KÜNYE
T.C. Konya Bam 6. Hukuk Dairesi T.C. Konya Bölge Adliye Mahkemesi 6. Hukuk Dairesi
- Esas No
- 2019/865
- Karar No
- 2020/460
- Karar tarihi
- 5 Haziran 2020
- Dosya no
- ...
- Karar no
- ...
- Başkan
- ... (...
- Üye
- ... (...
- Üye
- ... (...
- Katip
- ... (...
- İncelenen kararın mahkemesi
- KONYA ASLİYE ... TİCARET MAHKEMESİ
- Tarihi
- ...
- Numarası
- ... Esas - ... Karar
- İstinaf eden davacı
- ... Sanayi ve Ticaret A.Ş.
- Vekili
- Av. ...
- İstinaf eden davalı
- ...
- Vekili
- Av. ...
- Dava
- Alacak (Ticari Satımdan Kaynaklanan
- İstinaf kararının karar tarihi
- ...
- Yazım tarihi
- ...
Karar Metni
1.866 kelime·9 dk okuma·5 bölüm
Davacı tarafından, davalı aleyhine Konya Asliye ... Ticaret Mahkemesi'nin ... Esas sayılı dosyası ile açılan alacak davasında ... tarihinde tesis edilen davanın kısmen kabulüne ilişkin karara karşı tarafların istinaf kanun yoluna başvurmaları üzerine, üye hakimin görüşleri alındıktan sonra dosya incelendiğinde;
DAVA
Davacı vekili dava dilekçesinde özetle; müvekkilinin davalı şirketin ... tesisat numaralı abonesi olduğunu, her ay düzenli olarak faturalarını ödediği halde davalı şirketin 19.04.2017 tarihli 337.036,00 TL tutarlı fatura tahakkuk ettirerek müvekkiline tebliğ ettiğini, tahakkuk ve tebliğ üzerine müvekkilinin davalı şirkete yaptığı müracaat üzerine davalı şirket yetkililerinin çarpan hatası yapıldığını ikrar ederek hatalı ve eksik tahakkuk edilen enerji bedelini fatura ettiklerini bildirdiğini,
davacı şirketin elektrik enerjisinin kesilmemesi için müzayaka altında söz konusu borcun 37.036,00 TL'lik kısmını 03/05/2017 tarihinde ödediğini ve kalan 300.000,00 TL borcunu taksitle ödemek üzere sözleşme yapmak zorunda kaldığını, davalı kurumun sözleşmeye konu 300.000,00 TL'lik bakiye borca da hukuka aykırı olarak gecikme zammı ve KDV tahakkuk ettirdiğini ve 327.662,50 TL üzerinden borcu taksitlendirdiğini, böylelikle ödemiş olduğu peşin tutarla birlikte davacının davalıya 374.698,50 TL ödeme yapmış olacağını, davacı şirketin bu sözleşmeyi ihtirazi kayıtla imzalamış olduğunu,
dava tarihi itibariyle davalı kurumun isteyebileceği enerji bedelini bilmelerinin mümkün olmadığını, tahakkuk yapılan 28/03/2016-28/03/2017 tarihleri arasındaki söz konusu meblağın ilgili yönetmelik hükümlerine göre bilirkişi marifeti ile tespit edilmesi ve bulunacak bedelden davalının müterafik kusuru nedeniyle yerleşik Yargıtay içtihatları uyarınca uygun bir indirim yapılması gerektiğini, fazlaya ilişkin hakları saklı kalmak üzere, müterafik kusuru nedeniyle davalının sorumlu olduğu bu kısmın şimdilik 5.000,00 TL'sinden müvekkili şirketin borçlu olmadığının tespitine,
tahkikat aşamasında taksitlerin ödenecek olması halinde ise borçlu olmadıkları tespit edilen ve ödenmiş olan bedelin ödeme tarihinden itibaren hesap edilecek avans faiziyle birlikte davalı kurumdan istirdadına karar verilmesini talep etmiş, 11/09/2018 tarihli ıslah dilekçesi ile talebini 197.450,00 TL'ye çıkartmıştır.
CEVAP
Davalı vekili cevap dilekçesinde özetle; yapılan kontrollerde davacı aboneye ait elektrik devresinde tahakkuk çarpanının 3780 yerine 1260 olarak alındığının yani eksik tahakkuk yapıldığının tespit edildiğini, bunun üzerine ... seri no'lu Medaş Ölçü Devreleri Kontrol ve Değiştirme Tutanağı'nın düzenlendiğini, 28/03/2016-28/03/2017 tarihleri arasında eksik tahakkuk ettirilen elektrik enerjisi bedelinden dolayı müvekkili şirket tarafından davacı tarafa 19/04/2017 tarihli 337.036,00 TL bedelli faturanın tahakkuk ettirildiğini,
çarpan hatası nedeniyle davacı tarafa tahakkuk ettirilen fatura bedelinin tüketici aboneden tahsil edilmesinin Elektrik Piyasası Müşteri Hizmetleri Yönetmeliği'nin 23. maddesi uyarınca yasa ve usule uygun olduğunu, söz konusu bedelin taksitlendirilen kısmı için gecikme faizi ve KDV tahakkuk ettirilmesinde herhangi bir hukuka aykırılık söz konusu olmadığını, davacı tarafın davalı müvekkilinin müterafik kusuru nedeniyle borçtan indirim talep etmesinin hukuka uygun olmadığını, davacı şirketin tahakkuk ettirilen bedele konu elektrik enerjisini tükettiğini ve yapılan hata nedeniyle bir yıl geç ödediğini,
davacının bu süre içerisinde söz konusu bedelden ekonomik yarar sağlamış olacağını, müvekkili şirketin ise tam tersine alacağını bir yıl gecikmeli olarak almış olacağını beyan ederek davanın reddine karar verilmesini talep etmiştir.
İLK DERECE MAHKEMESİ KARARININ ÖZETİ
İlk derece mahkemesince yapılan yargılama sonucunda; "... mahkememizce davalının kendi kusurlu davranışıyla davacıyı ekonomik olarak zor duruma düşürmüş olması göz önüne alınarak, bilirkişi tarafından söz konusu fatura dönemi için davacının davalıya borçlu olduğu belirtilen 334.496,99 TL. tüketim bedeli üzerinden %10 oranında bir hakkaniyet indiriminin yapılması uygun görülmüş; böylelikle davanın kısmen kabulü ile 33.449,70 TL. hakkaniyet indirimi, hesaplama hatasından kaynaklanan 2.539,01 TL. asıl alacak farkı, 23.442,80 TL. fazladan hesaplanan gecikme faizi ve bu gecikme faizine tahakkuk ettirilen 4.219,70 TL.
KDV olmak üzere toplam 63.651,21 TL'nin, taleple bağlı kalınarak son ödeme tarihi olan 22/02/2018'den itibaren hesap edilecek avans faiziyle birlikte istirdaden davalıdan tahsiline" karar vermiştir.
İSTİNAF SEBEPLERİ
Davalı vekili istinaf dilekçesinde özetle; yerel mahkemece verilen kararın eksik inceleme sonucu verildiğini, davaya sunulan cevap dilekçeleri, bilirkişi raporlarına itiraz dilekçeleri ile davacının ıslah talebine karşı ıslah zamanaşımı def'inin değerlendirilmeden karar verildiğini, davacı tarafın müvekkil şirketin çarpan hatasından kaynaklı müterafik kusur nedeniyle sorumlu olduğunu ve tahakkuk ettirilen borçtan indirim yapılması gerektiğini iddia ettiğini,
müvekkil şirketin kusurlu davranışıyla davacıyı ekonomik olarak zor duruma düşürdüğünden tüketim bedeli üzerinden %10 oranında indirim yaparak davanın kısmen kabulüne hükmetmesinin kabulünün mümkün olmadığını, davacının bu süre içerisinde davaya konu fatura bedelini parayı çalıştırılabileceği için zararından değil karından bahsedilmesi gerektiğini, zarara uğrayanın davacı değil müvekkil şirketin olduğunu, davaya konu faturaya %10 oranında hakkaniyet indirimi uygulanmasına hükmedilmesinin hakkaniyete uygun olmadığını,
müvekkili şirket tarafından tahakkuk edilen fatura davacının elektrik tüketimine ilişkin olup bu hususta bir anlaşmazlığın söz konusu olmadığını, bilirkişi raporunda yapılan hesaplamada endeks hesaplamasının eksik ve yanlış olduğunu, yerel mahkemenin davacının ıslah dilekçesine dayanak gösterdiği kök ve ek bilirkişi raporlarına itirazlarını dikkate almadan hüküm kurmasının usul ve yasaya uygun olmadığını beyan ederek yerel mahkeme kararının tümden reddine karar verilmesini talep etmiştir.
Davacı vekili istinaf dilekçesinde özetle; davalı şirketin anonim şirketi olduğunu ve basiretli bir tacir gibi davranmak zorunda olduğunu, Yargıtay içtihatlarına ve öğretideki görüşlere göre müterafik kusur oranının %50 olarak kabul edilmesi gerektiğini, bilirkişi raporunda da bu şekilde kabul edildiğini, anonim şirketin fatura kestikten sonra arasında sözleşme yok ise fiyat farkı fatura kesmesini kabul edilemeyeceğini, davalı şirketin yaptığı hatadan dolayı %10 sorumlu kabul etmenin açık bir imtiyaz olduğunu, hukuken davalı şirketin sonradan fatura tahakkuk ettirmemesi gerektiğini, yerel mahkemenin bu konuda hatalı karar verdiğini beyan ederek yerel mahkeme kararının kısmen red yönünden kaldırılarak davadan ıslah edilmiş hali ile tümden kabulüne karar verilmesini talep etmiştir.
DELİLLERİN DEĞERLENDİRİLMESİ VE GEREKÇE
Dava; hatalı çarpan uygulaması nedeniyle borçlu olmadığının tespiti ve istirdat talebine ilişkindir.
İstinaf incelemesi HMK 355. Madde gereğince istinaf dilekçesinde ileri sürülen sebeplerle ve resen kamu düzenine aykırılık yönünden sınırlı olarak yapılmıştır.
Davacının davalı şirketin abonesi olduğunu, davalı şirketin hatalı çarpan uygulaması nedeniyle fatura tanzim ettiğini, fatura bedelinin bir kısmını elektriğin kesilmemesi için ödediğini, kalan kısmının ise taksitler halinde ödemeyi kabul ettiğini, davalı şirketin taksitlendirmede gecikme zammı ve KDV tahakkuk ettirdiğini, davalı şirketin hatalı çarpan uygulaması nedeniyle müterafik kusurlu olduğunu belirterek hatalı çarpan uygulaması nedeniyle borçlu olmadığının tespiti ve ödediği bedellerin istirdadını talep ettiği,
Elektrik Piyasası Müşteri Hizmetleri Yönetmeliğini yürürlükten kaldıran 08.05.2014 tarihli Resmi Gazetede yayınlanan Elektrik Piyasası Tüketici Hizmetleri Yönetmeliğinin 13. maddesinde;
(1) Bu madde kapsamındaki hatalar; sayacın hatalı okunması, yanlış tarife veya reaktif ve aktif enerjiye ilişkin yanlış çarpım faktörü uygulanması, tüketim miktarı ve/veya bedelinin hatalı hesaplanması gibi hususlardır. Mükerrer ödeme bildirimi de bu fıkra kapsamında değerlendirilir.
(2) Bu madde kapsamındaki hatalara karşı, tüketici tarafından ödeme bildiriminin yapıldığı tarihten itibaren bir yıl içerisinde görevli tedarik şirketine itiraz edilebilir. İtirazın yapılmış olması ödeme yükümlülüğünü ortadan kaldırmaz. İtiraza konu tüketim bedeli ile tüketicinin bir önceki tüketim döneminde ödemiş olduğu tüketim bedeli arasındaki farkın yüzde otuzdan fazla olması durumunda tüketici, bir önceki dönem tüketim bedeli kadarını son ödeme tarihine kadar ödeyebilir. Bu durumda tüketiciye 15 inci madde hükümleri uygulanmaz.
(5) İnceleme sonucuna göre;
a) İtirazın haklı bulunması durumunda, itiraza konu tüketim bedelinin ödenmiş olması halinde, fatura tutarındaki farklar, kullanım dönemi birim fiyatlarıyla ve gecikme zammı ile birlikte, tüketicinin talebi halinde nakden ve defaten ve en geç üç iş günü içinde, diğer hallerde mahsuplaşmak suretiyle ilgili tüketiciye iade edilir. İadenin mahsuplaşmak suretiyle yapılması halinde, mahsuplaşmayı içeren ödeme bildiriminin düzenlenme tarihine kadar gecikme zammı uygulanır.
b) İtirazın kısmen haklı bulunması durumunda, itiraza konu tüketim bedelinin ödenmemiş olması halinde, tahsil edilmesi gereken kısım, takip eden ilk faturaya yansıtılmak suretiyle, tüketiciden tahsil edilir.
c) İtirazın haklı bulunmaması halinde, itiraza konu tüketim bedelinin tahsil edilmeyen kısmı, fatura son ödeme tarihinden itibaren hesaplanacak gecikme zammı ile birlikte, tüketiciden tahsil edilir.
(6) Bu madde çerçevesinde dağıtım şirketi veya ilgili tedarikçi tarafından hatalı tespitte bulunulduğu sonucuna varılması halinde,
a) Yapılan tespitin dağıtım şirketinin ve/veya tedarikçinin lehine olması durumunda,
1) Tüketim miktarının hesabında esas alınacak süre; doğru bulgu ve belgenin bulunması halinde 12 ayı, bulunmaması halinde ise doksan günü aşamaz.
2) Tüketici tarafından ödenecek tutar, tüketicinin talep etmesi halinde, tüketim miktarının hesabında esas alınacak süre içerisindeki ay sayısı kadar eşit taksitler halinde ödenir. Bu bent kapsamında yapılacak hesaplamalarda ve taksitlendirmede gecikme zammı uygulanmaz.
b) Yapılan tespitin tüketicinin lehine olması durumunda, tüketimdeki farklar, gecikme zammı ile birlikte, tüketicinin talebi halinde nakden ve defaten ve en geç üç iş günü içinde, diğer hallerde mahsuplaşmak suretiyle ilgili tüketiciye iade edilir.
c) Tüketimdeki farklar, kullanım dönemindeki tarifeler üzerinden hesaplanır." hükmünün yer aldığı, Yargıtay 3. Hukuk Dairesinin 20/05/2019 tarih 2018/5743 esas 2019/4725 Karar sayılı ilamında da belirtildiği gibi taksitlendirmede gecikme zammı ve KDV'nin uygulanamayacağı, Yargıtay 3. Hukuk Dairesi Başkanlığının 27/06/2019 tarih 2019/3007 Esas 2019/5922 Karar, 12/04/2016 tarih 2015/12676 Esas 2016/5641 Karar ve 11/12/2014 tarih 2014/6994 Esas 2014/16352 Karar sayılı ilamlarında da belirtildiği gibi uyuşmazlığın davalı idarenin hatalı çarpan uygulaması nedeniyle doğduğu davacı idarenin kendisine düşen edimi ifada ihmal gösterdiği,
dolayısıyla TBK 114 (BK'nın 98/2'nci) maddesi delaletiyle sözleşme ilişkilerine de uygulanması gereken TBK 52 (BK'nın 44.) maddesi uyarınca %50 oranında müterafik kusurlu olduğu alınan bilirkişi raporuna göre davalının 197.450,00 TL fazla tahsilat yaptığı anlaşıldığından davalının istinaf talebinin reddine, davacının istinaf başvurusunun kabulü ile ilk derece mahkemesi kararının kaldırılmasına,
HMK'nın 353/1.b.2 maddesi gereğince 197.450,00 TL'nin davacının talebi göz önüne alınarak 22/02/2018 tarihinden itibaren işleyecek avans faiziyle birlikte davalıdan tahsiline şeklinde yeniden hüküm kurulması gerektiği sonuç ve kanaatiyle aşağıdaki şekilde hüküm kurulmuştur.
Başkan ... · e-imzalıdır Üye ... · e-imzalıdır Üye ... · e-imzalıdır Katip ... · e-imzalıdır
Konya Bölge Adliye Mahkemesi 6. Hukuk Dairesi, E. 2019/865, K. 2020/460, 5 Haziran 2020 tarihli karar · Kaynak: UYAP Emsal Karar Arama