KÜNYE
T.C. Konya Bam .. Hukuk Dairesi T.C. Konya Bölge Adliye Mahkemesi .. Hukuk Dairesi
- Mercii
- Konya Bölge Adliye Mahkemesi 6. Hukuk Dairesi
- Esas No
- 2020/2012
- Karar No
- 2020/1378
- Karar tarihi
- 6 Kasım 2020
- Dosya no
- —
- Karar no
- —
- Başkan
- ... (...
- Üye
- ... (...
- Üye
- ... (...
- Katip
- ... (...
- İncelenen kararın mahkemesi
- KONYA ASLİYE .. TİCARET MAHKEMESİ
- Tarihi
- 10/03/2020
- Numarası
- Esas - Karar
- İstinaf eden davacı
- ...
- Vekili
- Av. ... -
- Davalı
- ... - (T.C. Kimlik No: ...
- Dava
- İtirazın İptali
- İstinaf kararının karar tarihi
- 06/11/2020
- Yazım tarihi
- 10/11/2020
Karar Metni
976 kelime·5 dk okuma·5 bölüm
Davacı tarafından davalı aleyhine Konya Asliye .. Ticaret Mahkemesi'nin ... Esas sayılı dosyası ile açılan itirazın iptali davasında 10/03/2020 tarihinde tesis edilen davanın usulden reddine ilişkin karara karşı davacının istinaf kanun yoluna başvurması üzerine, üye hakimin görüşleri alındıktan sonra dosya incelendiğinde;
DAVA
Davacı vekili dava dilekçesinde özetle.
22/03/2018 tarihinde müvekkili şirkete .... ile sigortalı bulunan ...'a ait olan sebze ve meyvelerin taşınması sırasında, ...'e ait olan ve kendi sevk ve idaresindeki kamyon ile başka bir aracın arızasından dolayı duran çekici ile çekiciye bağlı yarı römorka arkadan çarpması sonucunda maddi hasarlı trafik kazasının meydana geldiğini, ...'in tam kusurlu olduğunun tespit edildiğini, gerçekleşen kazada araçta bulunan müvekkili sigortalısına ait meyve ve sebzelerin hasarlandığını, hasarlanma sonucu 22.278,00 TL'nin sigortalısına ödendiğini ve bu tazminatın TTK'nın 1472. maddesi gereğince borçlulardan müştereken,
müteselsilen ve rücuen tahsilinin gerektiğini, müvekkili sigorta şirketi ödenen tazminattan davalının kusur oranına isabet eden 23.101,98 TL'nin davalıdan tahsili için Konya .. İcra Müdürlüğü'nün ... Esas sayılı dosyası ile takip yapıldığını ve yapılan takibin davalının itirazı üzerine durdurulduğunu beyan ederek davalının icra takibine yapılan haksız itirazının iptaline karar verilmesini talep etmiştir.
İLK DERECE MAHKEMESİ KARARININ ÖZETİ
İlk derece mahkemesince yapılan yargılama sonucunda; davacının davasının yetkisiz icra dairesinde yapılan icra takibi nedeniyle dava ön şartı yokluğundan usulden reddine karar verilmiştir.
İSTİNAF SEBEPLERİ
Davacı vekili istinaf dilekçesinde özetle; davaya konu olayda davalının sigortalı tarafından kendisine taşınması için verilen mallara taşıma sırasında kendi kusuruyla gerçekleştirdiği bir trafik kazası sonucunda zarar verdiğini, davalının hem taşıma sözleşmesine aykırı hareket ederek hem de gerçekleştirdiği trafik kazası ile haksız fiil ika ederek müvekkili şirketin halef olduğu sigortalıya karşı sorumlu olduğunu, davalının sorumluluğunun birden çok sebebe dayandığını,
ilk derece mahkemesince TBK'nın 60/1. maddesine göre bir değerlendirme yapılıp zarar veren davalının haksız fiil sorumluluğu açısından değerlendirildiğinde HMK'nın 16/1'inci maddesi gereği zararın gerçekleştiği yer icra dairelerin de yetkili olduğunun da tespit edilebileceğini, yerel mahkemece kanununa uygun bir değerlendirme yapmaksızın müvekkili şirket aleyhine verilen kararın hukuka aykırı olduğunu beyan ederek yerel mahkeme kararının kaldırılarak yeniden incelenmek üzere dosyanın ilk derece mahkemesine gönderilmesine karar verilmesini talep etmiştir.
DELİLLERİN DEĞERLENDİRİLMESİ VE GEREKÇE
Dava; itirazın iptali istemine ilişkindir. İstinaf incelemesi HMK 355. madde gereğince istinaf dilekçesinde ileri sürülen sebeplerle ve resen kamu düzenine aykırılık yönünden sınırlı olarak yapılmıştır.
Borçlunun yetki itirazı ile birlikte borca itiraz etmesi ve alacaklının da genel mahkemede itirazın iptali davası açması halinde, genel mahkeme icra dairesinin yetkisine karşı yapılan itirazı icra hukuk mahkemesi yerine geçerek çözümlemelidir. Zira, genel mahkemenin de yetki itirazını incelemeye yetkili olduğunun kabulü gerekir.
Genel mahkemenin önce kendi yetkisine yönelik itirazı inceleyip karara bağlayacağı kabul edilirse, mahkeme yetkisizlik kararı verecek, yetkili mahkeme bu kez icra dairesinin yetkisiz olduğu, geçerli bir takip bulunmadığı gerekçesiyle itirazın iptali davasını reddedecektir. Bu durum ise Anayasa'nın 141/son ve 6100 sayılı HMK'nın 30. maddelerinde hüküm altına alınan usul ekonomisi ilkesine de aykırı düşecektir.
Yerleşik Yargıtay uygulamalarına göre de, borçlunun icra dairesinin yetkisine ve borca itiraz etmesi halinde, itirazın iptali davasının dinlenebilmesi için, yetkili icra dairesinde mevcut bir takip bulunmalıdır.
Dolayısıyla, mahkemenin önce icra dairesinin yetkili olup olmadığını incelemesi, icra dairesinin yetkili olmadığını tespit etmesi halinde, borcun esasına ilişkin itirazın incelemesine geçilmeksizin takibin yetkili icra dairesinde yapılmadığı ve geçerli bir icra takibi bulunmadığı gözetilerek itirazın iptali davasının da salt bu nedenle reddine karar vermesi gerekmektedir.
Borçlunun icra takibine ilişkin borca itiraz etmesi fakat icra dairesinin yetkisine itiraz etmemesi halinde ise icra takibinin yapıldığı yer mahkemesinin itiraz iptali davasında da yetkili olduğunu söylemek usulen mümkün değildir. Davalı borçlu icra takibine itirazı sırasında yetki itirazında bulunmayarak icra dairesinin yetkisini kabul etmiş sayılmakta ise de bu husus itirazın iptali davasının görüleceği genel mahkemenin yetkisini de kabul ettiği anlamına gelmez.
İcra dairesinin yetkisine itiraz etmeyen davalı borçlunun itirazın iptali davasında mahkemenin yetkisine itiraz etmeye hakkı bulunmaktadır (Yargıtay 20.HD'nin 2019/2385 esas 2019/4105 karar 17/06/2019 tarih, Yargıtay 19.HD'nin 2012/9523 esas 2012/15055 karar 15/10/2012 tarih ve Yargıtay 23.HD'nin 2016/7014 esas 2019/2747 karar 17/06/2019 tarihli ilamları).
Somut olayda davacının sigortalısı bulunan ...'a ait sebze ve meyvelerin davalı ...'e ait ve kendisinin sevk ve iadesindeki ... plakalı kamyon ile ... İlinden ... İline taşındığı sırada ... İli ... caddesinde meydana gelen kazada hasarlandığını, sigortalısına ödediği bedelin tahsili için Konya .. İcra Müdürlüğünün ...
Esas sayılı dosyasına yaptığı takibe davalının itiraz ettiğini belirterek davalının yaptığı itirazın iptali talep ettiği, Yargıtay 11. Hukuk Dairesinin 13/06/2012 tarih 2011/5310 Esas 2012/10455 Karar sayılı ilamı ve 30/11/2010 tarih 2009/6189 Esas 2010/12226 Karar sayılı ilamlarında da belirtildiği gibi davanın sigortalıya halefiyeten açıldığı, taraflar arasındaki hukuki ilişkinin taşıma akdi ve sigorta poliçesinden kaynaklandığı, HMK'nın 15, 16 ve TTK'nın 890. maddelerindeki düzenleme nazara alındığında;
icra takibinin yetkili icra dairesinde başlatıldığı ve davanın da yetkili mahkemede açıldığı nazara alınarak taraflar arasındaki ihtilafla ilgili esastan deliller toplanıp karar verilmesi gerekirken; icra takibinin yetkili icra dairesinde başlatılmadığı gerekçesiyle davanın usulden reddine karar verilmesi hukuka uygun olmadığından davacının istinaf talebinin kabulüne, HMK'nın 353/1.a.4 maddesi gereğince ilk derece mahkemesi kararının kaldırılmasına, delillerin esastan incelenip değerlendirilmesi için dava dosyasının ilk derece mahkemesine gönderilmesine ilişkin aşağıdaki şekilde hüküm kurulmuştur.
A.G
Konya Bölge Adliye Mahkemesi 6. Hukuk Dairesi, E. 2020/2012, K. 2020/1378, 6 Kasım 2020 tarihli karar · Kaynak: UYAP Emsal Karar Arama