KÜNYE
T.C. Konya Bam .. Hukuk Dairesi T.C. Konya Bölge Adliye Mahkemesi .. Hukuk Dairesi
- Mercii
- Konya Bölge Adliye Mahkemesi 6. Hukuk Dairesi
- Esas No
- 2020/1604
- Karar No
- 2020/1537
- Karar tarihi
- 21 Aralık 2020
- Dosya no
- —
- Karar no
- —
- Başkan
- ... (...
- Üye
- ... (...
- Üye
- ... (...
- Katip
- ... (...
- İncelenen kararın mahkemesi
- KONYA ASLİYE .. TİCARET MAHKEMESİ
- Tarihi
- 12/03/2020
- Numarası
- Esas - Karar
- İstinaf eden davacı
- ... - (T.C. Kimlik No: ...
- Vekili
- Av. ... -
- Davalılar
- 1- ... -(T.C. Kimlik No: ...
- Vekili
- Av. ... -
Karar Metni
1.144 kelime·6 dk okuma·9 bölüm
2- .... VEKİLİ : Av. ... - 3- ... -(T.C. Kimlik No: ...)
DAVA
Tapu İptali ve Tescil (Satın Almaya Dayalı)
İSTİNAF KARARININ
KARAR TARİHİ : 21/12/2020
YAZIM TARİHİ : 25/12/2020
Davacı tarafından davalılar aleyhine Konya Asliye .. Ticaret Mahkemesi'nin ... Esas sayılı dosyası ile açılan tapu iptali ve tescil davasında 12/03/2020 tarihinde tesis edilen davanın usulden reddine ilişkin karara karşı davacının istinaf kanun yoluna başvurması üzerine, üye hakimin görüşleri alındıktan sonra dosya incelendiğinde;
DAVA
Davacı vekili dava dilekçesinde özetle; müvekkilinin davalı ....ı Kooperatifi’ne 20.03.2003 tarihinde üye olduğu ve kooperatifte bulunan ''....'' üzerinde hak sahibi olduğunu, ... Kooperatifi ve arsa sahipleri arasında 10.06.2015 tarihli protokol tanzim edildiğini ve bu protokolün 3. maddesinde “ ... ada,. ve . parselde bulunan kooperatif tarafından yapılan dairelerin tamamını arsa sahipleri, kooperatifin belirteceği üyelere devrini yapacaklardır.
Bu devirler esnasında kooperatifin çıkaracağı borç listesi üzerinden üyelerden tahsilat yapılacak ve bu tahsilatlar 2 nolu maddede belirtilen toplam borç miktarından mahsup edilecektir. Tüm tapu devirleri ve tahsilatlar tamamlandıktan sonra kalan bakiye kooperatiften talep edilecektir.
Bu daire tapu devirleri yapılırken kalacak son 4 daire tapusunu arsa sahipleri uhdelerinde TEMİNAT olarak tutacak olup tüm borç kapandığında bu dairelerde belirlenen üyelere devredilecektir.” ibaresinin geçtiğini, bu protokol maddesine göre davalıların, müvekkili olan ...'ın üzerinde hak sahibi olduğu.
Blok Daire ..'ün teminat olarak kendilerine bırakılmış olduğunu bildikleri halde aralarında anlaşarak tamamen kötüniyetli bir şekilde davalı ...'a dava konusu taşınmazı tapuda muvazaalı olarak devrettiklerini, davaya konu taşınmazı devralan davalı ... isimli şahsın ekonomik anlamda söz konusu kooperatif dairesini satın alabilecek güce sahip olmadığını, ayrıca tapu kayıtlarında davaya konu taşınmazın değerinin düşük gösterilmiş olduğunu, bu nedenle bedel muvazaasının da mevcut olduğunu,
davalı tarafça taşınmazın bedeli ilgili hükme göre miktar itibariyle banka yolu ile ödenmesi gereken tutarda olup haricen yapmış oldukları inceleme ve araştırmalar neticesinde herhangi bir surette para ödenmemiş olduğunu öğrendiklerini, 10.06.2015 tarihinde yapılan protokolden yaklaşık bir buçuk yıl sonra S.S.
İlkayışığı Konut Yapı Kooperatifi ile arsa sahipleri arasında 04.11.2016 tarihinde yeni bir protokol imzalandığını, imzalanan bu yeni protokole göre kooperatifin arsa sahiplerine ödemesi gereken borç için, vade tarihi 04.11.2016 ve düzenleme tarihi 03.11.2016 olan 600.000,00 TL'lik bono verdiğini, ayrıca bu protokol ile ilk protokoldeki “borcun ödenmediği halde teminat olarak verilen taşınmazların satılacağına” dair olan satış iradesinin de geçersiz kılındığını ve söz konusu bononun ..
İcra Müdürlüğü tarafından (Esas No: ...) takip edilmekte olduğunu ve yürütülen takibe göre de senet bedelinin yarısının tahsil edildiğini, arsa sahiplerinin takip yaparak alacaklarının çoğunu tahsil etmelerine rağmen dava konusu teminat olarak bırakılan taşınmazları yakınlarına düşük bir bedelle tapuda devir olarak göstererek mal kaçırdıklarını, bu nedenlerle taşınmaz satış işleminin muvazaalı ve butlanla sakat olduğunu beyan ederek yolsuz tapu kaydının iptali ile söz konusu taşınmazın müvekkili adına tescilinin sağlanmasını,
bunun mümkün olmaması halinde taşınmazın bedelinin dava tarihinden itibaren işleyecek en yüksek faizi ile birlikte müvekkile ödenmesini talep etmiştir.
İLK DERECE MAHKEMESİ KARARININ ÖZETİ
İlk derece mahkemesince yapılan yargılama sonucunda; "Davanın 7155 Sayılı Kanunun 20. maddesi ile 6102 sayılı Türk Ticaret Kanununa eklenen 5/A (1) maddesi, 6325 sayılı Hukuk Uyuşmazlıklarında Arabuluculuk Kanunu m.18 A/2 maddesi ve 6100 Sayılı HMK'nın 114/2, 115/1-2 maddeleri gereğince arabuluculuk dava şartı yokluğundan usulden reddine" karar verilmiştir.
İSTİNAF SEBEPLERİ
Davacı vekili istinaf dilekçesinde özetle; açılan davada birden fazla taleplerinin bulunduğunu, asli taleplerinin yolsuz tapu kaydının iptaline ilişkin olduğunu, yerel mahkemenin sadece feri taleplerini dikkate alarak dava şartı yokluğundan reddine karar vermesinin yanlış olduğunu, davaya konu olayın asli talepleri haksız bir durumun tespit edilmesi olduğundan arabuluculuğun dava şartı olarak kabul edilmesinin mümkün olmadığını beyan ederek yerel mahkeme kararının kaldırılarak davanın kabulüne karar verilmesini talep etmiştir.
DELİLLERİN DEĞERLENDİRİLMESİ VE GEREKÇE
Dava; kooperatif üyeliğine dayalı tapu iptal tescil bu talebi kabul edilmediği takdirde terditli olarak alacak talebine ilişkindir.
İstinaf incelemesi; Kamu düzenini ilgilendiren konularda resen, diğer yönlerden HMK'nın 355.maddesi gereğince istinaf sebepleriyle sınırlı olarak yapılmıştır.
Hukuk Muhakemeleri Kanunu Madde 111/1: Davacı, aynı davalıya karşı birden fazla talebini, aralarında aslilik-ferîlik ilişkisi kurmak suretiyle, aynı dava dilekçesinde ileri sürebilir. Bunun için, talepler arasında hukuki veya ekonomik bir bağlantının bulunması şarttır.
(2) Mahkeme, davacının asli talebinin esastan reddine karar vermedikçe, fer’î talebini inceleyemez ve hükme bağlayamaz.
Resmi Gazete'de 18/12/2018 tarihinde yayımlanan 7155 sayılı Kanun'un 20. maddesi ile 6102 sayılı Türk Ticaret Kanunu'na (TTK) eklenen dava şartı olarak arabuluculuk başlıklı 5/A maddesinde; "(1) Bu Kanunun 4 üncü maddesinde ve diğer kanunlarda belirtilen ticari davalardan, konusu bir miktar paranın ödenmesi olan alacak ve tazminat talepleri hakkında dava açılmadan önce arabulucuya başvurulmuş olması dava şartıdır" düzenlemesi ile, TTK'nın geçici 12. maddesinde; "(1) Bu Kanunun dava şartı olarak arabuluculuğa ilişkin hükümleri, bu hükümlerin yürürlüğe girdiği (01/01/2019) tarih itibarıyla ilk derece mahkemeleri ve bölge adliye mahkemeleri ile Yargıtay'da görülmekte olan davalar hakkında uygulanmaz" düzenlemesi getirilmiştir.
Bunun yanında, 6325 sayılı Hukuk Uyuşmazlıklarında Arabuluculuk Kanunu'na (HUAK) dava şartı olarak arabuluculuk başlıklı 18/A maddesi eklenmiştir. HUAK'ın 18/A-2 maddesinde, "Davacı, arabuluculuk faaliyeti sonunda anlaşmaya varılamadığına ilişkin son tutanağın aslını veya arabulucu tarafından onaylanmış bir örneğini dava dilekçesine eklemek zorundadır.
Bu zorunluluğa uyulmaması hâlinde mahkemece davacıya, son tutanağın bir haftalık kesin süre içinde mahkemeye sunulması gerektiği, aksi takdirde davanın usulden reddedileceği ihtarını içeren davetiye gönderilir. İhtarın gereği yerine getirilmez ise dava dilekçesi karşı tarafa tebliğe çıkarılmaksızın davanın usulden reddine karar verilir.
Arabulucuya başvurulmadan dava açıldığının anlaşılması hâlinde herhangi bir işlem yapılmaksızın davanın, dava şartı yokluğu sebebiyle usulden reddine karar verilir." düzenlemesi bulunmaktadır.
Somut olayda davacının davalı kooperatifin üyesi olduğunu, davalı kooperatifin arsa sahibi olan ... ile protokol imzaladığını, kendisine verilmesi gereken dairenin diğer davalı ...'a tapuda satıldığını beyan ederek tapu iptal tescil bu talebi kabul edilmediği taktirde rayiç bedelinin tahsili talebine ilişkindir.
Davacının taşınmazın rayiç bedelinin tahsiline yönelik talebinin 1163 sayılı yasanın 99. maddesi nazara alındığında; arabuluculuk dava şartına tabi olduğuna yönelik mahkeme kanaatinde bir isabetsizlik bulunmasa da; yukarıda metni verilen HMK 111/2 maddesi gereğince davacının asli talebi olan tapu iptal tescil ile ilgili deliller toplanıp değerlendirilmeden feri nitelikteki terditli ikinci talebi ile ilgili delillerin değerlendirilmesi hukuka uygun olmadığından istinaf talebinin kabulüne, ilk derece mahkemesi kararının kaldırılmasına, davacının tapu iptal tescil talebine yönelik deliller toplanıp değerlendirilmek üzere dava dosyasının HMK'nın 353/1.a.6 maddesi gereğince ilk derece mahkemesine gönderilmesine ilişkin aşağıdaki şekilde hüküm kurulmuştur.
A.G
Konya Bölge Adliye Mahkemesi 6. Hukuk Dairesi, E. 2020/1604, K. 2020/1537, 21 Aralık 2020 tarihli karar · Kaynak: UYAP Emsal Karar Arama