KÜNYE
T.C. Konya Bölge Adliye Mahkemesi 3. Hukuk Dairesi
- Esas No
- 2025/337
- Karar No
- 2025/1163
- Karar tarihi
- 20 Haziran 2025
- T.C. KONYA BAM 3. HUKUK DAİRESİ Esas-Karar No
- ... - ...
- Dosya no
- ...
- Karar no
- ...
- Başkan
- ... (...
- Üye
- ... (...
- Üye
- ... (...
- Katip
- ... (...
- İncelenen kararın mahkemesi
- Konya.... ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ
- Karar tarihi
- 24/10/2024
- Numarası
- ... Esas ... Karar
- Davacı
- ......
- Vekili
- Av...
- Davalılar
- 1- ......
- Vekili
- Av...
Karar Metni
1.734 kelime·9 dk okuma·7 bölüm
2- ......
DAVA
Maddi Tazminat (Haksız Fiilden Kaynaklanan)
İSTİNAF KARAR TARİHİ : 20/06/2025
İSTİNAF KARAR YAZIM TARİHİ : 20/06/2025
Yukarıda bilgileri yazılı mahkemece verilen karara ilişkin istinaf talebi üzerine mahkemece dosya istinaf incelemesi yapılmak üzere dairemize gönderildiğinden yapılan ön inceleme ve incelemeyle heyete tevdi olunan dosyanın gereği görüşülüp aşağıdaki karar verilmiştir.
TARAFLARIN İDDİA VE SAVUNMALARININ ÖZETİ
Davacı vekili dava dilekçesinde özetle; davacıya ait ...... plaka sayılı araç, 12.03.2023 günü itibariyle Konya şehir merkezinde yer alan Karaman Caddesi üzerinde park halinde ve içerisinde sürücü ...... bulunmakta iken; davalı ......'a ait olup sevk ve idaresindeki ...... plaka sayılı aracın arkadan çarpması ile maddi hasarlı trafik kazası meydana geldiğini, davalının kazada tam kusurlu olduğunu, davalı sigorta şirketi de kusurlu araç sahibinin aracını sigorta ettiren olarak sorumlu olduğunu, davalı sigorta şirketine kaza ihbarı yapılmış ancak araçtaki hasar bedelinin tazmini yapılan görüşmelerin neticesiz kaldığını,
davacının aracı kaza tarihinden itibaren uzun bir süre tamirhanede kaldığını, uzun süre aracın kullanılamamasından dolayı davacının zarara uğradığını, davacı aracında kaza nedeniyle oluşan hasarın ve maruz kalınan mahrumiyet bedelinin tespiti amacıyla Konya....Asliye Ticaret Mahkemesi ... D.İş sayılı dosyadan delil tespiti yaptırmak durumunda kalındığını, Konya....Asliye Ticaret Mahkemesi ...
D.İş sayılı dosyasına gelen raporda davacıya ait ...... plaka sayılı aracın kaza tarihi itibariyle hasar miktarının 90.000 TL araç mahrumiyetinden kaynaklı 30 günlük zararının 3.600 TL olduğunun tespit edildiğini, davalı sigorta şirketinin araç hasar bedeli yönünden poliçe limiti dahilinde sorumluluğunun bulunduğunu, davalı sigorta şirketine araç hasar bedelinin poliçe limit dahilinde tazmini için başvurulduğunu, başvurunun tebliğ edildiğini ancak bugüne kadar herhangi bir cevap verilmediğini belirterek,
öncelikle tazmin alacağının teminatı olmak üzere dava safahatinde üçüncü şahıslara devrinin önlenmesi bakımından davalı ......'a ait ...... plaka sayılı araç kaydına teminatsız ihtiyati tedbir kaydı konulmasını, davacıya ait ...... plaka sayılı araç hasar bedeli olan 90.000 TL'nin kaza tarihinden itibaren yasal faizi ile davalılardan müştereken ve müteselsilen tazminine, ...... plaka sayılı araç mahrumiyet bedeli olan 3.600 TL'nin kaza tarihinden itibaren davalı ......'dan tazminine karar verilmesini talep ve dava etmiştir.
Davalı ...... A.Ş. vekili cevap dilekçesinde özetle; gerçekleşen kazanın poliçe vade ve teminatında olmadığının tespiti halinde davanın reddi gerektiğini, söz konusu kazaya ilişkin olarak trafik sigortasından talepte bulunan davacının eş zamanlı olarak sigortalıdan da talepte bulunup bulunmadığının, aralarında mahkeme huzurunda şikayetten ve/veya uzlaşma olup olmadığı,
zararının karşılanıp karşılanmadığı hususlarının tespiti gerektiğini, bu hususun sigortalıdan sorulmasını talep ettiklerini, aynı olay ve talebe ilişkin Sigorta Tahkim Komisyonuna başvuru yapılıp yapılmadığının tespiti için kuruma yazılmasını, başvuru var ise huzurdaki davanın reddini talep ettiklerini, davada yasal başvuru şartlarının gerçekleşmediğini bu sebeple davanın usulden reddine karar verilmesini, araç hasarı ödemesine ilişkin olarak uyuşmazlık kapsamında karşı tarafın tüm zararının kasko sigortacısı tarafından giderilmiş olması halinde huzurdaki davada tazminata hükmedilmesi sebepsiz zenginleşme doğuracağını,
davalı şirketçe karşı tarafın kasko sigortacısına rücu ödemesi yapıldığını, hukukta gerçek zarar ilkesi geçerli olup bu ilkeye göre tazminat, zarar doğu-rucu eylem, zarar görenin malvarlığında gerçekten ne miktarda bir azalmaya neden olmuş ise, zarar verenin tazminat borcu da o miktarda olması gerektiğini, ispat edilemeyen KDV zararının kabulünün mümkün olmadığını, sigorta şirketine usulüne uygun başvuru yapılmadığından temerrütün gerçekleşmediğini, munzam zarar taleplerinin reddedilmesi gerektiğini belirterek, öncelikle davanın dava şartı yokluğu nedeniyle reddine, bu mümkün olmazı ise esastan reddine karar verilmesini talep etmiştir.
İLK DERECE MAHKEMESİ KARARININ ÖZETİ
İlk derece mahkemesinin kararı ile. "Tüm dosya kapsamı üzerinden yapılan değerlendirmede.
12/03/2023 tarihinde ...... plakalı araç ile ...... plakalı araç arasında meydana gelen trafik kazası nedeniyle, davacının hasar ve araç mahrumiyet maddi tazminatları talebinde bulunduğu, 30/09/2024 tarihli bilirkişi raporunda;...... plaka sayılı kamyonetin sürücüsü ......’ın %100 oranında kusurlu olduğunun; ...... plaka sayılı otomobili yolun sağına park eden ......'in kazanın oluşmasına etki edecek bir trafik kuralı ihlalinin tespit edilmediğinin, davaya konusu aracın onarımının ekonomik olmayacağından dolayı hasarlı olarak değerlendirilmesi gerekerek,
pert edilmesi gerektiğinin aracın pert edilmesinden dolayı değer kaybının olmayacağının, ...... plakalı otomobilin 12/03/2023 tarihinde karıştığı kazadan dolayı kaza tarihinde araçta meydana gelen toplam zarar miktarının 90.000 TL olacağı, zarar miktarının poliçe kapsamında olduğu, araç mahrumiyet kaybının ise 3.600 TL olacağının belirtildiği anlaşılmakla, davanın kabulüne karar verilerek aşağıdaki şekilde hüküm kurulmuştur.
Davacının araç hasarı yönünden maddi zararı için 90.000,00 TL'nin, davalı sigorta şirketi açısından 15/09/2023 temerrüt tarihinden itibaren işleyecek yasal faiziyle birlikte (sigorta limitiyle sınırlı olmak kaydıyla), davalı ...... açısından kaza tarihi olan 12/03/2023 tarihinden itibaren işleyecek yasal faiziyle birlikte, davalılardan müştereken ve müteselsilen tahsili ile davacıya verilmesine, Davacının araç mahrumiyeti maddi zararı için 3.600,00 TL'nin davalı ......'tan kaza tarihi olan 12/03/2023 tarihinden itibaren işleyecek yasal faiziyle birlikte tahsili ile davacıya verilmesine" şeklinde hükmün kurulduğu anlaşılmıştır.
İLERİ SÜRÜLEN İSTİNAF SEBEPLERİ
Davalı ......
A.Ş. vekili sunduğu istinaf başvuru dilekçesinde özetle; objektif denetlenebilirlik kriterlerine haiz olmayan bilirkişi raporunun hükme esas alınmaması gerektiğini, aktif husumet yokluğu nedeniyle başvurunun reddine yönelik hüküm tesis edilmesi gerektiğini talep konusu zararın kasko sigortası tarafından layıkıyla karşılanmadığına yönelik iddiaları davacının kasko sigortacısına yöneltilmesi gerektiğini, bilirkişi raporundaki fahiş hesaplamanın kabulünün mümkün olmadığını, eksik inceleme ile gerçekleştirilen bilirkişi raporunun hükme esas alınmaması gerektiğini,
başvuran tarafın müvekkili şirketin hasarı ölçümlenmesine ilişkin muayene hakkını elinden aldığını ve iskonto uygulaması da başta olmak üzere zararı azaltıcı önlemleri almasını engellediğini, yedek parça ve işçilik bedellerine iskonto uygulanması gerektiğini, kabul anlamına gelmemek kaydıyla; müvekkili şirketin hasar tutarının kdv'sine ilişkin herhangi bir sorumluluğu olmadığını, müvekkili şirketten tahsili talep edilen faiz başlangıç tarihi ve türünün hatalı olduğunu, tüm bu nedenlerle yerel mahkeme kararının kaldırılmasına,
davanın reddine, yargılama giderleri ile vekalet ücretinin karşı tarafa yükletilmesine karar verilmesini talep etmiştir.
DELİLLERİN DEĞERLENDİRİLMESİ VE GEREKÇE
6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun 341 ve devamı maddeleri uyarınca ve özellikle istinaf incelemesinin kapsamının öngörüldüğü 355. maddeye göre re'sen gözetilecek kamu düzenine aykırılık halleri dışında istinaf incelemesi istinaf dilekçesinde belirtilen sebeplerle sınırlı olarak yapılır.
Dava trafik kazasından kaynaklı, hasar bedeli istemine ilişkindir.
Davacıya ait ...... plakalı araç ile davalı ......'a ait ...... plakalı araç arasında 12.03.2023 tarihinde meydana gelen trafik kazası nedeniyle, davacı aracında hasar oluştuğu, oluşan hasarın davalı karşı araç işleteni ...... ve aracın ZMMS sigortacısından tahsilinin talep edildiği, mahkemece verilen karara karşı davalı sigorta şirketince aşağıdaki sebeplerle istinaf başvurusunda bulunulduğu görülmüştür.
1-Davalının hasara yönelik itirazları hakkında;
Davalılar gerçek zarardan sorumludur.
Hasar yönünden hükme esas alınan raporda davacı aracının modeli, yaşı, özellikleri, hasarlı kısımları v.s. gözönünde bulundurularak olay tarihi itibariyle aracın 2. el piyasa rayiç değeri tesbit edildiği, tamirinin ekonomik olup olmadığı ve hurdaya ayrılmasının gerekip gerekmediğinin tespit edildiği, Yargıtay 17. HD İçtihatlarına göre aracın tamirinin ekonomik olup olmadığı değerlendirildiği, Hasar bedelinin piyasa rayiç değeri belirlendiği ve akabinde bu duruma göre tamirinin ekonomik olup olmadığı belirlendiği,
tamiri ekonomik olmadığı için piyasa koşullarına göre kazadan önceki 2. el piyasa rayiç bedelinin ve kazadan sonraki hurda (sovtaj) değeri belirlenmiş belirlenen rayiç değerden de aracın hurda bedeli indirilmek suretiyle davacının gerçek zararı tespit edilerek sonucuna göre karar verilmesi yerinde olup, itiraz yersizdir.
2-Davalının iskonto uygulanması, ve KDV'siz hesap yapılması gerektiği itirazında;
Hesap bilirkişince tanzim edilen 30.09.2024 tarihli bilirkişi raporunda, araçta meydana gelen hasar bedelini, aracın 2. el piyasa değerini ve önceki ağır hasarını dikkate alarak kaza tarihini dikkate alarak hesaplamış ve mahkemece rapor hükme esas alınmıştır.
Sigortacı, sigorta ettiren veya sigortadan faydalanan kimsenin ancak gerçekten uğradığı zararı tazmine mecbur olduğundan, hasar bedeli nedeniyle davacının 3065 sayılı Katma Değer Vergisi Kanunu gereğince ödenmesi gereken KDV’yi de davacıya ödemekle yükümlüdür.
3065 sayılı KDV Kanunu'nun 1.maddesine göre Türkiye'de yapılan sınai, ticari, zirai faaliyet ve serbest meslek faaliyet çerçevesinde, yapılan teslim ve hizmetler katma değer vergisine tabidir. Davacının aracına verilen zararı gidermek için gerekli onarım, parça ve işçilik hizmeti de anılan yasa gereğince KDV'ye tabidir. Kesinleşen hasar miktarına ilişkin fatura ibraz edilmese dahi, davacı lehine KDV dahil edilerek hasar bedeline hükmedilmesi doğrudur.
Yine, TTK'nın 1283. maddesi hükmü uyarınca, sigortacı, sigorta ettiren veya sigortadan yararlananın uğradığı gerçek zararı tazminle yükümlü olup mahkemece hükme esas alınan bilirkişi raporunda, hasar bedeli tespit edilirken davalı sigorta şirketiyle servis arasında yapılan anlaşma gereği olduğu belirtilen iskonto esas alınmadan gerçek zarar hesabıyla ve yedek parça ve işçilik bedellerinin rayiç değerinde indirim uygulamayarak karar vermesi doğrudur.
3-Davalının faizinin türüne ve temerrüt tarihine itirazının değerlendirilmesinde;
2918 sayılı KTK'nun 99. ve ZMSS Genel Şartlarının B.2.1 maddesi uyarınca, rizikonun bilgi ve belgeleri ile birlikte sigortacıya ihbar edildiği tarihten itibaren 8 iş günü içinde sigortacının tazminatı ödeme yükümlülüğü bulunmaktadır.Sigortacının kendisine iletilen belgelere haklı olarak itiraz etmesi veya kendisinin hak sahibinden ya da başka bir kurumdan haklı olarak yeni bir belge talep etmesi halinde söz konusu süre yeni talep edilen belgenin sigortacının merkez veya şubelerinden birine iletilmesinden sonra başlar. Sigortacı hak sahibinden münhasıran hak sahibinin tazminat hakkını etkileyen bilgi ve belgeleri talep edebilir. Bu sürenin sonunda ödememe halinde temerrüt gerçekleşmektedir. (Yargıtay 17. Hukuk Dairesi E: 2014/22997, K: 2017/4526)
Somut olayda, davadan önce sigortaya başvuru yapılmış olması nedeniyle dava şartının yerine getirildiği, davalı sigorta şirketince ZMSS Genel Şartlarının B.2.1 maddesi uyarınca sunulan belgelere itiraz edilmediği veya belgelerin eksik olduğuna yönelik bir talepte bulunmadığından davacının rizikoyu ihbar ettiği tarihten 8 iş gün sonrasında temerrüt gerçekleşmiş olması nedeniyle mahkemece belirlenen faiz başlangıç tarihinde yasaya aykırılık olmadığı anlaşılmaktadır.
Mahkemece hükmedilen tazminata yasal faiz işletilmiş olmakla, itiraz yersizdir.
Bunlar dışında, davacının aracında oluşan zarar nedeniyle, kazanın oluşumunda kusuru bulunan araç işleteni, sürücü ve aracın ZMMS sigortacısından müştereken ve müteselsilen zararlarını talep etmesinde, kaza nedeniyle davacı aracının perte çıkması nedeniyle değer kaybı oluşmayacağı gözetildiğinde, mahkemece verilen kararda bir yanlışlık bulunmamaktadır.
Bu itibarla, dosya kapsamı, mevcut delil durumu, ileri sürülen istinaf istemleri nazara alındığında, ilk derece mahkemesinin vakıa ve hukuki değerlendirmesinde herhangi bir isabetsizliğin bulunmadığı kanaatine varıldığından davalı ...... A.Ş. vekilinin yerinde görülmeyen tüm istinaf istemlerinin HMK'nın 353/1-b.1 maddesi uyarınca esastan reddine dair aşağıdaki şekilde hüküm kurmak gerekmiştir.
Konya Bölge Adliye Mahkemesi 3. Hukuk Dairesi, E. 2025/337, K. 2025/1163, 20 Haziran 2025 tarihli karar · Kaynak: UYAP Emsal Karar Arama