KÜNYE
T.C. Konya Bölge Adliye Mahkemesi 3. Hukuk Dairesi
- Esas No
- 2024/2222
- Karar No
- 2024/2084
- Karar tarihi
- 13 Kasım 2024
- T.C. KONYA BAM 3. HUKUK DAİRESİ Esas-Karar No
- —
- Dosya no
- —
- Karar no
- —
- Başkan
- —
- Üye
- —
- Üye
- —
- Katip
- —
- İncelenen kararın mahkemesi
- KONYA . ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ
- Tarihi
- 09/09/2021
- Numarası
- Esas Karar
- Davacı
- —
- Vekili
- Av.
- Davalı
- —
- Vekili
- Av.
- Dava
- İtirazın İptali (Haksız Eylemden Kaynaklanan Zarar Nedeniyle
- İstinaf karar tarihi
- 13/11/2024
- İstinaf karar yazım tarihi
- 14/11/2024
Karar Metni
1.797 kelime·9 dk okuma·4 bölüm
Yukarıda bilgileri yazılı mahkemece verilen karara ilişkin istinaf talebi üzerine mahkemece dosya istinaf incelemesi yapılmak üzere dairemize gönderildiğinden yapılan ön inceleme ve incelemeyle heyete tevdi olunan dosyanın gereği görüşülüp aşağıdaki karar verilmiştir.
TARAFLARIN İDDİA VE SAVUNMALARININ ÖZETİ
Davacı vekilinin sunmuş olduğu dava dilekçesinde özetle. Dava dışı ....’a ait ...... plakalı araç, müvekkilimiz Şirket tarafından kasko sigorta poliçesi ile teminat altına alındığını, kasko sigorta poliçesi ile teminat altına alınan araç 05.09.2017 tarihinde kazaya karıştığını, müvekkili şirket tarafından ilgili poliçe gereği, işbu trafik kazası sonucu zarara uğrayan sigortalıya 39.000,00 -TL hasar ödemesinin yapıldığını, işbu ödemenin rücuen tazmini amacıyla İstanbul ...
İcra Müdürlüğü .... E. sayılı dosyası üzerinden icra takibi başlatılmış olup işbu takibe itiraz edildiğini, itiraz akabinde, İstanbul Arabuluculuk Bürosu ...
Esas sayılı dosyası kapsamında davalı taraf ile gerçekleştirilen arabuluculuk görüşmesinin olumsuz sonuçlanması nedeniyle Mahkemeniz huzurundaki itirazın iptali davası ikame edildiğini, anılan trafik kazasında davalı Konya Su ve Kanalizasyon Genel Müdürlüğü , dava konusu kazanın oluşumunda %100 kusurlu olarak sigortalı aracın zarar görmesine neden olduğunu, işbu sebeple müvekkili şirket tarafından yapılan ödemenin halefiyet prensipleri gereği kusuru nispetinde davalıdan rücuen tazmini gerektiğini, bu nedenlerle davalarının kabulü ile icra takibine yapılan haksız itirazın iptaline,
davalı aleyhine %20’den az olmamak üzere icra inkar tazminatına hükmedilmesine, harç, yargılama gideri ve vekalet ücretinin davalı tarafa yükletilmesine karar verilmesini talep ve dava etmiştir.
Davalı vekili cevap dilekçesinde özetle. Davacı sigorta şirketi iş bu davada husumeti sadece müvekkil idareye karşı yönelttiğini, ancak dava konusu kaza, İmrenler....
Toki ... sokakta meydana geldiğini, kazanın meydana gelmesine sebep olunduğu iddia edilen kanalizasyon ve yol çalışması 2012 yılında Hüyük ilçe belediyesi ile TOKİ tarafından yapıldığını, bu çalışma esnasında kanalizasyon kapakları yol seviyesinden yukarıda bırakılmış ve bu kapakların yol kotuna getirilmesi için asfaltlama çalışmasının yapılmadığını, öte yandan kazanın meydana geldiği sokakta KOSKİ Genel Müdürlüğümün kanalizasyon şebekesinin döşenmesi esnasında ve sonrasında o tarihten bu tarihe kadar herhangi bir çalışması olmadığını, davacı şirket,
dava dışı ....'a ait ....plakalı aracın şirket tarafından kasko sigorta poliçesi ile teminat altına alındığını ve Kasko sigorta poliçesi ile teminat altına alman bu aracın 05.09.2017 tarihinde kazaya karıştığını ve bu nedenle ilgili poliçe gereği, zarara uğrayan sigortalıya 39.000,00 TL hasar ödemesi yapıldığını ve yapılan bu ödemenin rucuen tazmini amacıyla İstanbul ... İcra Müdürlüğü.... E. sayılı dosyası üzerinden icra takibi başlatıldığını İleri sürüştür.
Sigorta dosyasına göre sigortalı aracın hasar tarihindeki hasarsız değerinin 39.000 TL, sigortalı aracın hasarlı değerinin ise 21.194,00 TL olduğu ve hasar tutarının ise 17.806,00 TL olduğu İddia edilmiştir. Ancak davacı şirketin belirlediği bu değer ve tespitler tek taraflı olarak hazırlanmıştır. Davacı şirket kendi belirlediği bu değerler üzerinden İstanbul ... İcra Müdürlüğü ....
E. sayılı dosyası ile idareye karşı icra takibi başlattığını, ancak kazanın meydana gelmesinde ve zararın oluşmasında idarenin bir kusuru olmadığı için idare hakkında başlatılan bu takibe Konya ..İcra Müdürlüğünden 09.09.2019 tarihli dilekçe ile itiraz ettik. Yaptığımız itiraz üzerine icra dairesince takip durdurulmuştur.
Takibin durması üzerine davacı sigorta şirketi, itirazın iptali ile iş bu davayı açmış ve olayda Koski’ nin tamamen kusurlu olduğunu iddia ederek idareden talepte bulunduğunu, bu nedenlerle nceleme ve tahkikat aşamasında ortaya çıkacak sebeplere binaen; davacı açtığı davanın husumet ve esastan reddi yargılama giderleri ile vekâlet ücretinin karşı tarafa yükletilmesine karar verilmesini talep etmiştir.
İLK DERECE MAHKEMESİ KARARININ ÖZETİ
İlk Derece Mahkemesince verilen kararda özetle; "Tüm dosya muhtevası birlikte değerlendirildiğinde; Usulüne uygun düzenlenen bilirkişi raporları da nazara alınarak davacı sigorta firmasının, sigortalı araç için bedel miktarınca yüzde yüz kusurlu olarak kazanın gerçekleşmesine sebebiyet veren davalıya rücu hakkının bulunduğu anlaşılmakla davalı borçlunun İstanbul ... İcra Müdürlüğünün 2.... Esas sayılı takip dosyasındaki itirazın iptali ile takibin 20.664,23 TL asıl alacak üzerinden devamına karar vermek gerekmiştir.
Takip haksız fiile bağlı rücuen tazminat ödemesine ilişkin olduğundan ve zarar, kusur tespiti yargılamayı gerektirdiğinden bu cihetle alacak miktarı likit ve muayyen olmadığından icra inkar tazminat talebinin reddine karar verilerek aşağıdaki şekilde hüküm kurulmuştur." şeklinde Davanın kabulü ile; davaya konu İstanbul ... İcra Müdürlüğünün.... Esas sayılı takip dosyasındaki itirazın iptali ile, takibin devamına, talep konusu alacak miktarı likit ve muayyen olmadığından icra inkar tazminat talebinin reddine dair hükmün kurulduğu anlaşılmıştır.
İLERİ SÜRÜLEN İSTİNAF SEBEPLERİ
Davalı vekili sunduğu istinaf başvuru dilekçesinde özetle.
Yerel Mahkemenin husumet itirazlarını reddettiğini, zararın meydana gelmesine neden olayın gerçekleşmesinde müvekkili idarenin dahli ve sorumluluğunun bulunmadığını, kazanın meydana gelmesine neden olan kanalizasyon ve yol çalışmasının 2012 yılında Hüyük İlçe Belediyesi ile TOKİ tarafından yapıldığını, ihbar taleplerinin de yerine getirilmediğini, hükme esas alınan bilirkişi raporunun sübjektif ve hüküm kurmaya elverişli olmadığını, tek taraflı hazırlanan kaza tespit tutanağı ile oluşturulan krokiyi kabul etmediklerini,
tespit edilen yedek parça maliyetlerinin fahiş olduğunu beyan ederek Yerel Mahkemece verilen kararın ortadan kaldırılması ile davanın reddine, yargılama giderleri ve vekalet ücretinin karşı tarafa yükletilmesine karar verilmesini talep etmiştir.
DELİLLERİN DEĞERLENDİRİLMESİ VE GEREKÇE
6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun 341 ve devamı maddeleri uyarınca ve özellikle istinaf incelemesinin kapsamının öngörüldüğü 355. maddeye göre re'sen gözetilecek kamu düzenine aykırılık halleri dışında istinaf incelemesi istinaf dilekçesinde belirtilen sebeplerle sınırlı olarak yapılır. Davalı vekilin sorumluluklarının bulunmadığı ,sorumluluğun dava dışı kurumda ait olduğu istinafı 1-Dava, kasko sigorta sözleşmesinden kaynaklanan rücuen tazminat istemine ilişkindir.
6360 sayılı Kanun'un “Büyükşehir Belediyesi Kurulması ve Sınırlarının Belirlenmesi” başlıklı 1. Maddesi; “(1) Aydın, Balıkesir, Denizli, Hatay, Malatya, Manisa, Kahramanmaraş, Mardin Muğla, Tekirdağ, Trabzon, Şanlıurfa ve Van illerinde, sınırları il mülki sınırları olmak üzere aynı adla büyükşehir belediyesi kurulmuş ve bu illerin il belediyeleri büyükşehir belediyesine dönüştürülmüştür.
(2) Adana, Ankara, Antalya, Bursa, Diyarbakır, Eskişehir, Erzurum, Gaziantep, İzmir, Kayseri, Konya, Mersin, Sakarya ve (3) Birinci ve ikinci fıkrada sayılan illere bağlı ilçelerin mülki sınırları içerisinde yer alan köy ve belde belediyelerinin tüzel kişiliği kaldırılmış, köyler mahalle olarak, belediyeler ise belde ismiyle tek mahalle olarak bağlı bulundukları ilçenin belediyesine katılmıştır.
(4) İstanbul ve Kocaeli il mülki sınırları içerisinde bulunan köylerin tüzel kişiliği kaldırılarak bağlı bulundukları ilçe belediyesine mahalle olarak katılmıştır. (5) Birinci, ikinci ve dördüncü fıkrada sayılan illerdeki il özel idarelerinin tüzel kişiliği kaldırılmıştır. (6) Birinci ve ikinci fıkrada sayılan illerin bucakları ve bucak teşkilatları kaldırılmıştır.” biçiminde düzenlenmiştir.
Aynı yasanın “Yürürlük” başlıklı 36. Maddesi “(1) Bu Kanunun; a) 1. maddesi. 2. maddesi. 3. maddesinin birinci, ikinci, üçüncü, dördüncü, beşinci, altıncı, yedinci, sekizinci ve dokuzuncu fıkraları. 4. Maddesi. 5. maddesi. 6. maddesi. 7. maddesiyle değiştirilen 5216 sayılı Kanunun 7. maddesinin birinci fıkrasının (g) bendi. 5216 sayılı Kanunun 18'inci maddesinin son fıkrasının yürürlükten kaldırılmasına ilişkin hükmü hariç 13 üncü maddesi. 2'nci maddesi. 25'inci maddesi.
5779 sayılı Kanunun 5'inci maddesinin değiştirilen ikinci fıkrası hariç 26. maddesi; geçici 1. maddesinin altıncı, yedinci, sekizinci, dokuzuncu, onuncu, onüçüncü, onbeşinci, onaltıncı, onyedinci ve yirmidördüncü fıkraları; geçici 2. maddesinin ikinci, üçüncü, dördüncü, altıncı, sekizinci ve dokuzuncu fıkraları ilk mahalli idareler genel seçiminde, b) Diğer hükümleri yayımı tarihinde, yürürlüğe girer.” şeklindedir.
Dolayısı ile 30/03/2014 yerel seçimleri ile konya mülki sınırları, Büyükşehir sınırları kapsamına dahil edilmiş olup, buna göre Konya Su ve Kanalizasyon İdaresi Genel Müdürlüğü'nün (KOSKİ) sorumluluğunda kaldığı anlaşılmaktadır.
Davacı tarafından sigortalanan aracın rögar kapağının açık kalması neticesinde hasara uğradığı açık olup, uyuşmazlık, hasara neden olan rögar kapağının kimin sorumluluğunda olduğu konusundadır. KOSKİ'nin kuruluşu hakkındaki 2560 Sayılı Kanun'un 2. maddesinde kurumun görev ve yetkileri düzenlenmiş, bu maddenin (d) bendinde de "Su ve kanalizasyon hizmetleri konusunda hizmet alanı içindeki belediyelere verilen görevleri yürütmek ve bu konulardaki yetkileri kullanmak" hükmüne yer verilmiştir. Buna göre, hasara neden olan rögar kapağı; bu kuruluşa ait ve onun bakım ve sorumluluğunda olup meydana gelen zarardan sorumlu olacağı bir gerçektir.
2560 SY nın 2/d maddesinde "Su ve kanalizasyon hizmetleri konusunda hizmet alanı içindeki belediyelere verilen görevleri yürütmek ve bu konulardaki yetkileri kullanmak" şeklinde görev ve yetkilerini belirtmiştir. Yukarıda açıklanan yasa gereği, rögar kapağının meydana getirdiği zarardan koski'nin sorumlu olacağı bir gerçektir.
KOSKİ'nin görev ve yetkilerine ilişkin 2560 sayılı Yasanın 2/d maddesi uyarınca rögar kapağının, yapım, bakım, onarım ve kontrol görevi KOSKİ'ye ait olup dava dışı belediyenin kusurundan bahsedilemez. İtiraz yersizdir.
Nitekim Yargıtay 4 HD'nin .... Esas .... karar, 17 HD'nin .... Esas 2.... Karar sayılı ilamı.
Kusura itiraz
24/09/2020 tarihli trafik kusur bilirkişisi ...'den alınan bilirkişi raporunda özetle; KOSKİ Genel Müdürlüğü'nün bu kazanın oluşumunda 2918 sayılı KTK'nun Madde-13/c (Zorunlu nedenlerle meydana gelen arıza, engel ve benzerlerini en kısa zamanda ortadan kaldırılarak karayolunu kullananlara ve araçlara zarar vermeyecek duruma getirmek.) kusurunu ihlal ettiğinden olayda asli kusurlu olup % 100 (yüzdeyüz) oranında kusurlu olduğunu, ....plakalı otomobil sürücüsü ....'ın ise bu kazada herhangi bir kural ihlali yapmadığından kusursuz olduğu görüş ve kanaatini bildirmekle ve rapor dosya kapsamına uygun bulunmakla itiraz yersizdir.
Hasara itiraz
bilirkişinin araçta meydana gelen hasar bedelini, aracın 2. el piyasa değerini ve sovtaj bedelini kaza tarihini dikkate alarak hesaplamış ve mahkemece rapor hükme esas alınmıştır.
Dava dosyası kapsamı, delil tespiti raporu, ekspertiz raporu ve fotoğraflar incelenerek aracın yaşı, modeli gibi özelliklerde dikkate alınarak meydana gelen hasar miktarına göre aracın pertinin mi, onarımının mı uygun ve ekonomik olduğu, onarımı uygunsa ayrıntılı şekilde hasar kalemleri ve bedeli, perti uygunsa aracın olay tarihindeki 2.el piyasa rayiç değeri ile sovtaj değerinin tesbiti ve tazminat miktarının saptanması doğru olup itiraz yersizdir.
Bu kapsamda 27/04/2021 tarihli hasar bilirkişisi ...'dan alınan bilirkişi raporunda özetle; ... plakalı araç için tespit edilen aracın 2. El rayiç değeri: 39.000,00 TL, aracın hasarlı değeri 21.194,00 TL, hasar tutarının ise 17.806,00 TL olduğu görüş ve kanaatini bildirmekle itiraz yersizdir
Bu halde, Dosya içeriğine, toplanan delillere, kararın dayandığı delillerle yasaya uygun gerektirici nedenle, özellikle delillerin takdirinde bir isabetsizlik bulunmamasına, tarafların karşılıklı iddia ve savunmalarına, dayandıkları belgelere, hukuki ilişkinin nitelendirilmesine, vakıa mahkemesi hakiminin objektif, dosyadaki verilerle çelişmeyen tespitlerine ve uyuşmazlığa uygulanması gereken hukuk kurallarına ve hükmün Dairemizce de benimsenmiş bulunan yasal ve hukuksal gerekçeleriyle dayanağı maddî delillere göre, HMK’nın 355. maddesi uyarınca istinaf sebepleriyle sınırlı olarak ve resen kamu düzeni yönünden yapılan inceleme sonucu, ilk derece mahkemesinin vakıa ve hukuki değerlendirmesinde usul ve esas yönünden yasaya aykırılık bulunmadığı kanaatine varılarak,
Davalı vekilinin istinaf başvurusunun HMK'nın 353/1-b-1 maddesi gereği esas yönünden reddine dair aşağıdaki hükmün kurulmasına karar vermek gerekmiştir.
Konya Bölge Adliye Mahkemesi 3. Hukuk Dairesi, E. 2024/2222, K. 2024/2084, 13 Kasım 2024 tarihli karar · Kaynak: UYAP Emsal Karar Arama