KÜNYE
T.C. Kayseri Bölge Adliye Mahkemesi 6. Hukuk Dairesi
- Karar tarihi
- 1 Kasım 2024
- Esas no
- 2024/1972
- Karar no
- 2024/2152
- İncelenen kararın mahkemesi
- KAYSERİ 2. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ
- Tarihi
- 10/05/2024
- Esas no
- 2022/1419
- Karar no
- 2024/461
- Davanın konusu
- İtirazın İptali (Kambiyo Senetlerinden Kaynaklanan
- İstinaf karar tarihi
- 01/11/2024
- İstinaf karar yazım tarihi
- 06/11/2024
Karar Metni
1.457 kelime·7 dk okuma·3 bölüm
Kayseri 2. Asliye Ticaret Mahkemesi'nin 10/05/2024 tarih ve 2022/1419 Esas 2024/461 Karar sayılı ilamına karşı ,davacı vekili tarafından istinaf kanun yoluna başvurulması üzerine dosya dairemize gelmekle dosya üzerinden yapılan inceleme sonucunda;
TARAFLARIN İDDİA VE SAVUNMALARININ ÖZETİ
Davacı vekilinin dava dilekçesinden özetle; müvekkili şirketin inşaat sektörünün çeşitli alanlarında faaliyet gösterdiğini ve yapı ürünleri alanında önemil üretici firmaların ürünlerinin işlerini yürüttüğünü, davalı borçlu ...' nin sahibi olduğu ... ...
Ticaret isimli şahıs şirketinin Kayseri ...'de hizmet veren bir yapı market olduğunu, müvekkili şirket ile davalı borçlu arasında mal alım-satımına dayalı bir ilişki bulunmadığını, müvekkil şirket tarafından, davalı borçluya çeşitli tarihlerde mal satımı yapıldığınhı, davalı borçlunun ilgili mal alım-satımına dayalı borcuna karşılık. 03.10.2017 tarihli 35.000-TL bedelli Yapı ve Kredi Bankası A.Ş. ...
Şubesi, ... seri numaralı çeki, müvekkil şirkete ciro ettiğini, davalı borçlunun müvekkil şirkete olan borcunu ödeme amacı ile ciro etmiş olduğu çek 03.10.2017 tarihinde bankaya ibraz edildiğinde karşılıksız olduğunun görüldüğü ve borcun tahsil edilemediğini, bu süreçte çek zamanaşımına uğramış olduğundan, davalı borçlunun müvekkil şirkete olan borcunu ödemesi amacıyla Kayseri Genel İcra Dairesi ...
E. sayılı dosyası ile davalı borçlu aleyhine genel haciz yolu ile ilamsız takip başlatıldığını, ancak davalı borçlunun söz konusu takibe haksız ve mesnetsiz olarak itiraz ettiği ve takibin durmasına sebebiyet verdiğini, davalı borçlunun Kayseri Genel İcra Dairesi ...
E. sayılı icra dosyasına haksız ve kötü niyetli şekilde yapmış olduğu itirazının iptaline ve takibin devamına, asıl alacağa takip tarihinden itibaren avans faizi işletilmesine karar verilmesi talep ve dava etmiştir.
DAVALI VEKİLİNİN İLK DERECE MAHKEMESİNE SUNMUŞ OLDUĞU CEVAP DİLEKÇESİNDEN ÖZETLE: Müvekkilinin yapı market ürünleri üzerine faaliyet gösteren ...'nın yetki geçmişi bulunan alışverişleri olduğunu, müvekkilinin bu ticari ilişkisi kapsamında davacı şirkete bakiye anlamında bir borç-alacak ilişkisi bulunmadığını, davacı tarafın 2017 yılına dayalı ve davaya konu edilen 35.000 TL bedelli müşteri çekine yönelik alacak talebinde bulunduğunu, müvekkilinin muhasebe kayıtlarında borcun bulunmadığı ve müşteri çekine dair bir alacak kaydı da düşülmediğinden defter kapanış tasdikleri tamamlanarak muhasebe kayıtları kapatıldığını,
davaya konu çek yönünden bir hak mevcut ise yasal ibraz süresi ve sonrasında geçen 6 yıl boyunca bir ihtar ya da hukuki işlemde bulunulmamasının da borcun bulunmadığını gösterdiğini, bu nedenle davanın reddine karar verilmesini talep etmiştir.
İLK DERECE MAHKEMESİ KARARININ ÖZETİ
İlk derece mahkemesi tarafından yapılan yargılama sonucunda "...Somut davanın değerlendirilmesinde; davacı tarafından, davalıya farklı tarihlerde mal satışı yapılarak faturalar düzenlendiği,davalının borcuna karşılık Yapı Kredi Bankasına ait olan 35.000 TL bedelli çeki verdiğini ancak çekin karşılıksız çıktığını,faturalardan kaynaklı bakiye cari hesap alacağının davalı tarafından ödemediği beyan edilerek yapılan icra takibine vaki itirazın iptali talep edilmiş, davalı tarafından ise ticari ilişki kapsamında davacıdan alınan ürünlerin bedelinin ödendiği,
ayrıca muhasebe kayıtlarında müşteri çekine ilişkin davacı adına alacak kaydı da düşülmediği beyan edilerek davanın reddi talep edilmiştir.Tarafların ticari defter ve kayıtları mali müşavir bilirkişileri vasıtasıyla incelenmiş olup davacının defter kayıtlarına göre davalıdan 33.093,44 TL alacaklı olduğu tespit edilmiş, davalı defterlerine göre ise takip tarihi itibariyle davacıya 34.503,44 TL borçlu olunduğu, 35.000 TL'lik çek verilerek borcun sonlandığının kayıtlı olduğu tespit edilmiştir.
35.000 TL'lik çekin sadece banka yasal sorumluluk tutarı olan 1.410,00-TL'nin ödendiği gözetildiğinde davacının davalıdan 33.093,44 TL alacaklı olduğu anlaşıldığından davanın kısmen kabulü ile, davalının Kayseri Genel İcra Dairesi' nin ...
Esas sayılı dosyasına yapmış olduğu itirazın kısmen iptali ile takibin 33.093,44-TL asıl alacak üzerinden devamına, karar verilmiştir.Her ne kadar takip talebinde işlemiş faiz talebinde bulunulmuş ise de davalının takipten önce temerrüde düşürüldüğüne dair dosyaya delil de sunulmamış olması gözetilerek davacının faiz talebi yerinde görülmediğinden fazlaya ilişkin faiz isteminin reddine karar verilmiş, davalı bu miktar kadar borçlu olduğunu bildiği halde takibe itiraz etmiş olduğundan hükmedilen miktarın likid bir alacak olduğunun kabulü ile davacı lehine icra inkar tazminatına hükmedilmesine dair karar verilmiştir.
1-Davanın KISMEN KABULÜ ile, davalının Kayseri Genel İcra Dairesi' nin ... Esas sayılı dosyasına yapmış olduğu itirazın kısmen iptali ile takibin 33.093,44-TL asıl alacak üzerinden devamına, fazlaya ilişkin istemin reddine, 2-Asıl alacak miktarı olan 33.093,44-TL' nin % 20' si oranında (6.618,68-TL) icra inkar tazminatının davlıdan alınarak davacıya verilmesine..." dair karar verilmiştir. İş bu kararı davacı vekili süresinde istinaf etmiştir.
İLERİ SÜRÜLEN İSTİNAF SEBEPLERİ
Yerel mahkemece yapılan yargılama neticesinde müvekkili şirketin haklılığının kanıtlandığını, davalı borçlunun kötüniyetli olarak söz konusu icra takibine itiraz ettiğinin açıklığa kavuşturulduğunu, takip talebinde yer alan faiz taleplerinin reddine yönelik verilen kararın hakkaniyetsiz ve hukuka aykırı olduğunu, tüm bu nedenlerle istinaf taleplerinin kabulü ile yerel mahkeme ilamında davanın kısmen kabul kısmen reddine ilişkin kararının ve buna bağlı ferilerine ilişkin kararın istinaf incelmesi neticesinde kaldırılarak dava dilekçelerindeki talepleri doğrultusunda davanın asıl alacak, faiz, yargılama giderleri, arabuluculuk ücreti ve vekalet ücreti yönünden kabulünü, yargılama giderleri ve vekalet ücretinin davalılara tahmiline karar verilmesini talep etmiştir.
HUKUKİ NİTELENDİRME, DELİLLERİN VE İSTİNAF SEBEPLERİNİN DEĞERLENDİRİLMESİ: Dava, itirazın iptali talebine ilişkindir.
Davaya konu icra dairesinin ... esas sayılı ilamsız takibinde istenen takip konusu toplam alacak miktarının ve işbu dava değerinin= 55.271,03TL olduğu görülmüştür.Mahkemece davanın 33.093,44TL lik kısmı yönünden kabulüne,fazlaya dair istemin reddine karar verilmiştir.Dolayısıyla reddedilen dava değerinin/karar miktarının=22.177,59TL olduğu anlaşılmıştır.6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun “İstinaf Yoluna Başvurulabilen Kararlar” başlığını taşıyan 341. maddesinin 2. fıkrasında açıkça.
“Miktar veya değeri üç bin Türk Lirasını geçmeyen malvarlığı davalarına ilişkin kararlar kesindir.” 4. Fıkrasında :"(4) Alacağın tamamının dava edilmiş olması durumunda, kararda asıl talebinin kabul edilmeyen bölümü üç bin Türk Lirasını geçmeyen taraf, istinaf yoluna başvuramaz." şeklinde düzenlenmiştir.02/12/2016 tarihli Resmi Gazete'de yayınlanarak yürürlüğe giren 6763 sayılı Kanun ile değişik Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun ''istinaf yoluna başvurulabilen kararlar'' kenar başlığını taşıyan 341. maddesinin 2-3-4. fıkralarında değişiklik yapılarak "binbeşyüz" Türk Lirası ibaresi "üçbin" Türk Lirası olarak değiştirilmiş,
yine 6763 sayılı Kanunun 47. maddesinde kanunun yayımı tarihi ile yürürlüğe gireceği aynı Kanunun "Parasal sınırların artırılması" başlıklı ek 1. maddesinde;
"(1) 200 üncü, 201 inci, 341 inci, 362 nci ve 369 uncu maddelerdeki parasal sınırlar her takvim yılı başından geçerli olmak üzere, önceki yılda uygulanan parasal sınırların; o yıl için 4/1/1961 tarihli ve 213 sayılı Vergi Usul Kanununun mükerrer 298 inci maddesi hükümleri uyarınca Maliye Bakanlığınca her yıl tespit ve ilan edilen yeniden değerleme oranında artırılması suretiyle uygulanır. Bu şekilde belirlenen sınırların on Türk lirasını aşmayan kısımları dikkate alınmaz.
(2) 200 üncü ve 201 inci maddelerdeki parasal sınırların uygulanmasında hukuki işlemin yapıldığı, 341 inci, 362 nci ve 369 uncu maddelerdeki parasal sınırların uygulanmasında hükmün verildiği tarihteki miktar esas alınır." hükmü getirilmiştir.
Mahkemece 10/05/2024 tarihinde nihai karar verilmiş olup, HMK 341/2-4 maddesi uyarınca hükmün verildiği tarih itibariyle kesinlik sınırı 28.250,00 TL’dir.
Dolayısıyla davanın davacısının istinaf talebine konu olan reddedilen 22.177,59 TL lik talebinin işbu nihai karar/reddedilen karar miktarı itibariyle 28.250,00 TL nin altında olduğundan karar tarihi itibariyle KESİN nitelikte bir karardır.
"Ön inceleme
MADDE 352- (Değişik: 20/7/2017-7035/28 md.)
(1) Bölge adliye mahkemesi hukuk dairesince dosya üzerinde yapılacak ön inceleme sonunda aşağıdaki durumlardan birinin tespiti hâlinde öncelikle gerekli karar verilir:
a) İncelemenin başka bir dairece veya bölge adliye mahkemesince yapılmasının gerekli olması
b) Kararın kesin olması
c) Başvurunun süresi içinde yapılmaması
ç) Başvuru şartlarının yerine getirilmemesi
d) Başvuru sebeplerinin veya gerekçesinin hiç gösterilmemesi
(2) Ön inceleme heyetçe veya görevlendirilecek bir üye tarafından yapılır ve ön inceleme sonunda karar heyetçe verilir.
(3) Eksiklik bulunmadığı anlaşılan dosya incelemeye alınır." şeklindeki yasa hükmü gereğince dosya üzerinden yapılacak ön incelemede kararın kesin olduğunun tespiti halinde ön incelemede öncelikle gerekli kararın verilmesi gerekir.
Davacı vekili tarafından istinaf kanun yoluna konu edilen hükmün redde konu miktarın/dava değerinin 22.177,59 TL' ye ilişkin olduğu görülmüş olup HMK 341/4 maddesi gereğince hükmün verildiği tarih itibariyle miktar veya değeri yirmi sekiz bin ikiyüz elli Türk Lirasını geçmeyen davalara ilişkin verilmiş kararlar kesin olup istinaf kanun yoluna gidilemeyeceği hüküm altına alındığından, davanın davacısının istinaf başvuru dilekçesinin Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun 346/1. maddesi uyarınca kararı veren mahkeme tarafından reddine karar verilmemiş ise de;
aynı Kanun hükmü ve 352/1-b maddesi uyarınca, istinaf başvuru dilekçesinin kesin olan bir karara ilişkin olması sebebiyle davacının istinaf başvurusunun HMK 341/2-4 ve 352/1-b maddeleri gereğince usulden reddine dair dosya üzerinden yapılan ön incelemede karar vermek gerekmiştir.
Kayseri Bölge Adliye Mahkemesi 6. Hukuk Dairesi, E. 2024/1972, K. 2024/2152, 1 Kasım 2024 tarihli karar · Kaynak: UYAP Emsal Karar Arama