KÜNYE
T.C. İzmir Bölge Adliye Mahkemesi 4. Hukuk Dairesi
- Karar tarihi
- 15 Aralık 2025
- Esas no
- 2022/2737
- Karar no
- 2025/2378
- İncelenen dosyanın mahkemesi
- İzmir 6. Asliye Ticaret Mahkemesi
- Numarası
- 2019/954 Esas 2022/346 Karar
- Karar tarihi
- 18/04/2022
- Dava
- Manevi Tazminat
- Karar yazım tarihi
- 15/12/2025
Karar Metni
1.814 kelime·9 dk okuma·8 bölüm
Taraflar arasındaki davanın yapılan yargılaması sonunda ilk derece mahkemesince verilen, yukarıda tarih ve numarası gösterilen kararına karşı, istinaf başvurusunda bulunulmakla, dosyada duruşma yapılmasını gerektiren eksiklik görülmediğinden 6100 Sayılı HMK'nun 353/1-b-son cümle uyarınca istinaf incelemesinin duruşmasız yapılmasına karar verilerek, dosya incelendi;
GEREĞİDÜŞÜNÜLDÜ
DAVACI İSTEMİNİN ÖZETİ
Davacılar vekili dava dilekçesinde özetle; davacılardan ...'nın sevk ve idaresinde bulunan davacı .... ve müşterek çocuklarının da yolcu olarak bulunduğu ... plakalı araç ile seyir halindeyken 25/06/2018 tarihinde davalı ...'un sevk ve idaresinde bulunan ... plakalı araç ile tam kusurlu olarak sebebiyet verdiği kazada müvekkillerinin sakat kaldığını, müvekkili...' nın da kaza neticesinde verimli olarak çalışamaz duruma geldiğini, bakmakla yükümlü olduğu diğer müvekkili ... ve kazanın şokunu yaşayan küçük çocuk ...'ya iyi bakamayacak durumda olduğunu, medula kayıtlarından da görüleceği üzere;
müvekkili...'nın kaza neticesinde psikolojisinin bozulduğunu, beyanla her bir kalem için fazlaya ilişkin hakları saklı kalmak kaydıyla şimdilik 100,00'er TL Bakiye sürekli iş göremezlik tazminatı ile 100,00'er TL geçici iş göremezlik tazminatı, 100,00'er TL tedavi ve iyileştirme gideri ile 100,00'er TL bakıcı giderinin olay tarihindeki sigorta limiti aşılmamak üzere kaza tarihinden itibaren işletilecek yasal faizi, avukatlık ücreti ve yargılama giderleriyle davalı sigorta şirketinden tahsili ile , fazlaya dair hakları saklı kalmak kaydıyla 100.000,00 TL manevi tazminatın (her bir davacı için 50.000,00'er TL) davalı ...'tan tahsiline,
yargılama giderleri ve avukatlık ücretinin karşı tarafa yükletilmesine, davalı ...'un muvazaalı mal kaçırma ihtimaline binaen, tespit edilecek araç ve taşınmazlarına teminatsız tedbir konulmasına karar verilmesini talep etmiştir.
DAVALI CEVABININ ÖZETİ
Davalı vekili cevap dilekçesinde özetle; davacı taraf ile davalı müvekkilinin çarpışması sonucu söz konusu kaza meydana geldiğini, iki araç çarpıştığını, ancak davalı müvekkilinin aşırı hızlı değil 80-90 km hız ile ilerlerken direksiyon hakimiyetini kaybettiğini, bahsedildiği gibi aşırı hızla gitseydi çarpışma sonucu ölümlerin meydana geleceğini, meydana gelen kaza sonucu davalı müvekkilinin kullandığı aracın pert olduğunu, kaza sonrası davalı müvekkilinin davacı tarafı hastanede ziyaret ettiğini, aradığını ve özür dilediğini, kazadan sonra müvekkilinin de psikolojisinin bozulduğunu, maddi manevi olarak zor günler geçirdiğini,
emekli olup başkaca bir gelirinin olmadığını beyanla davanın reddine, yargılama giderleri ile vekalet ücretinin karşı tarafa yükletilmesine karar verilmesini talep etmişlerdir.
DELİLLER
Tüm dosya kapsamı.
İDM KARARININ ÖZETİ
İlk Derece Mahkemesince verilen kararda özetle; sürücü ...'nın idaresindeki ... plakalı otomobili ile kendi şeridinde normal seyri sırasından diğer aracın ön kısmı ile aracının ön kısmından çarpması şeklinde meydana gelmiş olan kazanın oluşumunda kusurunun bulunmadığı,
... plakalı sürücü ... idaresindeki ... plakalı aracı ile seyri sırasında Karayolları Trafik Kanunu 46.maddesi ve 56.1a maddesi hükümlerine uymadığından bu kazanın oluşumunda etken olduğu ve aynı kanunun asli kusurları belirleyen 84.g “şeride tecavüz etme “asli kusurunu işlediğinden asli ve tam kusurlu olduğu gerekçesi ile herbir davacı için 12.000,00 şer TL olmak üzere toplam 24.000,00 TL manevi tazminatın haksız fiil tarihi olan 25/06/2018 tarihinden itibaren işleyecek yasal faizi ile birlikte davalıdan tahsili ile davacılara ödenmesine, fazlaya ilişkin istemin reddine karar verilmiştir.
İSTİNAF NEDENLERİ
Davacılar vekili istinaf dilekçesinde özetle; manevi tazminatların, özür oranları, tarafların gelirleri, müvekkillerinin psikolojilerinin büyük ölçüde (%20 şer) bozulmuş olması, bellerinde kırık olması, eskisi gibi iş görememeleri ve artan enflasyon karşısında son derece cüz'i kalması nedeniyle hakkaniyete aykırı düştüğünü, beyanla kararın bozulmasına ve gerekirse yeniden yargılama yapılmasına karar verilmesini talep etmiştir.
Davalı vekili istinaf dilekçesinde özetle; davacıların yaralandığını, daha sonra da iyileştiğini, herhangi bir kalıcı hasarın olmadığını, davacıların vücut bütünlüğünün bozulmadığını, işlerine devam edebildiklerini, bu nedenle verilen tazminatların yüksek olduğunu beyanla istinaf itirazlarının kabulüne karar verilmesini istemişlerdir.
İSTİNAFA CEVAP
Davalı vekili istinafa cevap dilekçesinde özetle; davacı tarafın istinaf sebeplerinin yerinde olmadığını beyanla reddini talep etmiştir.
GEREKÇE
Uyuşmazlık, yaralamalı trafik kazasından kaynaklanan haksız eylem nedeniyle manevi tazminat isteğine ilişkindir.
İDM' nce davanın kısmen kabulüne karar verilmiş, karara karşı davacılar vekili ve davalı vekili istinaf başvurusunda bulunmuştur.
6100 Sayılı HMK’nun 355. maddesi uyarınca inceleme, istinaf dilekçesinde belirtilen sebeplerle sınırlı olarak yapılır, kamu düzenine aykırılık olup olmadığı ise re'sen gözetilir; HMK'nun 357 inci maddesine göre de; İlk derece mahkemesinde ileri sürülmeyen iddia ve savunma istinafta dinlenemez ve istinafta yeni delillere dayanılamaz, maddeleri çerçevesinde inceleme yapılmıştır.
Bilindiği üzere; trafik kazasında sürücünün kusurlu olması halinde zarar gören zararını, 6098 Sayılı TBK un 49 uncu maddesi gereğince sürücüden, 2918 Sayılı Kanununun 85 inci maddesi uyarınca işletenden ve motorlu aracın zorunlu trafik sigortacısından zararını isteyebilir. 6098 Sayılı TBK un 50/1.fıkrası gereğince zarar gören zararını ve zarar verenin kusurunu ispat yükü altındadır. Yine, 6098 Sayılı TBK'nun 56 /1 inci maddesi gereğince bedensel yaralanan manevi zararlarını zarar verenden isteyebilir.
Eldeki davada dava dilekçesinde sigorta şirketinin de davalı gösterildiği, davacıların maddi tazminat taleplerini sadece sigorta şirketine, manevi tazminat taleplerini ise davalı sürücüye yönelttiği, yargılama devam ederken davacılar vekilinin 28/08/2020 tarihli dilekçesi üzerine 13/10/2021 tarihli celse ara kararı ile sigorta şirketi aleyhine açılan davanın tefrikine karar verilerek mahkemenin 2021/662 esasına kaydedildiği, 2021/587 sayılı karar ile feragat nedeniyle red kararı verildiği, eldeki davaya manevi tazminat istemi yönünden devam edildiği anlaşılmıştır.
Kural olarak, 6098 Sayılı TBK'nun 74. maddesi gereğince ceza mahkemesince verilen kararlar hukuk hakimi bakımından bağlayıcı değildir. Ancak, hukuk hakiminin bu bağımsızlığı sınırsız değildir, ceza mahkemesince fiilin hukuka aykırılığına yönelik kesinleşen maddi olgular hukuk hakimi bakımından da bağlayıcı olup, taraflar yönünden de kesin delil niteliği taşımaktadır. (Yargıtay HGK'nun 17/09/2008 tarih, 2008/4/564 Esas, 2008/536 Karar). Ancak, maddi olgunun belirlenmesi bakımından HAGB'na ve kovuşturmaya yer olmadığına yönelik verilen kararlar, kesinleşmiş bir ceza hükmü olmadığından, hukuk hakimi bakımından bağlayıcı olmadığının kabulü gerekir.
Somut olayda, 25/06/2018 saat 13.15 sıralarında davalının sevk ve idaresindeki ... plakalı otomobil ile seyri sırasında direksiyon hakimiyetini kaybederek orta refüj bordür taşlarına çarparak karşı şeride geçip aracın ön kısımları ile karşı yönden kendi şeridinde seyreden ... plakalı aracın ön kısımlarına çarpması suretiyle meydana gelen trafik kazasında ... plakalı araç sürücüsü ve yolcu olan davacıların yaralanması nedeniyle manevi tazminat talep edilmektedir.
Olaya ilişkin Selçuk CBS 2018/1310 soruşturma sayılı dosyada alınan 10/10/2020 tarihli trafik bilirkişi raporunda davalı sürücünün KTK madde 52/b kural ihlali ile tam kusurlu olduğu, davacı sürücünün kural ihlalinin bulunmadığı kanaatinin bildirildiği , İDM'ce alınan 08/01/2022 tarihli raporun da aynı yönde ve kaza tespit tutanağı ile uyumlu olduğu görülmüştür.
Davacıların yaralanma ve maluliyetlerine ilişkin Dokuz Eylül Üniversitesi Tıp Fakültesinin 20/07/2020 tarihli Medikolegal Değerlendirme Raporlarında olay tarihi itibariyle uygulanması gereken Özürlülük Ölçütü, Sınıflandırması ve Özürlülere Verilecek Sağlık Kurul Raporları Hakkında Yönetmelik'e göre yapılan değerlendirmede davacı...için vertebra kırığı ve travma sonrası stres bozukluğu tanısı ile %24 özürlülük oranı, 180 gün tıbbi iyileşme süresi, 30 gün bakım ihtiyacı, davacı... için vertebra kırığı ve travma sonrası stres bozukluğu tanısı ile % 21 özürlülük oranı, 180 gün tıbbi iyileşme süresi, 30 gün bakım ihtiyacı olduğu görüşünün bildirildiği, kaza sonrası hasta kayıtları ve epikriz raporlarının dosyada bulunduğu görülmüştür.
6098 Sayılı TBK'nun 56 maddesi gereğince; hakimin olayın özelliklerini göz önünde tutarak manevi zarar adı ile hak sahibine verilmesine karar vereceği bir para tutarı adalete uygun olmalıdır. Hükmedilecek bu para, zarara uğrayanda manevi huzuru doğurmayı gerçekleştirecek tazminata benzer bir fonksiyonu olan özgün bir nitelik taşır. Bir ceza olmadığı gibi mal varlığı hukukuna ilişkin bir zararın karşılanmasını da amaç edinmemiştir.
O halde bu tazminatın sınırı onun amacına göre belirlenmelidir. Takdir edilecek miktar, mevcut halde elde edilmek istenilen tatmin duygusunun etkisine ulaşmak için gerekli olan kadar olmalıdır. 22/06/1966 günlü ve 7/7 sayılı Yargıtay İBK gerekçesinde takdir olunacak manevi tazminatın tutarını etkileyecek özel hal ve şartlar da açıkça gösterilmiştir.
Bunlar her olaya göre değişebileceğinden hakim bu konuda takdir hakkını kullanırken ona etkili olan nedenleri de karar yerinde objektif ölçülere göre isabetli bir biçimde göstermelidir.
Eldeki davada, kazanın meydana geliş şekli, davalı sürücünün asli ve tam kusurlu olması, davacıların olay tarihindeki yaşları, meydana gelen yaralanmaların niteliği ve ağırlığı, davacılarda meydana gelen yaralanma nedeniyle duyulan elem ve ızdırap, manevi tazminatın haksız zenginleşme ve fakirleşme aracı olmaması, olay tarihindeki paranın alım gücü, istenen manevi tazminat miktarlarının makul ve ılımlı olması, yukarıda anılan ilkeler ile birlikte değerlendirildiğinde; ilk derece mahkemesince davacılar için hüküm altına alınan manevi tazminatın yetersiz olduğu,
istemin tam kabulüne karar verilmesinin somut olaya ve hakkaniyete uygun olacağı belirlendiğinden, davacılar vekilinin manevi tazminat miktarına yönelik istinaf nedenleri yerinde görülmüş, davalı vekilinin istinaf nedenleri ise kabul edilmemiştir.
Yukarıda açıklanan nedenler ve tüm dosya içeriğine göre; ilk derece mahkemesince taraflarca gösterilen delillerin toplanmasında, değerlendirilmesinde esas ve usul bakımından hukuka aykırılık bulunmadığından ve davalı vekilinin tüm istinaf nedenleri yerinde görülmediğinden 6100 Sayılı HMK'nun 353/1. fıkrası (b-1) bendi uyarınca istinaf başvurusunun esastan reddine, davacılar vekilinin istinaf başvurusunun 6100 Sayılı HMK'nun 353/1. fıkrası (b-2) bendi gereğince kabulüne, ilk derece mahkemesi kararının kaldırılmasına, kabul edilen istinaf nedenleri yeniden yargılama yapılmasını gerektirmediğinden düzeltilerek yeniden esas hakkında karar vermek suretiyle;
Davanın kabulü ile davacı ... için 50.000 TL, davacı... için 50.000 TL manevi tazminatın kaza tarihinden (25/06/2018) itibaren işleyecek yasal faizi ile birlikte davalıdan alınarak davacıya verilmesine, ilişkin karar verilmesi gerektiği kanaatine varılmakla aşağıdaki şekilde hüküm kurulmuştur.
İzmir Bölge Adliye Mahkemesi 4. Hukuk Dairesi, E. 2022/2737, K. 2025/2378, 15 Aralık 2025 tarihli karar · Kaynak: UYAP Emsal Karar Arama