KÜNYE
T.C. İzmir Bölge Adliye Mahkemesi 21. Hukuk Dairesi
- Karar tarihi
- 13 Haziran 2023
- Esas no
- 2023/901
- Karar no
- 2023/1190
- İncelenen kararın mahkemesi
- İzmir 3. Asliye Ticaret Mahkemesi
- Esas no
- 2022/153
- Karar no
- 2023/50
- Karar tarihi
- 02/02/2023
- Dava
- İtirazın İptali (Abonelik Sözleşmesinden Kaynaklanan
- Karar yazım tarihi
- 13/06/2023
Karar Metni
1.226 kelime·6 dk okuma·6 bölüm
İstem
Davacı, davalı ile aralarında Elektrik Enerjisi Satışına İlişkin Perakende Satış Sözleşmesi - abonelik sözleşmesi imzalandığını, davalı borçlunun, 23/09/2013 tarihinde kurulmuş olan sözleşme gereği ... Mahallesi, ... Sk.
No: .../... .../... adresindeki ticaretheneye ait aboneliğine bağlı olarak enerji-elektrik kullanıldığını, ancak 13/02/2014 vade tarihli 19.532,68 TL, 13/03/2015 vade tarihli 7.791,30 TL, 16/12/2015 vade tarihli 6.516,10 TL, 15/01/2016 vade tarihli 8.925,20 TL olmak üzere toplam 42.765,28 TL bedelli faturalarını ödemediğini, bu nedenle ödenmeyen fatura alacağının tahsilini teminen borçlu-davalı hakkında sözleşme hükümlerine dayalı olarak Urla İcra Müdürlüğünün 2016/145 esas sayılı dosyasında fatura bedelleri ve ferileri toplamının 46.314,78 TL takip çıkışı ile icra takibine geçildiğini,
ancak borçlunun takibe itiraz ettiğini ileri sürerek davanın kabulüne, itirazın iptaline, %20 icra inkar tazminatı ile mahkumiyetine karar verilmesini talep etmiştir.
CEVAP
Davalı, faturaların kaynağı reaktif bedeli olup, kabul manasına gelmemek üzere bu bedellerin geçmişe yönelik olarak ancak 1 yıllık olarak talep edilebileceğini, kendilerinin davacı kuruma ödenmemiş fatura borcu bulunmadığını, konuyla alakalı daha evvel davacı kuruma kendilerince çeşitli kereler dilekçe verildiğini, reaktif bedellerini geriye dönük olarak davacı kurumun faturalandırılarak (kullanım bedeli adı altında) abonelerinden talep ettiğini savunarak davanın reddine, alacağın %20'sinden az olmamak üzere kötü niyet tazminatına hükmolunmasına karar verilmesini talep etmiştir.
İLK DERECE MAHKEMESİ KARAR ÖZETİ
İlk derece mahkemesi,
"1- Davanın KISMEN KABULÜ ile davalı yanın Urla İcra Müd.'nün 2016/145 esas sayılı dosyasına yaptığı itirazın kısmen iptali ile takibin 23.232,60 TL asıl alacak, 1.451,15 TL gecikme zammı ve 261,20 TL gecikme zammı KDV'si olmak üzere toplam 24.944,95 TL alacağın tahsili bakımından devamına, fazlaya ilişkin iptal talebinin REDDİNE,
- Hüküm edilen asıl alacak tutarı olan 23.232,60 TL'ye takip tarihinden itibaren yıllık % 16,80 oranında faiz uygulanmasına,
- İİK 67/ Son gereği hüküm olunan tutarın % 20'si olarak heasplanan 4.988,99 TL icra inkar tazminatının DAVALIDAN ALINARAK DAVCIYA VERİLMESİNE,
- Reddine karar verilen tutarın % 20 si olarak hesaplanan 4.273,96 TL kötü niyet tazminatının DAVACIDAN ALINARAK DAVALIYA VERİLMESİNE," karar vermiştir.
İSTİNAF TALEBİNDE BULUNAN
Davacı ve davalı istinaf talebinde bulunmuştur.
BİLDİRİLEN İSTİNAF SEBEPLERİ
Davacı, önce "şantiye" olarak başka bir abone tarafından kullanılan iş yerinin daha sonra davalı tarafından "otel" olarak kullanılması ile önceki sözleşme gücünün üstünde enerji kullanımı tespit edilen davalıya 06.08.2010 tarihli protokol ile gerekli bildirim yapıldığını ve davalı tarafından iş bu yükümlülüğün 06.09.2013 tarihinde sayaç değiştirme işlemi ile kombine elektrik sayacı takılarak ve 23.09.2013 tarihli sözleşme imzalanarak yerine getirildiğini, yine 349.399 kVARh Kapasitif Reaktif Enerji Miktarı Sayaç Hizmetleri Yöneticiliği'nin 28.01.2014 tarih ve 1401280448 sayılı komisyon kararına göre belirlendiğini,
ilgili madde hükümlerine göre usule uygun olarak alınmış 06.08.2010 tarihli protokol ile sözleşme gücünün aşılmasına dair gerekli bildirimler davalıya yapılmış olmakla davalı tarafından ilgili yükümlülükler zamanında yerine getirilmediğinden tarafından reaktif ceza tahakkukunun davalı aleyhine rapora konu fatura ile gerçekleştirildiğini, bilirkişi tarafından düzenlenen raporun itirazlarını karşılamadığını, aynı bilirkişiden ek rapor ya da yeni bir bilirkişi kurulundan yeni bir rapor almaksızın itiraza konu bilirkişi raporuna dayalı hüküm tesisi cihetine gidilmesinin isabetsiz olup bozmayı gerektirdiğini,
İcra İflas Kanunu'nun 67/2 maddesi hükmüne göre, alacaklının anılan tazminata mahkum edilebilmesinin açıkça, takibin kötüniyetle yapılmış olması koşuluna bağlandığını belirterek ilk derece mahkemesi kararının kaldırılmasına karar verilmesini talep etmiştir.
Davalı, kabul kararı verilen fatura bedellerinden dolayı borcunun olmadığını, yerel mahkemenin borcu olmayan dönemlere ilişkin de kabul karar verdiğini, usulüne uygun olarak tahakkuk ettirilmiş tüm fatura bedellerini ödediğini, keza faiz yönünden de kararın hatalı olduğunu, borcu kabul manasına gelmemek üzere fazla fatura tahakkuk ettirildiğini, haklı nedenle itiraz ettiğinden icra inkar tazminatına hükmedilmemesi gerektiğini, karar bu yönden de hatalı olduğunu belirterek ilk derece mahkemesi kararının kaldırılmasına karar verilmesini talep etmiştir.
GEREKÇE
Taraflar arasındaki uyuşmazlık elektrik aboneliği fatura borcuna dayalı olarak yapılan icra takibine yönelik olarak açılan itirazın iptali davasıdır. İstinaf kanun yolu başvurusuna konu edilen ilk derece mahkemesi kararı hakkında 6100 sayılı HMK'nın 355. maddesindeki düzenleme gereğince istinaf dilekçesinde belirtilen nedenler ve kamu düzenine aykırılık olup olmadığı hususlarıyla sınırlı olarak inceleme yapılmıştır.
İlk derece mahkemesince hukuki nitelendirmenin davadaki ileri sürülüş ve dosya kapsamına uygun olarak belirlenmesine, taraflarca ileri sürülen delillerin toplanarak usulüne uygun olarak değerlendirilmesine, delillerin değerlendirilmesinin dosya kapsamına uygun bulunmasına, taraflarca ileri sürülen iddia ve savunmaların tartışılarak gerekçeli kararın oluşturulmasına, ihtilafa uygulanması gereken yasal mevzuatın doğru olarak tespit edilmesine, mahkemenin karar gerekçesiyle hüküm fıkrasının birbiriyle uyumlu olmasına,
mahkeme hükmünün yasal unsurları taşımasına ve özellikle Dairemizin 2021/82 Esas, 2022/302 nolu kaldırma kararı doğrultusunda yapılan inceleme ve alınan bilirkişi ek raporu doğrultusunda karar verilmiş olmasına, elektrik aboneliğine dayalı fatura alacağından kaynaklanan borcun likit mahiyette olması itibariyle icra inkar tazminatına hükmedilmesinin yerinde bulunmasına göre davalının tüm, davacının ise aşağıda belirtilen husus dışında kalan diğer tüm istinaf itirazlarının reddine karar verilmesi gerekmiştir.
Ancak davacı tarafın, kısmen reddine karar verilen alacak miktarı yönünden icra takibi yapmasında kötü niyetli olduğu tüm dosya kapsamı itibariyle ispatlanamamış olduğundan davacı aleyhine kötü niyet tazminatına hükmedilmesi doğru değildir. Anlatılan nedenlerle davacının istinaf başvurusunun kabulüne, davalının istinaf başvurusunun reddine, HMK 353/1-b.2 maddesi uyarınca ilk derece mahkemesi kararının kaldırılarak yeniden esas hakkında karar verilmesi gerekmiştir.
İzmir Bölge Adliye Mahkemesi 21. Hukuk Dairesi, E. 2023/901, K. 2023/1190, 13 Haziran 2023 tarihli karar · Kaynak: UYAP Emsal Karar Arama