KÜNYE
T.C. Konya Bam 5. Hukuk Dairesi T.C. Konya Bölge Adliye Mahkemesi 5. Hukuk Dairesi
- Esas No
- 2021/3
- Karar No
- 2021/54
- Karar tarihi
- 13 Ocak 2021
- Dosya no
- —
- Karar no
- —
- Başkan
- ...
- Üye
- ...
- Üye
- ...
- Katip
- ...
- İncelenen ara kararın mahkemesi
- KONYA .... ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ
- Ara karar tarihi
- 14/10/2020
- Numarası
- ...
- Davacı
- ...
- Vekili
- Av...
- Davalı
- ...
- Vekili
- Av. ...
- Davanın konusu
- Menfi Tespit (Ticari Satımdan Kaynaklanan
- İstinaf karar tarihi
- —
Karar Metni
961 kelime·5 dk okuma·6 bölüm
G. KARAR YAZIM TARİHİ
İlk derece mahkemesinin yukarıda belirtilen ara kararına yönelik davacı vekili tarafından istinaf kanun yoluna başvurulmuş ve dosya istinaf incelemesi yapılmak üzere dairemize gönderilmiş olmakla 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu’nun 353. maddesi uyarınca dosya incelendi.
GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ
TARAFLARIN İDDİA VE SAVUNMALARININ ÖZETİ
Davacı vekili dava dilekçesinde özetle, davalının müvekkili şirket hakkında Konya ... İcra Müdürlüğü'nün ... sayılı dosyasıyla faturaya dayalı alacak takibi yaptığını, müvekkilinin faturada bahsedilen bir ticari ilişkisinin olmadığını, davalının müvekkili hakkında başlattığı icra dosyasının dava sonuna kadar durdurulmasını talep etmiştir.
Davalı vekili cevap dilekçesinde özetle; davacı organizasyon şirketi ile dava dışı .... açılış günü organizasyonu için sözleşme yapıldığı, bu açılış günü organizasyonunun hostes, süsleme, şişme oyun parkı, kokteyl masaları, bando takımı, yer kamera çekimi, drone kamera çekimi, çadır ve sandalye temini, ses sistemi, sahne ve led ekran kurulumu organizasyonları hususunda davacı ile davalı arasında sözlü eser sözleşmesi akdedildiği, davalının edimini yerine getirdiğini ancak davacının iş bedelini ödemediğini takibin bundan kaynaklandığını belirterek davanın reddini talep etmiştir.
İLK DERECE MAHKEMESİ KARARININ ÖZETİ
İlk derece mahkemesinin ... Esas sayılı dosyasından verilen 14/10/2020 tarihli ara karar ile "...davacının tedbir talebini haklı gösteren delil ibraz etmemesi nedeniyle talebin bu aşamada reddine karar vermek gerekmiş ve aşağıdaki şekilde hüküm kurulmuştur..." gerekçesiyle "... Davacı tarafın ihtiyati tedbir talebinin REDDİNE..." karar verilmiştir.
İLERİ SÜRÜLEN İSTİNAF SEBEPLERİ
Davacı vekili istinaf başvuru dilekçesinde özetle; müvekkili şirketin davalı ...’yı tanımadığını ve bu şahısla herhangi bir ticari ilişkisinin de olmadığını, ancak davalının, müvekkili aleyhine fatura düzenleyerek müvekkili hakkında Konya ...İcra Müdürlüğü ... sayılı dosya ile icra takibi başlattığını ve usule aykırı olarak tebligat yapılarak takibin kesinleştiğini, müvekkilinin çok sonradan haciz işlemi sırasında bu takipten haberinin olduğunu, icra dosyası incelendiğinde durumun anlaşılacağını, bu nedenlerle yerel mahkemenin 14/10/2020 tarihli ve ... sayılı ara kararının kaldırılarak Konya ... İcra Müdürlüğünün ... sayılı dosyasına yargılama sonuçlanıncaya kadar ihtiyati tedbir kararı verilmesini talep etmiştir.
Davalı vekili istinafa cevap dilekçesi sunmamıştır.
DELİLLERİN TARTIŞILMASI VE GEREKÇE
Dava; eser sözleşmesinden kaynaklanan alacağın tahsili amacıyla yapılan icra takibine konu alacağa ilişkin menfi tespit, talep ise icra takibinin tedbiren durdurulması isteminin reddinin kaldırılması istemine ilişkindir.
İcra ve İflas Kanunu (İİK)'nun 72/3. Maddesi, İcra takibinden sonra açılan menfi tesbit davasında ihtiyati tedbir yolu ile takibin durdurulmasına karar verilemez. Ancak, borçlu gecikmeden doğan zararları karşılamak ve alacağın yüzde onbeşinden aşağı olmamak üzere göstereceği teminat karşılığında, mahkemeden ihtiyati tedbir yoluyle icra veznesindeki paranın alacaklıya verilmemesini istiyebilir şeklinde düzenlenmiştir.
6100 sayılı Hukuk Usulü Muhakemeleri Kanunu(HMK)'nun 389/1. Maddesi ise, mevcut durumda meydana gelebilecek bir değişme nedeniyle hakkın elde edilmesinin önemli ölçüde zorlaşacağından ya da tamamen imkânsız hâle geleceğinden veya gecikme sebebiyle bir sakıncanın yahut ciddi bir zararın doğacağından endişe edilmesi hâllerinde, uyuşmazlık konusu hakkında ihtiyati tedbir kararı verilebilir, şeklindedir. HMK'nın 390/2 maddesine göre de, tedbir talep eden taraf, dilekçesinde dayandığı ihtiyati tedbir sebebini ve türünü açıkça belirtmek ve davanın esası yönünden kendisinin haklılığını yaklaşık olarak ispat etmek zorundadır.
Davalı/takip alacaklısının, menfi tespit davasından önce davacı/takip borçlusu hakkında faturaya dayalı ilamsız takip başlattığı anlaşılmaktadır.
Menfi tespit davasında kural olarak, hukuki ilişkinin varlığını ispat yükü aleyhine tespit istenen alacaklıda olup alacaklı hukuki ilişkinin varlığını kanıtlamak durumundadır (Yargıtay HGK'nın 18/02/2015 tarih, 2013/19-1362 E-2015/826 K., 20/04/2016 tarih, 2014/13-856 E-2016/523 K.) İspat yükünün davalı üzerinde olduğu nazara alındığında mevcut durumda meydana gelebilecek bir değişme nedeniyle hakkın elde edilmesinin önemli ölçüde zorlaşacağı ya da tamamen imkânsız hâle geleceği anlaşılmakla mahkemece davacının tedbir talebinin haklılığını gösteren delil ibraz edilmediği gerekçesiyle talebin reddi kararı yerinde olmamıştır.
Ayrıca davacı vekili menfi tespit istemine konu takibin durdurulmasını talep etmiş ise de; davacı vekilinin bu talebinin "çoğun içinde az da vardır" kuralı gereğince İİK'nın 72/3. maddesindeki tedbiri de kapsadığının kabulü gerekmektedir.
2004 Sayılı İİK'nın 72/3. maddesinde "İcra takibinden sonra açılan menfi tesbit davasında ihtiyati tedbir yolu ile takibin durdurulmasına karar verilemez. Ancak, borçlu gecikmeden doğan zararları karşılamak ve alacağın yüzde onbeşinden aşağı olmamak üzere göstereceği teminat karşılığında, mahkemeden ihtiyati tedbir yoluyle icra veznesindeki paranın alacaklıya verilmemesini istiyebilir." düzenlemesi yer almaktadır.
Bu madde içeriğine göre dairemizin uygulaması ile İİK'nın 72/4. maddesindeki tedbir nedeniyle alacağın geç alınmasından kaynaklı tazminat hükmündeki miktar gözetilerek İİK'nın 72/3. maddesi uyarınca davacı vekilinin ihtiyati tedbir talebinin kabulü ile %20 teminat karşılığı icra veznesindeki paranın alacaklıya verilmemesinin önlenmesine karar verilmesi gerekmiştir.
Açıklanan nedenlerle, istinaf edenin tarafı ve 6100 sayılı HMK'nın 355. maddesi gereğince istinaf dilekçesinde belirtilen sebeplerle sınırlı olarak yapılan inceleme neticesinde; davacı vekilinin istinaf başvurusunun kabulüyle ara kararın 6100 sayılı HMK'nın 353/1-b-2. maddesi uyarınca kaldırılarak, aşağıdaki şekilde hüküm kurulmuştur.
Konya Bölge Adliye Mahkemesi 5. Hukuk Dairesi, E. 2021/3, K. 2021/54, 13 Ocak 2021 tarihli karar · Kaynak: UYAP Emsal Karar Arama