KÜNYE
T.C. Kayseri Bölge Adliye Mahkemesi 6. Hukuk Dairesi İstinaf Karar Yazım
- Karar tarihi
- 26 Şubat 2025
- Esas no
- 2025/345
- Karar no
- 2025/446
- İncelenen kararın mahkemesi
- KAYSERİ 2. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ
- Tarihi
- 15/01/2025
- Esas no
- 2024/272
- Karar no
- 2025/48
- Davanın konusu
- İtirazın İptali
- İstinaf karar tarihi
- 26/02/2025
- Tarihi
- 06/03/2025
Karar Metni
1.458 kelime·7 dk okuma·3 bölüm
Kayseri 2. Asliye Ticaret Mahkemesi'nin 15/01/2025 tarih ve 2024/272 Esas 2025/48 Karar sayılı ilamına karşı ,davalı vekili tarafından istinaf kanun yoluna başvurulması üzerine dosya dairemize gelmekle dosya üzerinden yapılan inceleme sonucunda;
TARAFLARIN İDDİA VE SAVUNMALARININ ÖZETİ
Davacı vekili dava dilekçesinde özetle. Davalı aleyhine açılan Niğde İcra Müdürlüğünün ... Esas sayılı icra takibinde yetkiye ve borcun tamamına itiraz edildiğini, yapılan itiraz sonucunda söz konusu takibin durduğunu, daha sonra yetki itirazın taraflarınca kabul edildiğini, söz konusu icra dosyasının Kayseri Genel İcra Dairesi'nin ...
Esas sayılı dosyası ile kaydının yapıldığını ve iş bu dosyadan gönderilen ödeme emrine de itiraz edilerek , söz konusu icra takibin durduğunu, davacının davalı tarafa domates, kavun satmasından kaynaklanan borcunun olduğunu, bu borcuna istinaden davacı müvekkiline bono verdiğini, bononun süresinde ödenmeyince davacının icra takibi başlattığını, ciro silsilesinde hata söz konusu olduğu için bono sıfatından çıktığını ve ilamsız icra takibinde bulunduğunu belirterek davalı tarafça Kayseri Genel İcra Dairesi'nin ...
Esas sayılı icra takibine yapılan itirazın iptaline, takip tarihinden itibaren asıl alacığa işleyecek faizin davalıdan tahsiline, davalının %20 'den az olmamak üzer icra inkar tazminatı ödemeye mahkum edilmesine, yargılama giderleri ve avukatlık ücretinin hüküm altına alınmasına karar verilmesini talep ve dava etmiştir.
DAVALI VEKİLİ'NİN İLK DERECE MAHKEMESİNE SUNMUŞ OLDUĞU CEVAP DİLEKÇESİNDEN ÖZETLE: Davanın görevli mahkemede açılmadığını, söz konusu davada tarafların tacir sıfatının bulunmadığı kanaatinde olduklarını, Mahkemenin Bor Vergi dairesi ve Erciyes Vergi Dairesine yazacağı yazıda tarafların vergi mükellefi olup olmadıkları yazı cevapları geldiğinde anlaşılacağını, iş bu davanın Asliye Ticaret Mahkemesinde açılmış olmasının HKM'da düzenlenen göreve kuralına uygun olmadığının anlaşılacağını, söz konusu davada görevli mahkemenin Kayseri Asliye Hukuk Mahkemeleri olduğunu ve öncelikle davanın görevsizlik kararı verilmesi gerektiğini,
ciro silsilesinin kopuk olması nedeniyle yetkili hamil olmayan davacının bahsi geçen belgeye istinaden alacak iddiasında bulunmasının mümkün olmadığını belirterek iş bu davanın görevsiz mahkemede açılması nedeniyle görevsizlik kararı verilmesini, dosyanın Kayseri Asliye Hukuk mahkemelerine gönderilmesini, delillerin toplanmasını, davacının delillerine karşı delil bildirme haklarının saklı tutulmasını, davacının savunmasını genişletmesine ve değiştirmesine muvafatanın bulunmadığını, davanın reddi ile yargılama gideri ve vekalet ücretinin davacıya yükletilmesine karar verilmesini talep etmiştir.
İLK DERECE MAHKEMESİ KARARININ ÖZETİ
İlk derece mahkemesi tarafından yapılan yargılama sonucunda "...İstinaf kararı gereğince Kayseri 3. Asliye Hukuk Mahkemesinin 2024/62 esas 2024/50 karar sayılı görevsizlik kararı ile dosyanın mahkememize gönderilmesinden sonra yapılan yargılama sonucunda, her ne kadar davalı tarafça davanın reddine karar verilmesi talep edilmiş ise de, ilk cironun lehtara ait olmaması nedeni ile kambiyo vasfına sahip olmadığı anlaşılan takibe konu senetler nedeni ile davacının davalıdan alacaklı olup olmadığının tespiti için tanıklar dinlenmiş olup,
her iki taraf tanıklarının beyanı ile taraflar arasındaki yazışmalar birlikte dikkate alındığında taraflar arasında bir ticari ilişkinin olduğu ve bunun sonucunda dava konusu senetlerin davacıya verildiği anlaşılmış olup, davalı tarafça senetlerin teminat senedi olduğunun ve ödendiğinin ile davacıya takip nedeni ile borçlu olunmadığının yazılı deliller ile ispat edilememesi üzerine davalı tarafın delilleri arasında yemin delilinin olması nedeni ile davalı vekiline yemin delili hatırlatılmış ise de, davalı tarafın yemine başvurmadığı ve bu şekilde davacının davasında haklı olduğu değerlendirilmiş ve böylece, Davanın KABULÜ İLE,
Kayseri Genel İcra Dairesinin ... E. Sayılı dosyasına yapılan itirazın iptali ile takibin 95.000,00 TL asıl alacak, 27.260,82 TL işlemiş faiz ile 415,00 TL noter masrafı olmak üzere toplam 122.675,82 TL üzerinden DEVAMINA, Kabul edilen alacak bedeli olan 122.675,82 TL'nin %20 si oranında icra inkar tazminatının davalıdan alınarak davacıya verilmesine karar vermek gerekmiş ve hüküm kurulmuştur. 1-Davanın KABULÜ İLE, Kayseri Genel İcra Dairesinin ...
E. Sayılı dosyasına yapılan itirazın iptali ile takibin 95.000,00 TL asıl alacak, 27.260,82 TL işlemiş faiz ile 415,00 TL noter masrafı olmak üzere toplam 122.675,82 TL üzerinden DEVAMINA,2-Kabul edilen alacak bedeli olan 122.675,82 TL'nin %20 si oranında icra inkar tazminatının davalıdan alınarak davacıya verilmesine..." dair karar verilmiştir.
İş bu kararı davalı vekili süresinde istinaf etmiştir.
İLERİ SÜRÜLEN İSTİNAF SEBEPLERİ
Davalı vekilinin istinaf başvuru dilekçesinden özetle; davacının müvekkili ile ticari ilişkileri olduğunu ve bu ilişkiye istinaden müvekkilinin davacıya bono vererek borçlandığını iddia ettiğini, söz konusu iddianın gerçek dışı olduğunu, davacı tarafın alacak iddiasında bulunsa da müvekkilinin bahsi geçen bonoya istinaden bir borcu bulunmadığını, davacı tarafından dosyaya sunulan mesaj kaydında müvekkilinin borcunu ikrar etmekte olduğunu iddia ettiğini, söz konusu iddianın tamamen gerçek dışı olduğunu,
kaldırma kararı öncesinde alınan 28/09/2023 tarihli bilirkişi raporuna dosyada mevcut bilgi ve belgelerin incelenmesi sonucunda müvekkili ile davacı arasında herhangi bir borç ilişkisinin tespit edilemediği hususuna açıkça yer verildiğini, dosya kapsamında tanık ...'in mahkeme huzurunda alınan beyanında müvekkilinin davacıya domates bedellerine istinaden çek verdiğini, çekin karşılıksız çıkması üzerine ise teminat olarak 4 bono verdiğini ancak sonrasında karşılıksız çıkan 150.000,00 TL bedelli çekin ödenmesinin yapıldığını,
buna rağmen davacı tarafından borca teminat olarak verilen bonoların müvekkiline iade edilmediğinin açıkça belirtildiğini, tüm bu nedenlerle resen göz önünde bulundurulacak nedenlerle fazlaya ilişkin talep ve dava haklarının saklı kalmak kaydıyla yerel mahkeme dosyası kapsamında verilen kararın kaldırılmasını, tehiri icra kararı verilmesini ve dosyanın yerel mahkemeye iadesine karar verilmesini talep etmiştir.
HUKUKİ NİTELENDİRME, DELİLLERİN VE İSTİNAF SEBEPLERİNİN DEĞERLENDİRİLMESİ: Dava, icra takibine vaki itirazın iptali ve takibin devamı istemlerine ilişkindir. HMK'nın 355. maddesi kapsamında istinaf itirazları ve kamu düzenine ilişkin hususlarla sınırlı olarak yapılan inceleme sonunda;
Dosya içerisindeki bilgi ve belgelere, tarafların karşılıklı iddia ve savunmalarına, tanık beyanlarına ve somut olayda dava konusu senedin lehtarının ... olup ilk cironun bu şahsa ait olmadığının ve bu sebeple takibe konu senedin ciro silsilesinde kopukluk bulunduğunun, davacının ise talebini kambiyo ilişkisine değil akdi borç ilişkisine dayandırdığının sabit olmasına ve işbu davada ispat yükü üzerinde bulunan davacının akdi ilişki çerçevesinde alacağı bulunduğu iddiasını yasal delillerle ispatlamış olmasına,
ilk derece mahkemesinin vakıa ve hukuki değerlendirmesinde, kanıtları takdirinde bir isabetsizlik bulunmadığının anlaşılmış olmasına göre ilk derece mahkemesince davanın kabulüne karar verilmesinde aşağıda belirtilen husus dışında usul ve yasaya aykırılık bulunmadığı değerlendirilmiştir.
Ancak; dava konusu olayda akdi ilişkiye dayanılarak yapılan bir takip olması dolayısıyla senette yazılı vadenin ödeme günü olarak kabul edilemeyeceği ve davalının takipten önce usulüne uygun şekilde (ihtar vs. yollarla) temerrüde düşürüldüğünün davacı taraça ispatlanamadığı, bu halde, temerrüt tarihi takip tarihi olacağından asıl alacak dışında işlemiş faize yönelik davacının davalıdan bir alacağının olmaması nedeniyle, keza noter masrafına ilişkin olarak davacı yanca yapıldığına ilişkin bir belge dosyaya sunulamaması dolayısıyla davalının takibe ve borca yaptığı itirazının bu yönlerden haklı olduğu değerlendirilmiştir.
Açıklanan nedenle davalı taraf vekilinin istinaf başvurusunun kabulü ile,belirtilen hususlar yönünden yeniden yargılama yapılmasının gerekmemesi de gözetelirek, ilk derece mahkemesinin kararının belirtilen yönden kaldırılarak HMK'nın 353/1-b,2 maddesi uyarınca düzeltilmek suretiyle esas hakkında yeniden aşağıdaki şekilde karar verilmiştir.
Kayseri Bölge Adliye Mahkemesi 6. Hukuk Dairesi, E. 2025/345, K. 2025/446, 26 Şubat 2025 tarihli karar · Kaynak: UYAP Emsal Karar Arama