İçeriğe geç
ACAYCAN CEYLANAVUKATLIK BÜROSU
Uzmanlık
  • Ceza Hukuku
  • Bilişim Suçları
  • Bilişim Hukuku
  • İnternet Hukuku
  • Forex ve Yatırım Dolandırıcılığı Hukuku
  • Kripto Paralar Hukuku
  • Finans Hukuku
  • Hukuki Danışmanlık
  • Şirket Danışmanlığı
  • Marka Hukuku
  • Telif Hukuku
  • Tahkim Hukuku
  • Gayrimenkul Hukuku
Makaleler
  • Tüm Makaleler
  • Aile Hukuku
  • Bilişim Suçları
  • Gayrimenkul Hukuku
  • Tazminat Hukuku
  • İdare ve Vergi Hukuku
  • Dolandırıcılık ve İBAN Mağduriyeti
  • Miras Hukuku
  • Trafik Hukuku
  • KVKK ve Veri Koruma Hukuku
  • Yapay Zeka ve Web3 Hukuku
  • Enerji ve Çevre Hukuku
  • Silah Suçları
  • Arabuluculuk
  • Ceza Hukuku
  • İnternet Hukuku
  • Medeni Hukuk
  • AİHM ve Anayasa Mahkemesi Başvuru
  • Delil Hukuku ve Emsal Kararlar
  • İş ve Sosyal Güvenlik Hukuku
  • İcra ve İflas Hukuku
  • Sağlık Hukuku ve Malpraktis
  • Fikri Mülkiyet, Marka ve Patent Hukuku
  • Uyuşturucu Suçları
  • Bilişim Hukuku
  • Finans Hukuku
  • Kripto Para Hukuku
  • Borçlar Hukuku
  • Mevzuat ve Yargıtay Kararları
  • Forex Hukuku
  • Ticaret Hukuku
  • Tüketici Hukuku
  • Sigorta Hukuku
  • Yabancılar ve Vatandaşlık Hukuku
  • Örgütlü Suçlar
Kaynaklar

NE YAPMALIYIM?

  • Ne Yapmalıyım?
  • Avukat Seçme Rehberi
  • Uzaktan Temsil
  • Arabuluculuk

MEVZUAT

  • TCK Rehberi
  • CMK Rehberi
  • HMK Rehberi
  • Mevzuat

HUKUKI SÖZLÜK

  • Hukuki Sözlük
  • Soru-Cevap
  • Dilekçeler
  • İnfaz Hesaplama
Karar Arşivi
  • Yargıtay Kararları
  • Danıştay Kararları
  • AYM Bireysel Başvuru
  • AYM Norm Denetimi
  • İstinaf (BAM) Kararları
  • İlk Derece Mahkeme Kararları
  • Karar Arama
Vaka Sonuçları
Hakkımızda
  • Büro Profili
  • Özgeçmiş
  • Medyada Biz
  • Çalışma İlkelerimiz
  • Çalışma Metodolojimiz
  • Online Danışmanlık
  • Ödeme
  • Kariyer
İletişim
  1. Anasayfa
  2. /İstinaf (BAM) Kararları
  3. /Kayseri Bölge Adliye Mahkemesi 3. Hukuk Dairesi

KAYSERİ BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ 3. HUKUK DAİRESİ

TÜRK MİLLETİ ADINAİSTİNAF KARARI

Kayseri Bölge Adliye Mahkemesi 3. Hukuk Dairesi E.2022/886 K.2023/254

Kayseri 1. Asliye Ticaret Mahkemesi'nin 2019/784 Esas 2021/1122 Karar sayılı kararı davacı vekili tarafından istinaf incelemesi için Dairemize gönderilmekle dosyadaki tüm bilgi ve belgeler incelendi.

Esas2022/886Karar2023/254Tarih2 Şubat 2023Okuma10 dk · 1.982 kelime

KÜNYE

T. C. Kayseri Bölge Adliye Mahkemesi 3. Hukuk Dairesi

Karar tarihi
2 Şubat 2023
Dosya no
2022/886
Karar no
2023/254
İncelenen kararın mahkemesi
KAYSERİ 1. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ
Tarihi
16/12/2021
Numarası
2019/784 Esas 2021/1122 Karar
Davanın konusu
Ölüm Ve Cismani Zarar Sebebiyle Açılan Tazminat
Dava tarihi
11/11/2019
İstinaf kararının verildiği tarih
02/02/2023
Yazıldığı tarih
02/02/2023
Karar metni, UYAP Emsal Karar Arama kaynağından olduğu gibi aktarılmıştır; metne müdahale edilmemiştir. Kişisel veriler maskelenmiştir. Bu karar için özgün analiz henüz yazılmamıştır.

Karar Metni

1.982 kelime·10 dk okuma·5 bölüm

Kayseri 1. Asliye Ticaret Mahkemesi'nin 2019/784 Esas 2021/1122 Karar sayılı kararı davacı vekili tarafından istinaf incelemesi için Dairemize gönderilmekle dosyadaki tüm bilgi ve belgeler incelendi.

GEREĞİ DÜŞÜNÜLÜP GÖRÜŞÜLDÜ

TARAFLARIN İDDİA VE SAVUNMALARININ ÖZETİ

Davacı vekili dava dilekçesinde özetle. 13/07/2017 tarihinde müvekkilinin sevk ve idaresindeki ... plakalı aracı ile davalı ...'ın sürücü, davalı ... şirketinin malik, davalı ...

A.Ş.'nin ZMMS sigortacısı olduğu ... plakalı aracın çarpışmasından dolayı müvekkilinin yaralandığını ve aracının hasara uğradığını, kaza tespit tutanağında davalı sürücünün geçiş önceliğine uymadığının belirtildiğini, davalı sürücünün DUR tabelasına uymadığını, müvekkiline ise kazadan önce başka bir aracı solladığı için kusur atfedilmiş ise de müvekkiline atfedilen kusuru kabul etmediklerini, müvekkilinin aracında meydana gelen zararın tespiti için tespit yapıldığını ve alınan bilirkişi raporunda aracın pert olması gerektiğinin hurda değerinin 3.000,00 TL olduğunun, aracın rayiç değerinin 22.000,00 TL olduğunun tespit edildiğini,

aracın hurdasının da satıldığını, aracın zararı için yapılan başvuru neticesinde davalı sigorta şirketinden bir kısım ödeme alındığını ancak yapılan ödemenin zararı karşılamadığını, kazadan dolayı müvekkilinin vücudunun farklı bölgelerinde kırıklar meydana geldiğini, meydana gelen kırıkların (6) derecede olduğunun tespit edildiğini, SGK kapsamında olmayan olmayan tedavi zararlarına uğradığını, müvekkilinin yıllardır kalıp işlerinde ustabaşı olarak taşeronluk yaparak çalıştığını, yanında kalıp işçileri ve ustaları çalıştırarak ve kendisi de çalışarak gelir elde ettiğini,

tespit edilecek emsal gelir üzerinden zarar hesaplaması yapılması gerektiğini, müvekkilinin davadan önce sigorta şirketine başvuru yaptığını, zararına ilişkin ödemeler yapıldığını ancak bu ödemelerin yetersiz olduğunu ileri sürerek.

100,00 TL bakiye araç, 100,00 TL bakıcı, 100,00 TL geçici iş göremezlik, 100,00 TL SGK kapsamında olmayan tedavi, 600,00 TL bakiye sürekli iş göremezlik zararı olmak üzere şimdilik 1.000,00 TL maddi tazminatın davalı sigorta şirketi için kaza tarihinden itibaren işleyecek ticari avans faizi ile birlikte davalılardan müştereken ve müteselsilen tahsiline, sigorta şirketinin limit ile sorumlu tutulmasına,

150.000,00 TL manevi tazminatın 13/07/2017 kaza tarihinden itibaren işleyecek ticari avans faiziyle birlikte işleten ve sürücü olan davalılardan (sigorta şirketi hariç) müştereken ve müteselsilen tahsiline, Kayseri 4. Sulh hukuk Mahkemesi'nin 2018/9 D.İş tespit dosyasından yapılan masrafların yargılama giderlerinden sayılmasına, yargılama gideri ve vekalet ücretinin davalılara yükletilmesine karar verilmesini talep ve dava etmiştir.

Davalı ... Ltd.

Şti. vekili cevap dilekçesinde özetle; davacının iddialarını kabul etmediklerini, kusur oranlarının kabulünün mümkün olmadığını, kazanın müvekkiline ait aracın bulunduğu şeritte gerçekleşmesi, yolun yapısı nedeniyle gelen araçları görmemesi nedeniyle müvekkilinin kusursuz olduğunu, davacı tarafın davadan önce sigorta şirketine başvuru yaparak 2.470,00 TL, 13.500,00 TL ve 28.500 TL olmak üzere 3 adet ödeme aldığını, davacının sollama yapılmayacak yerde hem hızlı gittiğini hem de sollama yaptığını, davacının maluliyet raporunu kabul etmediklerini, davacının gelir açısından beyan ettiği açıklamaların kabul edilebilir olmadığını,

davacının manevi tazminat taleplerinin fahiş olduğunu, davacının kazada tam ya da tama yakın kusurunun söz konusu olduğunu savunarak davanın reddine, yargılama giderleri ve vekalet ücretinin davacı taraf üzerinde bırakılmasına karar verilmesini talep etmiştir.

Davalı ... A.

Ş. vekili cevap dilekçesinde özetle; ... plakalı aracın müvekkili şirket nezdinde ... numaralı Trafik Sigorta poliçesi ile 08/10/2016 - 2017 tarihleri arasında sigortalı olduğunu, poliçeden dolayı sakatlanma halinde kişi başına azami sorumluluk limitinin kaza tarihinde 330.000,00 TL olduğunu, sigortalı araç sürücüsünün kusur oranında ve zarar nispetinde olduğunu, davacının maluliyeti nedeniyle maluliyet tazminatına ilişkin talepleri üzerine müvekkili tarafından açılan ... nolu hasar dosyasında uzman aktüerler tarafından TRH tablosu kullanılarak hazırlanan rapora istinaden 26/11/2018 tarihinde 46.813,30 TL ödendiğini,

hasar aşamasından yapılan ödemeninde mevzuata uygun olarak yapıldığını, bakiye tazminatın söz konusu olmadığını, yapılan ödemeler ile müvekkili şirketin sorumluluğunun kalmadığını, geçici iş göremezlik, bakıcı giderleri ve tedavi giderlerinin teminat dışı olduğunu, müvekkilinin sorumluluğuna gidilemeyeceğini, geçici iş göremezlik tazminatının taleplerinin teminat kapsamında bulunmadığını, dava konusu kazanın haksız fiilden kaynaklanmakta olduğunu, ticari iş olarak nitelendirilemeyeceğini, bu nedenle uygulanması gereken faizin yasal faiz olduğunu savunarak davanın reddine,

yargılama giderleri ve vekalet ücretinin davacı tarafa yükletilmesine karar verilmesini talep etmiştir.

İLK DERECE MAHKEMESİ KARARININ ÖZETİ

İlk derece mahkemesince yapılan yargılama sonucunda; "... Olayla ilgili kaza tutanağında davacıya davalı araç sürücüsüne kusur izafe edildiği görülmüştür. Savcılık kusur raporunda ise davacıya %25, davalı araç sürücüsüne ise %75 oranında kusur izafe edildiği, davalıya kusur izafe edilmesinin sebebi ise dur ihtarına uymamak ve geçiş önceliğine riayet etmemek olarak değerlendirildiği görülmüştür.

Ceza mahkemesince ise rapora uygun mahkumiyet kararı verdiği ve adli parasına hükmedildiği ve kararın istinaf sonrası kesinleştiği görülmüştür.

Dosyamız kapsamında Ankara ATK'dan alınan raporda davacının sevk ve idaresindeki ... plaka sayılı minibüsü ile mahal şartların uygun hızda seyretmeyip kurallara aykırı şekilde,orta şerit çizgisinin sürekli ,düz olduğu kavşak mahallinde önünde seyreden otomobili sollamaya geçtiği,sollama esnasında karşı istikamet şeridine geçerek yolun solundaki caddeden çıkış yaparak kendi seyir şeridi üzerinde dönüşe geçen otobüse çarptığı ve spin atarak yine sollamaya geçtiği araca çarptığı olayda asli kusurlu olduğu ve davalı araç sürücüsüne kusur izafe edilmediği görülmüştür.

Mahkememizce İTÜ bünyesinde alınan kusur raporunda ise davacıya ait ... plakalı minibüsün sürücüsü diğer davalı ..., gündüz vakti görüşün açık olduğu mahalde yola gereken dikkatini vermeden dikkatsiz ve tedbirsizce olay mahalline yaklaştığı, kısmen süratli olarak yaklaştığı, hızını yol durumu ve görüş mesafesine göre ayarlamadığı, mahalde müteyakkız seyretmediği, bu hali ile olayı önleme imkanını ortadan kaldırarak olayın meydana gelmesine sebebiyet verdiği;

üç yönlü kavşak istikametine seyir halindeyken Karadere Caddesi kavşak kesimlerine geldiğinde olası kaza tehlikelerini öngörüp müteyakkız davranıp sollama yasağının yatay işaretlemeyle (boyuna devamlı çizgi) belirtilen yol kesiminde karşı istikametin şeridine tecavüz ederek önündeki otomobili geçme manevrası yaptığından, üç yönlü kavşaktan çıkış yaparak kendi şeridi üzerinde dönüşe geçen otobüsün şeridini kapattığından, tehlikeleri ön görmeden, hızını yol, trafik durumu ve görüş mesafesine göre ayarlamadan kontrolsüz manevraya devam ederek otobüse çarparak can ve mal güvenliğini tehlikeye düşürdüğünden,

trafikte tehlikeli ve engel yaratan durumu ortaya çıkaran, dalgın, kontrolsüz, dikkatsiz, özensiz ve tedbirsiz davrandığından, tutum ve davranışlarını kontrolünde bulundurmadan tehlike arz edecek tarzda dikkatsiz ve tedbirsiz seyrini sürdürmesiyle sebebiyet verdiği olayda K.T.K. Mad. 47/d, mad. 52/a,b kurallarına aykırı davrandığından ve dikkatsiz, tedbirsiz ve nizamlara aykırı davranışıyla kazanın oluşumundan %100 oranında kusurludur.

Davalıya sigortalı ... plakalı otobüsün sürücüsü ...'ın tali yoldan üç yönlü kavşak kesimine yaklaşarak istikametine göre kavşaktan sağa dönüş manevrası yaparak seyir şeridi üzerinde seyrini devam ettirdiği, kontrolsüz bir şekilde şeridine tecavüz ederek seyir istikametini kapatmasıyla sadmesine maruz kaldığı mütalaa olunan olayda, olayın oluş yeri ve oluş şekli itibariyle kazayı önleyici alabileceği bir tedbir bulunmadığından ve ayrıca hatalı hal ve hareketi görülmediğinden kazanın oluşumundan atfı kabil kusur imkânı bulunmamaktadır. denilmiştir.

6098 sayılı Türk Borçlar Kanunu'nun 74. maddesine göre. "Hakim, zarar verenin kusurunun olup olmadığı, ayırt etme gücünün bulunup bulunmadığı hakkında karar verirken, ceza hukukunun sorumlulukla ilgili hükümleriyle bağlı olmadığı gibi, ceza hakimi tarafından verilen beraat kararıyla da bağlı değildir.

Aynı şekilde, ceza hâkiminin kusurun değerlendirilmesine ve zararın belirlenmesine ilişkin kararı da, hukuk hakimini bağlamaz." Dolayısıyla ceza mahkemesince verilen beraat kararı; kusur ve derecesi, zarar tutarı, temyiz gücü ve yükletilme yeterliği, illiyet gibi esasların hukuk hakimini bağlamayacaktır.

Ancak hemen belirtilmelidir ki, gerek öğretide gerekse Yargıtay'ın yerleşmiş içtihatlarında, ceza hakiminin tespit ettiği maddi olaylarla ve özellikle “fiilin hukuka aykırılığı” konusu ile hukuk hâkiminin tamamen bağlı olacağı kabul edilmektedir. Diğer bir anlatımla, maddi olayları ve yasak eylemlerin varlığını saptayan ceza mahkemesi kararı, taraflar yönünden kesin delil niteliğini taşıyacaktır.

Bu doğrultuda maddi vakıanın tespitine ilişkin ceza mahkemesi kararı hukuk hakimini bağlayıcı olup ceza mahkemesince bir maddi vakıanın varlığı ya da yokluğu konusundaki kesinleşmiş kabule rağmen, aynı konunun hukuk mahkemesinde yeniden tartışılması olanaklı değildir (Yargıtay Hukuk Genel Kurulu'nun 2017/11-92 E 2018/1362 K sayılı kararı).

Somut olayda ceza dosyasında kusur raporu ile bağlı olmadığından alınan kusur raporları uyarınca davalılara izafe edilecek bir kusur olmadığından davanın reddine dair karar verildiği görülmüştür.

İLERİ SÜRÜLEN İSTİNAF SEBEPLERİ

Davacı vekili tarafından süresi içinde verilen istinaf dilekçesinde özetle.

Ankara ATK raporuna karşı sunulan 07/12/2020 tarihli ve İTÜ raporuna karşı sundukları 16/03/2021 tarihli detaylı itiraz dilekçelerini aynen tekrar ettiklerini, itirazlarını karşılar bir şekilde rapor alınmadığı gibi kaza mahallinde keşif yapılmadan eksik inceleme ile hatalı karar verildiğini, her iki itiraz dilekçesinde, davalı sürücünün kusurlu olduğuna, kazanın oluşuna, kaza yeri özelliklerine, davalı sürücünün "DUR" levhasına rağmen hiçbir tedbire başvurmadığına, kavşağa (3. araç sürücüsü olan tanık ile diğer tanıkların beyanlarına göre) tamamen durup kontrol ederek girmek bir tarafa durmaksızın hızlıca girdiğine,

yine davalının sağ taraftan gelen trafiği görmesi hiç mümkün değil iken ve DUR levhası olmasına rağmen yola hızlıca ve hiçbir tedbir almadan girmesine yönelik hususlar dikkate alındığında, davalı sürücünün asli kusurlu olduğu sabit olduğunu, istinaf aşamasından da geçerek kesinleşen ceza dosyasında davalı sürücü asli kusurlu bulunarak cezalandırılmış iken hukuk mahkemesince davalının kusursuz olduğuna karar verilemeyeceğine, ceza dosyasında davalı sürücünün asli kusurlu bulunarak mahkumiyeti cihetine gidildiğini, ceza Mahkemesince, hükme esas alınan kusur raporunda, davalı sürücü %75 oranında asli kusurlu,

davacı sürücü ise %25 oranında tali kusurlu bulunduğunu, sürücünün adli para cezası ile cezalandırıldığını, istinaf başvurusu üzerine, Kayseri BAM. 3.CD.'nin 16.09.2020 T., 2019/396 E., 2020/820 K. sayılı kararı ile davalı sürücünün asli kusurlu, davacı sürücünün tali kusurlu olduğu kabul edilmiş ve kesin olarak karar verildiğini, Kayseri BAM.

3.CD.'si kararı ve kesinleşme şerhinin dosyaya sunulduğunu, hukuk mahkemesince aldırılan raporlarda ise davacı sürücü %100 oranında kusurlu bulunduğunu, Borçlar Kanunu’nun 74. maddesinde, kural olarak hukuk hakiminin bağımsız olduğu kabul edilse de, doktrin ve Yargıtay'ın yerleşik kararlarında, bazı ceza kararlarının hukuk hakimini bağlayacağı kabul edilmiştir.

Doktrin ve uygulamada, kesin mahkumiyet kararlarının, kesin beraat kararlarının (delil yetersizliğine dayanmayan) ve olayın ne yolda meydana geldiğine ilişkin ceza hakiminin saptamalarının hukuk hakimini bağlayacağı kabul edildiğini, aynı şekilde eylemin hukuka aykırılığını ve failini belirleyen mahkumiyet kararının hukuk hakimini bağladığı kabul edildiğini, davalı sürücünün ceza mahkemesince asli kusurlu kabul edilmiş iken hukuk mahkemesince kusursuz olduğundan bahisle uğranılan zararlardan sorumlu olmadığına karar verilemeyeceğini,

her iki mahkeme arasında bu denli çelişkili kararlar verilmesinin adalete olan güveni sarsacağını bu nedenlerle ilk derece mahkemesi kararının kaldırılmasına karar verilmesi talebiyle istinaf kanun yoluna başvurduğu görülmüştür.

DELİLLERİN DEĞERLENDİRİLMESİ VE GEREKÇE

Dairemizce, HMK'nın 355. maddesi kapsamında istinaf dilekçelerinde belirtilen sebeplerle bağlı olarak ve kamu düzenine ilişkin hususlar resen dikkate alınmak suretiyle yapılan incelemede; Dava, trafik kazasından kaynaklanan maddi ve manevi tazminat istemine ilişkindir.

İlk derece mahkemesince yapılan yargılama sonucunda toplanan deliller ve ATK Trafik İhtisas Dairesi ile İTÜ Makine Fakültesi öğretim üyelerinden oluşan heyetten alınan bilirkişi raporlarında davalı sürücü ...'ın kusursuz olduğu, davacı sürücü Selahattin Şahin'in % 100 oranında kusurlu olduğu tespit edilmiş, ilk derece mahkemesince de birbirini teyit eden raporlar hükme esas alınarak davanın reddine karar verilmiştir.

İlk derece mahkemesinin gerekçeli kararında da açıklandığı üzere, 6098 Sayılı TBK'nın 74. maddesine göre " Hakim, zarar verenin kusurunun olup olmadığı, ayırt etme gücünün bulunup bulunmadığı hakkında karar verirken, ceza hukukunu sorumlulukla ilgili hükümleriyle bağlı olmadığı gibi, ceza hakimi tarafından verilen beraat kararı ile de bağlı değildir. Aynı şekilde, ceza hakimi kusurun değerlendirilmesine ve zararın belirlenmesine ilişkin kararı da, hukuk hakimini bağlamaz. "

Gerek ceza yargılamasında gerekse işbu davada kazanın oluş şekline ilişkin maddi vakıa aynıdır. Ancak ilk derece mahkemesince ATK Trafik İhtisas Dairesi ve İTÜ Makine Fakültesi öğretim üyelerinden oluşan heyetten alınan ve birbirini teyit eden kusur raporlarında, davalı sürücünün herhangi bir kusuru bulunmadığı, davacının % 100 oranında kusurlu olduğu belirtilmekle ilk derece mahkemesince davanın reddine karar verilmesinde herhangi bir isabetsizlik görülmemiştir.

Bu haliyle; ilk derece mahkemesince yapılan yargılama sonucu vakıa ve hukuki değerlendirmede kanuna aykırılığın bulunmadığı, ilk derece mahkemesinin verdiği kararın usul ve esas yönünden hukuka uygun olduğu anlaşılmakla 6100 sayılı HMK'nın 353/1-b/1 maddesi gereğince davacının istinaf başvurusunun esastan reddine karar verilerek aşağıdaki şekilde hüküm kurulmuştur.

SONUÇ / HÜKÜM

HÜKÜM

(Gerekçesi yukarıda açıklandığı üzere)

1-) Davacının istinaf başvurusunun 6100 sayılı HMK'nın 353/1-b/1 maddesi gereğince ESASTAN REDDİNE,

2-) Alınması gereken 179,90 TL istinaf karar harcından davacı tarafından peşin yatırılan 80,70 TL harcın mahsubu ile eksik kalan 99,20 TL harcın davacıdan alınarak Hazineye irat kaydına,

3-) İstinaf incelemesi sırasında duruşma açılmadığından AAÜT md. 2/2 uyarınca vekalet ücreti takdirine yer olmadığına,

4-) Davacı tarafça yapılan istinaf yargılama giderlerinin davacı üzerinde bırakılmasına,

5-) Davacı tarafça istinaf yargılaması bakımından yatırılan gider avansının kullanılmayan kısmının, karar kesinleştiğinde, HMK'nun 333. maddesi, Yönetmeliğin 207/1. maddesi ve HMK Gider Avansı Tarifesi'nin 5. maddesi hükümlerine göre yatırana iadesine,

Dair, tarafların yokluğunda, 6100 sayılı HMK'nın 353/1-b/1. maddesi uyarınca dosya üzerinde yapılan inceleme sonucunda, 6100 sayılı HMK md. 361/1 uyarınca kararın tebliğinden itibaren iki hafta içinde Yargıtay nezdinde temyiz kanun yolu açık olmak üzere oybirliği ile karar verildi. 02/02/2023

Kayseri Bölge Adliye Mahkemesi 3. Hukuk Dairesi, E. 2022/886, K. 2023/254, 2 Şubat 2023 tarihli karar · Kaynak: UYAP Emsal Karar Arama

Bu karar size uygun mu?

Davanızda bu kararın emsal değerini değerlendirmek için avukat desteği alın.

Görüşme Planla

BU SAYFADA

  1. Künye
  2. Karar Metni
  3. Gereği Düşünülüp Görüşüldü
  4. Tarafların İddia Ve Savunmalarının Özeti
  5. İlk Derece Mahkemesi Kararının Özeti
  6. İleri Sürülen İstinaf Sebepleri
  7. Delillerin Değerlendirilmesi Ve Gerekçe
  8. Sonuç / Hüküm

Karar Bilgileri

Mercii
Kayseri Bölge Adliye Mahkemesi 3. Hukuk Dairesi
Esas No
2022/886
Karar No
2023/254
Tarih
2 Şubat 2023

İlgili Kararlar

  • İstanbul Anadolu 5. Asliye Ticaret Mahkemesi E.2022/886 K.2023/85
  • İstanbul Anadolu 6. Asliye Ticaret Mahkemesi E.2022/886 K.2023/152
  • İstanbul Anadolu 10. Asliye Ticaret Mahkemesi E.2022/887 K.2023/132
  • Ankara Batı Asliye Ticaret Mahkemesi E.2022/887 K.2023/187
  • İzmir 3. Asliye Ticaret Mahkemesi E.2022/887 K.2023/119
  • İstanbul Anadolu 10. Asliye Ticaret Mahkemesi E.2022/888 K.2023/131

Tüm Arşiv

İstinaf (BAM) KararlarıYargıtay Kararları
ACAYCAN CEYLANAVUKATLIK BÜROSU

Siber suç ve ağır ceza odaklı butik hukuk bürosu. Bilişim, kripto ve dolandırıcılık mağduriyeti ile trafik kazası davalarında uzman avukatlık desteği.

InstagramLinkedIn

Hukuki danışmanlık · Uzmanlık odaklı yaklaşım

MENÜ

  • Anasayfa
  • Uzmanlık Alanı
  • Makaleler
  • Makale Arşivi
  • Online Danışmanlık
  • Hakkımızda
  • Medyada Biz
  • Kariyer
  • Ödeme
  • İletişim

UZMANLIK

  • Ceza Hukuku
  • Bilişim Suçları
  • Bilişim Hukuku
  • İnternet Hukuku
  • Forex ve Yatırım Dolandırıcılığı Hukuku
  • Kripto Paralar Hukuku
  • Finans Hukuku
  • Hukuki Danışmanlık

HUKUKI KAYNAKLAR

  • Ne Yapmalıyım?
  • Uzaktan Temsil
  • Avukat Seçme Rehberi
  • International
  • Dilekçe şablonları
  • Hukuki Sözlük
  • Soru-Cevap
  • Yargıtay Kararları
  • İnfaz Hesaplama
  • Arabuluculuk
  • llms.txt(AI keşif)

POPÜLER ARAMALAR

  • Siber Suç Avukatı
  • Dolandırıcılık Avukatı
  • Ağır Ceza Avukatı
  • Ceza Avukatı
  • Ceza Soruşturması Avukatı
  • IBAN Mağduru
  • Uyuşturucu Suçları Avukatı
  • Cinayet Avukatı

İLETIŞIM

  • Turkiye
  • 0 (850) 308 38 83
  • 0 (850) 308 38 83
  • [email protected]
  • Pazartesi — Cuma · 09:00 – 18:00

Aycan Ceylan

Hukuki Uyarı: Bu sitedeki tüm içerik, görsel ve veriler telif hakkı ile korunmaktadır. Sayfa kaynağını görüntüleme, sağ tıklama, kopyalama, öğeyi denetleme (DevTools) ve scraping dahil tüm kullanıcı etkileşimleri 6698 sayılı KVKK ve 5651/5237 sayılı Kanunlar uyarınca IP adresi, oturum bilgisi, tarayıcı/cihaz bilgileri ile birlikte loglanmaktadır. İzinsiz veri çekilmesi, kopyalanması veya tersine mühendislik halinde yasal işlem başlatılır. © Aycan Ceylan Avukatlık Bürosu — Tüm hakları saklıdır.
© 2025 Aycan Ceylan Avukatlık Bürosu — Tüm hakları saklıdır.KVKK Aydınlatma MetniHukuki danışmanlık · Uzmanlık odaklı yaklaşım

KVKK Bilgilendirmesi

Bu site deneyiminizi iyileştirmek için çerez kullanır. Devam ederek kabul etmiş sayılırsınız. Siteyi kullanmaya devam etmeniz halinde, kişisel verilerinizin KVKK aydınlatma metni kapsamında işlendiğini kabul etmiş sayılırsınız.

KVKK Aydınlatma Metni
1. Format
2. Tarih / Saat
3. Bilgiler

Görüşme formatını seçin

Tarih ve saat seçin

Randevu en az 30 dakika sonrası için verilebilir. Ofis saatleri: Pzt–Cum 09:00 – 18:00.

İletişim bilgileriniz

Randevunuz alınacak ve ödeme işlemi için sizi telefonunuzdan arayacağız.