KÜNYE
T.C. Konya Bölge Adliye Mahkemesi 5. Hukuk Dairesi
- Esas No
- 2024/1189
- Karar No
- 2025/1487
- Karar tarihi
- 16 Ekim 2025
- T.C. KONYA BAM 5. HUKUK DAİRESİ Esas-Karar No
- ... - ...
- Dosya no
- ...
- Karar no
- ...
- Başkan
- ...... (...
- Üye
- ...... (...
- Üye
- ...... (...
- Katip
- ...... (...
- İncelenen kararın mahkemesi
- Konya .... ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ
- Tarihi
- 25/06/2024
- Numarası
- ... Esas - ... Karar
- Davacı
- .........
- Vekilleri
- Av...... Av...... Av......
- Davalı
- .........
- Vekilleri
- Av......Av...... Av......
- Davanın konusu
- Alacak (Eser Sözleşmesinden Kaynaklanan
- İstinaf karar tarihi
- 16/10/2025
Karar Metni
1.788 kelime·9 dk okuma·5 bölüm
G. KARAR YAZIM TARİHİ : 23/10/2025
İlk derece mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına yönelik davalı vekili tarafından istinaf kanun yoluna başvurulmuş ve dosya istinaf incelemesi yapılmak üzere dairemize gönderilmiş olmakla 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu’nun 353. maddesi uyarınca dosya incelendi.
TARAFLARIN İDDİA VE SAVUNMALARININ ÖZETİ
Davacı vekili dava dilekçesinde özetle.
Müvekkili şirketin, ülke genelinde dış cephe ve alüminyum işleri yapan bir şirket olduğunu, taraf şirketler arasında 17.07.2020 tarihli "Sözleşme'" başlıklı bir eser imalatı sözleşmesi akdedildiğini, davacı müvekkili şirketin derhal çalışmalarına başladığını ve sözleşmeyle üzerine düşen tüm edimleri yerine getirdiğini, söz konusu iş ve imalatların davacı tarafından sözleşmeye uygun olarak imal edildiğini, hatta sözleşmede bulunmamasına rağmen bazı sözleşme harici imalatlarda yapıldığını ve işin 21.01.2021 tarihli tutanak ile karşı tarafa teslim edildiğini, buna karşın iş sahibi sıfatına sahip davalı şirketin,
neredeyse sözleşmenin ifasına başlandığı günden itibaren üzerine düşen edimleri tam olarak yerine getirmediğini, sözleşmenin 10. maddesi uyarınca işin bitiş süresi 30.09.2020 tarihi olarak belirlenmiş olup, müvekkilinin yer tesliminden itibaren bu süre içerisinde işi eksiksiz ve ayıpsız olarak yapıp teslim edeceğinin kararlaştırıldığını, ancak söz konusu inşaatın projesinin birden fazla kez değişmesi ve onay süreçleri nedeniyle 19.08.2020 tarihinde ancak yer teslimi yapılması nedeniyle müvekkilinin işe geç başlamak zorunda kaldığını, davalı tarafından iş bedeli karşılığı ödenmesi gereken bedelleri zamanında ödenmediğini,
teslim belgesi ve ek protokole göre yapılan işlerin bedelinin KDV dahil 971.039,51 TL olduğunun belirtildiği, saptanan bu bedelinden de davalı tarafça 280.000 TL tutarında ceza kesintisi yapıldığını, müvekkiline ödenmesi gereken iş bedeli eksik ödendiği gibi, hakedişinde de haksız yere ceza kesintisi yapıldığını, müvekkilinin, sözleşme kapsamında yapılan işlerden ve sözleşme dışı yapılan işlerden hakettiği toplam iş bedelinin 971.039,51 TL olduğunu, müvekkiline yapılan toplam ödemenin ise 690.000,00 TL olduğunu, müvekkilinin davalıdan halen 281.039,51 TL bakiye iş bedeli alacağı bulunduğunu ileri sürerek,
sözleşmeye dayalı iş bedeli, sözleşme dışı imalat ve haksız yapılan ceza kesintisinden dolayı şimdilik 50.000,00 TL alacağın temerrüt tarihi olan 21.01.2021 tarihinden itibaren işleyecek avans faiziyle birlikte davalıdan tahsili talep ve dava etmiştir. Davacı vekili 21.09.2021 tarihli dilekçe ile. 20.000 TL sözleşmeye dayalı iş bedeli, 15.000 TL sözleşme dışı imalat bedeli ve 15.000 TL haksız yapılan ceza kesintisine yönelik alacak talep ettiklerini açıklamıştır.
Davalı vekili cevap dilekçesinde özetle.
Davacının davasında net bir talep olmaması nedeniyle davanın usulden reddinin gerektiğini, davacının, taraflar arasında imzalanan sözleşme kapsamındaki yükümlülüklerini yerine getirmediğini ve işi 112 gün geciktirdiğini, sözleşmede belirtilen malzemeleri temin edemediğini ve işin organizasyonunda başarısız olduğunu, müvekkili şirketin ise tüm ödemelerini zamanında yaptığını, gecikme cezasının sözleşmeye uygun olarak kesildiğini, davacının ek işler yaptığı iddiasının temelsiz olduğunu, zira iş teslim tutanağında ve faturalarda bu işlerin belirtilmediğini, müvekkili şirketin,
davacının gecikme cezası faturasına itiraz ettiğini ve davacının iddialarının gerçek dışı olduğunu belgelediğini, ayrıca, davacının iddialarını destekleyecek hiçbir delili sunmadığını, dava talep sonucunun açık olmadığını savunarak, davanın reddini istemiştir.
İLK DERECE MAHKEMESİ KARARININ ÖZETİ
İlk Derece Mahkemesi tarafından yapılan yargılama sonunda;"...Taraflar arasındaki uyuşmazlık konularının; tarafların akdettiği sözleşme uyarınca eksik ödenen iş bedelinin, sözleşme dışı imalatın ve haksız ceza-i şart kesintilerinin bulunup bulunmadığı, bulunuyorsa ne miktarda olduğu hususları olduğu anlaşılmaktadır.
Cezai şart bakımından yapılan değerlendirmede:
TBK'nın 179/2. maddesinde "Ceza, borcun belirlenen zaman veya yerde ifa edilmemesi durumu için kararlaştırılmışsa alacaklı, hakkından açıkça feragat etmiş veya ifayı çekincesiz olarak kabul etmiş olmadıkça, asıl borçla birlikte cezanın ifasını da isteyebilir.
" hükmünün yer aldığı görülmektedir.
Dava dilekçesi ve cevap dilekçesi ekinde sunulan ve böylece doğruluğu hususunda tereddüt bulunmayan her iki tarafça imzalı 21/01/2021 tarihli bina teslim tutanağında eserin eksiksiz olarak teslim alındığı hususu yazılıdır.
Bu durumda davacının cezai şartı talep etme hakkı ortadan kalkmış olup davacının bu yöndeki iddiasını kabul etmek gerekmiştir. Öte yandan davacı sözleşme dışı işler de yaptığını iddia etmekteyse de yapılan iş ve tutar hususunda taraflar arasında ihtilaf bulunmamakla asıl ihtilaf cezai şart hususunda olup ticari defter incelemelerinden de bu durum anlaşılmaktadır.
Tüm dosya bir bütün olarak değerlendirilerek ve davacının talebinin 50.000,00 TL olduğu nazara alınarak davanın kabulüne dair aşağıdaki şekilde karar vermek gerekmiştir." gerekçesiyle; davacının davasının kabulü ile 50.000,00 TL'nin 21/01/2021 tarihinden itibaren işletilecek avans faiziyle birlikte davalıdan alınarak davacıya verilmesine, karar verilmiştir.
İLERİ SÜRÜLEN İSTİNAF SEBEPLERİ
Davalı vekili istinaf başvuru dilekçesinde özetle; davacı tarafın dosya kapsamında mevcut 21.09.2021 tarihli yazılı beyanında "Dilekçemizdeki 50.000 TL talebimizin şimdilik her türlü fazlaya ilişkin haklarımız saklı kalmak kaydıyla 20.000 TL'si sözleşmeye dayalı iş bedeli.
15.000 TL si sözleşme dışı imalat ve 15.000 TL'si ise haksız yapılan ceza kesintisine yönelik değerlendirilmesini istemekteyiz" şeklinde beyanda bulunduğunu, ceza kesintisi yönünden 15.000,00 TL talepte bulunduğunu açıkça ifade ettiğini, yerel mahkemenin ise gerekçeli kararının 3. sayfasında "Bu durumda davacının cezai şartı talep etme hakkı ortadan kalkmış olup davacının bu yöndeki iddiasını kabul etmek gerekmiştir.
Öte yandan davacı sözleşme dışı işler de yaptığını iddia etmekteyse de yapılan iş ve tutar hususunda taraflar arasında ihtilaf bulunmamakla asıl ihtilaf cezai şart hususunda olup ticari defter incelemelerinden de bu durum anlaşılmaktadır.
Tüm dosya bir bütün olarak değerlendirilerek ve davacının talebinin 50.000,00 TL olduğu nazara alınarak davanın kabulüne dair aşağıdaki şekilde karar vermek gerekmiştir." şeklindeki gerekçe ile davanın 50.000,00 TL üzerinden kabulüne karar verildiğini, reddedilen talepler yönünden davacı aleyhine vekalet ücreti verilmesinin ve yargılama giderlerinin de kabul red oranına göre hükmedilmesi gerekirken tam kabul kararı verilmesinin açıkça hatalı olduğunu, 21.01.2021 tarihli tutanakta teslim tarihinin sözleşmeye uygun olduğuna ilişkin bir ibare olmadığı gibi ibra mahiyetine gelecek ifadelerin de bulunmadığını,
bu sebeple ilgili tutanağın TBK'nun 179/2. maddesi gereğince çekincesiz kabul sonucunu doğuracak nitelikte bir belge olmadığını, çekincesiz kabul edildiği gerekçesiyle verilen kararın hatalı olduğunu, teslimden önce ceza kesintisi hakkının saklı tutulduğu anlamına gelecek davranışlarda bulunulması ya da iş bedelinden ceza alacağı kesilerek ödenmesi durumunda çekincesiz kabul yapılması durumunda dahi ceza hakkının düşmeyeceğini, dosya kapsamında mevcut WhatsApp yazışmaları ile gecikmeden kaynaklı hakkın saklı tutulduğu anlamına gelecek ifadeler ve müvekkili şirket tarafından gecikme cezasına ilişkin fatura düzenlendiğini,
ceza miktarını düştükten sonra iş bedelinin ödediği dikkate alındığında kabul anlamına gelmemekle birlikte çekincesiz kabul durumu olduğu varsayılsa dahi müvekkili şirketin geç teslimden kaynaklı ceza hakkının düşmeyeceğini belirterek, ilk derece mahkemesi kararının kaldırılmasını ve davanın reddine karar verilmesini istemiştir.
DELİLLERİN TARTIŞILMASI VE GEREKÇE
Dairemizce Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun 355. maddesi kapsamında istinaf dilekçesinde belirtilen hususlarla sınırlı olmak üzere ve kamu düzenine ilişkin hususlar resen dikkate alınarak yapılan inceleme neticesinde; Dava, eser sözleşmesinden kaynaklı iş bedeli alacağının tahsili istemine ilişkindir.
Davalı şirket ile davalı şirkete ait, ......... Mahallesi ... Sokak No:......
Karatay/ Konya adresindeki fabrika ve idari bina inşaatı ile ilgili olarak, inşaatın slikon cephe, alüminyum kutu profil, alüminyum korkuluklar, ısı yalıtım doğrama ve camları, kompozit panel, galvanizli sac kaplama uygulaması, imalatı ve montaj işi için davacı yüklenici şirketle aralarında 17.07.2020 tarihli sözleşme imzalandığı, sözleşmeye göre iş yeri tesliminin 05.08.2020 tarihinde yapılacağı, işin tamamlanarak teslim tarihinin 30.09.2020 tarihi olarak belirlendiği ve 30.09.2020 tarihinde itibaren iş teslim edilmezse işin teslim edilmediği her gün için taşeron firmanın iş verene 2.500 TL ceza ödeyeceğinin kararlaştırıldığı,
işin davacı yüklenici tarafından davalı iş sahibine 21.01.2021 tarihinde teslim edildiği ve imalatların tam olarak yapıldığı, bu hususta ihtilaf bulunmadığı, sözleşme kapsamında yapılan işlerden ve sözleşme dışı yapılan işlerin toplam iş bedelinin 971.039,51 TL olduğu, davacıya yapılan toplam ödemenin ise 691.039,51 TL olduğunu, bakiye 280.000 TL yönüyle ise davalı iş sahibi tarafından davacı yükleniciye 22.01.2021 tarihli sözleşmeden doğan gecikme cezası faturası düzenlendiği, davacının iş bu faturaya itiraz ettiği ve bu bedelin taraflar arasında ihtilaf konusu olduğu anlaşılmıştır.
Uyuşmazlık, işin süresinde teslim edilip edilmediği, gecikmenin kimden kaynaklandığı, gecikme cezası kesintisinin davacı yüklenicinin iş bedelinden mahsup edilmesinin uygun olup olmadığı noktasında toplanmaktadır.
6098 Sayılı TBK'nın 179/1. fıkrasında düzenlenen gecikme cezası (ifaya ekli cezai şart), ortada zarar olmasa dahi, sadece sözleşmede kararlaştırılmış ise istenebilir; aksi takdirde talep edilemez. Cezai şart, asıl borca bağlı olup, muaccel olmadan önce fer'i niteliktedir. Dolayısıyla, eserin teslimi ile asıl borç düşünce, fer'i borç olan gecikme cezası da düşer. Onun için eseri teslim alırken ihtirazi kayıt (çekince) dermeyan etmek gerekir ( TBK m.179/II). Yani, sözleşmede aksi bir düzenleme yok ise cezayı isteme hakkı saklı tutularak, eser teslim alınmalıdır.
Yargıtay HGK'nın 2022/11-414 E. 2023/536 K. sayılı ilamında;179/2. maddesinde düzenlenen ifaya ekli cezai şartta alacaklı, açıkça feragat etmiş veya ifayı kayıtsız şartsız kabul etmiş olmadıkça, hem sözleşmenin ifasını hem de kararlaştırılan cezanın ödenmesini talep edebileceği ve yine cezai şarta ilişkin hükümlerin emredici nitelikte olmadığı ve tarafların bunların aksini kararlaştırabilecekleri belirtilmiştir.
Yine aynı HGK kararı devamında; "Cezayı isteme hakkının saklı tutulması (çekince, ihtirazi kayıt), yenilik doğuran bir irade beyanı olup, ifa anında açıkça yapılmalıdır. Saklı tutma, teslim-kabul tutanağına düşülecek bir kayıtla veya ifayı kabulden önce yapılacak yazılı bildirimle yahut iş bedelinin ceza alacağı kesilerek ödenmesi gibi buna delalet eden bir eylem veya işlem ile gerçekleştirilebilir." şeklinde belirtilmiş ve ancak sözleşme maddelerinde aksine hüküm bulunması sebebiyle ifaya eklenen cezai şartın talep edilebileceğine zira cezai şarta ilişkin hükümlerin emredici nitelikte olmadığı ve tarafların bunların aksini kararlaştırabilecekleri belirtilmiştir.
Taraflar arasındaki sözleşmede teslim anında her hangi bir ihtirazı kayıt konulması bile her halükarda gecikme cezasının ödeneceğine ilişkin bir hüküm bulunmamaktadır. İşin teslimi sırasında gecikme cezası istendiğine dair davalı iş sahibi tarafından çekince konulmamış olması nedeniyle, iş sahibi davacı yükleniciden gecikme tazminatı talep edemeyecektir.
Kaldı ki whatsapp grubundaki yazışmalarda, davalı şirketin gecikmeden kaynaklı ceza istendiğine dair bir ibare de bulunmamaktadır. İfayı kabulden önce ifaya ekli ceza bedelinin istendiğine dair davalı iş sahibi tarafından davacıya yapılmış bir ihtar ya da belge dosya kapsamında bulunmamaktadır. Gecikme cezasına ilişkin fatura ise teslimden bir gün sonra düzenlenmiştir.
Bu kapsamda davacı yüklenicinin sözleşme kapsamında ve sözleşme dışı yaptığı iş bedeli toplamından 280.000 TL gecikme cezasının mahsubu ile iş bedelinin ödendiğinden, ödenmeyen bu bedel davacı yüklenicinin sözleşme kapsamında ve sözleşme dışı yaptığı işin bedeli olduğundan, gecikme cezası olarak mahsup edilen 280.000 TL'nin de davacı iş bedeli kapsamında yükleniciye ödenmesi gerekmektedir.
Mahkemece, taleple bağlı kalınarak davanın kabulüne karar verilmesi ve dava kabul edildiğinden davalı lehine vekalet ücretine ve yargılama giderine hükmedilmemesi doğru olmuştur.
Bu itibarla; ilk derece mahkemesi karar ve gerekçesi usul ve yasaya uygun olduğundan davalı vekilinin istinaf başvurusunun 6100 Sayılı HMK'nın 353/1-b-1. maddesi uyarınca reddine karar vermek gerekmiş, aşağıdaki şekilde hüküm kurulmuştur.
Konya Bölge Adliye Mahkemesi 5. Hukuk Dairesi, E. 2024/1189, K. 2025/1487, 16 Ekim 2025 tarihli karar · Kaynak: UYAP Emsal Karar Arama