KÜNYE
- Mercii
- Konya Bölge Adliye Mahkemesi 6. Hukuk Dairesi
- Esas No
- 2020/1573
- Karar No
- 2021/243
- Karar tarihi
- 26 Şubat 2021
Karar Metni
868 kelime·4 dk okuma·29 bölüm
T.C. KONYA BAM .. HUKUK DAİRESİ Esas-Karar No: T.C.
KONYA
BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ
.. HUKUK DAİRESİ
DOSYA NO
KARAR NO
TÜRK MİLLETİ ADINA
İSTİNAF KARARI
BAŞKAN
ÜYE
ÜYE
KATİP
İNCELENEN KARARIN
MAHKEMESİ : KONYA ASLİYE .. TİCARET MAHKEMESİ
TARİHİ : 19/07/2019
NUMARASI
Esas - Karar
İSTİNAF EDEN
DAVACILAR
VEKİLİ
İSTİNAF EDEN DAVALI : T
VEKİLİ
DAVA
Menfi Tespit
İSTİNAF KARARININ
KARAR TARİHİ : 26/02/2021
YAZIM TARİHİ : 26/02/2021
Davacı tarafından davalı aleyhine Konya Asliye .. Ticaret Mahkemesi'nin ... Esas sayılı dosyası ile açılan menfi tespit davasında 19/07/2019 tarihinde tesis edilen davanın kısmen kabul, kısmen reddine ilişkin karara karşı davacılar ve davalının istinaf kanun yoluna başvurması üzerine, üye hakimin görüşleri alındıktan sonra dosya incelendiğinde;
DAVA
Davacı vekili dava dilekçesinde özetle; müvekkillerinin aldığı taşınmaza ilişkin olarak 44.290,00 TL kredi çektiğini, çekilen kredi karşılığı taşınmaz üzerine ipotek konulduğunu, ayrıca 20/08/2015 tanzim ve 14/02/2018 vadeli nakden ibareli 64.500,00 TL tutarlı bono verildiğini, borcun tamamına yakınının ödenmesine rağmen davalı tarafından sanki hiç tahsilat yapılmamış gibi 64.500,00 TL üzerinden icra takibi başlatıldığını, davalı bankanın basiretli bir tacir olarak davranmadığını, ticaret özenini göstermediğini ve açıkladığı nedenlerle takibin ödeme sebebiyle iptaline, ödeme kadar borçlu bulunulmadığının tespitine ve dava değerinin %20'si kadar kötüniyet tazminatına hükmedilmesini talep etmiştir.
CEVAP
Davalı vekili cevap dilekçesinde özetle; davacıların müvekkili bankadan kullandıkları kredinin geri ödemesi olarak verilen 20/08/2015 tanzim 14/02/2018 vade tarihli 64.500,00 TL tutarlı bononun ödenmemesi nedeniyle müvekkili banka tarafından davacılar hakkında Konya ... İcra Dairesi'nin .... Esas sayılı dosyası ile takip başlatıldığını, müvekkili bankanın kayıtları incelendiğinde takibin tahsilde tekerrür olmamak kaydıyla açıldığının ve alacaklı bulunduğunun anlaşılacağını ve açıkladığı nedenlerle davanın reddi ile davacının %20'den az olmamak üzere tazminata mahkum edilmesini talep etmiştir.
İLK DERECE MAHKEMESİ KARARININ ÖZETİ
İlk derece mahkemesince yapılan yargılama sonucunda; Davanın kısmen kabul kısmen reddi ile; Konya ... İcra Müdürlüğü ... E. Sayılı takibi nedeniyle davacıların 15.147,59 TL tutarında asıl alacak yönüyle davalıya borçlu olmadıklarının tespitine, takibin (asıl alacak) 15.147,59 TL tutarına karşılık gelen kısmının iptaline, fazlaya ilişkin talebin reddine, davacılar ile davalının tazminat taleplerinin ayrı ayrı reddine karar verilmiştir. İlk derece mahkemesince verilen karar taraflarca istinaf edilmiştir.
DELİLLERİN DEĞERLENDİRİLMESİ VE GEREKÇE
Dava; menfi tespit istemine ilişkindir.
İstinaf incelemesi HMK 355. Madde gereğince istinaf dilekçesinde ileri sürülen sebeplerle ve resen kamu düzenine aykırılık yönünden sınırlı olarak yapılmıştır.
Davaya son veren taraf işlemleri olan feragat, kabul ve sulh, 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu’nun 307 ilâ 315. maddeleri arasında düzenlenmiştir. Tasarruf ilkesinin bir sonucu olarak davaya son veren taraf işlemleri hüküm kesinleşinceye kadar yapılabilir. Bir başka ifade ile taraflar davayı kabul ederek ya da davadan feragat ederek veya sulh sözleşmesi yaparak yargılamanın her aşamasında ve hatta kanun yollarında herhangi bir hükme gerek kalmaksızın davayı sona erdirebilirler. Ancak bu işlemler vekil tarafından yapılacaksa vekilin vekâletnamesinde özel yetkinin bulunması gerekir (HMK m. 74).
Davadan feragat, davayı kabul ve sulh, içerikleri itibariyle birer maddi hukuk işlemi olmakla birlikte, yapılış şekli itibariyle birer usulü işlemdir. Bu nedenle söz konusu işlemler bir taraftan maddi hukuk anlamında uygulama imkânı bulan iradeyi bozan hâllere dayanılarak iptal edilebilirken, diğer taraftan kesin hüküm gibi sonuç doğurmaktadır.
Davadan feragat, davacının talep sonucundan kısmen veya tamamen vazgeçmesidir (HMK m. 307). Davadan feragat eden davacı, bununla dava dilekçesinin talep sonucu bölümünde istemiş olduğu haktan kısmen veya tamamen vazgeçer. Feragat, davayı kesin olarak sonuçlandıran bir hukuki neden olup, yapıldığı anda kesin hükmün sonuçlarını doğurur.
Davacılar vekili tarafından Uyap üzerinden e-imzalı olarak 30/12/2020 tarihinde taraflar arasında imzalanan protokol gereğince tüm taleplerinden feragat ettiklerine ilişkin dilekçe sunulduğu, dilekçenin davadan feragat dilekçesi mahiyetinde olduğu, davalı vekilinin de Uyap üzerinden e-imzalı olarak 24/02/2021 tarihinde dilekçe göndererek davacılardan herhangi bir yargılama gideri ve vekalet ücreti taleplerinin bulunmadığını bildirdiği, davaya konu nizanın tarafların üzerinde serbestçe tasarruf edebilecekleri türden olduğu, davacılar vekilinin vekaletnamesinde davadan feragate ilişkin özel bir kısım bulunduğu,
HMK'nın 310. maddesi gereğince karar kesinleşinceye kadar davadan feragat mümkün olduğundan ve dairemizce henüz tarafların istinaf sebepleri esastan incelenip karara bağlanmadığından; davacının feragat beyanı nazara alınarak ilk derece mahkemesi kararının kaldırılması ve HMK'nın 353/1.b.2 maddesi gereğince yeniden karar verilmesine ilişkin aşağıdaki şekilde hüküm kurulmuştur.
A.Ç
Konya Bölge Adliye Mahkemesi 6. Hukuk Dairesi, E. 2020/1573, K. 2021/243, 26 Şubat 2021 tarihli karar · Kaynak: UYAP Emsal Karar Arama