KÜNYE
T.C. İzmir Bölge Adliye Mahkemesi 21. Hukuk Dairesi
- Karar tarihi
- 21 Ekim 2021
- Dosya no
- 2020/1247
- Karar no
- 2021/1754
- İncelenen kararın mahkemesi
- İZMİR 4. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ
- Tarihi
- 13/02/2020
- Numarası
- 2016/598 ESAS - 2020/122 KARAR
- Dava
- Menfi Tespit (Abonelik Sözleşmesinden Kaynaklanan
- Karar yazım tarihi
- 21.10.2021
- İstem
- —
Karar Metni
985 kelime·5 dk okuma·4 bölüm
Davacı vekili, 03.09.2014 tarihinde 11735927 abone numaralı kuyu atık su konut dışı aboneliği sonlandırma talebi verdiği halde, davalı kurum tarafından 24.03.2016 tarih ve 28765 hukuk yazısı ve ekinde mevcut ihbar mektubu ile 31.01.2015 tarih ve son ödeme tarihi 10.02.2015 olan anapara 128.991,14 TL ve gecikme faizi 24.560,08 TL olmak üzere toplam 156.551,22 TL kuyu atık su drenajı hizmeti sebebiyle borç tahakkuk ettirildiğini, davacının 2014 yılı Şubat ayından itibaren atık su hizmetini ...'nden aldığını ileri sürerek; davacının 128.991,14 TL asıl alacak ve 27.560,08 TL gecikme faizi ve ayrıca işbu asıl alacağa dava tarihine kadar işletilecek olan faiz tutarı da dahil olmak üzere borçlu olmadığının tespitine karar verilmesini istemiştir.
CEVAP
Davalı vekili, davacı şirket ile dava dışı ...
Belediye Başkanlığı arasında atık su abonelik sözleşmesi imzalandığını, davacı şirket yetkilisinin 03.09.2014 tarihli müracaatı üzerine aynı tarih aboneliğin ilişiğinin kesilmiş olduğunu, ... ünvanlı Kooperatif tarafından işletilen DAF sisteminin sayacının 13.11.2014 tarihinde bağlanırken abonenin sayacı da aynı tarihte atık su servisi tarafından 36709 endeksle sökülerek Bilim ve Sanayi ve Teknoloji İl Müdürlüğüne teste gönderildiğini, yapılan muayenede sayacın sağlam olduğu 14.11.2014 tarihli Atık su sayaç test emrinden anlaşıldığını,
sayaç atölyesi tarafından söküm endeksi olan 36709 endekse kadar ara tahakkuk verilerek sayaç testinin kapandığını, aboneye tahakkuk ettirilen ve itiraz edilen 128.991,14 TL atık su bedelinin 31.03.2014 ile 13.11.2014 tarihleri arasında abonelik adresinde kullanılan ve sökülen sayacın kaydettiği sayacın üzerinde kalan ilk endeks 15.072 ile son endeks 36.709 olup aradaki farkın ise 21.637 m³ sarfiyata isabet eden miktar olduğunu, savunarak davanın reddine karar verilmesini cevaben bildirmiştir.
MAHKEME
"... Somut olayda; ... İlçesinde davacı ...’ nin de yer aldığı 19 ayrı mandra işletmesi ile ... Belediyesi arasında imzalanan 26.02.2014 tarihli kira sözleşmesi ile tahsis edilen alana mandralarda yapılan süt ürünleri işlenmesi esnasında ortaya çıkan proses atıksularını deşarj etmek için DAF sistemi tesis ettikleri ve her bir mandranın bu tesis için kapasitelerine göre aylık ödemede bulunduğu, ...
Genel Müdürlüğü Çevre Koruma ve Kontrol Dairesi Başkanlığı Ruhsat Denetim Koruma Şube Müdürlüğü ekipleri tarafından davacıya ait tesiste 08.12.2015 tarihinde yapılan denetimlerde; işletmede peynir ve yoğurt üretimi yapıldığı oluşan evsel atıksuların İdare (...) kanalına deşarj edildiği, oluşan proses atıksularının ise ... ünvanlı Kooperatifin halihazırda işlettiği DAF SİSTEMİNE yönlendirildiği ...’ nin ...’ne üye olduğu şeklinde düzenlenen tutanak üzerine davacıya atık su bedeli tahakkuk ettirildiği,
denetime elverişli ve hükme esas alınan 06.01.2020 tarihli bilirkişi ek raporunda belirtilen gerekçelerle davacının 31.03.2014 - 13.11.2014 tarihleri arasında kullanmış olduğu ve sayacın kaydetmiş olduğu dönemde DAF sisteminin aktif olduğuna ve davacının proses atıksularını DAF Sistemine deşarj ettiğini ispatlayamadığı bu nedenle davacı şirketin 31.03.2014 - 13.11.2014 tarihleri arasında çalışır durumda olan su saatinin sarfettiği 21637 m³ atık su karşılığının KDV dahil 128.991,14 TL olduğu, son ödeme tarihi olan 10.02.2015 tarihi itibariyle gecikme faizinin ek raporda 24.560,07 TL olarak hesaplandığı,
davacının asıl alacak ve gecikme faizi toplamı davacıya 153.551,21 TL borçlu olduğu anlaşıldığından davanın reddine karar vermek gerekmiştir.
Her ne kadar davacı vekili dava değerini 156.551,22 TL olarak gösterip bu bedel üzerinden harcı yatırarak üzerinden dava açmış ise de; dava dilekçesinde 128.991,14 TL ana para 24.560,07 TL gecikme faizi toplamı 156.551,22 TL borç tahakkuk ettirildiği beyan edilmesine rağmen ana para ve gecikme faizi toplamının 153.551,21 TL olduğu, davalının bu bedel üzerinde davacıdan talepte bulunmadığı, davacının davasında tamamen haksız olduğu anlaşıldığından aşağıdaki şekilde hüküm kurmak gerekmiştir." gerekçesiyle, "1-Davanın REDDİNE," karar vermiştir.
BİLDİRİLEN İSTİNAF NEDENİ
Davacı vekili, davacı şirket tarafından 03.09.2014 tarihinde aboneliğinin sonlandırılması için davalı idareye başvurulduğunu, davalı tarafından da davacının talebinin işleme koyulduğunu, sözleşme sona ermiş olmasına rağmen davalı tarafından hizmet verilmeye devam edildiği iddiasının kabul edilmesinin mümkün olmadığını, davacı şirket atık su aboneliğini Eylül ayında sonlandırmış olsa da, 2014 Şubat ayından itibaren davalı kurumdan değil, ...’den atık su hizmeti aldığını, davacının kullandığı atık suyun Şubat 2014 tarihinden itibaren önce sayaçtan geçip sonra ... tarafından işletilen kanala bağlandığını,
atık su hizmetinden yararlanmadığı halde 31.03.2014 - 13.11.2014 tarihleri arası atık su bedeli tahakkuk ettirilmesinin haksız ve hukuka aykırı olduğunu, sayacın arızalı olup olmadığı hususunda inceleme yapılmaksızın karar verilmiş olmasının hatalı olduğunu, istinaf başvuru sebep ve gerekçeleri olarak ileri sürmüştür.
GEREKÇE
Dava; atık su abonelik sözleşmesinden kaynaklı menfi tespit istemine ilişkin olup, istinaf başvuru sebep ve gerekçeleri ile kamu düzeni kapsamında Daire önüne gelen uyuşmazlık; davacı işletmenin uyuşmazlığa konu 31.03.2014 – 13.11.2014 tarihleri arasında tahakkuk ettirilen atık su bedelinden sorumlu olup olmadığı noktasında toplanmaktadır.
Davacının su ihtiyacını karşılamak üzere artezyen suyu kullandığı ve bu kullanımdan kaynaklanan atık su bıraktığı, davacı şirket yetkilisi tarafından 03.09.2014 tarihinde davalı idareye müracaat edilerek kuyu atıksu - konut dışı aboneliğinin sonlandırılmasının talep edildiği, davalı idare tarafından 12.11.2014 tarihinde abonelikte kurulu bulunan sayacın söküldüğü, dosya içerisinde mevcut 13.11.2014 tarihli "Sayaç Test Raporundan" sağlam ve doğru çalıştığının tespit edildiği, uyuşmazlığa konu 31.03.2014 - 13.11.2014 tarihleri arası dönemde davalı idareye ait atıksu altyapı sistemlerinin kullanılmadığının, ... tarafından işletilen DAF sisteminin kullanıldığının davacı yanca da ispat edilemediği dosya kapsamı ile belirgindir.
Bu halde, uyuşmazlığa konu dönemde tahakkuk ettirilen atıksu bedelinden davacı tarafın sorumlu olduğu kabul edilerek, davanın reddine dair verilen kararın; dava dosyası kapsamında mevcut maddi delillere uygun, Dairemizce de benimsenmiş bulunan yasal ve hukuksal gerekçelere dayandığı, delillerin takdirinde herhangi bir isabetsizlik ve kamu düzenine aykırı bir halin varlığının tespit edilemediği dikkate alınmak sureti ile davacı vekili tarafından yapılan istinaf başvurusunun 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu’nun (HMK) 353/1-b.1 maddesi uyarınca esastan reddine karar verilmesi gerekmiştir.
İzmir Bölge Adliye Mahkemesi 21. Hukuk Dairesi, E. 2020/1247, K. 2021/1754, 21 Ekim 2021 tarihli karar · Kaynak: UYAP Emsal Karar Arama