İçeriğe geç
ACAYCAN CEYLANAVUKATLIK BÜROSU
Uzmanlık
  • Ceza Hukuku
  • Bilişim Suçları
  • Bilişim Hukuku
  • İnternet Hukuku
  • Forex ve Yatırım Dolandırıcılığı Hukuku
  • Kripto Paralar Hukuku
  • Finans Hukuku
  • Hukuki Danışmanlık
  • Şirket Danışmanlığı
  • Marka Hukuku
  • Telif Hukuku
  • Tahkim Hukuku
  • Gayrimenkul Hukuku
Makaleler
  • Tüm Makaleler
  • Aile Hukuku
  • Bilişim Suçları
  • Gayrimenkul Hukuku
  • Tazminat Hukuku
  • İdare ve Vergi Hukuku
  • Dolandırıcılık ve İBAN Mağduriyeti
  • Miras Hukuku
  • Trafik Hukuku
  • KVKK ve Veri Koruma Hukuku
  • Yapay Zeka ve Web3 Hukuku
  • Enerji ve Çevre Hukuku
  • Silah Suçları
  • Arabuluculuk
  • Ceza Hukuku
  • İnternet Hukuku
  • Medeni Hukuk
  • AİHM ve Anayasa Mahkemesi Başvuru
  • Delil Hukuku ve Emsal Kararlar
  • İş ve Sosyal Güvenlik Hukuku
  • İcra ve İflas Hukuku
  • Sağlık Hukuku ve Malpraktis
  • Fikri Mülkiyet, Marka ve Patent Hukuku
  • Uyuşturucu Suçları
  • Bilişim Hukuku
  • Finans Hukuku
  • Kripto Para Hukuku
  • Borçlar Hukuku
  • Mevzuat ve Yargıtay Kararları
  • Forex Hukuku
  • Ticaret Hukuku
  • Tüketici Hukuku
  • Sigorta Hukuku
  • Yabancılar ve Vatandaşlık Hukuku
  • Örgütlü Suçlar
Kaynaklar

NE YAPMALIYIM?

  • Ne Yapmalıyım?
  • Avukat Seçme Rehberi
  • Uzaktan Temsil
  • Arabuluculuk

MEVZUAT

  • TCK Rehberi
  • CMK Rehberi
  • HMK Rehberi
  • Mevzuat

HUKUKI SÖZLÜK

  • Hukuki Sözlük
  • Soru-Cevap
  • Dilekçeler
  • İnfaz Hesaplama
Karar Arşivi
  • Yargıtay Kararları
  • Danıştay Kararları
  • AYM Bireysel Başvuru
  • AYM Norm Denetimi
  • İstinaf (BAM) Kararları
  • İlk Derece Mahkeme Kararları
  • Karar Arama
Vaka Sonuçları
Hakkımızda
  • Büro Profili
  • Özgeçmiş
  • Medyada Biz
  • Çalışma İlkelerimiz
  • Çalışma Metodolojimiz
  • Online Danışmanlık
  • Ödeme
  • Kariyer
İletişim
  1. Anasayfa
  2. /İstinaf (BAM) Kararları
  3. /Konya Bölge Adliye Mahkemesi 3. Hukuk Dairesi

KONYA BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ 3. HUKUK DAİRESİ

Konya Bölge Adliye Mahkemesi 3. Hukuk Dairesi E.2022/141 K.2022/72

T.C. KONYA BAM . HUKUK DAİRESİ Esas-Karar No: T.C.

Esas2022/141Karar2022/72Tarih24 Ocak 2022Okuma12 dk · 2.413 kelime

KÜNYE

Mercii
Konya Bölge Adliye Mahkemesi 3. Hukuk Dairesi
Esas No
2022/141
Karar No
2022/72
Karar tarihi
24 Ocak 2022
Karar metni, UYAP Emsal Karar Arama kaynağından olduğu gibi aktarılmıştır; metne müdahale edilmemiştir. Kişisel veriler maskelenmiştir. Bu karar için özgün analiz henüz yazılmamıştır.

Karar Metni

2.413 kelime·12 dk okuma·26 bölüm

T.C. KONYA BAM . HUKUK DAİRESİ Esas-Karar No: T.C.

KONYA

BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ

. HUKUK DAİRESİ

DOSYA NO

KARAR NO

KARAR TARİHİ : 24/01/2022

TÜRK MİLLETİ ADINA

İSTİNAF KARARI

BAŞKAN

ÜYE

ÜYE

KATİP

İNCELENEN KARARIN

MAHKEMESİ : KONYA . ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ

TARİHİ : 09/09/2021

NUMARASI : Esas Karar

DAVACILAR

VEKİLİ

DAVALI

VEKİLİ

DAVALI

VEKİLİ

DAVA : Tazminat

İSTİNAF KARAR TARİHİ : 24/01/2022

İSTİNAF KARAR YAZIM TARİHİ : 25/01/2022

Yukarıda bilgileri yazılı mahkemece verilen karara ilişkin istinaf talebi üzerine mahkemece dosya istinaf incelemesi yapılmak üzere dairemize gönderildiğinden yapılan ön inceleme ve incelemeyle heyete tevdi olunan dosyanın gereği görüşülüp aşağıdaki karar verilmiştir.

TARAFLARIN İDDİA VE SAVUNMALARININ ÖZETİ

Davacı vekili dava dilekçesinde özetle. 03/08/2014 günü saat 17:20 sıralarında davalı sürücü ...'ın sevk ve idaresindeki ... plaka sayılı kamyonet ile ...

Mahallesinde bulunan sebze tarlası içerisinde dönüş yapmak için sola doğru giriş yaparak tekrar geri manevra yaptığı sırada aracın kasa kısmında bulunan 2005 doğumlu .... kasadan inmek için hamle yaptığı esnada aracın sağ arka kasa kısmının çarpması neticesinde yaralandığını, bu kazada ... plaka sayılı kamyonet sürücüsü ....ın 2918 Sayılı KTK nun 67. Maddesinde düzenlenen "Manevraları düzenleyen genel şartlara uymamak" kuralını ihlal ettiğinden tam kusurlu olduğunu, 26/02/2005 doğumlu olan ...'ün kazanın meydana geldiği tarihte ....

Ortaokulu 4. Sınıf öğrencisi olduğunu bu kaza neticesinde kalçasına platin takıldığını, kulağının koptuğunu ve % 18 oranında engelli raporu verildiğini, kazaya sebebiyet veren ... plaka sayılı kamyonetin ZMMS bulunmadığı için ....e davalı .... hesabı tarafından 43.453,00-TL ödeme yapıldığını, bu ödemenin davacının yaralanmasına oranla eksik olduğunu,

trafik kazası nedeni ile % 18 oranında engelli hale gelen davacı müvekkili için fazlaya dair talep ve dava hakları saklı kalmak kaydıyla şimdilik 500,00-TL sürekli iş göremezlik ve 500,00-TL kaçınılmaz tedavi gideri olmak üzere toplam 1.000,00-TL maddi tazminatın kaza tarihi olan 03/08/2014 tarihinden itibaren işleyecek faizi ile birlikte davalılardan müştereken ve müteselsilen tahsilini, 20.000,00-TL manevi tazminatın ise davalı .... kaza tarihi olan 03/08/2014 tarihinden itibaren işleyecek faizi ile birlikte tahsilini, yargılama giderleri ile vekalet ücretinin davalılara yükletilmesine karar verilmesini talep ve dava etmiş,

duruşmada da bu beyanlarını tekrar etmiştir.

Davalı ... Hesabı'na usulüne uygun olarak davetiye tebliğ edilmiş, davalı vekili cevap dilekçesinde özetle.

Davacı tarafın müvekkili kuruma başvurduğunu, bunun karşılığında da davacının maluliyeti nedeni ile zararına karşılık gelen tazminat ödenmişse de davacı tarafın ek tazminat talebi ile müvekkili kuruma başvuru yaptığını, müvekkili kurumun tazminat ödeme hususunda herhangi bir temerrüdünün bulunmadığını, kurumun yapmış olduğu ödemeden durumun belli olduğunu, buna rağmen kurum aleyhine faiz, yargılama giderleri ve vekalet ücretine hükmedilecek olmasının kabul edilemeyeceğini, davanın 2918 Sayılı Kanunun 97. Maddesi gereğince usulden reddedilmesi gerektiğini, davacının başkaca hak ve alacağının kalmadığını, davacı tarafın ...

Hesabına yapmış oldukları başvurularının değerlendirildiğini, aktüer incelemesi yapıldığını ve tazminat tutarı aktüer raporu ile tespit edildiğini, aktüer raporu ile belirlenen tazminatın ... hesabı tarafından davacı tarafa gönderildiğini, davacıların geçici iş göremezlik tazminatı talebinin ... Hesabından karşılanacak zararlar arasında yer almadığından dolayı Geçici İş Göremezlik Tazminatını ....

Hesabından talep edemeyeceğini, bakıcı ve tedavi giderlerine ilişkin sorumluluğunun bulunmadığını, ....'ün kaza esnasında sürücü belgesi bulunmayan .....ın kullandığı .... plakalı kamyonete bilerek binmiş olduğundan müterafik kusurlu olduğunun sabit olduğunu, başvuru şartını yerine getirmeyen davacının davasının usulden ve de esastan reddine karar verilmesini, yargılama giderleri ile vekalet ücretinin karşı taraf üzerinde bırakılmasını talep etmiştir.

Davalı .... davaya cevap vermemiş olup vekilinin duruşmada alınan beyanında; bilirkişi raporunda aleyhe olan hususları kabul etmediklerini, davanın reddine karar verilmesini talep ettiği görülmüştür.

İLK DERECE MAHKEMESİ KARARININ ÖZETİ

İlk derece mahkemesinin kararı ile; "Mahkememizce tarafların kusur durumunun belirlenmesi için dosya Ankara Adli Tıp Kurumu Trafik İhtisas Dairesine gönderilerek rapor alınmıştır. Raporda; davacı ....'ün %25 oranında kusurlu olduğu, davalı sürücü ....'ın ise %75 oranında kusurlu olduğu belirlenmiştir.

Dosya maluliyet oranlarının belirlenmesi için .... ATK'na gönderilmiş olup dosyaya sunulan .... ATK raporuna göre; Davacı ....ün kalıcı sakatlığının ( Sürekli iş göremezlik ) %5,1 oranında olduğu, iyileşme süresinin 4 ayı bulacağı, bu sürenin geçici iş göremezlik süresi olarak değerlendirilmesi gerektiği, bu sürede bakıcıya ihtiyaç duyacağı ve faturalandırılamayan kaçınılmaz tedavi giderlerinin 2.000,00-TL olduğun belirlenmiştir.

Akabinde aktüerya bilirkişisinden talep edilebilecek tazminat kalemleri yönünden rapor alınmış olup sunulan raporda özetle; Davacının 31/07/2015 tarihi olan yani .... Hesabı tarafından ödeme yapılan tarihte toplam maddi zararının 31:180,55-TL olduğu, davalı .... Hesabı tarafından 31/07/2015 tarihinde davacıya 43.453,00-TL ödeme yapıldığı, bu nedenle tüm maddi zararların karşılandığı ifade edilmiştir.

Davacı vekilinin manevi tazminat talebine gelince;

Şahsi menfaatleri ihlal edilen kimseye ihlalin ve kusurun özel ağırlığının haklı kılması halinde hakimin manevi tazminat olarak verilmesine hükmedeceği para miktarının belirlenmesinde hakkaniyet gözetilmelidir. Çünkü kanunun takdir hakkı verdiği hususlarda hakimin hak ve nesafetle hüküm vereceği Medeni Kanun'un 4. maddesinde buyurulmuştur. Ödettirilecek para miktarı ise aslında ne tazminat, ne de cezadır.

Çünkü mamelek hukukuna ilişkin bir zararın karşılanmasını amaç edinmediği gibi kusurlu olana yalnız hukukun ihlalinden dolayı yapılan bir kötülük de değildir. Aksine olarak zarara uğrayanda bir huzur duygusunu doğurmaktır. Aynı zamanda ruhi ızdırabın dindirilmesini amaç edindiğinden tazminata benzer bir fonksiyonu da vardır. O halde bu tazminatın sınırı onun amacına göre belirlenmelidir.

Takdir edilecek miktar, mevcut halde elde edilmek istenilen tatmin duygusunun etkisine ulaşmak için gerekli olan kadar olmalıdır. Manevi tazminatın miktarını tayin etme de hükmedilecek miktarın uğranılan zararla orantılı, duyulan acıyı hafifletecek nitelikte olması gerekir. Takdir edilecek manevi tazminat hakkaniyete uygun olmalıdır.

Tazminatın sınırı onun amacına uygun olarak belirlenmelidir.Manevi tazminatın takdiri yapılırken tarafların sosyal ve ekonomik durumları gözetilmeli, manevi tazminatın miktarı bir taraf için zenginleşme aracı, diğer taraf için de yıkım olmamalıdır. Manevi tazminatın miktarının belirlemesinde her olaya göre değişen özel hal ve şartlar gözetilmelidir. Davacının kaza nedeniyle zarar gördüğü bir gerçektir, kaza nedeniyle davacı manevi olarak elem ve ızdırap duymuştur. Yukarıda açıklanan ilkeler konulduktan sonra, dosyamızda olayın şartları, tarafların kazadaki kusur durumu, maluliyet oranı ve tarafların sosyal ve ekonomik durumları dikkate alındığında, davacı için 10.000,00-TL manevi tazminata hükmedilmesi gerektiği yönünde mahkememizde kanaat oluşmuştur.

Dosya kül halinde değerlendirildiğinde davacı vekili tarafından davalılar aleyhine açılan işbu maddi ve manevi tazminat davasında aktüerya raporundan da anlaşıldığı üzere ...

Hesabı tarafından dava tarihinden evvel 31/07/2015 tarihinde davacıya 43.453,00-TL ödeme yapıldığından ve bu ödemenin davacının maddi zararını tamamen ve hatta fazlası ile karşıladığı anlaşıldığından maddi tazminat talebinin reddine karar vermek gerekmiş, manevi tazminat bakımından ise az yukarıda belirtildiği haliyle değerlendirme yapılarak aşağıdaki şekilde hüküm tesis edilmiştir." şeklinde davacının maddi tazminat talebinin reddine,

davacının manevi tazminat talebinin kısmen kabulü ile 10.000,00-TL manevi tazminatın kaza tarihi olan 03/08/2014 tarihinden itibaren işleyecek yasal faizi ile birlikte davalı ....'dan alınarak davacıya verilmesine, fazlaya ilişkin istemlerin reddine dair hükmün kurulduğu anlaşılmıştır.

İLERİ SÜRÜLEN İSTİNAF SEBEPLERİ

Davalı .... vekili sunduğu istinaf başvuru dilekçesinde özetle.

Yerel Mahkemece verilen kararın hukuka aykırı olduğunu, meydana gelen olayda davacı ....'nın kusurlu olduğunu, mahkemece davacının kusurunun dikkate alınmadan karar verildiğini, davalı ... hesabı tarafından olayda yaralanan davacı ....'e 31/07/2015 tarihinde 43.453,00 TL ödeme yapıldığını, bilirkişi raporunda bu davacının tüm zararları toplamının 31.180,55 TL olarak hesaplandığını, yapılan ödemenin hesaplanan maddi zarardan fazla olduğunu, davacının velayeten .... ve ....'ün tazminat talebinin bilirkişi raporunda da belirtildiği gibi yersiz olduğunu,

fazla ödeme yapılmasına rağmen mahkeme tarafından 10.000,00 TL manevi tazminata hükmedilmesinin açıkça hukuka aykırı olduğunu beyan ederek Yerel Mahkemece verilen kararın ortadan kaldırılmasına karar verilmesini talep etmiştir.

Davacılar vekili sunduğu istinaf başvuru dilekçesinde özetle. Yerel Mahkemece verilen kararın usul ve yasaya aykırı olduğunu, meydana gelen kazada davacı ...'ün herhangi bir kusuru bulunmadığını, uygun düşmeyen kusur raporuna göre aktüerya hesabı yaptırılması ile hüküm kurulmasının hatalı olduğunu, maluliyet raporuna karşı itirazlarının da kabul edilmediğini, aktüerya raporunun eksik ve hatalı olduğunu, davalı ....

HEsabı tarafından yapılan ödemenin kaçınılmaz tedavi giderlerini kapsamadığını, hükmedilen manevi tazminat miktarının müvekkilinin olay nedeniyle duyduğu elem ve ızdırabı gidermekten uzak olduğunu beyan ederek Yerel Mahkemece verilen kararın ortadan kaldırılması ile davanın kabulüne, yargılama giderleri ve vekalet ücretinin karşı tarafa yükletilmesine karar verilmesini talep etmiştir.

DELİLLERİN DEĞERLENDİRİLMESİ ve GEREKÇE :

6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun 341 ve devamı maddeleri uyarınca ve özellikle istinaf incelemesinin kapsamının öngörüldüğü 355. maddeye göre re'sen gözetilecek kamu düzenine aykırılık halleri dışında istinaf incelemesi istinaf dilekçesinde belirtilen sebeplerle sınırlı olarak yapılır.

Resen dikkate alınan hak düşürücü süreye yönelik incelemede ve davacının maluliyet raporuna itirazı hakkında;

2918 sayılı Karayolları Trafik Kanununun 111. maddesinin ikinci fıkrasında tazminat miktarına ilişkin olup da yetersiz veya fahiş olduğu açıkça belli olan anlaşmalar ve uzlaşmaların, yapıldığı tarihten itibaren iki sene içinde iptal edilir hükmü yer almaktadır. Yine aynı madde de,sorumluluğu kaldıran veya daraltan anlaşmalarında geçersiz olduğu hüküm altına alınmıştır. Ne var ki, yapılan ödemenin de göz ardı edilmesi düşünülmemelidir. Yapılan ödemenin gerçek olması durumunda verilen ibraname ancak “makbuz” hükmünde kabul edilmeli ve ödenen miktar, hüküm altına alınacak tazminattan indirilmelidir.

Somut olayda; hasar dosyasında, davalı tarafından davacının sigorta tahkim komisyonu kararına göre maluliyetine ilişkin % 18 oranında maluliyeti olduğu kabul edilerek tazminat hesabı yapıldığı ve hesaplanan tazminat için ibraname alınarak davacıya ödeme yapıldığı anlaşılmaktadır.

2918 Sayılı Karayolları Trafik Kanunu'nun “Sorumluluğa İlişkin Anlaşmalar” başlıklı 111.maddesinde, tazminat miktarlarına ilişkin anlaşmaların iptali koşulu belirlenmiştir. Anılan düzenlemeye göre, bu Kanun'da öngörülen hukuki sorumluluğu kaldıran veya daraltan anlaşmalar geçersizdir. Tazminat miktarlarına ilişkin olup da yetersiz veya fahiş olduğu açıkça belli olan anlaşmalar veya uzlaşmalar yapıldıkları tarihten itibaren 2 yıl içinde iptal edilebilirler. Yasa'nın bu hükmünden yararlanmak için ibra belgesinin iptalinin açıkça ve ayrıca istenmesine gerek olmayıp, dava sırasında bu husus ileri sürülebileceği gibi, yapıldığı tarihten itibaren 2 yıl içinde hükümlerinin kabul edilmediğine ilişkin bir irade açıklaması da yeterlidir.

Somut uyuşmazlıkta davalı sigorta şirketi ibranameye dayanarak 2 yıllık hak düşürücü sürede dava açılmadığı için davacının bakiye tazminat isteminde bulunamayacağını savunmuştur. Ancak davacı vekilinin gelişen durumun olduğu, davacının maluliyetinin arttığı iddia edilmiştir.

Gelişen durum, kaza sonucu meydana geldiği halde, başlangıçta bilinen yaralanmalar dışında, sonradan ortaya çıkan veya gelişen, olaya bağlı vücut bütünlüğünü bozan sonuçlar olarak tanımlanabilir. Gelişen durumun olup olmadığı ise her olaya özgü kanıtlara göre değerlendirilmelidir.

Somut olayda, kaza 03/08/2014 tarihinde meydana gelmiş olup, yukarıda açıklanan yasa hükmü uyarınca davacının maluliyeti ile ilgili olarak "gelişen bir durumun" olup olmadığı hususu KTK'nın 111. maddesindeki 2 yıllık hak düşürücü sürenin uygulanabilirliği açısından önem arzetmektedir.

Bu durumda dosyanın tümüyle Adli Tıp Kurumu Başkanlığına gönderilerek trafik kazası sonucu oluşan yaralanmanın tedaviyle hangi tarihte tamamen sona erdiği, bu yaralanmadan dolayı belirlenip, davacı tarafın 30/12/2014 tarihli belirlenen % 18 maluliyetine ilişkin rapordan sonra dava konusu kazadan dolayı gelişen ve yeni ortaya çıkan bir durumun olup olmadığı varsa gelişen durum nedeniyle artan maluliyet oranının kaza tarihinde yürürlükte bulunan Çalışma Gücü ve Meslekte Kazanma Gücü Kaybı Oranı Tespit İşlemleri Yönetmeliğine tespiti konusunda rapor alınmadan davanın kabulü yanlıştır.

Zira dosya içindeki ... alınan raporda davacının meslekte kazanma gücünü % 5,2 oranında yitirdiği belirtilmiş ise de raporda yaralanmanın hangi tarihte tedaviyle tamamen sona erdiği, bu yaralanmadan dolayı gelişen bir durum olup olmadığı, varsa hangi tarihte gelişen durumun sona erdiği; diğer bir anlatımla, daimi iş gücü kaybının kesin olarak belirlenebilmesi için tedavilerinin ne zaman sona ereceği ve kesin maluliyet oranının hangi tarihte belirlenebileceği anlaşılamamaktadır.

Gelişen durum; olay sonucu meydana geldiği halde, başlangıçta bilinen yaralanmalar dışında, sonradan ortaya çıkan veya gelişen, olaya bağlı vücut bütünlüğünü bozan sonuçlar olarak tanımlanabilir. Gelişen durumun olup olmadığı ise her olaya özgü olarak kanıtlara göre değerlendirilir.(Yargıtay 17. HD'nin 2014/18267E, 2014/15490K , 2014/4977E, 2015/11641K )

KALDI Kİ,

Ödemeye esas raporda %18 mahkemece belirlenen raporda % 5,1 maluliyet tespit edilmiş olup

Yargıtay HGK 17/06/2015 tarih 2013/17-2423 Esas,2015/1661 Kararında da belirtildiği üzere eğer sağlık kurulu raporunda belirlenen maluliyet oranı ile mahkemece alınan adli tıp uzmanı raporundaki maluliyet oranı arasında misli fark varsa bu çelişki Adli Tıp Kurumu genişletilmiş başkanlar kurulu tarafından giderilmelidir.

Bu durumda varsa dosyaya dahil edilmeyen davacının diğer tüm tıbbi belgelerle İstanbul Adli Tıp Kurumu Başkanlığına gönderilerek trafik kazası sonucu oluşan yaralanmanın tedaviyle hangi tarihte tamamen sona erdiği, bu yaralanmadan dolayı belirlenip,ceza ve hukuk mahkemesi içindeki tüm bu tıbbi belgeler dikkate alınarak dava konusu kazadan dolayı gelişen ve yeni ortaya çıkan bir durumun olup olmadığı varsa gelişen durum nedeniyle artan maluliyet oranının haksız fiilin gerçekleştiği tarihte yürürlükte olan Çalışma Gücü ve Meslekte Kazanma Gücü Kaybı Oranı Tespit İşlemleri Yönetmeliğine göre tespiti konusunda rapor alınmadan ve hak düşürücü bu kapsamda dolup dolmadığı değerlendirilmeden davanın kabulü yanlıştır.

Mahkemesince yukarıda açıklanan içtihatlar kapsamında Mahkemece davacının tüm tedavi belgeleri ve önceki raporları getirtilerek dosya tümü ile Adli Tıp Kuruluna gönderilerek; davacının yaralanması nedeniyle tedavileri tamamlanarak hangi tarihte sağlığına kavuşmuş sayılacağı, gelişen bir durum bulunup bulunmadığı, tedavilerinin ne zaman sona ereceği, vücut çalışma gücü kaybının hangi tarihte kesin olarak belirlenebilir duruma geldiği, olay tarihinde yürürlükte bulunan Çalışma Gücü ve Meslekte Kazanma Gücü Kaybı Oranı Tespit İşlemleri Yönetmeliği hükümleri dikkate alınarak rapor alınmalıdır.

Mahkemece bu hususta gerekli rapor alındıktan sonra gelişen durumun varlığı olup olmadığı da dikkate alınarak bu rapor da irdelenerek, zararın (maluliyetin) ne zaman öğrenildiği ya da öğrenilmesi gerektiği değerlendirilip, davanın süresinin dolup dolmadığının belirlenmesiyle oluşacak sonuca göre karar verilmesi,dolmadığının tespit edilmesi durumunda davanın esasına girilerek sonucuna göre karar verilmesi gerekirken eksik incelemeyle, hüküm tesisi doğru görülmediği anlaşılmakla davacının istinafı yerindedir.

ÖTE YANDAN davalı sigorta yönünden hak düşürücü süre geçmiş olsa bile bakiye zarar için diğer davalıların sorumluluğu devam etmektedir ve hükmedilecek tazminattan sorumludurlar

Yine mahkemece maddi tazminat davasının reddine karar verilmiş ise de davacı taraf davada sürekli işgörmezlik ve faturasız tedavi gideri zararını talep etmiştir. SİGORTACA YAPILAN ÖDEME SÜREKLİ İŞGÖRMEZLİK zararına yöneliktir. Faturasız tedaviye yönelik yapılan bir ödeme,buna yönelik davacının daha önce talebi ve verilen ibraname yoktur. Bu durumda davalı ... hesabının fazla ödemeye ilişkin takas iddiası ve savunması olmadığına göre davacının faturasız tedavi giderinin kabulü gerekirken reddi yanlıştır. Davacının itirazı yerindedir.

Davacının kusura itirazı

Kaza, meskun mahalde, toprak zeminli 5m genişliğinde, çift yönlü düz eğimsiz köy yolunda, gündüz meydana gelmiştir.

Trafik Kazası Tespit Tutanağında, kamyonet sürücüsü belgesiz ....’ın manevraları düzenleyen genel şartlara uymadığı için kusurlu olduğu belirtilmiştir.

Konya .. Çocuk Mahkemesi'nin 19.11.2015 tarihli kararı, kesinleşme şerhi ve ceza dosyasının örneği dosyada mevcut olup rapora göre davalı asli davacı tali kusurludur.

Mahkememizce tarafların kusur durumunun belirlenmesi için dosya Ankara Adli Tıp Kurumu Trafik İhtisas Dairesine gönderilerek alınan raporda da; davacı .... %25 oranında kusurlu olduğu, davalı sürücü .... ise %75 oranında kusurlu olduğu belirlenmesine ceza ve hukuk mahkemesi raporlarının örtüşmesine göre itiraz yersizdir.

Maluliyet oranı belli olmadığından manevi tazminatın azlığına veya çokluğuna yönelik itirazların incelenmesine şimdilik gerek bulunmamaktadır.

Yukarıda yapılan genel açıklamalar ışığında, istinafa konu ilk derece mahkemesinin dosyası incelendiğinde, yukarıda belirtilen ve esasa etki eden hususlarda delillerin eksik toplandığı anlaşılmakla, ilk derece mahkemesi kararının duruşma yapılmaksızın kaldırılması ve davanın yeniden görülmesi için dosyanın kararı veren mahkemeye iadesine dair aşağıdaki hükmün kurulmasına karar vermek gerekmiştir.

SONUÇ / HÜKÜM

HÜKÜM

Gerekçesi yukarıda açıklandığı üzere;

1-Davacılar vekili davalı ... vekilinin istinaf başvurusunun açıklanan sebeplerle KABULÜ ile Yerel Mahkeme kararının HMK.m.353/1-a/6 hükmü uyarınca KALDIRILMASINA,

2-Dosyanın, gerekçede belirtilen eksiklikler giderilerek yeniden yargılama yapılması için HMK'nın 353/1-a-6 maddesi gereğince mahkemesine GÖNDERİLMESİNE,

3-İstinaf yasa yoluna başvuran taraflarca peşin olarak yatırılan başvuru harcı dışında kalan istinaf karar harçlarının talep halinde bu taraflara ayrı ayrı iadesine,

4-Dosya üzerinde inceleme yapılması nedeniyle avukatlık ücreti takdirine yer olmadığına,

5-İstinaf yasa yoluna başvuranlar tarafından istinaf aşamasında yapılan yargılama giderlerinin İlk Derece Mahkemesince verilecek nihai kararda dikkate alınmasına,

6-Karar tebliği ve harç işlemlerinin İlk Derece Mahkemesi tarafından yerine getirilmesine,

HMK'nın 353/1-a-6 maddesi uyarınca dosya üzerinden yapılan inceleme sonucunda oy birliğiyle KESİN olarak karar verildi. 25/01/2022

Başkan Üye Üye Katip

E imza E imza E imza E imza

Bu evrak 5070 sayılı Yasa kapsamında elektronik imza ile imzalanmıştır.

Konya Bölge Adliye Mahkemesi 3. Hukuk Dairesi, E. 2022/141, K. 2022/72, 24 Ocak 2022 tarihli karar · Kaynak: UYAP Emsal Karar Arama

Bu karar size uygun mu?

Davanızda bu kararın emsal değerini değerlendirmek için avukat desteği alın.

Görüşme Planla

BU SAYFADA

  1. Künye
  2. Karar Metni
  3. Konya
  4. Bölge Adliye Mahkemesi
  5. . Hukuk Dairesi
  6. Dosya No
  7. Karar No
  8. Karar Tarihi : 24/01/2022
  9. Türk Milleti Adına
  10. İstinaf Kararı
  11. Başkan
  12. Üye
  13. Üye
  14. Katip
  15. İncelenen Kararın
  16. Mahkemesi : Konya . Asliye Ticaret Mahkemesi
  17. Tarihi : 09/09/2021
  18. Davacılar
  19. Vekili
  20. Davalı
  21. Vekili
  22. Davalı
  23. Vekili
  24. İstinaf Karar Tarihi : 24/01/2022
  25. İstinaf Karar Yazım Tarihi : 25/01/2022
  26. Tarafların İddia Ve Savunmalarının Özeti
  27. İlk Derece Mahkemesi Kararının Özeti
  28. İleri Sürülen İstinaf Sebepleri
  29. Sonuç / Hüküm

Karar Bilgileri

Mercii
Konya Bölge Adliye Mahkemesi 3. Hukuk Dairesi
Esas No
2022/141
Karar No
2022/72
Tarih
24 Ocak 2022

İlgili Kararlar

  • Diyarbakır Asliye Ticaret Mahkemesi E.2022/141 K.2022/301
  • Antalya Bölge Adliye Mahkemesi 11. Hukuk Dairesi E.2022/141 K.2022/126
  • İzmir Bölge Adliye Mahkemesi 20. Hukuk Dairesi E.2022/141 K.2022/155
  • Diyarbakır Asliye Ticaret Mahkemesi E.2022/142 K.2022/302
  • İzmir Bölge Adliye Mahkemesi 6. Hukuk Dairesi E.2022/142 K.2022/339
  • İzmir Bölge Adliye Mahkemesi 11. Hukuk Dairesi E.2022/142 K.2022/172

Tüm Arşiv

İstinaf (BAM) KararlarıYargıtay Kararları
ACAYCAN CEYLANAVUKATLIK BÜROSU

Siber suç ve ağır ceza odaklı butik hukuk bürosu. Bilişim, kripto ve dolandırıcılık mağduriyeti ile trafik kazası davalarında uzman avukatlık desteği.

InstagramLinkedIn

Hukuki danışmanlık · Uzmanlık odaklı yaklaşım

MENÜ

  • Anasayfa
  • Uzmanlık Alanı
  • Makaleler
  • Makale Arşivi
  • Online Danışmanlık
  • Hakkımızda
  • Medyada Biz
  • Kariyer
  • Ödeme
  • İletişim

UZMANLIK

  • Ceza Hukuku
  • Bilişim Suçları
  • Bilişim Hukuku
  • İnternet Hukuku
  • Forex ve Yatırım Dolandırıcılığı Hukuku
  • Kripto Paralar Hukuku
  • Finans Hukuku
  • Hukuki Danışmanlık

HUKUKI KAYNAKLAR

  • Ne Yapmalıyım?
  • Uzaktan Temsil
  • Avukat Seçme Rehberi
  • International
  • Dilekçe şablonları
  • Hukuki Sözlük
  • Soru-Cevap
  • Yargıtay Kararları
  • İnfaz Hesaplama
  • Arabuluculuk
  • llms.txt(AI keşif)

POPÜLER ARAMALAR

  • Siber Suç Avukatı
  • Dolandırıcılık Avukatı
  • Ağır Ceza Avukatı
  • Ceza Avukatı
  • Ceza Soruşturması Avukatı
  • IBAN Mağduru
  • Uyuşturucu Suçları Avukatı
  • Cinayet Avukatı

İLETIŞIM

  • Turkiye
  • 0 (850) 308 38 83
  • 0 (850) 308 38 83
  • [email protected]
  • Pazartesi — Cuma · 09:00 – 18:00

Aycan Ceylan

Hukuki Uyarı: Bu sitedeki tüm içerik, görsel ve veriler telif hakkı ile korunmaktadır. Sayfa kaynağını görüntüleme, sağ tıklama, kopyalama, öğeyi denetleme (DevTools) ve scraping dahil tüm kullanıcı etkileşimleri 6698 sayılı KVKK ve 5651/5237 sayılı Kanunlar uyarınca IP adresi, oturum bilgisi, tarayıcı/cihaz bilgileri ile birlikte loglanmaktadır. İzinsiz veri çekilmesi, kopyalanması veya tersine mühendislik halinde yasal işlem başlatılır. © Aycan Ceylan Avukatlık Bürosu — Tüm hakları saklıdır.
© 2025 Aycan Ceylan Avukatlık Bürosu — Tüm hakları saklıdır.KVKK Aydınlatma MetniHukuki danışmanlık · Uzmanlık odaklı yaklaşım

KVKK Bilgilendirmesi

Bu site deneyiminizi iyileştirmek için çerez kullanır. Devam ederek kabul etmiş sayılırsınız. Siteyi kullanmaya devam etmeniz halinde, kişisel verilerinizin KVKK aydınlatma metni kapsamında işlendiğini kabul etmiş sayılırsınız.

KVKK Aydınlatma Metni
1. Format
2. Tarih / Saat
3. Bilgiler

Görüşme formatını seçin

Tarih ve saat seçin

Randevu en az 30 dakika sonrası için verilebilir. Ofis saatleri: Pzt–Cum 09:00 – 18:00.

İletişim bilgileriniz

Randevunuz alınacak ve ödeme işlemi için sizi telefonunuzdan arayacağız.