KÜNYE
T. C. Kayseri Bölge Adliye Mahkemesi 3. Hukuk Dairesi
- Karar tarihi
- 20 Kasım 2024
- Dosya no
- 2024/1870
- Karar no
- 2024/1670
- İncelenen kararın mahkemesi
- KAYSERİ 2. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ
- Ara karar tarihi
- 13/06/2024
- Numarası
- 2024/466 Esas, 13/06/2024 Tarihli Ara Karar
- Dava
- Tazminat (Ticari Nitelikteki Haksız Fiilden Kaynaklanan (2918 S.K.Hariç)
- Dava tarihi
- 11/06/2024
- İstinaf kararının verildiği tarih
- 20/11/2024
- Yazıldığı tarih
- 20/11/2024
Karar Metni
900 kelime·5 dk okuma·4 bölüm
Yukarıda ayrıntılı bilgileri yazılı Kayseri 2. Asliye Ticaret Mahkemesi'nin 2024/466 Esas sayılı dosyasının 13/06/2024 Tarihli Ara Kararına karşı davacı vekili tarafından istinaf kanun yoluna başvurulmuş ve dosya istinaf incelemesi yapılmak üzere dairemize tevzi edilmiş olmakla dosya incelendi.
GEREĞİ GÖRÜŞÜLÜP DÜŞÜNÜLDÜ
TARAFLARIN İDDİA VE SAVUNMALARININ ÖZETİ
Davacı vekili, dava dilekçesinde özetle; Müvekkilinin... plakalı aracı ile seyir halinde iken ... ve ... plakalı araçlar ile maddi hasarlı trafik kazasına karıştığını, meydana gelen kazada müvekkili şirkete ait araçta değer kaybı meydana geldiğini, müvekkilinin bu aracı ile ticari alanda faaliyet gösterdiğini, aracın serviste kaldığı süre boyunca ticari faaliyetlerine ara verdiğini, kazanç kaybına uğradığını müvekkilinin kaza sebebiyle aracında haksız fiilden kaynaklanan zarar meydana geldiğini ve aracının hasarı olduğunu sigorta teminat limitlerinin hasar tutarı kapsamında kullanılacağını, davalıların başka teminatları bulunmadığını beyan ederek davalıların üzerine kayıtlı...ve ... plaka sayılı araçların üzerine ihtiyati haciz konulmasını talep etmiştir.
İlk Derece Mahkemesi 13/06/2024 Tarihli Ara Kararı ile; davacının ihtiyati haciz talebinin reddine karar verildiği görülmüştür.
TARAFLARCA İLERİ SÜRÜLEN İSTİNAF SEBEPLERİ
Davacı vekili, 28/06/2024 havale tarihli istinaf dilekçesinde özetle; yerel mahkeme kararının usul ve yasaya aykırı olduğunu, müvekkiline ait araçta meydana gelen hasar sebebi ile aracına ilişkin değer kaybı zararı meydana geldiğini, davalı tarafların kusurlu olduğunu, kazaya karışan... ve ... plakalı araçlara ilişkin sigorta şirketlerine başvuruda bulunduklarını, sigorta şirketlerinin ödeme yapmadıklarını, müvekkili şirketin kaza sebebiyle aracında haksız fiilden kaynaklı bir zararının meydana geldiğini, davalının kusurlu olduğunu, ayrıca ZMMS poliçe limitinin hasar bedeli ile dolması sebebi bakiye limitinin bulunmama ihtimali olduğunu,
davalının başkaca teminatının da olmadığını, ihtiyati haciz için yakın ispat koşulu sağlandığını, müvekkiline ait araçta haksız fiilden kaynaklı hasar ve değer kaybı zararının meydana geldiğini, bu hususun dosyaya sunulan eksper raporu, servis faturası, ve diğer belgeler ile sabit olduğunu, bu nedenle alacağın varlığı hususunda tartışma olmadığını, talep edilen alacağın miktarının yargılama safhasında belirlenecek olması sebebi ile belirsiz alacak davası olarak şimdilik 2.000,00 TL talepte bulunulduğunu, araçta meydana gelen hasarın eksper raporunda tespit edildiği üzere 2.352.941,22 TL olduğunu,
bu sebeple gerçek zararın dava dilekçesinde şimdilik talep edilen tutardan daha fazla olacağını, tahmini olarak 1.000.000,00 TL'nin üzerinde değer kaybı olabileceği konusunda tartışma olmadığını belirterek yerel mahkemenin ihtiyati tedbir taleplerinin reddine dair verilen kararın kaldırılmasını, ihtiyati tedbir taleplerinin kabulüne karar verilmesini talep etmiştir.
DELİLLERİN DEĞERLENDİRİLMESİ VE GEREKÇE
Dairemizce, HMK'nın 355. maddesi kapsamında istinaf dilekçelerinde belirtilen sebeplerle bağlı olarak ve kamu düzenine ilişkin hususlar resen dikkate alınmak suretiyle yapılan incelemede;
Uyuşmazlık; maddi hasarlı trafik kazası sonucu araç değer kaybı ve ticari kazanç kaybı bedeli olarak maddi tazminat istemli davada davalılar adına kayıtlı olan... ve ... plakalı araç için ihtiyati haciz konulması istemine ilişkindir.
Geçici hukuki koruma kurumu olan ihtiyati haciz, İİK'nun 257 vd. maddelerinde düzenlenmiştir. İİK'nun 257. maddesinde "Rehinle temin edilmemiş ve vadesi gelmiş bir para borcunun alacaklısı, borçlunun yedinde veya üçüncü şahısta olan taşınır ve taşınmaz mallarını ve alacaklarıyla diğer hakların ihtiyaten haczettirebilir.Vadesi gelmemiş borçtan dolayı yalnız aşağıdaki hallerde ihtiyati haciz istenebilir.
1-Borçlunun muayyen yerleşim yeri yoksa;
2-Borçlu taahhütlerinden kurtulmak maksadıyla mallarını gizlemeye, kaçırmaya veya kendisi kaçmaya hazırlanır yahut kaçar ya da bu maksatla alacaklının haklarını ihlal eden hileli işlemlerde bulunursa; bu suretle ihtiyati haciz konulursa borç yalnız borçlu hakkında maucceliyet kesbeder." hükmü ile ihtiyati haciz kurumu açıklanmıştır.
Davacı vekilinin maddi tazminata ilişkin ihtiyati haciz talebinde; davacı davalılar aleyhinde trafik kazasından kaynaklı olarak tazminat tahsili istemi ile iş bu davayı açtığı, iş bu davada şimdilik tazminat olarak talep ettiği toplam 2.000,00-TL’nin, paranın satın alma gücü, ülkenin ekonomik koşulları, tarafların sosyal ve ekonomik durumları dikkate alındığında, her halükarda hayatın olağan akışı içerisinde neredeyse herkes tarafından, dolayısı ile davalı tarafınca da ödenecek meblağ dahilinde bulunduğu,
kaldı ki maddi tazminat yönünden ihtiyati haciz talebinin kabulüne ilişkin karar verilmesi halinde dahi talep edilen tazminat miktarı ile sınırlı şekilde ihtiyati hacze karar verilmesi gerektiği anlaşılmakla, (HMK'nın 355. maddesi gereğince davacı vekilinin istinaf sebepleri ile bağlı kalınarak yapılan inceleme sonunda) davacı vekilinin bu hususa ilişkin yerinde görülmeyen istinaf başvurusunun esastan reddine karar verilmesi gerektiği görülmüştür.
Yukarıda izah edilen sebeplerle; ilk derece mahkemesince yapılan yargılama sonucu vakıa ve hukuki değerlendirmede kanuna aykırılığın bulunmadığı, ihtiyati haczin reddine yönelik ilk derece mahkemesinin verdiği kararın usul ve esas yönünden hukuka uygun olduğu anlaşılmakla 6100 sayılı HMK'nın 353/1-b/1 maddesi gereğince davacı vekilinin istinaf başvurusunun esastan reddine karar verilmesi gerektiği kanaatine varılarak aşağıdaki şekilde hüküm kurulmuştur.
Kayseri Bölge Adliye Mahkemesi 3. Hukuk Dairesi, E. 2024/1870, K. 2024/1670, 20 Kasım 2024 tarihli karar · Kaynak: UYAP Emsal Karar Arama