KÜNYE
T.C. İzmir Bölge Adliye Mahkemesi 22. Hukuk Dairesi
- Karar tarihi
- 16 Temmuz 2025
- Dosya no
- 2025/1373
- Karar no
- 2025/1587
- İncelenen kararın mahkemesi
- İZMİR 4. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ
- Esas no
- 2025/354 E
- Karar no
- 2025/342 K
- Dava tarihi
- 15.04.2025
- Karar tarihi
- 17.04.2025
- Davanın konusu
- İİK'nın 89/3. Maddesine Dayalı 3. Şahıs Tarafından Açılan Menfi Tespit
- Karar yazım tarihi
- 16.07.2025
Karar Metni
1.062 kelime·5 dk okuma·5 bölüm
İzmir 4. Asliye Ticaret Mahkemesinin 17.04.2025 tarih, 2025/354 Esas, 2025/342 Karar sayılı kararın Dairemizce incelenmesi davalı ... vekili tarafından istenmiş ve istinaf dilekçesinin süresi içinde verildiği anlaşılmış olmakla, raportör üye tarafından düzenlenen rapor dinlenip ve yine dosya içerisindeki dilekçe, layihalar, duruşma tutanakları ve tüm belgeler okunup, incelendi.
GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ
DAVA
Davacı vekili, İzmir 24. İcra Dairesi'nin 2024/9402 Esas sayılı kambiyo senetlerine özgü icra takibi dosyası kapsamında önce üçüncü şahıs olup sonradan usulsüz haciz ihbarnameleri ile dosya kapsamında borçlu olarak kaydedilen müvekkilinin takip dosyası kapsamında İİK'nın 89. maddesi kapsamında borçlu olmadığının tespitine ve takibin tedbiren durdurulmasına karar verilmesini talep etmiştir.
İLK DERECE MAHKEMESİ KARARININ ÖZETİ
Mahkemece, davanın ticari dava olmadığı, davanın TTK.'nın 4. maddesinde düzenlenen mutlak ticari dava niteliğinde de olmadığı, TTK.'nın 4. maddesindeki yasal düzenlenme karşısında uyuşmazlığın 6100 sayılı HMK.'nın 2. maddesi uyarınca genel hükümlere göre Asliye Hukuk Mahkemesinde görülüp sonuçlandırılması gerektiği gerekçesiyle, davanın mahkemenin görevsiz olması nedeniyle 6100 sayılı HMK'nın 114/1-c ve 115/2 maddeleri gereğince dava şartı yokluğundan usulden reddine karar verilmiştir. Karara karşı davalı ... vekili tarafından istinaf yoluna başvurulmuştur.
İSTİNAF NEDENLERİ
Davalı ... vekili istinaf dilekçesinde özetle; davanın hak düşürücü süre içerisinde açılmadığını, bu nedenle davanın reddi gerektiğini, görevsizlik kararı verilmesine rağmen lehlerine vekalet ücretine hükmedilmediğini istinaf nedenleri olarak ileri sürmüştür.
GEREKÇE
İstinaf kanun yolu başvurusuna konu edilen karar hakkında; HMK'nın 355. maddesindeki düzenleme uyarınca, istinaf dilekçesinde belirtilen nedenler ve kamu düzenine ilişkin aykırılık bulunup bulunmadığı yönü gözetilerek inceleme yapılmıştır.
Dava; 2004 sayılı İcra ve İflas Kanunu'nun 89/3. maddesi gereğince açılan menfi tespit isteğine ilişkindir.
Mahkemece, görev dava şartı yokluğu nedeni ile davanın reddine karar verilmiş, hüküm davalı ... vekili tarafından yukarıda belirtilen nedenlerle istinaf edilmiştir.
6100 sayılı HMK'nın 1/(1) maddesinde "Mahkemelerin görevi, ancak kanunla düzenlenir. Göreve ilişkin kurallar kamu düzenindendir." hükmü düzenlenmiştir.
6100 sayılı HMK'nın 114/(1)-c maddesine göre, görev hususu dava şartlarından olup, aynı kanunun, 115. maddesine göre, dava şartlarının mevcut olup olmadığının mahkemece davanın her aşamasında kendiliğinden araştırılması ve gözetilmesi gerekmektedir.
İİK'nın 89. maddesi ; "Hamiline ait olmıyan veya cirosu kabil bir senetle müstenit bulunmıyan alacak veya sair bir talep hakkı veya borçlunun üçüncü şahıs elindeki taşınır bir malı haczedilirse icra memuru; borçlu olan hakiki veya hükmi şahsa bundan böyle borcunu ancak icra dairesine ödiyebileceğini ve takip borçlusuna yapılan ödemenin muteber olmadığını veya malı elinde bulunduran üçüncü şahsa bundan böyle taşınır malı ancak icra dairesine teslim edebileceğini, malı takip borçlusuna vermemesini, aksi takdirde malın bedelini icra dairesine ödemek zorunda kalacağını bildirir (Haciz ihbarnamesi).Bu haciz ihbarnamesinde, ayrıca 2, 3 ve 4 üncü fıkra hükümleri de üçüncü şahsa bildirilir.
Üçüncü şahıs; borcu olmadığı veya malın yedinde bulunmadığı veya haciz ihbarnamesinin tebliğinden önce borç ödenmiş veya mal istihlak edilmiş veya kusuru olmaksızın telef olmuş veya malın borçluya ait olmadığı veya malın kendisine rehnedilmiş olduğu veya alacak borçluya veya emrettiği yere verilmiş olduğu gibi bir iddiada ise, keyfiyeti, haciz ihbarnamesinin kendisine tebliğinden itibaren yedi gün içinde icra dairesine yazılı veya sözlü olarak bildirmeye mecburdur.
(Değişik üçüncü fıkra: 17/7/2003-4949/22 md.) Üçüncü şahıs, haciz ihbarnamesinin kendisine tebliğinden itibaren yedi gün içinde itiraz etmezse, mal yedinde veya borç zimmetinde sayılır ve kendisine gönderilen haciz ihbarnamesine süresinde itiraz etmediği, bu nedenle de malın yedinde veya borcun zimmetinde sayıldığı ikinci bir ihbarname ile bildirilir.
Bu ikinci ihbarnamede ayrıca, üçüncü şahsın ihbarnamenin kendisine tebliğinden itibaren yedi gün içinde ikinci fıkrada belirtilen sebeplerle itirazda bulunması, itirazda bulunmadığı takdirde zimmetinde sayılan borcu icra dairesine ödemesi veya yedinde sayılan malı icra dairesine teslim etmesi istenir.
İkinci ihbarnameye süresi içinde itiraz etmeyen ve zimmetinde sayılan borcu icra dairesine ödemeyen veya yedinde sayılan malı icra dairesine teslim etmeyen üçüncü şahsa onbeş gün içinde parayı icra dairesine ödemesi veya yedinde sayılan malı teslim etmesi yahut bu süre içinde menfi tespit davası açması, aksi takdirde zimmetinde sayılan borcu ödemeye veya yedinde sayılan malı teslime zorlanacağı bildirilir.
Bu bildirimi alan üçüncü şahıs, icra takibinin yapıldığı veya yerleşim yerinin bulunduğu yer mahkemesinde süresi içinde menfi tespit davası açtığına dair belgeyi bildirimin yapıldığı tarihten itibaren yirmi gün içinde ilgili icra dairesine teslim ettiği takdirde, hakkında yürütülen cebri icra işlemleri menfi tespit davası sonunda verilen kararın kesinleşmesine kadar durur. Bu süre içinde 106 ncı maddede belirtilen süreler işlemez.
Bu davada üçüncü şahıs, takip borçlusuna borçlu olmadığını veya malın takip borçlusuna ait olmadığını ispat etmeye mecburdur. Üçüncü şahıs açtığı bu davayı kaybederse, mahkemece, dava konusu şeyin yüzde yirmisinden aşağı olmamak üzere bir tazminata mahkûm edilir. Bu fıkraya göre açılacak menfi tespit davaları maktu harca tabidir...." şeklindedir.
2004 sayılı Kanun'un 89/3. maddesine istinaden gönderilen haciz ihbarnamesi nedeniyle ihbarnameye muhatap olan üçüncü kişi tarafından açılan menfi tespit davasında görevli mahkeme; davanın tarafları arasında doğrudan bir ilişki bulunmaması ve uyuşmazlığın takip hukukundan kaynaklanması nedeniyle Asliye Hukuk Mahkemesi'dir. Taraflardan birisinin tacir olmasının veya temel ilişkinin ticari nitelikte bulunmasının veyahut borcun temelini oluşturan senedin kambiyo senedi niteliğinde olmasının mahkemenin görevinin belirlenmesinde bir etkisi bulunmamaktadır. (Aynı yönde, Yargıtay 11. HD'nin 06.11.2023 t.li, 2023/5228 E. ve 2023/6468 K. sayılı kararı)
Somut olayda, davalı alacaklı ... tarafından takip borçlusu olan diğer davalı ...'a karşı başlatılan icra takibi sırasında, davacıya 3. haciz ihbarnamesinin tebliği üzerine eldeki davanın İİK'nın 89/3. maddesi gereğince açılmış olduğu anlaşılmakla, davanın mutlak ticari dava niteliğinde olmaması, tarafların tacir olduklarına ilişkin herhangi bir iddia veya delil bulunmaması, davacının davayı 3. kişi sıfatı ile açmış olması nedeniyle, görevli mahkeme Asliye Hukuk Mahkemesi olduğundan mahkemece verilen kararda Dairemizce de bir isabetsizlik görülmemiştir. Yine, karar tarihi itibarıyla davalı tarafın vekilinin bulunmaması ve HMK'nın 20. ve 331/2. maddeleri şartlarının oluşmaması nedeniyle davalı taraf lehine vekalet ücretine hükmedilmemiş olması da yerindedir.
Bu durumda, ilk derece mahkemesince görevli mahkemenin doğru belirlenmiş olması nedeniyle, 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanununun 353/1-b-1 maddesi uyarınca istinaf başvurusunun reddine karar verilmesi gerekmiştir.
İzmir Bölge Adliye Mahkemesi 22. Hukuk Dairesi, E. 2025/1373, K. 2025/1587, 16 Temmuz 2025 tarihli karar · Kaynak: UYAP Emsal Karar Arama