KÜNYE
T.C. Konya Bölge Adliye Mahkemesi 6. Hukuk Dairesi
- Esas No
- 2020/1621
- Karar No
- 2020/1193
- Karar tarihi
- 10 Eylül 2020
- T.C. KONYA BAM 6. HUKUK DAİRESİ Esas-Karar No
- .../.... - ..../....
- Dosya no
- ..../...
- Karar no
- ..../...
- Başkan
- ... (...
- Üye
- .... .... (...
- Üye
- .... .... (....
- Katip
- .... ... (....
- İncelenen kararın mahkemesi
- KONYA ASLİYE .. TİCARET MAHKEMESİ
- Ek karar tarihi
- 04/03/2020
- Numarası
- .../... Esas - ..../.... Karar
- İstinaf eden davacı
- ...Bankası Anonim Şirketi
- Vekili
- Av. .... - ... Selçuklu/ KONYA
- İstinaf eden davalı
- ... -(T.C. Kimlik No: ....
- Vekilleri
- Av. .... & Av. ... ... - ....Karatay/ KONYA
- Dava
- Alacak
- İstinaf kararının karar tarihi
- 10/09/2020
- Yazım tarihi
- 14/09/2020
Karar Metni
1.118 kelime·6 dk okuma·5 bölüm
Davacı tarafından davalı aleyhine Konya Asliye ... Ticaret Mahkemesi'nin ... Esas sayılı dosyası ile açılan alacak davasında 02/07/2019 tarihinde tesis edilen davanın dava şartı yokluğu nedeniyle usulden reddine ilişkin karara karşı tarafların istinaf kanun yoluna başvurması üzerine, üye hakimin görüşleri alındıktan sonra dosya incelendiğinde;
DAVA
Davacı vekili dava dilekçesinde özetle; müvekkil bankanın dava konusu bonolara dayalı olarak davalı borçludan alacaklı olduğunu, bonoların vade tarihleri geçmiş olmasına rağmen şimdiye kadar ödenmediğini, arabuluculuk görüşmesi yapıldığını ancak anlaşmanın sağlanamadığını belirterek; dava konusu bono tutarı olan 10.750,00 TL'nin; vade tarihinden (TTK.m. 778/1-d, 725/1-b) tahsiline kadar 3095 sayılı kanunun 2/2. maddesinde belirtilen oranda işleyecek olan temerrüt faizi, toplam bono tutarının %0,3 oranında komisyonu ve protesto masrafı ile birlikte davalı borçludan tahsiline, yargılama giderleri ile vekalet ücretinin davalı-borçluya yükletilmesine karar verilmesini talep etmiştir.
CEVAP
Davalı cevap dilekçesinde özetle; davanın usulden ve esastan reddi gerektiğini, davaya konu senetlerin ....Tatil Köyü ile 15/12/2013 tarihli satış sözleşmesine istinaden düzenlendiğini, sözleşmenin feshedildiğini ancak senetlerin kendisine iade edilmediğini, senetlere ilişkin borcunun bulunmadığını belirterek davanın reddine karar verilmesini talep etmiştir.
İlk derece mahkemesince yapılan yargılama sonucunda; 02/07/2019 mahkemenin 6502 sayılı yasanın 83, 6102 sayılı Türk Ticaret Kanunu'nun 4 ve 5. maddeleri, 6100 sayılı kanunun 1, 2, 20, 114/1.c ve 115/1-2 maddeleri gereğince görevsiz olduğu tespiti yapıldığından davanın görev yönünden usulden reddine, dosyanın görevli ve yetkili Konya Tüketici Mahkemesine gönderilmesine ilişkin karar verilmiştir.
İLK DERECE MAHKEMESİ EK KARARININ ÖZETİ: İlk derece mahkemesince; yasal süre içerisinde tarafların dosyanın yetkili mahkemeye gönderilmesine ilişkin talepleri olmadığından HMK'nın 20. maddesi gereğince davanın açılmamış sayılmasına ve davalı vekilinin 17/02/2020 tarihinde vekaletname ibraz etmiş ise de, usul işlemlerinin yapılması, yargılamanın geldiği aşama nazara alındığında davalı lehine vekalet ücretine takdiren yer olmadığına karar verilmiştir.
İSTİNAF SEBEPLERİ
Davacı vekili istinaf dilekçesinde özetle; yargılama giderleri hususunda karar verilirken davalının davanın açılmasına sebebiyet vermesinin göz önünde bulundurulması gerektiğini ve yargılama giderlerinden sorumlu tutulması gerektiğini, arabuluculuk görüşmelerinden dolayı hazine tarafından yapılan yargılama giderinden davalının tutulması gerektiğini beyan ederek yerel mahkeme ek kararının kaldırılmasına ve yapılan yargılama giderlerinin davalıya hükmedilmesine karar verilmesini talep etmiştir. Davalı vekili istinaf dilekçesinde özetle; yerel mahkeme kararının vekalet ücreti yönünden kaldırılarak taraflarına vekalet ücretine hükmedilmesini talep etmiştir.
DELİLLERİN DEĞERLENDİRİLMESİ VE GEREKÇE
Dava; davanın açılmamış sayılmasına dair ek karara ilişkindir. İstinaf incelemesi HMK 355. madde gereğince istinaf dilekçesinde ileri sürülen sebeplerle ve resen kamu düzenine aykırılık yönünden sınırlı olarak yapılmıştır.
Davacının istinaf talebinin incelenmesinde. 6325 sayılı Hukuk Uyuşmazlıklarında Arabuluculuk Kanunu'nun 18/A-11 maddesinde. "Taraflardan birinin geçerli bir mazeret göstermeksizin ilk toplantıya katılmaması sebebiyle arabuluculuk faaliyetinin sona ermesi durumunda toplantıya katılmayan taraf, son tutanakta belirtilir ve bu taraf davada kısmen veya tamamen haklı çıksa bile yargılama giderinin tamamından sorumlu tutulur. Ayrıca bu taraf lehine vekâlet ücretine hükmedilmez.
Her iki tarafın da ilk toplantıya katılmaması sebebiyle sona eren arabuluculuk faaliyeti üzerine açılacak davalarda tarafların yaptıkları yargılama giderleri kendi üzerlerinde bırakılır." hükmünün, 18/A-13 maddesinde.
"Arabuluculuk faaliyeti sonunda taraflara ulaşılamaması, taraflar katılmadığı için görüşme yapılamaması veya iki saatten az süren görüşmeler sonunda tarafların anlaşamamaları hâllerinde, iki saatlik ücret tutarı Tarifenin Birinci Kısmına göre Adalet Bakanlığı bütçesinden ödenir.
İki saatten fazla süren görüşmeler sonunda tarafların anlaşamamaları hâlinde ise iki saati aşan kısma ilişkin ücret aksi kararlaştırılmadıkça taraflarca eşit şekilde uyuşmazlığın konusu dikkate alınarak Tarifenin Birinci Kısmına göre karşılanır.
Adalet Bakanlığı bütçesinden ödenen ve taraflarca karşılanan arabuluculuk ücreti, yargılama giderlerinden sayılır.", 6100 Sayılı HMK'nın 331/2. maddesinde "Görevsizlik, yetkisizlik veya gönderme kararından sonra davaya bir başka mahkemede devam edilmesi hâlinde, yargılama giderlerine o mahkeme hükmeder.
Görevsizlik, yetkisizlik veya gönderme kararından sonra davaya bir başka mahkemede devam edilmemiş ise talep üzerine davanın açıldığı mahkeme dosya üzerinden bu durumu tespit ile davacıyı yargılama giderlerini ödemeye mahkûm eder." hükmünün yer aldığı, davacı tarafın davalı aleyhine açılan alacak davasında ilk derece mahkemesince 02/07/2019 tarihinde mahkemenin görevsiz olduğunun tespiti ile görev yönünden usulden reddine ve dosyanın görevli ve yetkili Konya Tüketici Mahkemesi'ne gönderilmesine karar verildiği, bu karara yönelik istinaf talebinin dairemizin 16/01/2020 tarihli kararıyla esastan reddine karar verildiği,
ilk derece mahkemesince 04/03/2020 tarihinde tarafların süresi içinde dosyanın görevli ve yetkili mahkemeye gönderilmesi hususunda talepleri olmadığından HMK'nın 20. maddesi gereğince davanın açılmamış sayılmasına ve arabuluculuk kanunu uyarınca 1.320,00 TL arabuluculuk ücretinin davacıdan alınarak hazineye gelir kaydına ve davalı vekiline vekalet ücretine hükmedilmesine yer olmadığına karar verildiği, arabuluculuk tutanağının incelenmesinde davalının görüşmeye katıldığı,
bu nedenle 6100 Sayılı HMK'nın 331/2 maddesi gereğince arabuluculuk ücretinden davacının sorumlu olacağı anlaşıldığından davacının istinaf talebinin reddine karar vermek gerekmiştir.
Davalının istinaf talebinin incelenmesinde; A.A.Ü.T'nin 5/1 maddesinde "Hangi aşamada olursa olsun dava ve icra takibini kabul eden avukat bu tarife hükümleriyle belirlenen ücretin tamamına hak kazanır." hükmünün yer aldığı, davalı vekilinin davanın açılmamış sayılmasına ilişkin ek karardan önce dosyaya vekaletname sunduğu, bu nedenle davalı lehine vekalet ücretine hükmedilmesi gerektiği anlaşıldığından davalının istinaf talebinin kabulüne, ilk derece mahkemesi kararının kaldırılmasına, HMK'nın 353/1.b.2 maddesi gereğince yeniden hüküm kurulmasına ilişkin aşağıdaki şekilde hüküm kurulmuştur.
A.G
Konya Bölge Adliye Mahkemesi 6. Hukuk Dairesi, E. 2020/1621, K. 2020/1193, 10 Eylül 2020 tarihli karar · Kaynak: UYAP Emsal Karar Arama