İçeriğe geç
ACAYCAN CEYLANAVUKATLIK BÜROSU
Uzmanlık
  • Ceza Hukuku
  • Bilişim Suçları
  • Bilişim Hukuku
  • İnternet Hukuku
  • Forex ve Yatırım Dolandırıcılığı Hukuku
  • Kripto Paralar Hukuku
  • Finans Hukuku
  • Hukuki Danışmanlık
  • Şirket Danışmanlığı
  • Marka Hukuku
  • Telif Hukuku
  • Tahkim Hukuku
  • Gayrimenkul Hukuku
Makaleler
  • Tüm Makaleler
  • Aile Hukuku
  • Bilişim Suçları
  • Gayrimenkul Hukuku
  • Tazminat Hukuku
  • İdare ve Vergi Hukuku
  • Dolandırıcılık ve İBAN Mağduriyeti
  • Miras Hukuku
  • Trafik Hukuku
  • KVKK ve Veri Koruma Hukuku
  • Yapay Zeka ve Web3 Hukuku
  • Enerji ve Çevre Hukuku
  • Silah Suçları
  • Arabuluculuk
  • Ceza Hukuku
  • İnternet Hukuku
  • Medeni Hukuk
  • AİHM ve Anayasa Mahkemesi Başvuru
  • Delil Hukuku ve Emsal Kararlar
  • İş ve Sosyal Güvenlik Hukuku
  • İcra ve İflas Hukuku
  • Sağlık Hukuku ve Malpraktis
  • Fikri Mülkiyet, Marka ve Patent Hukuku
  • Uyuşturucu Suçları
  • Bilişim Hukuku
  • Finans Hukuku
  • Kripto Para Hukuku
  • Borçlar Hukuku
  • Mevzuat ve Yargıtay Kararları
  • Forex Hukuku
  • Ticaret Hukuku
  • Tüketici Hukuku
  • Sigorta Hukuku
  • Yabancılar ve Vatandaşlık Hukuku
  • Örgütlü Suçlar
Kaynaklar

NE YAPMALIYIM?

  • Ne Yapmalıyım?
  • Avukat Seçme Rehberi
  • Uzaktan Temsil
  • Arabuluculuk

MEVZUAT

  • TCK Rehberi
  • CMK Rehberi
  • HMK Rehberi
  • Mevzuat

HUKUKI SÖZLÜK

  • Hukuki Sözlük
  • Soru-Cevap
  • Dilekçeler
  • İnfaz Hesaplama
Karar Arşivi
  • Yargıtay Kararları
  • Danıştay Kararları
  • AYM Bireysel Başvuru
  • AYM Norm Denetimi
  • İstinaf (BAM) Kararları
  • İlk Derece Mahkeme Kararları
  • Karar Arama
Vaka Sonuçları
Hakkımızda
  • Büro Profili
  • Özgeçmiş
  • Medyada Biz
  • Çalışma İlkelerimiz
  • Çalışma Metodolojimiz
  • Online Danışmanlık
  • Ödeme
  • Kariyer
İletişim
  1. Anasayfa
  2. /İstinaf (BAM) Kararları
  3. /Konya Bölge Adliye Mahkemesi 6. Hukuk Dairesi

KONYA BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ 6. HUKUK DAİRESİ

TÜRK MİLLETİ ADINAİSTİNAF KARARI

Konya Bölge Adliye Mahkemesi 6. Hukuk Dairesi E.2019/1868 K.2020/978

2- ... - (T.C. Kimlik No: ...) 3- ... - (T.C. Kimlik No: ...) 4- ... - (T.C. Kimlik No: ...) 5- ... - (T.C. Kimlik No: ...) 6- ... - (T.C. Kimlik No: ...) VEKİLİ : Av. ... -

Esas2019/1868Karar2020/978Tarih16 Temmuz 2020Okuma10 dk · 1.904 kelime

KÜNYE

T.C. Konya Bam .. Hukuk Dairesi T.C. Konya Bölge Adliye Mahkemesi .. Hukuk Dairesi İstinaf Eden

Mercii
Konya Bölge Adliye Mahkemesi 6. Hukuk Dairesi
Esas No
2019/1868
Karar No
2020/978
Karar tarihi
16 Temmuz 2020
Dosya no
—
Karar no
—
Başkan
... (...
Üye
... (...
Üye
... (...
Katip
... (...
İncelenen kararın mahkemesi
KONYA ASLİYE .. TİCARET MAHKEMESİ
Tarihi
26/03/2019
Numarası
Esas - Karar
Davacılar
1- ... - (T.C. Kimlik No: ...
Karar metni, UYAP Emsal Karar Arama kaynağından olduğu gibi aktarılmıştır; metne müdahale edilmemiştir. Kişisel veriler maskelenmiştir. Bu karar için özgün analiz henüz yazılmamıştır.

Karar Metni

1.904 kelime·10 dk okuma·12 bölüm

2- ... - (T.C. Kimlik No: ...) 3- ... - (T.C. Kimlik No: ...) 4- ... - (T.C. Kimlik No: ...) 5- ... - (T.C. Kimlik No: ...) 6- ... - (T.C. Kimlik No: ...) VEKİLİ : Av. ... -

İSTİNAF EDEN

DAVALI : 1- ...

DAVALI

2- ... - (T.C. Kimlik No: ...)

VEKİLİ

Av. ... - ...

DAVA

Şirket Ortağı Olunmadığının Tespiti ve Alacak

İSTİNAF KARARININ

KARAR TARİHİ : 16/07/2020

YAZIM TARİHİ : 07/08/2020

Davacılar tarafından davalılar aleyhine Konya Asliye .. Ticaret Mahkemesi'nin ... esas sayılı dosyası ile açılan şirket ortağı olunmadığının tespiti ve alacak davasında 26/03/2019 tarihinde tesis edilen davanın kısmen kabulüne ilişkin karara karşı tarafların istinaf kanun yoluna başvurması üzerine dava dosyasının dairemize geldiği anlaşılmakla üye hakimin görüşleri alındıktan sonra, dosya incelendiğinde;

DAVA

Davacılar vekili dava dilekçesinde özetle; davalıların yurt dışında bulanan binlerce kişinin milli ve de dini duygularını sömürerek yasaya aykırı olarak mevduat topladığını, davalının müvekkillerine yüksek kar alabileceği ve istediği zaman geri alabilecekleri garantisi ile müvekkillerinden toplamda 12.520,00 DM karşılığında davalı şirket tarafından müvekkillerine ortaklık durum belgesi verildiğini, müvekkillerinin parasını talep ettiklerinde paralarını geri alamadıklarını, davalılarca para toplama faaliyetlerinin SPK, TTK Bankalar Kanunu, ve sair mevzuata aykırı olduğunu, haklarında açılan ceza davaları,

ceza davasına konu olan fiiller bakımından düzenlenen TBMM araştırma komisyonu raporları, SPK tarafından da davalı şirketlerin usulsüz sermaye ihtarı ve fon toplama fiilleri ile ilgili düzenlediği raporlarda belirtildiğini, davalıların belirsiz durum yaratmak için çift kayıt tutmuş olduğunu, müvekkilinin zararından davalıların sorumlu olduğunu, açıklanan nedenlerle müvekkillerinin şirket ortağı olmadığının tespitine, müvekkilleri ile davalılar arasında eski TTK, BK,

SPK ve sair mevzuata aykırı olarak kurulan ilişkinin hükümsüzlüğüne müvekkillerinden haksız tahsil edilen 3.067,00 Euro'nun fiili ödeme tarihindeki TCMB efektif satış kurları üzerinden Türk Lirası karşılığının davalılardan müştereken ve müteselsilen tahsili ile taraflarına ödenmesine, müvekkillerinden haksız tahsil edilen işbu alacağın davalılara ödendiği tarihten itibaren 3095 sayılı Kanunun 4/A maddesi uyarınca devlet bankalarının yabancı para ile açılmış bir yıl vadeli mevduat hesabına ödediği en yüksek faizi işletilerek davalılardan müştereken ve müteselsilen tahsiline karar verilmesini talep etmiştir.

CEVAP

Davalılar vekili cevap dilekçesinde özetle; dava dilekçesine ekli olarak sunulan belgeleri kabul etmediklerini, davalı yönünden belgelerin bağlayıcı olmadığını, TTK'nın 329 ve 405. maddeleri gereğince şirket ortaklarının hisse bedellerini şirketten geri istemesinin ve şirketin kendi paylarını geri almasının mümkün olmadığını, davacı tarafın müvekkili şirkete veya şirketlere her an geri alabileceği garantisi ile para verdiğine ilişkin iddianın gerçek olmadığını, müvekkili şirket veya şirketlerin davacı taraftan para almadığını, müvekkili şirketin bankacılık mevzuatına dayanarak herhangi bir mevduat toplamadığı gibi bunun da mümkün olmadığını,

aynı şekilde müvekkilinin SPK, TTK ve BK hükümlerini de ihlal etmediğini, hakdüşürücü süre ve zamanaşımı sürelerinin geçtiğini, davacının Türkiye’de mutad meskeni olmadığını, teminat yatırılması gerektiğini beyanla davanın reddine karar verilmesini talep etmiştir.

İLK DERECE MAHKEMESİ KARARININ ÖZETİ

İlk derece mahkemesince yapılan yargılama sonucunda; "...davanın kısmen kabul kısmen reddi ile; davacı ... ve davacılar murisi ... ile davalı şirket arasında geçerli bir ortaklık ilişkisinin bulunmadığının tespitine, 1.666,45 Euro'nun dava tarihi olan 22/12/2017 tarihinden itibaren işletilecek 3095 Sayılı Kanun'un 4/A maddesi gereğince T.C. Devlet Bankalarının bir yıl vadeli Euro cinsindeki dövize uyguladıkları en yüksek mevduat faizi ile birlikte davalılardan müştereken ve müteselsilen alınarak 833,22 Euro'nun davacı ...'e, 833,22 Euro'nun Sulh Hukuk Mahkemesinin 06/03/2013 tarih ve ... Es... Kar. Sayılı veraset ilamındaki payları oranında davacılara verilmesine, davacıların fazlaya ilişkin taleplerinin reddine..." karar verilmiştir.

İSTİNAF SEBEPLERİ

Davacılar vekili istinaf dilekçesinde özetle; yerel mahkemenin alacaktan kar payı ödemesine ilişkin 1.400,55 Euro düşmek suretiyle hüküm kurmasının hatalı olduğunu, imzanın müvekkillerine ait olup olmadığına dair imza incelemesi yapılmadığını, kar payı adı altında ödeme yapıldığına dair davalı tarafından sunulan belgelerin ödeme belgesi niteliğinin olmadığını, müvekkillerinin ilgili kar paylarını nakit olarak aldığına dair dosyaya herhangi bir geçerli evrak sunulmadığını, faiz talebi başlangıcı olarak paranın müvekkillerinden haksız tahsil edildiği tarihin esas alınması gerektiğini,

alacağın haksız tahsil edildiği tarihten itibaren faiz talebinde bulunulduğunu, yerel mahkemenin dava tarihinden itibaren faize hükmedilmesinin hatalı olduğunu beyan ederek yerel mahkeme kararının kaldırılarak talepleri doğrultusunda karar verilmesini talep etmiştir.

Davalı şirket vekili istinaf dilekçesinde özetle; yerel mahkemenin davacının ödeme ve hile iddiasını ispat ettiğine yönelik kabulünün yasaya aykırı olduğunu, zamanaşımı definin dürüstlük kuralına aykırı bulunduğu gerekçesiyle reddedilmesinin usul ve yasa aykırı olduğunu, davalı tarafından SPK'ya sunulan CD ve üst yazı içeriklerinin yanlış değerlendirildiğini, zamanaşımına uğrayan dava hakkında kabul kararı verilmesinin hukuki izahının bulunmadığını, taraflar arasında geçerli bir ortaklık ilişkisi bulunmadığına yönelik kabulün TTK 329 ve 405 maddelerine aykırı olduğunu, davacının taleplerini hak düşürücü süre ve zamanaşımı yönünden reddetmemesinin usul ve yasaya aykırı olduğunu beyan ederek yerel mahkeme kararının kaldırılarak davanın reddine karar verilmesini talep etmiştir.

DELİLLERİN DEĞERLENDİRİLMESİ VE GEREKÇE

Dava; davalı şirkete ortak olmadığının tespiti, kar payı alınması maksadıyla verilen paranın iadesi istemine ilişkindir. İstinaf incelemesi; Kamu düzenini ilgilendiren konularda resen, diğer yönlerden HMK'nın 355. maddesi gereğince istinaf sebepleriyle sınırlı olarak yapılmıştır. Davaya konu ...'nin ünvanının .... olarak değiştirildiği, bilahare ....'ye devredilmesi suretiyle birleştirilmesine ve tasfiyesiz infisahına karar verildiği ve unvanının .... olarak değiştiği dosya kapsamından anlaşıldığı,

İlk derece mahkemesince delillerin esastan değerlendirilmesi ve tarafların istinaf kanun yoluna başvurmasından sonra dairemizce henüz istinaf sebepleri esastan incelenmeden. 7194 sayılı yasanın 41. Maddesiyle.

3332 sayılı yasaya "31/12/2014 tarihine kadar, pay sahibi sayısı nedeniyle payları halka arz olunmuş sayılan ve payları borsada işlem gören anonim ortaklıklar tarafından doğrudan veya dolaylı olarak nominal ya da primli değer üzerinden pay veya pay adı altında satışı yapılmış olan her türlü araç, 6/12/2012 tarihli ve 6362 sayılı Sermaye Piyasası Kanununun kaydileştirmeye ilişkin şartlarına tabi olmaksızın 29/6/1956 tarihli ve 6762 sayılı mülga Türk Ticaret Kanunu ile 13/1/2011 tarihli ve 6102 sayılı Türk Ticaret Kanunu kapsamında pay addolunur,

bu ortaklıklara yapılan ödemeler pay karşılığı yapılmış kabul edilir ve ortaklık ilişkisi kurulmuş sayılır. Bu payların kaydileştirilmemiş olması ortaklık haklarına halel getirmeyeceği gibi ortaklık ilişkisinin kurulmadığı da iddia edilemez.

Birinci fıkra kapsamında kurulmuş olan ortaklık ilişkileri hakkında; geçerli bir ortaklık ilişkisi bulunmadığı veya primli pay satışı yapıldığı ileri sürülerek sebepsiz zenginleşme, haksız fiil, sözleşme öncesi görüşmelere aykırılık veya sözleşmeye aykırılık nedenlerine dayalı olarak açılan ve kanun yolu incelemesindekiler dahil görülmekte olan menfi tespit, tazminat veya alacak davalarında, karar verilmesine yer olmadığına dair karar verilir ve yargılama gideri ile maktu vekalet ücreti ortaklık üzerinde bırakılır." şeklinde Geçici 4. madde eklenmiştir.

Yasal düzenlemenin Anayasaya aykırı olduğu ve bu nedenle Anayasa Mahkemesine gidilmesine yönelik davacı talebi yapılan müzakereler sonucunda uygun görülmemiştir.

Sermaye Piyasası Kanunu

Madde 16 "(1) (Değişik birinci cümle: 28/11/2017-7061/109 md.) Payları borsada işlem gören ortaklıklar ile kitle fonlaması suretiyle halktan para toplayan ortaklıklar hariç olmak üzere pay sahibi sayısı beş yüzü aşan anonim ortaklıkların payları halka arz olunmuş sayılır. Bu ortaklıklar halka açık ortaklık hükümlerine de tabi olurlar. (2) Payları borsada işlem görmeyen anonim ortaklıklar, halka açık ortaklık statüsünü kazandıktan sonra en geç iki yıl içinde paylarının işlem görmesi için borsaya başvurmak zorundadırlar. Aksi durumda, Kurul, bu payların borsada işlem görmesi veya ortaklığın halka açık ortaklık statüsünden çıkarılması için, ortaklığın talebini aramaksızın gerekli kararları alır. (3)(Ek: 28/11/2017-7061/109 md.) (Değişik Cümle: 27/12/2018-7159/8 md.)...."

Öncelikle; yasal düzenlemenin taraflar arasındaki hukuki ilişkiyi kapsayıp kapsamadığı ve davalı şirketin yasal düzenlemede belirtilen şirketlerden olup olmadığı yönünden delillerin değerlendirilmesi gerekmektedir.

Davalı şirketin yasal düzenlemede verilen 31/12/2014 tarihinden önce, BIST (İMKB) yönetim kurulunun 23/10/2012 tarihli toplantısında ortaklığın paylarının halka arz edilmeksizin 2.ulusal pazarda 23/11/2012 tarihinden itibaren işlem görmesine karar verildiği ve 23/11/2012 tarihinden itibaren işlem görmeye başladığı mevcut delillerden anlaşılmaktadır.

Somut olayda; davacıların yatırım maksadı ile davalı şirkete para verdiklerini, verilen para karşılığında kendilerine "ortaklık durum belgesi" ve hisse senetleri verildiğini istenmesine rağmen paralarının iade edilmediğini verdikleri paraların faizi ile tahsilini, davalı tarafın ise; davacılar tarafından davalı şirkete para verilmişse;

şirkete ortak olmak maksadıyla verildiğini, kendilerine verdikleri para karşılığında nominal bedelli hisse senedi verildiğini, davacıların şirket pay sahibi olarak şirket kayıtlarına kaydedildiğini Anonim şirket olan davalının 6762 sayılı TK'nın 329 ve 405. maddelerindeki düzenleme gereğince kendi hisselerini temellük etmesinin ve bunun sonucu olarak yatırılan paranın iadesinin mümkün olmadığını aksinin kabulü durumunda ise; davanın süresinde açılmadığını, alacağın zamanaşımına uğradığını belirterek davanın reddini talep etmiştir.

Yukarıda yapılan açıklama ve tespitler nazara alındığında; taraflar arasında görülmekte olan davanın 05/12/2019 tarihinde 3332 sayılı yasaya eklenen geçici 4. madde kapsamında olduğu kabul edilmiştir. Bu nedenle; tarafların iddia ve savunmaları ile ilgili bildirdiği deliller esastan değerlendirilmeden, 743 sayılı MK.

48 (4721 sayılı TMK 50. maddesi), 6762 sayılı TK 7 ve 321 (6102 Sayılı Yasanın 7/1 ve 371/5. maddeleri) ile 818 sayılı BK 145 (6098 sayılı TBK'nın 166/2. maddesi) maddelerindeki düzenlemeler ve davalı gerçek kişi hakkında sadece davalı şirket yöneticisi olması sıfatıyla şirket ile birlikte müştereken / müteselsilen sorumlu olduğuna ilişkin iddia gözönünde bulundurulmak suretiyle 7194 sayılı yasanın 41. Maddesiyle 3332 sayılı yasaya eklenen geçici 4. maddesi gereğince ilk derece mahkemesi kararının kaldırılarak HMK'nın 353/1.b.2 maddesi gereğince açılan dava ile ilgili karar verilmesine yer olmadığına,

yargılama giderlerinin davalı şirket üzerinde bırakılmasına, davacılar lehine davalı şirket aleyhine karar tarihi itibariyle yürürlükte bulunan asgari ücret tarifesi gereğince maktu ücret-i vekalet taktirine ilişkin aşağıdaki şekilde hüküm kurulmuştur.

SONUÇ / HÜKÜM

HÜKÜM

Gerekçesi yukarıda açıklandığı üzere;

A) Yasal düzenleme gereğince tarafların istinaf talebinin KABULÜNE; Konya Asliye .. Ticaret Mahkemesi'nin 26/03/2019 tarih ... Esas - ... Karar sayılı KARARININ KALDIRILMASINA,

1- İstinaf talebinde bulunan davalı şirket tarafından yatırılan 128,98 TL nispi istinaf karar harcının karar kesinleştiğinde ve talep halinde bu davalıya iadesine,

2- İstinaf talebinde bulunan davacılar tarafından yatırılan 44,40 TL istinaf karar harcının karar kesinleştiğinde ve talep halinde davacı ...'e ve diğer davacılara iadesine, (diğer davacılara Kocaeli ..Sulh Hukuk Mahkemesinin 06/03/2013 tarih ve ... Es.... Kar. Sayılı veraset ilamındaki payları oranında)

3- İstinaf kanun yoluna başvuru sırasında davacılar tarafından yatırılan 121,30 TL başvurma harcının davalı şirketten alınarak davacı ...'e ve diğer davacılara verilmesine, (diğer davacılara Kocaeli ..Sulh Hukuk Mahkemesinin 06/03/2013 tarih ve ... Es.... Kar. Sayılı veraset ilamındaki payları oranında)

4- İstinaf kanun yoluna başvuru sırasında davalı şirket tarafından yapılan yargılama giderlerinin üzerinde bırakılmasına,

5- İstinaf incelemesi sırasında duruşma açılmadığından ücret-i vekalet ile ilgili hüküm kurulmasına yer olmadığına,

B) Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun 353/1.b.2 maddesi gereğince davacı talebi ile ilgili YENİDEN HÜKÜM KURULMASINA,

1-Açılan dava ile ilgili karar verilmesine yer olmadığına,

2- Davacılar tarafından dava açılırken yatırılan 237,38 TL peşin harçtan alınması gereken 54,40 TL harcın mahsubu ile fazla yatırıldığı anlaşılan 182,98 TL'nin karar kesinleştiğinde ve talep halinde davacı ...'e ve diğer davacılara iadesine (diğer davacılara Kocaeli ..Sulh Hukuk Mahkemesinin 06/03/2013 tarih ve .... Es .... Kar. Sayılı veraset ilamındaki payları oranında)

3- Davacılar tarafından yapılan 31,40 TL başvurma harcı, 54,40 maktu karar harcı, 800,00 TL bilirkişi ücreti gideri, 286,90 TL posta ve tebligat gideri olmak üzere toplam 1.172,70 TL yargılama giderinin davalı şirketten alınarak davacı ...'e ve diğer davacılara verilmesine (diğer davacılara Kocaeli ..Sulh Hukuk Mahkemesinin 06/03/2013 tarih ve ... Es.... Kar. Sayılı veraset ilamındaki payları oranında)

4- Davacılar davada kendilerini vekil ile temsil ettirdiklerinden karar tarihinde yürürlükte olan A.A.Ü.T gereğince 3.400,00 TL maktu ücreti vekaletin davalı şirketten alınarak davacı ...'e ve diğer davacılara verilmesine (diğer davacılara Kocaeli ..Sulh Hukuk Mahkemesinin 06/03/2013 tarih ve ... Es.... Kar. Sayılı veraset ilamındaki payları oranında)

5- Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun 333 ve HMKGAT'nin 5/1. maddeleri gereğince yatırılan gider avansının kullanılmayan kısmının karar kesinleştiğinde ve talep halinde gider avansını yatıran tarafa iadesine,

C) İlk derece mahkemesince davalıdan tahsiline karar verilen tamamlama harcı ile ilgili harç tahsil müzekkeresi düzenlenmiş ise; müzekkerenin bila infaz iadesinin istenmesine, iade işleminin İlk derece mahkemesince yapılmasına,

D) Hukuk Muhakemeleri Kanunu’nun 359/3.maddesi gereğince; kararın tebliği işlemlerinin dairemiz tarafından yapılmasına,

E) Kararın temyiz edilmeden kesinleşmesi halinde; dava dosyasının ilk derece mahkemesine gönderilmesine,

Dair; dosya üzerinde yapılan inceleme sonucunda verilen kararın HMK'nın 361/1 maddesi gereğince; taraflara tebliğinden itibaren iki hafta içerisinde dairemize, temyiz edenin bulunduğu yer Bölge Adliye Mahkemesi Hukuk Dairesi'ne veya ilk derece mahkemesine verilecek dilekçe ile temyiz kanun yoluna başvurma talebinde bulunulabileceğine 16/07/2020 tarihinde oy birliği ile karar verildi.

Başkan ... · e-imzalıdır Üye ... · e-imzalıdır Üye ... · e-imzalıdır Katip ... · e-imzalıdır A.G.

Konya Bölge Adliye Mahkemesi 6. Hukuk Dairesi, E. 2019/1868, K. 2020/978, 16 Temmuz 2020 tarihli karar · Kaynak: UYAP Emsal Karar Arama

Bu karar size uygun mu?

Davanızda bu kararın emsal değerini değerlendirmek için avukat desteği alın.

Görüşme Planla

BU SAYFADA

  1. Künye
  2. Karar Metni
  3. İstinaf Eden
  4. Davalı
  5. Vekili
  6. Dava
  7. İstinaf Kararının
  8. Karar Tarihi : 16/07/2020
  9. Yazım Tarihi : 07/08/2020
  10. Dava
  11. Cevap
  12. İlk Derece Mahkemesi Kararının Özeti
  13. İstinaf Sebepleri
  14. Delillerin Değerlendirilmesi Ve Gerekçe
  15. Sonuç / Hüküm

Karar Bilgileri

Mercii
Konya Bölge Adliye Mahkemesi 6. Hukuk Dairesi
Esas No
2019/1868
Karar No
2020/978
Tarih
16 Temmuz 2020

İlgili Kararlar

  • İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 9. Hukuk Dairesi E.2019/1869 K.2020/2034
  • İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 9. Hukuk Dairesi E.2019/1870 K.2020/2035
  • Konya Bölge Adliye Mahkemesi 6. Hukuk Dairesi E.2019/1870 K.2020/979
  • Konya Bölge Adliye Mahkemesi 6. Hukuk Dairesi E.2019/1871 K.2020/980
  • İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 9. Hukuk Dairesi E.2019/1872 K.2020/2036
  • İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 9. Hukuk Dairesi E.2019/1873 K.2020/2037

Tüm Arşiv

İstinaf (BAM) KararlarıYargıtay Kararları
ACAYCAN CEYLANAVUKATLIK BÜROSU

Siber suç ve ağır ceza odaklı butik hukuk bürosu. Bilişim, kripto ve dolandırıcılık mağduriyeti ile trafik kazası davalarında uzman avukatlık desteği.

InstagramLinkedIn

Hukuki danışmanlık · Uzmanlık odaklı yaklaşım

MENÜ

  • Anasayfa
  • Uzmanlık Alanı
  • Makaleler
  • Makale Arşivi
  • Online Danışmanlık
  • Hakkımızda
  • Medyada Biz
  • Kariyer
  • Ödeme
  • İletişim

UZMANLIK

  • Ceza Hukuku
  • Bilişim Suçları
  • Bilişim Hukuku
  • İnternet Hukuku
  • Forex ve Yatırım Dolandırıcılığı Hukuku
  • Kripto Paralar Hukuku
  • Finans Hukuku
  • Hukuki Danışmanlık

HUKUKI KAYNAKLAR

  • Ne Yapmalıyım?
  • Uzaktan Temsil
  • Avukat Seçme Rehberi
  • International
  • Dilekçe şablonları
  • Hukuki Sözlük
  • Soru-Cevap
  • Yargıtay Kararları
  • İnfaz Hesaplama
  • Arabuluculuk
  • llms.txt(AI keşif)

POPÜLER ARAMALAR

  • Siber Suç Avukatı
  • Dolandırıcılık Avukatı
  • Ağır Ceza Avukatı
  • Ceza Avukatı
  • Ceza Soruşturması Avukatı
  • IBAN Mağduru
  • Uyuşturucu Suçları Avukatı
  • Cinayet Avukatı

İLETIŞIM

  • Turkiye
  • 0 (850) 308 38 83
  • 0 (850) 308 38 83
  • [email protected]
  • Pazartesi — Cuma · 09:00 – 18:00

Aycan Ceylan

Hukuki Uyarı: Bu sitedeki tüm içerik, görsel ve veriler telif hakkı ile korunmaktadır. Sayfa kaynağını görüntüleme, sağ tıklama, kopyalama, öğeyi denetleme (DevTools) ve scraping dahil tüm kullanıcı etkileşimleri 6698 sayılı KVKK ve 5651/5237 sayılı Kanunlar uyarınca IP adresi, oturum bilgisi, tarayıcı/cihaz bilgileri ile birlikte loglanmaktadır. İzinsiz veri çekilmesi, kopyalanması veya tersine mühendislik halinde yasal işlem başlatılır. © Aycan Ceylan Avukatlık Bürosu — Tüm hakları saklıdır.
© 2025 Aycan Ceylan Avukatlık Bürosu — Tüm hakları saklıdır.KVKK Aydınlatma MetniHukuki danışmanlık · Uzmanlık odaklı yaklaşım

KVKK Bilgilendirmesi

Bu site deneyiminizi iyileştirmek için çerez kullanır. Devam ederek kabul etmiş sayılırsınız. Siteyi kullanmaya devam etmeniz halinde, kişisel verilerinizin KVKK aydınlatma metni kapsamında işlendiğini kabul etmiş sayılırsınız.

KVKK Aydınlatma Metni
1. Format
2. Tarih / Saat
3. Bilgiler

Görüşme formatını seçin

Tarih ve saat seçin

Randevu en az 30 dakika sonrası için verilebilir. Ofis saatleri: Pzt–Cum 09:00 – 18:00.

İletişim bilgileriniz

Randevunuz alınacak ve ödeme işlemi için sizi telefonunuzdan arayacağız.