KÜNYE
T.C. Konya Bam .. Hukuk Dairesi T.C. Konya Bölge Adliye Mahkemesi .. Hukuk Dairesi
- Mercii
- Konya Bölge Adliye Mahkemesi 6. Hukuk Dairesi
- Esas No
- 2019/1569
- Karar No
- 2021/212
- Karar tarihi
- 23 Şubat 2021
- Dosya no
- —
- Karar no
- —
- Başkan
- ... (...
- Üye
- ... (...
- Üye
- ... (...
- Katip
- ... (...
- İncelenen kararın mahkemesi
- KONYA ASLİYE .. TİCARET MAHKEMESİ
- Tarihi
- 20/03/2019
- Numarası
- Esas - Karar
- Davacı
- ...
- Vekilleri
- Av. ... & Av. ...
- İstinaf eden davalı
- ...
- Vekili
- Av. ... -
- Dava
- Menfi Tespit (Kambiyo Senetlerinden Kaynaklanan
- İstinaf kararının karar tarihi
- 23/02/2021
- Yazım tarihi
- 23/02/2021
Karar Metni
856 kelime·4 dk okuma·4 bölüm
Davacı tarafından davalı aleyhine Konya asliye .. Ticaret Mahkemesi'nin ... Esas sayılı dosyası ile açılan menfi tespit davasında 20/03/2019 tarihinde tesis edilen karar karşı davalının istinaf kanun yoluna başvurması üzerine, üye hakimin görüşleri alındıktan sonra dosya incelendiğinde;
DAVA
Davacı vekili dava dilekçesinde özetle; davalı tarafından müvekkili aleyhine Konya .. İcra Müdürlüğünün ... Esas sayılı dosyası nezdinde kambiyo senetlerine mahsus haciz yolu ile takip başlatıldığını, başlatılan takibin dayanağı olarak keşidecisi ... Ltd.
Şti. olan, 20/12/2018 vade tarihli 5.000.000,00 TL bedelli bono gösterildiğini, müvekkili şirketin tek yetkilisi bulunduğunu, imza için başka bir yetkilendirme de yapılmadığını, takip müstenidi bono incelendiğinde, bonoda müvekkili şirket adına müvekkili şirket yetkilisi tarafından atılmış bir imza olmadığının tespit edildiğini, müvekkili hakkında başlatılan icra takibi sebebiyle ticari itibarı zedelenecek duruma geldiğini, davalı/alacaklı banka bonoda lehtar konumunda olup;
basiretli tacir hükümleri gereği imzaların kime ait olup olmadığını bilebilecek durumda olduğunu, davalı bankanın müvekkili hakkında iş bu takibi başlatırken kötüniyetli olduğunu beyan ederek davalı banka aleyhine asıl alacak miktarının %20 sinden aşağı olmamak üzere kötüniyet tazminatına hükmedilmesine, müvekkilinin mağduriyetinin doğmaması için HMK m.209 hükmü gereğince teminatsız olarak ihtiyati tedbir kararı verilmesine ve takibin dava sonuçlanıncaya kadar durdurulmasına, müvekkilinin ödeme gücünün olmadığını bu sebeple adli yardım talebinin kabul edilmesine,
müvekkili şirketin başlatılan icra dosyası nezdinde başlatılan takip ve takip müstenidi bono sebebiyle alacaklı/davalı tarafa herhangi bir borcunun bulunmadığının tespitine karar verilmesini talep etmiştir.
İLK DERECE MAHKEMESİ KARARININ ÖZETİ
İlk derece mahkemesince yapılan yargılama sonucunda; "... davalı bankanın basiretli bir tacir gibi davranmayarak kötü niyetli takip başlattığı ve bu nedenle dava açılmasına sebebiyet verdiği kanaatine varıldığından, konusuz kalan dava hakkında esas hakkında karar verilmesine yer olmadığına..." davacı vekilinin tazminat talebinin kabulü ile takip konusu 2.216.327,05 TL üzerinden %20 oranında hesaplanan 443.265,41 TL tazminatın davalıdan tahsili ile davacıya verilmesine karar verilmiştir.
DELİLLERİN DEĞERLENDİRİLMESİ VE GEREKÇE
Dava; menfi tespit istemine ilişkindir.
İstinaf incelemesi HMK 355. madde gereğince istinaf dilekçesinde ileri sürülen sebeplerle ve resen kamu düzenine aykırılık yönünden sınırlı olarak yapılmıştır.
Davaya son veren taraf işlemleri olan feragat, kabul ve sulh, 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu’nun (HMK) 307 ilâ 315. maddeleri arasında düzenlenmiştir. Tasarruf ilkesinin bir sonucu olarak davaya son veren taraf işlemleri hüküm kesinleşinceye kadar yapılabilir. Bir başka ifade ile taraflar davayı kabul ederek ya da davadan feragat ederek veya sulh sözleşmesi yaparak yargılamanın her aşamasında ve hatta kanun yollarında herhangi bir hükme gerek kalmaksızın davayı sona erdirebilirler. Ancak bu işlemler vekil tarafından yapılacaksa vekilin vekâletnamesinde özel yetkinin bulunması gerekir (HMK m. 74).
Davadan feragat, davayı kabul ve sulh, içerikleri itibariyle birer maddi hukuk işlemi olmakla birlikte, yapılış şekli itibariyle birer usulü işlemdir. Bu nedenle söz konusu işlemler bir taraftan maddi hukuk anlamında uygulama imkânı bulan iradeyi bozan hâllere dayanılarak iptal edilebilirken, diğer taraftan kesin hüküm gibi sonuç doğurmaktadır.
Davadan feragat, davacının talep sonucundan kısmen veya tamamen vazgeçmesidir (HMK m. 307). Davadan feragat eden davacı, bununla dava dilekçesinin talep sonucu bölümünde istemiş olduğu haktan kısmen veya tamamen vazgeçer. Feragat, davayı kesin olarak sonuçlandıran bir hukuki neden olup, yapıldığı anda kesin hükmün sonuçlarını doğurur.
Davacı tarafça verilen 26/01/2021 tarihli dilekçenin, davadan feragat niteliğinde olduğu, davalı vekili tarafından gönderilen 10/02/2021 tarihli dilekçenin de davalının vekalet ücreti ve yargılama gideri talebinin olmadığını beyan ettiği, HMK'nın 310. maddesi gereğince karar kesinleşinceye kadar davadan feragat mümkün olduğundan ve dairemizce henüz davalının istinafı esastan incelenip karara bağlanmadığından davacının davadan feragat beyanı nazara alınarak ilk derece mahkemesi kararının kaldırılması ve HMK'nın 353/1.b.2 maddesi gereğince feragat nedeniyle davanın reddine karar verilmesi gerektiği sonuç ve kanaatiyle aşağıdaki şekilde hüküm kurulmuştur.
A.G
Konya Bölge Adliye Mahkemesi 6. Hukuk Dairesi, E. 2019/1569, K. 2021/212, 23 Şubat 2021 tarihli karar · Kaynak: UYAP Emsal Karar Arama