözüm için araya giren insanlarla da görüşmediğini, bununla birlikte sözleşmeye istinaden ekli SPK lisanslı ekspertiz raporları ile de sabit olduğu üzere müvekkillerinin şimdiye kadar aldıkları devir bedelinin neredeyse 10 katı oranda alacağı davalı/borçlu tarafından ödenmediği ve alacağın tahsili yönünde ciddi tehlike hissedildiğini,
mevcut olayda müvekkillerinin alacaklarının herhangi bir rehinle temin edilmediğinin aşikâr olduğu gibi davalı/borçlunun gerek sözleşmedeki kesin vade nedeniyle gerekse ihtarda belirtilen süre geçmiş olmasına göre borcunu ödememiş olması karşısında temerrüde düşmüş olması nedeniyle borcun vadesinin geçtiğini,
talep konusunun alacak/para olduğu ve ileride açacakları alacak davası/icra takiplerine önel olması ve sonradan ortaya çıkacak vakıaların müvekkillerinin haklarını zedelememesi bakımından İİK 264/3,4 maddesi gereği kesin hacze çevrilmek üzere fazlaya ilişkin talep ve dava hakları saklı kalmak kaydıyla davalıdan alacağın teminatı ve infazını sağlamak bakımından ihtiyati haciz taleplerinin kabulü ile davalının menkul ve gayrimenkul malları ile 3.kişilerdeki (bankalar) hak ve alacaklarının şimdilik kesin vadeli olarak belirlenen 16.000.000 TL kadarının ihtiyaten haczine, alacak yüksek montanlı olup,
sözleşme ile müvekkillerin kesin vadeye bağlı alacağı alamamış olması ve keza talep edilenden daha fazla alacak hakkı olduğu ve mağduriyeti göz önüne alınarak tercihen teminat aranmamasına, yargılama giderleri ile vekalet ücretinin de davalılara yükletilmesine karar verilmesini talep etmiştir.
MUĞLA ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ'NİN 11/03/2024 TARİHLİ ARA KARARI
İlk derece mahkemesince; "...Davalı ... ve davalı ... LİMİTED ŞİRKETİ vekillerinin taleplerinin KABULÜNE,
b)-Marmaris 2. Asliye Hukuk Mahkemesi'nin 07/12/2023 tarih ve 2023/68 D.İş Esas, 2023/68 D.İş Karar sayılı kararı ile;
"1-Mahkememiz 04/12/2023 tarih, 2023/68 değişik iş esas-2023/68 değişik iş karar sayılı kararı ile; Davalıların gerek elindeki gerekse üçüncü kişilerdeki taşınır ve taşınmaz malları ile hak ve alacakları üzerinde konulan İHTİYATİ HACZİN KALDIRILMASINA, işbu dosyadaki hak ve alacaklarının;
... ili ... İlçesi ... Mah. ... Mevkii ... Ada ... Parsel'de bulunan ... numaralı bağımsız bölüm,
... ili ... İlçesi ... Mah. ... Mevkii ... Ada ... Parsel'de bulunan ... numaralı bağımsız bölüm,
... ili ... İlçesi ... Mah. ... Mevkii ... Ada ... Parsel'de bulunan ... numaralı bağımsız bölüm,
... ili, ... ilçesi, ... Köyü, ... Mevki, ... ada ve ... parselinde kayıtlı ... Blok ... Numaralı bağımsız bölüm,
... ili, ... ilçesi, ... Köyü, ... Mevki, ... ada ve ... parselinde kayıtlı... Blok ... Numaralı bağımsız bölümde bulunan TAŞINMAZLARA REHİN KONULARAK KARŞILANMASINA,
2-İşbu ek kararın ilgili icra müdürlüğü dosyasına ve tapu müdürlüklerine GÖNDERİLMESİNE," ilişkin verilen ek kararın KALDIRILMASINA, ... Bankası A.Ş. .../... Şubesi'ne ait, 19/12/2023 tarih, ... sayılı 18.335.000,00 TL bedelli tarafından verilen teminat mektubunun KARAR KESİNLEŞTİĞİNDE İADESİNE..." karar verilmiştir.
İSTİNAF SEBEPLERİ
İhtiyati haciz talep eden/davacılar vekili istinaf başvuru dilekçesinde özetle; yerel mahkeme ara kararının usul ve yasaya aykırı olduğunu, duruşma açılmaksızın ihtiyati haczin kaldırılmasına ve teminatın iadesine karar verilmiş olmasının emredici usul hükmüne aykırılık teşkil ettiğini, yerel mahkemenin 04/12/2023 ve 07/12/2023 olmak üzere dosyadan verilen iki ayrı karara ilişkin itirazı değerlendirdiğini ve kaldırdığını, Marmaris Asliye Hukuk Mahkemesi'nin görev gasbı niteliğinde verilmiş olan 07/12/2023 tarihli ek karardan itirazları doğrultusunda geri dönüldüğünü ve icra müdürlüğüne bu durumun mahkeme tarafından bildirildiğini,
dolayısıyla 07/12/2023 tarihli kararının Marmaris 2. Asliye Hukuk Mahkemesi tarafından yok sayıldığını, bir gün sonra yok sayılan ve uygulanmayan bir karara ilişkin olarak karar verilmesinin doğru olmadığını, davanın konusunun 03/01/2019 tarihli hisse devir sözleşmesinin 4. Maddesi gereğince davalıya devredilen ... Ltd.
Şti.'nin hisselerinin bedeli olduğunu, davalı ...'nun devir bedeline ilişkin edimlerini tam olarak yerine getirmediğini, bu hususta ek protokol yapıldığını, ancak yine edimlerin tam olarak yerine getirilmediğini, tarafların son olarak 30/11/2021 tarihinde ikinci ek sözleşme imzaladıklarını ve davalı ...'nun en geç 30/11/2023 kesin vade tarihine kadar bakiye hisse devir bedeli olan 16.000.000 TL'yi müvekkillerine ödemeyi taahhüt ettiğini, her iki protokolde de davalıların edimlerini yerine getirmemesinin söz konusu olduğunu, müvekkillerinin edimleriyle ilgili herhangi bir sorun olmadığını,
ihtiyati haczin konusunun kesin ve net olarak para alacağı olduğunu, vadesinin 30/11/2023 olarak belirlendiğini, bu vade belirlemesinde davalıların inkar etmedikleri imzalarının mevcut olduğunu, yerel mahkemece bazı edimlerin açıklattırılması gerektiğinin belirtildiğini, ancak taleplerin net ve anlaşılır olduğunu, yerel mahkeme tarafından bazı edimlerin nitelik ve bedellerinin ne olduğunun yargılamayı gerektiğinin belirtildiğini ancak müvekkillerinin bakiye hisse devir bedeline ilişkin para alacağında yargılamayı gerektirir bir durum olmadığını,
davalıların konuşu sabote ve manipule etmeye çalıştıkları gibi ortada bir gayrimenkul nakil borcu doğuran adi yazılı sözleşmenin bulunmadığını, müvekkillerinin talebinin tapu iptali ve tescil olmadığını, devri öngörülen gayrimenkullerin esasen devredilen şirket hissesinin değerinin hesaplanmasına ilişki bir veri ve yöntem olduğunu, alacağın muaccel olup olmadığında anlaşılmayan bir durum olmadığını, davalılar aleyhine başlatılan Marmaris 2. İcra Müdürlüğü'nün 2023/5355 esas sayılı dosyasındaki 06/12/2023 tarihli ihtiyati haciz tutanağında davalılar vekilinin teminatın iadesine muvafakat ettiğini,
davalı şirketin daha önceden de olduğu gibi şaibeli bir çok iş ve işlemlerinin basına yansıdığını, özellikle yargı mensuplarını etkilemeye çalıştıkları ve olmadığı takdirde de şikayet ve baskılarla yıldırmaya çalıştıkları vakıaları bulunduğunu belirterek, yerel mahkeme ara kararının kaldırılmasına karar verilmesini talep etmiştir.
DELİLLERİN DEĞERLENDİRİLMESİ VE GEREKÇE
Talep, ihtiyati haciz kararının kaldırılmasına dair ek kararın kaldırılması istemine ilişkindir.
Mahkemece; ihtiyati hacze yapılan itirazın kabulüne karar verilmiş olup, hüküm davacılar vekili tarafından istinaf edilmiştir.
İstinaf incelemesi HMK.nun 355. maddesi uyarınca istinaf sebepleri ile sınırlı olarak ve kamu düzeni yönünden yapılmıştır.
2004 sayılı İİK'nın 257/1.maddesinde; "Rehinle temin edilmemiş ve vadesi gelmiş bir para borcunun alacaklısı, borçlunun yedinde veya üçüncü şahısta olan taşınır ve taşınmaz mallarını ve alacaklariyle diğer haklarını ihtiyaten haczettirebilir" düzenlemesi muaccel, bir başka deyişle vadesi gelmiş alacaklar yönünden ihtiyati haciz koşulları düzenlemiş olup, muaccel olmayan/vadesi gelmemiş alacak yönünden ise ihtiyati haciz koşulları aynı yasanın 257/2.maddesinde ise; "Vadesi gelmemiş borçtan dolayı yalnız aşağıdaki hallerde ihtiyati haciz istenebilir:
1-Borçlunun muayyen yerleşim yeri yoksa;
2-Borçlu taahhütlerinden kurtulmak maksadiyle mallarını gizlemeğe, kaçırmağa veya kendisi kaçmağa hazırlanır yahut kaçar ya da bu maksatla alacaklının haklarını ihlal eden hileli işlemlerde bulunursa;
Bu suretle ihtiyati haciz konulursa borç yalnız borçlu hakkında muacceliyet kesbeder." şeklinde düzenleme yapılmıştır.
İİK'nun 257/1.maddesinde rehinle temin edilmemiş ve vadesi gelmiş para borçlarının alacaklısının ihtiyati haciz talep edebileceği belirtilmiştir.
Bu açıklamalara göre ihtiyatı haciz “Alacaklının, bir para alacağının zamanında ödenmesini güvence (garanti) altına almak için, mahkeme kararı ile, borçlunun mallarına önceden geçici olarak el konulması'dır.
İİK’nın 258. maddesi “Alacaklı alacağı ve icabında haciz sebepleri hakkında mahkemeye kanaat getirecek deliller göstermeye mecburdur” hükmünü içermekte olup ihtiyati haciz kararı verilebilmesi için alacağın varlığı ve miktarı hakkında kanaat verilmesi yeterlidir. Mahkemenin alacağın varlığına kanaat getirmesinden anlaşılması gereken ise alacağın usul hukuku kurallarına göre kesin bir şekilde ispat edilmesi olmayıp yaklaşık ispat ölçüsünde alacağın varlığını gösteren delillerin sunulmasıdır.
Somut olayda; davacılar ve davalı ...'nun diğer davalı ... Ltd.
Şti.nin ortakları olduğu, davacılar ile davalı ... arasında 03/01/2019 tarihli hisse devir sözleşmesi imzalandığı, bu sözleşme uyarınca davacıların anılan şirketteki hisselerini 4.300.000,00 TL ve bir adet (3+1) ve 6 adet (3+1) daire karşılığında davalı ...'ya devredecekleri konusunda anlaştıkları, davalı şirketin 04.01.2019 tarihli, 04.01.2019 tarihli 2019/01 sayılı Genel Kurul kararı ile davacıların hisselerini davalı ...'ya devrettikleri, bu kararın 10.01.2019 tarih ve 9742 sayılı Ticaret Sicil Gazetesinde ilan edildiği,
ancak sözleşme uyarınca devredilmesi gereken dairelerden 4 adetinin devredilememesi sebebiyle taraflar arasında ek sözleşme imzalandığı ve bu sözleşmede davalı şirketin de davalı ... lehine garantör olarak yer aldığı, bu ek sözleşmedeki yükümlülüklerin de yerine getirilmemesi sebebiyle taraflar arasında son olarak ikinci ek sözleşme imzalandığı, bu sözleşmede vadenin kesin olup temerrüt için ayrıca ihtar keşidesine yer olmadığı, 30/11/2023 tarihine kadar sözleşmede bahsedilen taşınmazların devir edilememesi halinde 16.000.000,00 TL bedelin davalılar tarafından nakten ve defaten ödeneceğinin kararlaştırıldığı anlaşılmıştır.
Tüm bu açıklamalar ışığında, davacılar ile davalılar arasındaki sözleşmenin hisse devrine ait olduğu, davacıların hisselerini davalıya devrettikleri, davalıların ise devrolunması gereken taşınmazları devredememesi sebebiyle asıl sözleşmeye ek olarak taraflar arasında iki ayrı ek sözleşme daha yapıldığı, anılan sözleşmelerin içeriği ve tüm dosya kapsamına göre bu aşamada davacılar yönünden yaklaşık ispat olgusunun gerçekleştiği anlaşılmasına karşın mahkemece yetersiz gerekçe ile yazılı şekilde karar verilmesi doğru olmamış, davacıların istinaf başvurusu haklı bulunmuştur.
Bu nedenlerle; yerel mahkeme kararının kaldırılmasına, dosyada toplanacak başkaca delil bulunmadığı anlaşıldığından ve yeniden yargılama yapılmasını gerektirir bir husus da bulunmadığından Dairemizce davanın esası hakkında HMK'nun 353/1-b-2 maddesi uyarınca aşağıda yazılı şekilde karar verilmesi gerekmiştir.
İzmir Bölge Adliye Mahkemesi 20. Hukuk Dairesi, E. 2024/850, K. 2024/1078, 3 Temmuz 2024 tarihli karar · Kaynak: UYAP Emsal Karar Arama