KÜNYE
T.C. Kayseri Bölge Adliye Mahkemesi 6. Hukuk Dairesi
- Karar tarihi
- 25 Nisan 2024
- Dosya no
- 2024/834
- Karar no
- 2024/934
- İncelenen kararın mahkemesi
- KAYSERİ 1. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ
- Tarihi
- 14/02/2024
- Numarası
- 2022/992 E. 2024/135 K.
- Davanın konusu
- İtirazın İptali (Ticari Satımdan Kaynaklanan
- İstinaf karar tarihi
- 25/04/2024
- Karar yazım tarihi
- 25/04/2024
Karar Metni
2.098 kelime·10 dk okuma·4 bölüm
KAYSERİ 1. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ'nin istinafa konu edilen 14/02/2024 tarih ve 2022/992 E - 2024/135 K kararına karşı süresi içinde davalı vekilince istinaf kanun yoluna başvurulması üzerine yapılan incelemede;
TARAFLARIN İDDİA VE SAVUNMALARININ ÖZETİ
Davacı vekili tarafından sunulan dava dilekçesinde özetle.
Davalı ile müvekkili şirket arasında süregelen bir ticari ilişki bulunduğunu, taraflar arasındaki ticaretten doğan muavin hesap dökümünden de anlaşılacağı üzere müvekkilinin davalı taraftan 57.931,30-TL alacağı olduğunu, davalı tarafından bu borcun ödenmemesi üzerine Kayseri Genel İcra Müdürlüğü'nün... esas sayılı icra takip dosyası ile davalıya karşı icra takibi başlatıldığını, davalının gerçek dışı ve yasal dayanaktan yoksun bir şekilde itiraz ettiğini ve takibin durduğunu, davalının itirazının tamamen alacağın tahsilini geciktirmek amaçlı olduğundan bahisle davanın kabulü ile Kayseri Genel İcra Müdürlüğü'nün ...
E. sayılı icra takip dosyasına yapılan itirazın iptaline, takibin devamına, takip konusu alacağın %20'sinden az olmamak üzere icra inkâr tazminatının davalıdan tahsiline, dava sonunda müvekkilinin alacağının tahsilinin imkansız hale gelmemesi ve davalının mallarını kaçırıp davayı semeresiz bırakmaması için davalı adına kayıtlı olan taşınır, taşınmaz malları ile üçüncü kişilerde bulunan hak ve alacakları üzerine ihtiyati haciz konulmasına, yargılama giderlerinin davalı tarafa tahmiline karar verilmesini dava ve talep etmiştir.
Davalı vekili dosyaya sunduğu cevap dilekçesinde; huzurdaki davanın itirazın iptali davası olduğundan takip talebi ile sıkı sıkıya bağlı bir dava olduğunu, borcun konusunu oluşturan belge ve takip dayanağı belgelerin dava dilekçesi ile genişletilemeyeceğini, bu nedenle muavin defter kaydında görülen tutarın ticari bir uyuşmazlık adına soyut kalacağını, ticari alacakların ispat külfetinin davacı tarafta olduğunu, alacağını yazılı belge ile ispatlaması gerektiğini, takip dayanağı olarak belirtilen muavin defter kaydının süreklilik arz eden ticari ilişkide borcun kaynağı, ne zaman ne şartlarda ödeneceği, vadesinin gelip gelmediği,
gelmişse muacceliyet zamanını gibi unsurların anlaşılmasının güç olduğunu, bu sebeple muavin defterinin tek başına borcu ispat etmeye yeterli olmadığını, haksız ve mesnetsiz davanın reddine, takip konusu alacağın %20 sinden aşağı olmamak üzere kötü niyet tazminatının davacıdan alınarak müvekkiline ödenmesine, yargılama giderlerinin davacı taraf üzerinde bırakılmasını talep etmiştir.
İLK DERECE MAHKEMESİ KARARININ ÖZETİ
İlk Derece Mahkeme kararında; "...Yapılan yargılama, toplanan deliller, alınan bilirkişi raporu ve tüm dosya kapsamına göre.
Kayseri Genel İcra Müdürlüğü'nün ... sayılı icra takip dosyasının muavin kaydına görülen bakiyenin ödenmemesine dayalı olarak açıldığı, alınan bilirkişi raporuna göre taraflar arasında ticari ilişki bulunduğu, davalının davacıdan mal ve hizmet aldığı, icra takibine konu muavin kaydına görülen faturaların davacının ticari defter kayıtlarında yer aldığı, davalının ticari defterlerini sunmaktan imtina ettiği, bu nedenle yalnızca davacının ticari defter kayıtları üzerinde inceleme yaptırılabildiği, davaya konu edilen alacak kalemlerinin davacının ticari defterlerinde yer aldığı, taraflarca vergi dairesine BA-BS bildirimlerinin yapıldığı,
davalı tarafça dosyaya icra takibine konu faturaların ödendiğine ilişkin ödeme belgesi vs. sunulmadığı görülmekle, davalının Kayseri Genel İcra Dairesi'nin ... esas sayılı takip dosyasına yapmış olduğu itirazın iptali ile takibin devamına karar vermek gerekmiştir.
Davalı vekilince icra takibinin muavin kayıtlarına dayalı olarak açıldığı, itirazın iptali davası ile icra takibinin sıkı sıkıya bağlı olması nedeniyle huzurdaki davada fatura ve irsaliye sunulmasının mümkün olmadığını savunulmuş ise de muavin defterinin TTK uyarınca tacir tarafından tutulması gerekli defterlerden olmadığı, muavin defterinin iki tacir arasındaki karşılıklı ödemeleri, faturaları, verdikleri kıymetli evrakları vs kaydettikleri bir defter türü olduğu,
muavin defterlerine dayanıldığında bu deftere konu faturalara da dayanılmış kabul edilmesi gerektiği, irsaliyenin ise fatura konusu ürün ya da hizmetin ispatı noktasında delil olarak sunulabileceği, dolayısıyla eldeki davada icra takibine sıkı sıkıya bağlılık ilkesinin ihlali niteliğinde delil sunulmadığı değerlendirilmekle bu savunma yerinde görülmemiştir.
Ayrıca davaya konu edilen alacağın ticari defter kayıtlarıyla sabit ve likit bir alacak olması nedeni ile İİK 67/2 maddesi uyarınca hüküm altına alınan 57.931,30-TL'nin %20'si oranındaki icra inkar tazminatının davalıdan alınarak davacıya verilmesine karar vermek gerekmiş ve aşağıdaki hüküm kurulmuştur. Davanın kabulü ile; Kayseri Genel İcra Müdürlüğü'nün ... Esas sayılı icra takip dosyasında davalının yapmış olduğu itirazın iptali ile asıl alacağa takip tarihinden tahsil tarihine kadar avans faizi işletilmesine, İİK 67/2 maddesi uyarınca alacağın %20'si tutarında 11.586,26-TL icra inkar tazminatının davalıdan tahsili ile davacıya ödenmesine,..." şeklinde karar verilmiştir.
Bu karara karşı davalı vekilince yasal süresinde istinafa başvurulmuştur.
İSTİNAF SEBEPLERİ
Davalı vekilince sunulan istinaf başvuru dilekçesinde özetle.
Takip dayanağı belirtilen muavin defter kaydı, süreklilik arz eden ticari ilişkide borcun kaynağı, ne zaman ne şartlarda ödeneceği, vadesinin gelip gelmediği, gelmişse muacceliyet zamanını gibi unsurların anlaşılmasının oldukça güç olduğunu, bu sebeple muavin defterinin tek başına borç ispat etmeye yeterli olmadığı kanısında olduklarını, dava dilekçesinde belirtilen borcun kaynağının faturalar olduğu ve bu faturaların ispat aracı olarak kullanılmaya çalışılmasının taraflarınca kabul edilemez nitelikte olduğunu, müvekkili şirket aleyhine fatura ve irsaliyeye ilişkin herhangi bir icra takibinin mevcut olmayışından ötürü,
huzurdaki davanın fatura ve irsaliye çerçevesinde çözümlenmesini kabul etmediklerini, icra takip dosyasında sunulmayan ve huzurdaki dava dilekçesi delillerinde bildirilmeyen muavin kayıt defterinin de sunulmasına muvafakatlerinin bulunmadığını, davacı tarafından müvekkili aleyhine girişilen icra takibinde takip talebine bakıldığında faturadan kaynaklı bir icra takibi söz konusu olmadığını, davacı tarafın kendi bünyesinde tutmuş oldukları muavin defter kayıtlarından müvekkili şirketi borçlandırıcı işleme giriştiklerini,
bu hususun ise muavin defterlerinin istenildiği gibi düzenlenebilir olması karşısında müvekkili şirket tarafından kabul edilemez nitelikte olduğunu, muavin defter kaydı tutulmasının kanuni olarak zorunlu defter olmadığı gibi resmi bir belge de olmadığını, bu yönüyle de, davacı tarafça serbestçe tutulabilecek muavin defterine karşı gerçekleştirilen icra takibine itiraz hakkında müvekkili şirketin kötü niyetli olduğundan yahut ödemeyi geciktirme kastı olduğundan söz etmenin mümkün olmadığını, aksine, davacı tarafça gerçekleştirilen muavin defter kaydına ilişkin gerçekleştirilen icra takibinin kötü niyetli olup,
davacı aleyhine kötü niyet tazminatı hükmedilmesi gerektiğini, davacı tarafça sunulan whatsapp görüşmelerini kabul etmediklerini, bu yönüyle de ticari alacak iddiasına ilişkin whatsapp kayıtlarının ispat aracı bulunmadığını, ayrıca müvekkili şirket bünyesinde kim ile görüşüldüğünün de belirtilmediğini, Kayseri 1. Asliye Ticaret Mahkemesinin 2022/992 esas ve 2024/135 karar sayılı ilamının kaldırılarak , davanın reddi ile takip konusu alacağın %20 sinden aşağı olmamak şartıyla kötü niyet tazminatının davacıdan alınarak taraflarına ödenmesine,
yargılama giderleri ve vekalet ücretinin davacı taraf üzerinde bırakılmasına karar verilmesini talep etmiştir.
HUKUKİ NİTELENDİRME, DELİLLERİN VE İSTİNAF SEBEPLERİNİN DEĞERLENDİRİLMESİ
H.M.K 355. Maddesi gereğince inceleme Kamu düzenine aykırılık halleri dışında istinaf dilekçesinde belirtilen sebeplerle sınırlı olarak yapılmıştır.
Kayseri Genel İcra Dairesi'nin...esas sayılı takip dosyasında; alacaklının ... Limited Şirketi, borçlunun ... Ltd. Şti. olduğu, 57.931,30-TL toplam alacak üzerinden ilamsız takip başlatıldığı, Takip dayanağı olarak "muavin kaydında görülen bakiyenin ödenmesi 57.931,30 TL " olarak gösterildiği borçlunun süresinde yaptığı itiraz üzerine takibin durduğu anlaşılmıştır.
Uyuşmazlık da itirazın iptali davaları yönünden aranan dava şartı konusunda düğümlenmektedir.
İtirazın iptali davaları (İİK, md. 67); alacaklının takip talebi (md. 58) sonrasında borçlunun kendisine gönderilen ödeme emrine itirazı (md. 60, 61, 62) üzerine duran (İİK, md. 66/1) takibin devamını sağlamaya yönelik bir davadır.
Tüm takip yolları bir takip talebiyle başlar. Alacaklı bu takip talebinde herhangi bir belgeye dayanmak zorunda değilse de uygulamada sıklıkla borçlunun borcun sebebini anlaması ve takibe itiraz olması hâlinde açılacak davalarda dayanak teşkil etmek üzere fatura, sözleşme, cari, hesap, tespit hükmü yahut ödeme dekontu gibi belgeler takip sebebi olarak gösterilmektedir.
İlâmsız takibin konusunu değer ölçüsü ve değişim aracı olma özelliğine sahip tüm para alacakları oluşturur.
Şayet takip talebi yukarıda sayılan hususlan ihtiva etmekteyse hâkim geçerli bir takibin varlığını gözeterek itirazın iptali davasında işin esasının incelenmesine geçecek, davacının takip talebinde ileri sürdüğü alacak iddiasının haklı ve yerinde olup olmadığını, davalı borçlunun sorumluluğunun miktar ve türünü belirleyecektir.
Bilindiği üzere Muavin Defter, herhangi bir hesaba ait hareketlerin ayrıntılı olarak listelendiği rapordur. Raporda, her hesaba ait hareketler ayrı ayrı listelenir.
Bu açıklamalar ışığında somut olay incelendiğinde; takip talebinde alacaklı muavin defterinden kaynaklı 57.931,30 TL alacak talebinin sebebini belirtip dava dilekçesine ek olarak defter kayıtlarına dayanak yaptığı faturaları sunmuştur. Bu hâlde geçerli ve hukuka uygun bir takip talebinin varlığı gözetilerek itirazın iptali davasında işin esasına girilmesi yerindedir.
Davacı davalı ile süregelen bir ticari ilişki bulunduğunu, taraflar arasındaki ticaretten doğan muavin hesap dökümünden kaynaklanan 57.931,30-TL alacağı olduğunu ileri sürerek eldeki davayı açmıştır.
Davalı icra takibinin muavin kayıtlarına dayalı olarak başlatıldığını itirazın iptali davasının takip ile sıkı sıkıya bağlı olması nedeniyle huzurdaki davada fatura ve irsaliye sunulmasının mümkün olmadığını Muavin defterindeki kayıtların davacı tarafça serbestçe tutulabilecek belgeler olduğunu davacının kötü niyetli olduğunu savunarak davanın reddini talep etmiştir.
Davacı dava dilekçesine ek olarak 24.01.2022 tarih... numara 80.650,58 TL tutarlı 21.06.2022 tarih... numara 2.670-TL vade farkı faturası Seri ...numaralı boş sevk irsaliyesi ve muavin defter kaydı sunduğu görülmüştür.
Davalı şirkete ait BA formları incelendiğinde davalı şirketçe 22.04.2022 tarihinde KDV hariç 68.347,95 TL(KDV dahil 80.650,58 TL) tutarındaki faturanın vergi dairesine bildirildiği görülmüştür.
Davacı Dava dilekçesinin ekinde sunduğu sevk irsaliyesinin okunaklı sureti olarak dosyaya SERİ ... numara 04.06.2021 Tarih SERİ ... 03.11.2021 Tarih numaralı sevk irsaliyeleri sunduğu görülmüştür.
Davacı tarafın ticari defterleri incelenerek hazırlanan 16/12/2023 tarihli bilirkişi raporunda; davacı tarafından davalıya 112.261,30-TL satış faturası ile 2.670-TL vade farkı faturası kesilmiş olduğu, buna karşılık 7.000,00-TL EFT ve 50.000,00-TL çekle tahsilat yapıldığı kayıtlarında mevcut olduğunun belirtildiği Raporun 23.12.2023 tarihinde taraf vekillerine tebliğ edildiği davalı tarafça rapora itiraz edilmediği görülmüştür.
Yargıtay HGK 2022/11-66 Esas 2023/534 Karar sayılı ilamında da belirtildiği üzere; Davalı cevap dilekçesinde belirtilen bu hususlar ve özellikle davalının muavin defter kayıtlarını kabul etmediği nazara alındığında; somut olayda dava dilekçesine ek olarak sunulan faturaların davalının ticarî defterlerinde kayıtlı değilse, satıcının (davacının) alacak iddiasını diğer delillerle ispat etmesi gerektiğinden, faturalara konu hizmetin sunulup sunulmadığına veya gereği gibi yerine getirilip getirilmediğine ilişkin ispat yükü davacı şirkete aittir.
Davacının dava dilekçesine ek olarak sunduğu 24.01.2022 tarih ... numara 80.650,58 TL tutarlı fatura davalı tarafından BA formuyla vergi dairesine bildirilmiş olup davacının ticari defterlerinde davalı tarafından takibe konu faturadan sonra 04.04.2022 tarihinde 50.000 TL ödeme yapıldığının kayıtlı olduğu bu durumda 6098 sayılı TBK 102 maddesi uyarınca ödemenin takibe konu edilen fatura için yapıldığı karine olarak geçerli olduğu bu hususlar birlikte göz önüne alındığında davacının takip tarihi itibariyle davalıdan 30.650,58 TL ( 80.650,58 TL-50.000 TL) Alacaklı olduğunu ispat ettiği buna karşılık kalan tutarı ispat etmesi gerektiği davacının dosyaya bu yönde deliller sunmadığı davacının dava dilekçesinde açıkça yemin deliline dayanmadığı anlaşılmaktadır .
Mahkemece bu durumda Kayseri Genel İcra Dairesi'nin ... esas sayılı takibin takip tarihi itibariyle 30.650,58 TL asıl alacak üzerinden devamına karar verilmesi gerekirken yazılı şeklinde karar verilmesi usul ve yasaya aykırı görülmüştür.
Açıklamalar ışığında; Davalının istinaf talebinin kabulüyle;
Davanın kısmen kabulü ile; Kayseri Genel İcra Dairesi'nin... esas sayılı takibin takip tarihi itibariyle 30.650,58 TL asıl alacak üzerinden devamına,
30.650,58 TL asıl alacağın %20 oranında icra inkar tazminatının davalıdan alınarak davacıya ödenmesine,
Davalının kötü niyet tazminat talebinin koşulları oluşmadığından reddine "şeklinde HMK 353/1-b-2 uyarınca düzeltilerek esas hakkında yeniden hüküm kurmak gerekmiştir.
Kayseri Bölge Adliye Mahkemesi 6. Hukuk Dairesi, E. 2024/834, K. 2024/934, 25 Nisan 2024 tarihli karar · Kaynak: UYAP Emsal Karar Arama