KÜNYE
T.C. Kayseri Bölge Adliye Mahkemesi 6. Hukuk Dairesi
- Karar tarihi
- 16 Ocak 2025
- Esas no
- 2024/2627
- Karar no
- 2025/95
- İncelenen kararın mahkemesi
- KAYSERİ 2. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ
- Tarihi
- 31/10/2024
- Esas no
- 2023/865
- Karar no
- 2024/952
- Davanın konusu
- Alacak (Hizmet Sözleşmesinden Kaynaklanan
- İstinaf karar tarihi
- 16/01/2025
- İstinaf karar yazım tarihi
- 16/01/2025
Karar Metni
1.469 kelime·7 dk okuma·3 bölüm
Kayseri 2. Asliye Ticaret Mahkemesi'nin 31/10/2024 tarih ve 2023/865 Esas - 2024/952 sayılı kararı davacı vekili tarafından istinaf incelemesi için Dairemize gönderilmekle dosyadaki tüm bilgi ve belgeler incelendi;
TARAFLARIN İDDİA VE SAVUNMALARININ ÖZETİ
Davacı vekili dava dilekçesinde özetle.
Müvekkili şirketi İş yerinde, 7-8-9 Ağustos 2023 tarihi ile 15-16-17 Ağustos 2023 tarihleri arasında oluşan elektrik kesintilerinden dolayı müvekkili şirketi soğutma sistemi Chiller cihazında ana kart yanması ve fancoil cihazında motor yanma arızaları oluştuğunu, zararın tazmini için ... yönetim kurulu başkanlığına yapılan başvuruya verilen cevapta “Arızanın iş merkezi yönetimi tarafından şirkete bildirildiğini, teknik ekibinizin yaptığı incelemeler sonucunda arızanın şirketi mimarsinan parkında bulunan trafo merkezindeki şalt sisteminden kaynaklandığının tespit edildiğinin” taraflarına bildirildiği,
Chiller ve Fancoil arızasının çözümü için çağırılan servisin yaptığı incelemeler sonucunda söz konusu arızaların sürekli elektrik kesintilerinden kaynaklandığının tespit edildiğini, söz konusu arıza sebebi ile hem ... ve hem de civar binalardan kuruma yapılan şikayet bildirimleri kurumdan talep edilirse de gerçek durumun ortaya çıkacağını, açıklanan nedenlerle arıza tamiri için ödenen 834 euro’yu fiili ödeme günkü kur üzerinden TL olarak ve 1460,60 TL noter ihtarname masrafının faiziyle birlikte ödenmesini, avukatlık ücretine, ve yargılama giderlerinin davalı üzerine bırakılmasına karar verilmesini talep ve dava etmiştir.
Davalı vekili cevap dilekçesinde özetle; müvekkili elektrik dağıtım şirketinin sorumluluk alanının bina girişlerindeki sayaca kadar olduğunu, dağıtım tesisinden kaynaklı olmadığı sürece iç tesisattan kaynaklı problemlerde müvekkili şirketin sorumluluğundan söz edilemeyeceğini, bölgede sigorta atmasından kaynaklı enerji kesintisi yaşandığını, ancak yaşanan enerji kesintisinin abonenin cihazlarının arızalanmasına sebep olmadığını, servis raporunda cihazın ana kartının değiştirilerek tamir edildiğini, servis raporuna göre cihazın ana kartın giriş kısımlarında herhangi bir problemin olmadığını,
ana kartın kedini korumaya almamasından kaynaklı işlemcisinden programsal bir arıza meydana geldiğini, oluşan bu hasarın cihaz üreticilerinin yaptığı elektronik tasarım eksikliğinden kaynaklandığının anlaşıldığını, davacının enerji aldığı trafoda sadece elektrik kesintisi meydana geldiğini ancak herhangi bir gelirim değişimi ve yüksek gerilim arızası meydana gelmediğini, müvekkili şirketin gerekli önlemleri almasına ve yatırımları yapmasına rağmen elektrik enerjisinin tüketicilere ulaştırılmasında kesintilerin meydana gelmesinin yapılan işin niteliği kaçınılmaz olduğundan elektrik kesintilerine karşı hassas olan tesislerde;
kesintisiz güç kaynağı UPS jeneratör vb gerekli tedbirlerin tesis sahipleri tarafından alınması gerektiğini, açıklanan nedenlerle davanın reddini, yargılama gideri ve vekalet ücretinin karşı tarafa yükletilmesini talep etmiştir.
İLK DERECE MAHKEMESİ KARARININ ÖZETİ
İlk derece mahkemesi tarafından yapılan yargılama sonucunda; "....Toplanan deliller, yapılan keşif icrası, keşifte dinlenen tanık beyanı, alınan bilirkişi raporu, mahkememizce toplanmış usulüne uygun deliller olarak değerlendirilmiş olup;
her ne kadar davacı taraf dava dilekçesinde belirtmiş olduğu tarihlerde oluşan elektrik kesintilerinden dolayı kendisine ait soğutma sistemi cihazında ana kart yanması ve motor yanma arızaları oluştuğundan ve bunun elektrik kesintilerinden kaynaklı olduğundan bahisle zarar gören cihazların onarım bedeli karşılığını ve noter masrafının davalıdan tahsili istemiyle bu davayı açmış ise de yapılan keşif,
dinlenen tanık beyanı ve alınan bilirkişi heyet raporu çerçevesinde davacının iş yerinde dava dilekçesinde belirtilen tarihlerde elektrik kesintileri olmakla birlikte bu konuda tacir olan ve basiretli bir iş adamı gibi hareket etme yükümlülüğü bulunan davacının ana kartında yazılım bulunan cihazlarda mutlak suretle kesintisiz güç kaynağı (UPS) bulundurması ve kullanması gerektiği, böyle bir cihaz kullanılmaması nedeniyle yaşanabilecek elektrik kesintileri nedeniyle oluşabilecek arıza risklerini davacının göz önünde bulundurması gerektiği,
öte yandan motor yanma arızasına ilişkin arıza sebebinin elektrik kesintisinden kaynaklı olmadığına ilişkin benimsenen bilirkişi raporu doğrultusunda davalı elektrik dağıtım şirketine atfı kabil bir kusur bulunmadığı, elektrik iletim ve dağıtımı ile ilgili davalının gerekli dikkat ve özeni gösterdiği, tedbirleri aldığı anlaşılmakla davacının tazminat isteminin yerinde olmadığına kanaat getirtilerek..." gerekçesiyle davanın reddine karar verilmiştir.
İşbu kararı davacı vekili süresinde istinaf etmiştir.
İSTİNAF SEBEPLERİ
Davacı vekili istinaf başvuru dilekçesinde özetle. Davalı tarafından geçerli önlemler alınmadığı için ortaya çıkan hasarı, binada ceryan kullanmanın fazla oluşundan dolayı trafonun yetersizliğinden bahsedilmesi bu olayın gerçek müsebbiplerinin ve bu anamolinin başka nesnelerde ne gibi hasarlar verdiğine bakılarak,
veya başkaca kimlerin hasar gördüğü araştırılarak ölçülemeyeceğini, bilirkişilerce velev ki binde bir oranında dahi olsa ortaya çıkan hasarın sebeplerini başka gerekçelere yönlendirmeden, çalışma saatleri içerisinde defalarca elektrik kesintisine yol açan olayın gerçek mahiyetinin açıklanması gerekirken, hasara mazeret bulmak üzere değil, gerçek durumu tespite dair olmayan vardıkları kanaatlerine itibar edilmemesi gerektiğini, bilindiği üzere dağıtım şirketlerinin elektrik tedarikinin sürekli ve kaliteli olarak sağlanması açısından mükellef olduğunu,
bu konuda dağıtım şirketlerinin teknik kaliteye ilişkin yükümlülükleri Elektrik Dağıtım Sisteminin Teknik Kalitesine İlişkin Usul ve Esaslar’ında (usul ve esaslar) kullanıcıya ait teçhizatta ortaya çıkan ve dağıtım şebekesinden kaynaklanan hasara ilişkin zararın tazmini konusu ise Elektrik Piyasasında Dağıtım Ve Perakende Satış Faaliyetlerine İlişkin Kalite Yönetmeliğinin kullanıcı zararının tazmini başlıklı 26 ncı maddesinde izah edildiğini belirterek; istinaf dilekçesinde anlatılan nedenlerle tehiri icranın karar öncelikli olarak verilerek, kararın bozularak,
davanın kabulüne, avukatlık ücretine, ve yargılama giderlerinin davalı üzerine bırakılmasına karar verilmesini talep etmiştir.
HUKUKİ NİTELENDİRME, DELİLLERİN VE İSTİNAF SEBEPLERİNİN DEĞERLENDİRİLMESİ: Dairemizce HMK'nın 355. maddesi uyarınca istinaf nedenleriyle ve resen kamu düzeniyle sınırlı olarak istinaf incelemesi yapılmıştır.
Dava, alacak davasıdır. Mahkemece davanın reddine karar verilmiştir. Davacı taraf kararı istinaf etmiştir. İstinaf dilekçesinde netice olarak istinaf yoluyla kaldırılarak düzeltilmesi istenen karardaki dava değeri 25.460,60 TL olduğu anlaşılmıştır.
6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun “İstinaf Yoluna Başvurulabilen Kararlar” başlığını taşıyan 341. maddesinin 2. fıkrasında açıkça; “Miktar veya değeri üç bin Türk Lirasını geçmeyen malvarlığı davalarına ilişkin kararlar kesindir.” 4. Fıkrasında :"(4) Alacağın tamamının dava edilmiş olması durumunda, kararda asıl talebinin kabul edilmeyen bölümü üç bin Türk Lirasını geçmeyen taraf, istinaf yoluna başvuramaz." şeklinde düzenlenmiştir.
02/12/2016 tarihli Resmi Gazete'de yayınlanarak yürürlüğe giren 6763 sayılı Kanun ile değişik Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun ''istinaf yoluna başvurulabilen kararlar'' kenar başlığını taşıyan 341. maddesinin 2-3-4. fıkralarında değişiklik yapılarak "binbeşyüz" Türk Lirası ibaresi "üçbin" Türk Lirası olarak değiştirilmiş, yine 6763 sayılı Kanunun 47. maddesinde kanunun yayımı tarihi ile yürürlüğe gireceği aynı Kanunun "Parasal sınırların artırılması" başlıklı ek 1. maddesinde;"(1) 200 üncü, 201 inci, 341 inci, 362 nci ve 369 uncu maddelerdeki parasal sınırlar her takvim yılı başından geçerli olmak üzere,
önceki yılda uygulanan parasal sınırların; o yıl için 4/1/1961 tarihli ve 213 sayılı Vergi Usul Kanununun mükerrer 298 inci maddesi hükümleri uyarınca Maliye Bakanlığınca her yıl tespit ve ilan edilen yeniden değerleme oranında artırılması suretiyle uygulanır. Bu şekilde belirlenen sınırların on Türk lirasını aşmayan kısımları dikkate alınmaz.
(2) 200 üncü ve 201 inci maddelerdeki parasal sınırların uygulanmasında hukuki işlemin yapıldığı, 341 inci, 362 nci ve 369 uncu maddelerdeki parasal sınırların uygulanmasında hükmün verildiği tarihteki miktar esas alınır." hükmü getirilmiştir.
Mahkemece 31/10/2024 tarihinde nihai karar verilmiş olup, HMK 341/2-4 maddesi uyarınca hükmün verildiği tarih itibariyle kesinlik sınırı 28.250,00 TL’dir.
Dolayısıyla davanın davacısının istinaf talebine konu olan işbu nihai karar/red edilen karar miktarı itibariyle 28.250,00 TL nin altında olduğundan karar tarihi itibariyle KESİN nitelikte bir karardır.
"Ön inceleme
MADDE 352- (Değişik: 20/7/2017-7035/28 md.)
(1) Bölge adliye mahkemesi hukuk dairesince dosya üzerinde yapılacak ön inceleme sonunda aşağıdaki durumlardan birinin tespiti hâlinde öncelikle gerekli karar verilir:
a) İncelemenin başka bir dairece veya bölge adliye mahkemesince yapılmasının gerekli olması
b) Kararın kesin olması
c) Başvurunun süresi içinde yapılmaması
ç) Başvuru şartlarının yerine getirilmemesi
d) Başvuru sebeplerinin veya gerekçesinin hiç gösterilmemesi
(2) Ön inceleme heyetçe veya görevlendirilecek bir üye tarafından yapılır ve ön inceleme sonunda karar heyetçe verilir.
(3) Eksiklik bulunmadığı anlaşılan dosya incelemeye alınır." şeklindeki yasa hükmü gereğince dosya üzerinden yapılacak ön incelemede kararın kesin olduğunun tespiti halinde ön incelemede öncelikle gerekli kararın verilmesi gerekir.
Davacı vekili tarafından istinaf kanun yoluna konu edilen hükmün redde konu miktarın/dava değerinin 25.460,60 TL' ye ilişkin olduğu görülmüş olup HMK 341/4 maddesi gereğince hükmün verildiği tarih itibariyle miktar veya değeri yirmi sekiz bin ikiyüz elli Türk Lirasını geçmeyen davalara ilişkin verilmiş kararlar kesin olup istinaf kanun yoluna gidilemeyeceği hüküm altına alındığından, davalının istinaf başvuru dilekçesinin Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun 346/1. maddesi uyarınca kararı veren mahkeme tarafından reddine karar verilmemiş ise de;
aynı Kanun hükmü ve 352/1-b maddesi uyarınca, istinaf başvuru dilekçesinin kesin olan bir karara ilişkin olması sebebiyle davacının istinaf başvurusunun HMK 341/2-4 ve 352/1-b maddeleri gereğince usulden reddine dair dosya üzerinden yapılan ön incelemede karar vermek gerekmiştir.
Kayseri Bölge Adliye Mahkemesi 6. Hukuk Dairesi, E. 2024/2627, K. 2025/95, 16 Ocak 2025 tarihli karar · Kaynak: UYAP Emsal Karar Arama