KÜNYE
T.C. Konya Bam 6. Hukuk Dairesi T.C. Konya Bölge Adliye Mahkemesi 6. Hukuk Dairesi
- Esas No
- 2020/214
- Karar No
- 2020/209
- Karar tarihi
- 13 Şubat 2020
- Dosya no
- ...
- Karar no
- ...
- Başkan
- ... (...
- Üye
- ... (...
- Üye
- ... (...
- Katip
- ... (...
- İncelenen kararın mahkemesi
- KONYA ASLİYE ... TİCARET MAHKEMESİ
- Tarihi
- ...
- Numarası
- ... Esas - ... Karar
- Davacı
- ... - (T.C. Kimlik No: ...
- Vekili
- Av. ...
- Davalı
- ... - (T.C. Kimlik No: ...
- Vekili
- Av. ...
- Dava
- Menfi Tespit (Kıymetli Evraktan Kaynaklanan
- İstinaf kararının karar tarihi
- ...
- Yazım tarihi
- ...
Karar Metni
941 kelime·5 dk okuma·5 bölüm
Davacı tarafından, davalı aleyhine Konya Asliye ... Ticaret Mahkemesi'nin ... Esas sayılı dosyası ile açılan menfi tespit davasında ... tarihinde tesis edilen davanın reddine ilişkin karara karşı davacının istinaf kanun yoluna başvurması üzerine, üye hakimin görüşleri alındıktan sonra dosya incelendiğinde;
DAVA
Davacı vekili dava dilekçesinde özetle; müvekkilinin ve davaya konu bono metni üzerinde borçlu ... ve alacaklı görünen ...'in inşaat işi yapmakta olduklarını, bono metninde isimleri bulunan alacaklı ... ile borçlu ...'un kardeş olduklarını, tarafların birlikte çalıştıkları dönemde ...'un kısa vadeli araba alacağını, arabayı satacak olan galeri sahiplerinin bono karşılığında arabayı vereceklerini, ancak kefil istediklerini beyan ettiğini ve müvekkilinin borçlu ...'un keşide ettiği bonoya kefil olarak imza attığını, bono hanesinin boş olarak galeri sahipleri ... ve ... isimli şahıslara teslim ettiklerini, karşılığında aracın alındığını,
bononun vade tarihi geçtikten sonra davacının galeri sahiplerine bono bedelinin ödenip ödenmediğini sorduğunu, galeri sahiplerinin ise bono bedelinin ... tarafından ödendiğini ve bonoyu aldıkları şekli ile yani alacaklı hanesi boş olarak ...'a teslim edildiğini beyan ettiklerini, ...'ın bonoyu teslim aldıktan sonra iptal etmediğini, alacaklı hanesinde kardeşi ...'ı göstermek suretiyle icra takibine koyduğunu, taraflar arasında bono düzenlenmesini doğuracak mal alım satımı ve nakit para alış verişi olmadığını belirterek Konya Asliye ...
Ticaret Mahkemesinin ... D.İş sayılı dosyasından verilen ihtiyati tedbir kararının bu davadan verilecek olan kararın kesinleşmesine kadar devamına, müvekkilinin dava konusu bonodan dolayı borçlu olmadığının tespiti ile Konya ... İcra Müdürlüğünün ... esas sayılı takip dosyası ile müvekkili aleyhine yapılan takibin müvekkili yönünden iptaline, yargılama giderleri ve ücreti vekaletin davalıya yükletilmesine karar verilmesini talep etmiştir.
CEVAP
Davalı cevap dilekçesi sunmamıştır.
İLK DERECE MAHKEMESİ KARARININ ÖZETİ
İlk derece mahkemesince yapılan yargılama sonucunda; yeminin kesin delillerden olup, davalının yeminli beyanlarını sunması ve davacı tarafın başka yazılı delile dayanmaması gerekçesiyle ispat edilemeyen davanın reddine karar verilmiştir.
İSTİNAF SEBEPLERİ
Davacı vekili istinaf dilekçesinde özetle; kısa karar duruşma zaptı ile gerekçeli kararın farklı olduğunu, davalının davaya karşı beyanının alınmadığını, sadece yemine davet edildiğini, ... tarihli duruşmaya katıldığını, yerel mahkeme tarafından davalının davaya karşı hiçbir beyanının alınmadan usule aykırı olarak yemininin alındığını, davalının davayı kendisi veya vekili vasıtasıyla yargılamayı takip etmediğini, vekilin son duruşmaya kadar hiçbir vekaletname sunmadığı gibi yargılamada hiçbir emek sarfetmediğini, yerel mahkemenin davalı heline vekalet ücretine karar vermesinin yüksek yargı kararlarına aykırı olduğunu beyan ederek yerel mahkeme kararının kaldırılarak davanın kabulüne karar verilmesini talep etmiştir.
DELİLLERİN DEĞERLENDİRİLMESİ VE GEREKÇE
Dava; menfi tespit istemine ilişkindir.
İstinaf incelemesi HMK 355. madde gereğince istinaf dilekçesinde ileri sürülen sebeplerle ve resen kamu düzenine aykırılık yönünden sınırlı olarak yapılmıştır.
Davaya son veren taraf işlemleri olan feragat, kabul ve sulh, 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu’nun (HMK) 307 ilâ 315. maddeleri arasında düzenlenmiştir. Tasarruf ilkesinin bir sonucu olarak davaya son veren taraf işlemleri hüküm kesinleşinceye kadar yapılabilir. Bir başka ifade ile taraflar davayı kabul ederek ya da davadan feragat ederek veya sulh sözleşmesi yaparak yargılamanın her aşamasında ve hatta kanun yollarında herhangi bir hükme gerek kalmaksızın davayı sona erdirebilirler. Ancak bu işlemler vekil tarafından yapılacaksa vekilin vekâletnamesinde özel yetkinin bulunması gerekir (HMK m. 74).
Davadan feragat, davayı kabul ve sulh, içerikleri itibariyle birer maddi hukuk işlemi olmakla birlikte, yapılış şekli itibariyle birer usulü işlemdir. Bu nedenle söz konusu işlemler bir taraftan maddi hukuk anlamında uygulama imkânı bulan iradeyi bozan hâllere dayanılarak iptal edilebilirken, diğer taraftan kesin hüküm gibi sonuç doğurmaktadır.
Davadan feragat, davacının talep sonucundan kısmen veya tamamen vazgeçmesidir (HMK m. 307). Davadan feragat eden davacı, bununla dava dilekçesinin talep sonucu bölümünde istemiş olduğu haktan kısmen veya tamamen vazgeçer. Feragat, davayı kesin olarak sonuçlandıran bir hukuki neden olup, yapıldığı anda kesin hükmün sonuçlarını doğurur.
Davacı tarafça verilen 07/02/2020 tarihli dilekçenin, davadan ve istinaf talebinden feragat niteliğinde olduğu, davalı vekili tarafından gönderilen 10/02/2020 tarihli dilekçenin de feragat talebinin kabulüne ilişkin olduğu, HMK'nın 310. maddesi gereğince karar kesinleşinceye kadar davadan feragat mümkün olduğundan ve dairemizce henüz tarafların istinafı esastan incelenip karara bağlanmadığından davacının davadan feragat, davalının ise feragati kabul beyanı nazara alınarak ilk derece mahkemesi kararının kaldırılması ve HMK'nın 353/1.b.2 maddesi gereğince feragat nedeniyle davanın reddine karar verilmesi gerektiği sonuç ve kanaatiyle aşağıdaki şekilde hüküm kurulmuştur.
Başkan ... · e-imzalıdır Üye ... · e-imzalıdır Üye ... · e-imzalıdır Katip ... · e-imzalıdır
Konya Bölge Adliye Mahkemesi 6. Hukuk Dairesi, E. 2020/214, K. 2020/209, 13 Şubat 2020 tarihli karar · Kaynak: UYAP Emsal Karar Arama