KÜNYE
T. C. Kayseri Bölge Adliye Mahkemesi 3. Hukuk Dairesi
- Karar tarihi
- 9 Aralık 2022
- Dosya no
- 2022/294
- Karar no
- 2022/1935
- İncelenen kararın mahkemesi
- KAYSERİ 2. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ
- Tarihi
- 01/12/2021
- Numarası
- 2018/803 Esas 2021/1040 Karar
- Dava
- Tazminat (Haksız Fiilden Kaynaklanan
- İstinaf kararının verildiği tarih
- 09/12/2022
- Yazıldığı tarih
- 09/12/2022
Karar Metni
2.335 kelime·12 dk okuma·4 bölüm
Kayseri 2. Asliye Ticaret Mahkemesi'nin 2018/803 Esas 2021/1040 Karar sayılı ilamı davacı vekili tarafından istinaf incelemesi için Dairemize gönderilmekle inceleme aşamasında dosyadaki tüm bilgi ve belgeler incelendi.
GEREĞİ DÜŞÜNÜLÜP GÖRÜŞÜLDÜ
Davacı vekili dava dilekçesinde; davacı adına kayıtlı .... plakalı aracın karıştığı maddi hasarlı trafik kazası sonucu aracın zarar gördüğünü, kazaya .... plakalı aracın sürücüsünün yüzde yüz kusurunun sebep olduğunu, ayrıca kazada davacıya ait aracın sürtmesi sonucu .... plakalı aracında ufak çapta hasar gördüğünü, kazaya sebep olan .... plakalı aracın ZMMS poliçesini düzenleyen davalı sigorta şirketine başvurulup aracın tamirinin yaptırılması ve masrafların giderilmesinin talep edildiğini ve aracın tercih Volkswagen özel servisinde tamir ettirildiğini, davalı sigortanın sorumlu olmasına rağmen ödemeleri yapmaktan kaçındığını,
diğer aracın sahibinden gereksiz yere feragatname istendiğini, aracın tamiri nedeni ile ödenmeyen bedel nedeni ile tamir yapan servis tarafından davacı hakkında Kayseri 2. İcra Dairesi'nin .... sayılı dosyası ile takip başlatıldığını ve takibe itiraz üzerine Kayseri 1. Asliye Hukuk Mahkemesi'nde itirazın iptali davasının açıldığını davacının zararlarının oluştuğunu belirterek şimdilik 5.300,00-TL maddi tazminatın davalılardan yasal faizi ile tahsilinin talep edildiği görülmüştür.
Davalı ..... Anonim Şti vekili cevap dilekçesinde; zamanaşımı definde bulundukları, davalının ....A.Ş. bünyesinde araç kiralama işi yaptığını, dava konusu aracın davalı tarafından ....
A.Ş'ye uzun dönem kiralama sözleşmesi ile kiralandığını, bu nedenle davalının işleten sıfatı olmadığını, davalıya husumet yöneltilemeyeceğini, uzun süreli kiralama ilişkisi yönünden inceleme yapılması gerektiğini, kaza tespit tutanağı ile belirlenen kusur oranlarına itiraz ettiklerini ve davanın reddini talep ettikleri görülmüştür.
Davalı ....A.Ş vekili cevap dilekçesinde; poliçe nedeni ile araç başına limit miktarının 33.000,00-TL olduğunu, kazaya karışan .... plakalı araç için yapılan başvuru sonucu 3.552,00-TL ödeme yaptıklarını, davalının kalan limit ile sorumlu olduğunu, davacıya ait araç için eksper tarafından 4.560,00-TL'lik hasar bedelinin tespit edildiğini, dava konusu taleplere ilişkin olarak bilirkişiden rapor alınması gerektiğini, davalıya çoklu kaza olması nedeni ile yapılacak tüm başvuruların beklenmesi gerektiğini,
davacı hakkında açılan Kayseri 1. Asliye Hukuk Mahkemesi dosyası sonucunun bekletici mesele yapılması gerektiğini belirterek davanın reddinin talep edildiği görülmüştür.
İLK DERECE MAHKEMESİ KARARININ ÖZETİ
İlk derece mahkemesince yapılan yargılama sonucunda;
"...1-Davalı .... A.Ş hakkında açılan davanın HMK mad. 114/1-d, 115/2 gereğince usulden REDDİNE,
2-Hasar bedeline ilişkin açılan davanın KISMEN KABULÜ KISMEN REDDİ İLE, 4.035,06-TL Hasar bedelinin davalı .... ve davalı sigorta şirketinden dava tarihinden itibaren işleyecek yasal faizi ile birlikte müştereken ve müteselsilen tahsili ile davacıya verilmesine, fazlaya ilişkin talebin reddine,
3-Davalı sigorta şirketi hakkında açılan ikame araç gideri ile geç ödemeden kaynaklı zarar talebine ilişkin davanın reddine,
4-Davalı .... hakkında açılan geç ödemeden kaynaklı zarar talebine ilişkin davanın reddine,
5-Davalı ....hakkında açılan ikame araç gideri davasının kabulü ile 787,05-TL ikame araç gideri bedelinin dava tarihinden itibaren işleyecek yasal faizi ile birlikte davalıdan tahsili ile davacıya verilmesine,
6-Değer kaybı tazminat talebin hakkında açılan davanın reddine," şeklinde karar verildiği görülmüştür.
İLERİ SÜRÜLEN İSTİNAF SEBEPLERİ
Davacı vekili istinaf başvuru dilekçesinde özetle; mahkemenin kararının usul ve yasaya aykırı olduğunu, dava konusu olayda karşı tarafın tam kusurlu olmasına rağmen %75 kusurlu olduğu kabul edilerek hüküm kurulmasının isabetli olmadığını, karşı tarafın %100 kusurlu olduğu kabul edilerek zararın tamamından sorumlu tutulması gerektiğini, davalı .... şirketi ile .... şirketi arasında uzun süreli kira sözleşmesi bulunduğundan bahisle bu davalı yönünden pasif husumet yokluğundan davanın reddine karar verilmesinin de doğru olmadığını, uzun süreli kira sözleşmesinin varlığının kanıtlanamadığını,
müvekkilinin dava açılmadan ve yargılama yapılmadan bu şekilde bir bilgiye ulaşma imkanının olmadığını, davalı .... şirketinin davaya dahil edilmesinde kusurunun olmadığını, bu nedenle davalı ....'den kaynaklı vekalet ücreti ve yargılama giderinin müvekkiline yüklenmemesi gerektiğini, ikame araç bedelinin yansıma zarar olduğundan bahisle teminat kapsamı dışında olduğuna dair gerekçenin de yerinde olmadığını, davalı sigorta şirketinin de ikame araç bedelinden sorumluluğunun bulunduğunu, sigorta şirketi bakımından davanın reddine karar verilmesinin hatalı olduğunu, dava dışı oto servisi tarafından Kayseri 2. İcra Müdürlüğünün ....
E. Sayılı dosyası üzerinden icra takibi başlatıldığını ve Tüketici Mahkemesi tarafından itirazlarının kaldırıldığı için müvekkilinin bu borcu 9.705,13-TL olarak ödemek zorunda kaldığını, bu dosyanın delil olarak dayanıldığı gibi icra dosyası kapak hesabı ve ödeme makbuzunun dosyaya sunulduğunu, müvekkilinin geç ödemeden kaynaklı zararının ispatlanmış olmasına rağmen ispatlanamadığı gerekçesiyle reddedilmesinin hukuka aykırı olduğunu, yerel mahkemenin gerekçeli kararında davalı sigorta şirketi yönünden temerrüt tarihinden faiz talep edilmediği için dava tarihinden faize hükmedildiğinin belirtildiğini,
bu konuda bir şüphe uyandı ise aydınlatma yükümlülüğü kapsamında talebin açıklattırılması gerektiğini, bu yola başvurulmadan temerrüt tarihi yerine dava tarihinden faize hükmedilmesinin doğru bir uygulama olmadığını, değer kaybına ilişkin taleplerinin reddine dair verilen kararın da hatalı olduğunu, yerel mahkemenin taleplerinin reddine dair hükmünü kabul etmediklerini, duruşmaya katılmayan sadece dilekçe göndermekle yetinen taraflar için tam vekalet ücretine hükmedilmesinin de yerinde olmadığını beyan ederek istinaf taleplerinin kabulü ile;
usul ve yasaya aykırı yerel mahkeme kararının kaldırılmasını, itiraz ve talepleri doğrultusunda davanın tamamen kabulüne karar verilmesini, yargılama giderleri ve ücreti vekaletin de karşı tarafa yükletilmesini talep etmiştir.
DELİLLERİN DEĞERLENDİRİLMESİ VE GEREKÇE
Bölge Adliye Mahkemesince istinaf talebinin değerlendirilerek incelemeye alınabilmesi için Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun 352. maddesinde sayılan ön inceleme koşullarının gerçekleşmiş olması zorunludur. Bu maddede sayılan koşullardan birinin mevcut olmaması halinde istinaf başvurusunun usulden reddedilmesi gerekir. Bu şartlar kamu düzeninden olup yargılamanın her aşamasında re'sen dikkate alınmaktadır.
İstinaf talebine konu eldeki dosya kapsamı incelendiğinde, Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun 352. maddesinde sayılan ön inceleme koşullarında herhangi bir eksiklik bulunmadığı, davacı vekilinin istinaf başvurusunun ön inceleme bakımından kabul edilebilir olduğu ve inceleme aşamasına geçilmesi gerektiği görülmüştür.
Yukarıda açıklaması yapılan HMK'nın 355. maddesindeki düzenleme gereğince davacı vekilinin istinaf sebepleri ve kamu düzenine ilişkin hususlar ile bağlı kalınarak ilk derece mahkemesine ait dava dosyası esas bakımından incelendiğinde;Dava, haksız fiilden kaynaklı araç hasar bedeli, değer kaybı ve ikame araç bedeli ile zararın geç ödenmesinden kaynaklanan zararın tazmini istemine ilişkindir.
Somut olayda. 18/07/2017 günü dava dışı ....'ın sevk ve idaresindeki .... plakalı araç ile davalı O..... A.Ş. adına kayıtlı olup diğer davalı ....'ın idaresindeki .... plakalı aracın çarpıştığı, bu şekilde davacıya ait olan .... plakalı aracın hasara uğradığı görülmektedir. Davalı ....A.Ş. .... plakalı aracın zorunlu mali mesuliyet sigorta şirketidir.
Mahkemece kusur ve zararın tespiti için trafik-makina bilirkişisinden alınan 28/08/2019 tarihli bilirkişi raporunda; davaya konu kazada ....plakalı otomobil sürücüsü ....'ın park yasağı bulunan alanda geri manevra ile park yerine yanaşırken aracının sol ön tarafının orta şeride taşacağını hesap edemediği, sol şeritten seyreden....plakalı araçla çarpışarak kazaya sebep olduğu, davalı ....'ın kazanın meydana gelişinde %100 kusurlu bulunduğu,
dava dışı ....'ın kusurunun bulunmadığı tespit edilmiş iken, Adli Tıp Kurumu Ankara Grup Başkanlığı Trafik İhtisas Dairesinden alınan .... tarihli kusur raporunda ise .... plakalı araç sürücüsü ....'ın gerekli dikkat ve özeni göstermemesi nedeniyle %25 kusurlu olduğu, park yasağı olan yerde hatalı geri manevra yaparak kazaya sebep olan ....'ın kazanın meydana gelişinde %75 kusuru bulunduğu tespit edilmiştir.
Raporlar arasında çelişki oluştuğundan çelişkinin giderilmesi için İstanbul Teknik Üniversitesi öğretim üyelerinden oluşan üç kişilik bilirkişi heyetinden alınan .... tarihli rapordaki kusur tespitinin, Adli Tıp Kurumu Ankara Grup Başkanlığı Trafik İhtisas Dairesi'nden alınan .... tarihli kusur raporu ve olayla uyumlu olduğu görüldüğünden davacı vekilinin kusura ilişkin istinaf sebepleri haklı bulunmamıştır. Kazaya karışan ....plakalı araç davalı ....
Şirketi adına kayıtlı ise de 07/07/2018-30/06/2019 dönemi için ihbar olunan ....
Şirketine kiraya verildiği, bu hususta faturalar düzenlendiği, Gelir İdaresi Başkanlığı'nın 17/06/2019 tarihli cevabi yazısı ve eklerine göre kiraya ilişkin faturalara yönelik beyanname verildiğinin tespit edildiği, ayrıca anılan faturaların ....Şirketi'nin ticari defterlerine işlendiğinin mali müşavir bilirkişiden alınan 02/01/2020 tarihli raporla tespit edildiğinden .... plakalı aracın uzun süreli kiraya verildiği açıktır. Bu kapsamda davalı .....
A.Ş.'ne yönelik açılan davanın pasif husumet yokluğundan reddedilmesi gerekirken usulden reddine karar verilmesi doğru değildir. Ancak davacı tarafından .... A.Ş.'nin işleten sıfatıyla sorumluluğunun devam ettiğine ilişkin istinaf başvuru sebebi haklı bulunmamıştır. Ne varki davacı tarafça trafik kaydına güvenilerek davalı .....
A.Ş. hakkında işleten olduğu inancıyla dava açıldığından 3.kişilerin kira sözleşmesinden haberdar olmaları beklenemeyeceğinden hakkında dava açılmasına sebebiyet veren ..... A.Ş. lehine vekalet ücretine hükmedilmemesi ve yaptığı yargılama giderlerinin üzerinde bırakılması gerekirken yazılı olduğu gibi vekalet ücretine karar verilmesi ve yargılama giderinin davacıdan tahsiline karar verilmesi isabetli görülmemiştir.
(Yargıtay 17. Hukuk Dairesi'nin 2013/10570 Esas, 2014/10824 Karar Sayılı İlamı) Açıklanan sebeplerle davacı vekilinin bu kapsamdaki istinaf sebebi yerindedir.
Dosya kapsamında yer alan 28/08/2019 tarihli kök rapor ile 08/07/2021 tarihli ek raporda ve İstanbul Teknik Üniversitesi öğretim üyelerinden oluşan üç kişilik bilirkişi heyetinden alınan 21/11/2021 tarihli raporunda ayrıntılı olarak açıklandığı üzere tramer kayıtlarına göre aracın daha önce geçirdiği 5 kaza bulunduğu, yaşı olay tarihinde 18, kilometresi 255.390 olup her üç faktör de değerlendirildiğinde aracın ekonomik ömrünü doldurduğu, orijinalliğinden bahsedilemeyeceği ve bu kaza sonucunda değer kaybının olmayacağı tespit edildiğinden davacı vekilinin değer kaybına ilişkin istinaf başvuru sebepleri de haklı görülmemiştir.
Davacı vekili 10/04/2019 tarihli dilekçesinde davaya konu ettiği 5.300,00-TL belirsiz alacağın 10,00-TL'sinin ödemenin geç yapılmasından kaynaklanan zarar olduğunu belirtmiş olup 10/11/2021 tarihli bedel arttırım talebinde de davasını belirli hale getirmiş ve ödemenin geç yapılamasından kaynaklanan zarar kalemi için talebinin 10,00-TL olduğunu bildirmiştir.
Mahkemece davacının anılan talebini ispat edemediği gerekçesiyle talebin reddine karar verildiği, davacı vekilinin ise istinaf dilekçesinde aracını yaptırmak için özel servise borçlandığını, davalılar tarafından ödeme yapılmadığı için kendisinin de servise ödeme yapmadığını, bu kapsamda hakkında icra takibi başlatıldığı ve açılan itiraz iptali kapsamında 9.705,13-TL ödemek zorunda kaldığını belirtmiştir.
Öncelikle belirtmek gerekir ki eldeki dava ile aracın gerçek hasar bedelinin tespiti ve kusur oranına göre davalıların sorumluluğunun belirlenmesi ve bedelin tahsili talep edilmekte olup, davacının aracını yaptırmasına rağmen servise ödeme yapmamasından doğan zararın tahsilini istemesi mümkün değildir. Nitekim servise ödeme yapılmaması davacının zararın artmasına sebep olan bir eylemi olup mahkemenin bu talebi reddetmesi yerinde görülmüştür.
Ayrıca davacı vekilince gerek dava dilekçesi gerekse bedel attırım dilekçesinde yalnız faiz talebi bulunduğu belirtimiş olup faiz başlangıç tarihini belirtmediği gözetilerek mahkemece faiz başlangıç tarihinin dava tarihinden başlatılması da isabetli olup davacı vekilinin aksi yöndeki istinaf nedenleri yerinde değildir.
Ancak ikame araç bedelinin 1.050,00-TL olarak tespit edilmesi ve davacı vekilince bedel arttırım dilekçesi ile ikame araç bedelinin 787,50-TL gösterilmesine rağmen hüküm tesis edilirken maddi hata yapılarak 787,05-TL yazılması nedeniyle hükmün bu yönden de düzeltilmesi gerekmektedir.
6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu md. 353/1-b-2 uyarınca yargılamada bir eksiklik bulunmamakla birlikte kanunun olaya uygulanmasında hata edilip de yeniden yargılama yapılmasına ihtiyaç duyulmadığı veya yargılamada bulunan eksikler duruşma yapılmadan tamamlanacak nitelikte ise Bölge Adliye Mahkemesince düzelterek yeniden esas hakkında karar verilmesi mümkündür.
İlk derece mahkemesi kararındaki belirtilen hatalar bakımından gerekli düzeltmelerin yapılması amacıyla davacı vekilinin istinaf başvurusunun kısmen kabulü ile 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanununun 353/1-b-2 maddesi uyarınca ilk derece mahkemesinin kararı kaldırılarak Dairemizce duruşma açılmaksızın yeniden esas hakkında karar verilmesi gerektiği sonuç ve kanaatine varılarak aşağıdaki şekilde hüküm kurulmuştur.
Kayseri Bölge Adliye Mahkemesi 3. Hukuk Dairesi, E. 2022/294, K. 2022/1935, 9 Aralık 2022 tarihli karar · Kaynak: UYAP Emsal Karar Arama