KÜNYE
T.C. Kayseri Bölge Adliye Mahkemesi 6. Hukuk Dairesi
- Karar tarihi
- 30 Ocak 2025
- Esas no
- 2025/3
- Karar no
- 2025/194
- İncelenen kararın mahkemesi
- KAYSERİ 2. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ
- Tarihi
- 07/11/2024
- Esas no
- 2024/384
- Karar no
- 2024/983
- Davanın konusu
- Alacak (Ticari Satımdan Kaynaklanan
- İstinaf karar tarihi
- 30/01/2025
- Yazım tarihi
- 31/01/2025
Karar Metni
1.423 kelime·7 dk okuma·4 bölüm
KAYSERİ 2. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ'nin istinafa konu edilen 07/11/2024 tarih ve 2024/384 E - 2024/983 K kararına karşı süresi içinde davacı vekilince istinaf kanun yoluna başvurulması üzerine yapılan incelemede;
TARAFLARIN İDDİA VE SAVUNMALARININ ÖZETİ
Davacı vekilinin dava dilekçesinden özetle; müvekkili ile davalı arasında domates alım satımına ilişkin ticari bir ilişkin bulunduğunu, müvekkili ile davalı arasında 2024 yılı Mart ayında 393.900,00-TL bedelli 15.600 kg olmak üzere satış gerçekleştirildiğini, söz konusu satış sözleşmesinin ve satışının kayseri de gerçekleştirildiğini, alışveriş sonrası e faturalar tanzim edildiğini, faturalardan bir suret borçluya teslim edildiğini ve GİB tarafından borçlunun bildirdiği mail adresine tebliğ edildiğini, davalının fatura konusu satış bedelini ödemediğini ve temerrüte düştüğünü, arabulucuk başvurusunda bulunulduğunu,
anlaşama ile sonuçlandığını, açıklanan nedenlerle müvekkilinin davalıya yapmış olduğu satış nedeni ile fazlaya ilişkin talep ve haklarının saklı kalmak kaydıyla işlemiş ve işleyecek faizi ile birlikte şimdilik 150.000,00-TL alacağın davalıdan tahsili ile müvekkiline ödenmesini, yargılama gideri ve vekalet ücretinin davalıya yükletilmesini talep ve dava etmiştir.
Davalı vekilinin cevap dilekçesinden özetle; müvekkiline karşı ikame edilen işbu davanın kayseri asliye ticaret mahkemesi'nde ikame edilmiş olup, 6100 s. hmk m.6 genel yetki kuralı gereğince; "genel yetkili mahkeme, davalı gerçek veya tüzel kişinin davanın açıldığı tarihteki yerleşim yeri mahkemesi olduğunu, yerleşim yeri, 22/11/2001 tarihli ve 4721 sayılı türk medenî kanunu hükümlerine göre belirlenir." davalı olan müvekkilinin ikameti bulunduğu yer mahkemelerinin yetkili mahkemeler olduğunu, bu sebeple yetkili mahkemenin müvekkiline yapılan icra takibinde, yetkili icra dairesi antalya icra müdürlüğü olup,
işbu davadanın da yetkili mahkeme antalya asliye ticaret mahkemeleri olduğunu, talep ve dava konusunun belirli olan dava değeri bakımından kısmi dava açılamayacağını, davacı dava dilekçesinde 393.900,00 tl tutarlı faturanın ödenmesi hususunda müvekkilince temerrüde düşüldüğü belirtildiği ancak dava esas değeri 150.000,00 tl olarak gösterildiği,
dava dilekçesinde açıkça fatura bedelinin tamamının ödenmediği yönünde dava ikame edilmesine karşın harca esas değer düşük gösterildiğini, mahkemece eksik harcın tamamlatılmasını talep ettiklerini, 01.03.2024 tarihinde müvekkili şirket ile davacı arasında 15.600 kg ve 393.900 tl tutarında salkım domates alımı gerçekleştirildiğini, davacı tarafça gönderilen ürünler olması gerekenden az tonajda gönderildiğini, ürün ... deposuna indirildiğini ve ürünlerin olması gereken tonajdan az gönderildiğinin tespit edildiğini, kalan kısımda da ezik ve çürükler olduğunun tespit edildiği,
davacı tarafça faturada belirtilen tonaj 15.600 kg olduğunu, ancak müvekkiline gönderilen temiz (ayıp ve eksik tonaj olmaksızın elde kalan kısım) 9.120 kg olduğunu, yani düzenlenen faturadaki 6.480 kg'lık kısım bakımından üründe kilo olarak eksikler ve kalite problemi tespit edildiğini, davacının usul ve hukuka aykırı olarak müvekkili şirkete yönelendirmiş olduğu iş bu davanın reddini, yargılama giderleri ve vekalet ücretinin ;davacı taraf üzerine bırakılmasına karar verilmesini talep ve dava etmiştir.
İLK DERECE MAHKEMESİ KARARININ ÖZETİ
Tekmil dosya mündericatı birlikte değerlendirildiğinde; "...Davalı tarafından cevap dilekçesinde, davalının ikamet mahkemesi olan Antalya Mahkemelerinin yetkili olduğu beyan edilerek süresi içerisinde yetki itirazında bulunulmuştur. Sözleşmeden doğan davalarda yetki kuralı, 6100 Sayılı HMK'nun 10. maddesinde düzenlenmiştir. HMK'nun 10. maddesinde; "sözleşmeden doğan davalar sözleşmenin ifa edileceği yer mahkemesinde de açılabilir." denilmektedir.
Buna göre; sözleşmeden doğan borç, para borcu ise, 6098 sayılı TBK'nun 89/I, b.1 hükmü uyarınca para borcunun alacaklısı, ödeme zamanındaki yerleşim yerinde de alacak davası açabilecektir.
Somut dava, ticari satımdan kaynaklanan alacak davasına ilişkin olup; davacı, satıcı olarak para borcunun tahsili istemiyle alıcı aleyhine bu davayı açtığına göre, davayı, ifa zamanındaki yerleşim yeri mahkemesinde açabileceği gibi genel yetkili mahkeme olan davalının yerleşim yeri mahkemesinde açabilecektir (HMK m.6/I).
Davacı vekili sunmuş olduğu dava dilekçesinde davacının adresini belirmemiş ise de dilekçeye ekli vekâletname ve arabuluculuk tutanağında davacının adresinin .../ YOZGAT olduğu yazılıdır. Davalı vekilinin sunduğu cevap dilekçesindeki adresinin .../ ANTALYA olduğu belirtilmiştir.
Dolayısıyla davacı taraf para borcunun ifası için açmış olduğu bu davayı Boğazlıyan Asliye Hukuk (Ticaret) Mahkemesinde yahut genel yetkili mahkeme olan Antalya Asliye Ticaret Mahkemesinde açabilecek iken yetkili olmayan bir mahkemede dava açmıştır. Bu durumda yetkili mahkemeyi belirleme yetkisi karşı tarafa geçmiş olup, davalının yetki ilk itirazı yerindedir.
Açıklanan nedenlerle; davalının yerinde görülen yetki ilk itirazının kabulü ile yetki kuralları doğrultusunda davaya bakmaya Antalya Asliye Ticaret Mahkemesinin yetkili olması nedeniyle mahkememizin yetkisizliğine dair aşağıdaki şekilde karar verilmiştir. 1-Mahkememizin yetkisizliği sebebiyle 6100 Sayılı HMK.
115/2 maddesi gereğince davanın usulden reddine, 2-Kararın kesinleşmesinden itibaren 2 hafta içinde talep halinde dosyanın yetkili Antalya Asliye Ticaret Mahkemesine gönderilmesine,..." şeklinde karar verilmiştir.
Bu karara karşı davacı vekilince yasal süresinde istinafa başvurulmuştur.
İSTİNAF SEBEPLERİ
Davacı vekili tarafından ilk derece mahkemesine sunulan istinaf başvuru dilekçesinde özetle; müvekkil ile davalı arasındaki sözleşme, Kayseri'de kurulduğunu ve kayseride ifa edildiğini, müvekkil, sipariş konusu ürünleri teslimin hemen öncesinde hasat edip tarttırıp denetletip künye belgesi ile birlikte Kayseri'de davalının taşıyıcısına teslim ettiğini ve davalının taşıyıcısı ile yola çıkarıldığını, bu husus, sunulan künye belgesi ile de sabit olduğunu, nakliye, davalı tarafından yapıldığını, bu suretle davalı, sipariş ettiği ürünleri Kayseri'de teslim aldığını, zira müvekkilin bir yerleşimi ve Kayseri olduğunu,
dava dilekçesi ekinde sunulan künye belgesinden de görüleceği üzere satış sözleşmesi, Kayseri'de kurulduğunu, yetkili mahkemeler de bu nedenle Kayseri Mahkemeleri olduğunu, kaldı ki arabuluculuk sürecinde yetki itirazı yapılmış olmakla iş bu itiraz, sulh hukuk mahkemesi merci tarafından reddedildiğini, ürünlerin müvekkilden satın alındığı yer, Kayseri olduğunu, ürünler, künye belgesinden de görüleceği üzere müvekkilin Kayseri'deki deposundan satın alındığını, bu depodan karşı yanın aracında yüklenerek teslim edildiğini, dolayısıyla sözleşme, Kayseri'de kurulduğunu, bununla birlikte eldeki başvurumuza konu uyuşmazlık,
para alacağına ilişkin olup TBK madde 89 uyarınca para alacaklarından kaynaklı uyuşmazlıklarda uyuşmazlığın görüm ve çözümünde yetkili yer, alacaklının yerleşim yeri olduğunu, satışın yapıldığı müvekkilin deposu da Kayseri'de bulunduğunu, müvekkilin bir adresinin de Kayseri'de olduğu sunulan faturalardan da görüldüğünü, kaldı ki davalı, arabuluculuk aşamasında da arabulucunun yetkisine itirazda bulunmuş olup bu itiraz, Kayseri Sulh Hukuk Mahkemesi'nde denetlendiğini ve reddedildiğini, tüm bu nedenlerle Kayseri Mahkemeleri, uyuşmazlığın görüm ve çözümünde yetkili olup verilen yerel mahkeme kararı haksız olduğunu,
istinaf başvurusunun kabulüne, Kayseri 2. Asliye Ticaret Mahkemesi'nin 2024/384 Esas ve 2024/983 Karar sayılı kararının kaldırılmasına, kayseri mahkemelerinin yetkili olduğunun tespitine, yargılama giderleri ile vekalet ücretinin karşı yana tahmiline karar verilmesini talep etmiştir.
Davalı vekili tarafından ilk derece mahkemesine sunulan istinafa cevap dilekçesinde özetle; davanın yetkisiz mahkemede ikame edildiğini, davanın kısmı dava olarak açıldığını, davacı tarafça gönderilen ürünlerin olması gerekenden az tonajda gönderildiğini, davacı tarafça faturada belirtilen tonaj 15.600 kg olduğunu, ancak müvekkile gönderilen temiz (ayıp ve eksik tonaj olmaksızın elde kalan kısım) 9.120 kg olduğunu, yani düzenlenen faturadaki 6.480 kg'lık kısım bakımından üründe kilo olarak eksikler ve kalite problemi tespit edildiğini, müvekkil şirket ile yapılan anlaşma gereğince,
gönderilen malların toplam 6.480 kiloluk kısmının eksik olduğu, sözleşmeye uygun olmadığı bildirilmesine rağmen ısrarla fatura kesilmeye devam edildiğini, davacının usul ve hukuka aykırı istinaf talebinin reddine, yargılama giderleri ve vekalet ücretinin davacı taraf üzerine bırakılmasına karar verilmesini talep etmiştir.
HUKUKİ NİTELENDİRME, DELİLLERİN VE İSTİNAF SEBEPLERİNİN DEĞERLENDİRİLMESİ
HMK'nın 355. maddesine göre "İnceleme, istinaf dilekçesinde belirtilen sebeplerle sınırlı olarak yapılır. Ancak Bölge Adliye Mahkemesi kamu düzenine aykırılık gördüğü takdirde bunu resen gözetir" şeklinde düzenleme bulunmaktadır. Dava, ticari satımdan kaynaklı alacak talebine ilişkindir.
Dosya kapsamında toplanan deliller, ilk derece mahkemesinin olay nitelendirilmesi ve gerekçesi nazara alındığında, davacı adresinin ..., davalı adresinin Antalya olması, davaya konu sözleşmenin ifa yerinin de Kayseri olduğunun yeterli ve kesin delillerle ispat edilememesi,
sunulan künye belgesinde de malın gideceği/tüketime sunulduğu yerin yani malın teslim yerinin de açıkça Antalya/.../... olduğunun yazılı olması nedeniyle bu kapsamda davaya konu ticari satıma ilişkin künye belgesinde sözleşmenin ifa yerinin de Antalya/.../... olduğunun bildirilmesi nazara alındığında davanın açıldığı ilk derece mahkemesi olan Kayseri 2.Asliye ticaret mahkemesinin yetkisizliği ile davanın usulden reddine ilişkin kararında yazılı açıklamalara, yasal sebep ve gerekçelere binaen istinaf edilen kararda usul, yasa ve dosya kapsamı yönlerinden bir aykırılık bulunmadığı,
bu nedenlerle davacının yukarıda yazılı istinaf sebeplerinin yerinde olmadığı, kararın usul ve esas yönünden hukuka uygun olduğu anlaşıldığından davacının istinaf başvurusunun HMK nun 353/1-b.1 maddesi uyarınca esastan reddine dair aşağıdaki gibi hüküm kurulmuştur.
Kayseri Bölge Adliye Mahkemesi 6. Hukuk Dairesi, E. 2025/3, K. 2025/194, 30 Ocak 2025 tarihli karar · Kaynak: UYAP Emsal Karar Arama