KÜNYE
T.C. Kayseri Bölge Adliye Mahkemesi 6. Hukuk Dairesi İstinaf Karar Yazım
- Karar tarihi
- 6 Kasım 2024
- Esas no
- 2024/2257
- Karar no
- 2024/2208
- İncelenen kararın mahkemesi
- KAYSERİ 2. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ
- Tarihi
- 24/09/2024 ARA KARAR
- Numarası
- 2024/332 Esas
- Davanın konusu
- Ticari Şirket (Fesih İstemli
- İstinaf karar tarihi
- 06/11/2024
Karar Metni
1.428 kelime·7 dk okuma·4 bölüm
Kayseri 2. Asliye Ticaret Mahkemesi 'nin 2024/332 Esas sayılı 24/09/2024 tarihli ara kararına karşı , davacı vekili tarafından istinaf kanun yoluna başvurulması üzerine dosya dairemize gelmekle dosya üzerinden yapılan inceleme sonucunda ;
TARAFLARIN İDDİA VE SAVUNMALARININ ÖZETİ
Davacı vekili özetle; TTK 623. Madde gereğince şirketi temsil yetkisinin en az şirket ortaklarından birine ait olması gerekirken şuanda davalı şirketi temsile tek başına yetkili olan...şirket ortağı olmadığından adı geçen şahsın temsili usulsüzdür, bu nedenle tedbiren şirkete kayyım atanmasını talep etmiştir.
İLK DERECE MAHKEMESİ KARARININ ÖZETİ
İlk derece Mahkemesi tarafından kararı ile.
Somut uyuşmazlık, yapılan genel açıklamalar ve bahse konu yasa maddeleri ile bir bütün halinde değerlendirildiğinde; davacının dava dilekçesiyle davalı şirkete tedbiren kayyım atanmasına yönelik talebi Mahkememizin 30/04/2024 tarihli ara kararı ile değerlendirilmiş olup tedbir talebinin reddine karar verildiği, dosyadaki delil durumunun değişmediği, davalı şirkette organ boşluğunun olduğu veya yönetim kurulunun işlevini yitirdiğinin iddia edilmediği,
davacı tarafın iddiaları yönetim kurulunun kişisel sorumluluğunu gerektirmekte olup, kayyım atanması için gerekli koşulların oluşmadığı dikkate alınarak davalı şirkete yönetim kayyımı atanmasına ilişkin tedbir talebinin reddine karar vermek gerekmiş "Davacı vekilinin davalı şirkete yönetim kayyımı atanmasına ilişkin tedbir talebinin REDDİNE, " şeklinde ara karar kurulmuştur.
Davacı vekili işbu ara kararı yasal süresi içerisinde istinaf etmiştir.
İLERİ SÜRÜLEN İSTİNAF SEBEPLERİ
Davacı vekili istinaf dilekçesinde özetle.
Davada tedbiren şirkete yönetim kayyımı atanmasının talep edildiğini, yerel mahkemece 24.09.2024 tarihli ek karar ile söz konusu talebin reddine karar verildiğini, işbu kararın taraflarına 30.09.2024 tarihinde tebliğ edildiğini, verilen ret kararının açıkça hukuka aykırı olduğunu, dosyaya gönderilen ticaret sicil kayıtları incelendiğinde talebin haklı olduğunun ortaya çıkacağını, ... tarihli ... sayılı Türkiye Ticaret Sicili Gazetesinde de ilan edildiği üzere ... ve...münferiden şirketi temsile yetkili kılındığını, şirket yetkililerinden ...
12.12.2020 tarihinde vefat etmiştir.
Şirket kurulduğu günden beri...tarafından münferiden idare edildiğini, 12.12.2020 tarihinden itibaren ise...tarafından tek başına münferiden yönetildiğini, müvekkilin ise ortak olduğu tarihten bu yana hiçbir temsil yetkisi olmadığını, kayıtlardan da anlaşıldığı üzere şirketi yönetim hakkı ve temsil yetkisi sadece ...’e ait olduğunu, ... ekte sunulan ortaklar kurulu kararından da anlaşılacağı üzere 06.06.2011 tarihinde şirketteki tüm hisselerini ...’e devrettiğini, bu devir tarihinden sonra...şirketin ortağı olmadığını, buna rağmen de yönetim hakkı ve temsil yetkisi sadece kendisinde kaldığını,
bu devir itibariyle esasen şirketin organ eksikliğinin ortaya çıktığını, şirketin tek yetkilisinin şu an...olup kendisi de şirket hisselerini 06.06.2011 tarihinde devrederek şirketteki ortaklığı son bulduğunu, diğer şirket ortaklarının da şirketi temsil yetkisi bulunmadığını, bu sebeple de şirketin yönetim organı kanuna aykırı hale geldiğini ve şirkette organ boşluğu ortaya çıktığını, esasen hukuka aykırı hale gelmesine rağmen halen tek yetkili olarak şirketi yöneten şirket müdürü...bütün bunlara ilaveten güvensiz iş ve işlemler yaptığını ve yapmaya da devam ettiğini,
yapılan araştırmalar neticesinde henüz öğrendiği kadarıyla...şirketin Türkiye İş bankası hesabından 19.11.2021 tarihinde 100.000 Euro para çektiği ve kendisi şahsi olarak zimmetine geçirdiğini, buna ilişkin dekont da dosya içerisine sunulduğunu, bu ve diğer fiillerine yönelik tarafca Kayseri Cumhuriyet Başsavcılığına...hakkında suç duyurusunda bulunulduğunu, haricen edindiği bilgiler ile...şirkette faturasız ve kayıtsız satışlar yaptığı ve yapılan bu satışlara ilişkin bedelleri kendisi veya yakınlarının hesabına göndermiş veya gönderttiğini, bu hususun ispatı açısından şirket müdürü olan ve tüm bu işlemleri yapan ...’ün kendisinin,
eşinin ve çocuklarının son 5 yıllık hesap dökümlerinin getirtilmesinin de talep edildiğini, buna ilişkin haricen yaptığı araştırmalar neticesinde elde ettiği dekontlar da dosyaya sunulduğunu, tüm bu hususlar şirket yöneticisinin güvensiz davranışlarını ispatlar nitelikte olup yaklaşık ispat kuralı da somut olayda gerçekleştiğini, şirket müdürü hiçbir iş ve işlemde müvekkile bilgi vermemekte ve tek başına şirkete yönelik faaliyette bulunduğunu, anlatıldığı üzere de kendi şahsi menfaatleri doğrultusunda şirketi kullandığını,
kendisi ve yakınlarına ait tüm giderleri şirketten karşılamakta ve buna ilaveten de yukarıda anlatıldığı üzere zimmetine para geçirdiğini, hiçbir işlemde sorumluluk hissetmemekte ve ortaklara bilgi dahi vermeyerek kendisi ortak olmamasına rağmen şirketin tek sahibi gibi hareket ettiğini, ayrıntılı şekilde izah edildiği üzere TTK m. 623 hükmüne de aykırı bir şekilde şirketin tek başına imza yetkilisi olan...bu yetkisini açıkça kötüye kullandığını, bu yetkinin devamı halinde de telafisi mümkün olmayan zararlar meydana gelebileceğini,
bu sebeple mahkemeden öncelikle tedbiren mevcut müdür ...’ün şirketten elini çekmesi için atanacak bir kayyıma şirketin yönetim görevinin devredilmesine karar verilmesi talep edildiğini ancak mahkemece bu talebin hukuka aykırı şekilde reddedildiğini, istinaf başvurusunun kabulü ile, tedbiren ...’ün şirketten elini çekmesi için şirkete bir kayyım atanması talebin reddine yönelik Kayseri 2. Asliye Ticaret Mahkemesi’nin 24.09.2024 tarihli müteferrik kararının kaldırılmasına ve TTK m. 623 hükmü de gözönünde bulundurularak şirketin organ eksikliği/yetkisizliği de dikkate alınarak şirkete kayyım atanmasına karar verilmesini talep etmiştir.
H.M.K 355. Maddesi gereğince inceleme Kamu Düzenine aykırılık halleri dışında istinaf dilekçesinde belirtilen sebeplerle sınırlı olarak yapılmıştır.
HUKUKİ NİTELENDİRME, DELİLLERİN VE İSTİNAF SEBEPLERİNİN DEĞERLENDİRİLMESİ
Derdest dava, davalı şirketin feshi ve tasfiyesi talebine ilişkindir.
Davacı vekili dava dilekçesi ile davalı şirkete tedbiren yönetim kayyımı atanmasını talep etmiş, mahkeme 30/04/2024 tarihli gerekçeli ara karar ile işbu tedbir talebinin reddine karar vermiştir.
Yargılama devam ederken davacı vekili 24/09/2024 tarihli duruşmadaki sözlü beyanıyla davalı şirkete tedbiren yönetim kayyımı atanmasını yeniden talep etmiştir. Mahkeme aynı celsedeki (7) nolu kısa ara kararı ile "mahkememizin 30/04/2024 tarihli ara karar ile davalı şirkete yönetim kayyımı atanmasına ilişkin tedbir talebinin reddine karar verildiği , işbu dosyada delil durumunun değişmediği gözetilerek aynı gerekçelerle kayyım atanması talebinin reddine" karar vermiştir. Bu kısa ara kararı yönünden mahkemece ayrıca 24/09/2024 tarihli gerekçeli ara karar da yazılmış, davacı vekili işbu ara kararını süresinde istinaf etmiştir.
İstinaf dilekçesinde ileri sürülen istinaf sebepleri , mahkemece verilen ve istinaf edilen gerekçeli ara kararda yazılı ayrıntılı açıklamalar, davalı şirketin dosyaya celp edilmiş olan Ticaret Sicil Kayıtları ile bu aşamadaki mevcut derdest dava dosyası kapsamı birlikte incelenip değerlendirildiğinde.
Eldeki derdest davanın davalı şirketin haklı nedenlerle feshi ve tasfiyesi talebine ilişkin olması, davalı şirketin ticaret sicil kayıtlarına göre , şirket ortaklar kurulunca 10/07/2000 tarihli ve 21 karar sıra nolu verilen ve ticaret siciline de tescil edilmiş olan kararla, davalı şirkete dava dışı ... ve ...'ün münferiden şirket kaşesi altında koyacağı imzası ile şirketi temsil ve ilzam edeceklerine oy birliği ile karar verilmiş olması,kararda bir sürenin de belirtilmemesi,
o tarihte yürürlükte olan 6752 sayılı TTK'nın 541.maddesine göre "şirket mukavelesi veya umumi heyet kararıyla şirketin idare ve temsili, ortak olmayan kimselere de bırakılabilir.Bu gibi kimselerin selahiyet ve mesuliyetleri hakkında ortak olan müdürlere ait hükümler tatbik olunur." şeklinde hüküm altına alınmış olması nedeniyle dışarıdan da idare ve temsilci atanmasının kanunen mümkün olması, derdest eldeki davadaki söz konusu atamanın da 6752 TTK 541. maddesinin yürürlükte olduğu dönemde yapılmış olması,
6103 sayılı yasanın 25. Maddesine göre de, 6102 sayılı TTK'nun yürürlüğe girdiği tarihte görevde olan limited şirket müdürlerinin görevden alınmaları veya yönetim kurulu üyeliğinin bir başka sebeple boşalması hariç sürelerinin sonuna kadar görevlerinin devam edeceğinin düzenlenmiş olması , bu nedenlerle de görevini sürdürmüş olması,
anılan yasal düzenleme gereğince müdürlük/münferiden temsil-ilzam görevinin ortaklık yapısından etkilenmeyecek olması nedeniyle bu aşamadaki mevcut derdest dava dosyası kapsamına göre , dava konusu feshi ve tasfiyesi istenen davalı şirkete ihtiyati tedbiren yönetim kayyımı atanmasını gerektirecek şekilde yönetim/müdür/temsil ve organ boşluğunun bulunduğuna ve ayrıca bu yönden haklı sebeplerin gerçekleştiğine dair yasaca aranan gerekli ve yaklaşık ispata dair yeterli koşulların da bu aşamadaki mevcut derdest dava dosyası kapsamına göre bulunmadığından söz konusu yani davalı şirkete yönetim kayyımı atanmasına ilişkin ihtiyati tedbir talebinin
reddi gerektiği sonucuna varılmıştır. (Emsal Yargıtay 11.Hukuk Dairesi'nin 2021/1834Esas-2022/5827 Karar sayılı İçtihadı)
Açıklanan nedenlerle ve mahkemece de, istinaf edilen gerekçeli ara kararı ile davacı tarafın söz konusu ihtiyati tedbir talebinin (davalı şirkete tedbiren yönetim kayyımı atanmasına ilişkin) reddine karar verilmiş olduğundan, istinaf edilen ara kararda bir isabetsizlik, usul, yasa ve mevcut derdest dava dosyası kapsamı yönlerinden aykırılığın bulunmadığı , ara kararının hukuka uygun olduğu , bu nedenlerle de davacı vekilinin yukarıda yazılı istinaf sebeplerinin yerinde olmadığı anlaşıldığından , istinaf başvurusunun HMK 353/1-b-1 maddesi gereğince reddine karar vermek gerekmiş ve aşağıdaki gibi hüküm kurulmuştur.
Kayseri Bölge Adliye Mahkemesi 6. Hukuk Dairesi, E. 2024/2257, K. 2024/2208, 6 Kasım 2024 tarihli karar · Kaynak: UYAP Emsal Karar Arama