İçeriğe geç
ACAYCAN CEYLANAVUKATLIK BÜROSU
Uzmanlık
  • Ceza Hukuku
  • Bilişim Suçları
  • Bilişim Hukuku
  • İnternet Hukuku
  • Forex ve Yatırım Dolandırıcılığı Hukuku
  • Kripto Paralar Hukuku
  • Finans Hukuku
  • Hukuki Danışmanlık
  • Şirket Danışmanlığı
  • Marka Hukuku
  • Telif Hukuku
  • Tahkim Hukuku
  • Gayrimenkul Hukuku
Makaleler
  • Tüm Makaleler
  • Aile Hukuku
  • Bilişim Suçları
  • Gayrimenkul Hukuku
  • Tazminat Hukuku
  • İdare ve Vergi Hukuku
  • Dolandırıcılık ve İBAN Mağduriyeti
  • Miras Hukuku
  • Trafik Hukuku
  • KVKK ve Veri Koruma Hukuku
  • Yapay Zeka ve Web3 Hukuku
  • Enerji ve Çevre Hukuku
  • Silah Suçları
  • Arabuluculuk
  • Ceza Hukuku
  • İnternet Hukuku
  • Medeni Hukuk
  • AİHM ve Anayasa Mahkemesi Başvuru
  • Delil Hukuku ve Emsal Kararlar
  • İş ve Sosyal Güvenlik Hukuku
  • İcra ve İflas Hukuku
  • Sağlık Hukuku ve Malpraktis
  • Fikri Mülkiyet, Marka ve Patent Hukuku
  • Uyuşturucu Suçları
  • Bilişim Hukuku
  • Finans Hukuku
  • Kripto Para Hukuku
  • Borçlar Hukuku
  • Mevzuat ve Yargıtay Kararları
  • Forex Hukuku
  • Ticaret Hukuku
  • Tüketici Hukuku
  • Sigorta Hukuku
  • Yabancılar ve Vatandaşlık Hukuku
  • Örgütlü Suçlar
Kaynaklar

NE YAPMALIYIM?

  • Ne Yapmalıyım?
  • Avukat Seçme Rehberi
  • Uzaktan Temsil
  • Arabuluculuk

MEVZUAT

  • TCK Rehberi
  • CMK Rehberi
  • HMK Rehberi
  • Mevzuat

HUKUKI SÖZLÜK

  • Hukuki Sözlük
  • Soru-Cevap
  • Dilekçeler
  • İnfaz Hesaplama
Karar Arşivi
  • Yargıtay Kararları
  • Danıştay Kararları
  • AYM Bireysel Başvuru
  • AYM Norm Denetimi
  • İstinaf (BAM) Kararları
  • İlk Derece Mahkeme Kararları
  • Karar Arama
Vaka Sonuçları
Hakkımızda
  • Büro Profili
  • Özgeçmiş
  • Medyada Biz
  • Çalışma İlkelerimiz
  • Çalışma Metodolojimiz
  • Online Danışmanlık
  • Ödeme
  • Kariyer
İletişim
  1. Anasayfa
  2. /İstinaf (BAM) Kararları
  3. /Konya Bölge Adliye Mahkemesi 6. Hukuk Dairesi

KONYA BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ 6. HUKUK DAİRESİ

TÜRK MİLLETİ ADINAİSTİNAF KARARI

Konya Bölge Adliye Mahkemesi 6. Hukuk Dairesi E.2020/529 K.2020/480

Davacı tarafından, davalı aleyhine Konya Asliye ... Ticaret Mahkemesi'nin ... Esas sayılı dosyası ile açılan kayıt kabul davasında ... tarihinde tesis edilen davanın kısmen kabulüne ilişkin karara karşı davalının istinaf kanun yoluna başvurması üzerine,…

Esas2020/529Karar2020/480Tarih11 Haziran 2020Okuma10 dk · 2.050 kelime

KÜNYE

T.C. Konya Bam 6. Hukuk Dairesi T.C. Konya Bölge Adliye Mahkemesi 6. Hukuk Dairesi

Esas No
2020/529
Karar No
2020/480
Karar tarihi
11 Haziran 2020
Dosya no
...
Karar no
...
Başkan
... (...
Üye
... (...
Üye
... (...
Katip
... (...
İncelenen kararın mahkemesi
KONYA ASLİYE ... TİCARET MAHKEMESİ
Tarihi
...
Numarası
... Esas - ... Karar
Davacı
... (T.C. Kimlik No: ...
Vekili
Av. ...
İstinaf eden davalı
Müflis ... (...) adına Konya İflas İdare Memurluğu (Konya ... İcra Müdürlüğü ... İflas
İflas idare memuru
...
Dava
Kayıt Kabul
İstinaf kararının karar tarihi
...
Yazım tarihi
...
Karar metni, UYAP Emsal Karar Arama kaynağından olduğu gibi aktarılmıştır; metne müdahale edilmemiştir. Kişisel veriler maskelenmiştir. Bu karar için özgün analiz henüz yazılmamıştır.

Karar Metni

2.050 kelime·10 dk okuma·4 bölüm

Davacı tarafından, davalı aleyhine Konya Asliye ... Ticaret Mahkemesi'nin ... Esas sayılı dosyası ile açılan kayıt kabul davasında ... tarihinde tesis edilen davanın kısmen kabulüne ilişkin karara karşı davalının istinaf kanun yoluna başvurması üzerine, üye hakimin görüşleri alındıktan sonra dosya incelendiğinde;

DAVA

Davacı vekili ilk derece mahkemesine sunduğu dava dilekçesinde özetle; müflis ...'e ait ... adlı şahıs şirketinde 01.04.2007 tarihinde işçi olarak çalışmaya başladığını, çalışması 22.01.2016 tarihinde iş yerinden çıkışının yapıldığını, işten çıkarılırken ihbar sürelerine uyulmadığını, 9 yıllık kıdemi bulunan müvekkilinin kıdem ve ihbar tazminatlarına ilişkin herhangi bir ödeme yapılmadığını, brüt maaşının 5.587,37 TL olduğunu, çalıştığı süre boyunca her gün en az 1 saat, bunun dışında ise ayda ortalama 20 saat fazla mesai yaptığını, fazla mesai haklarınında ödenmediğini, tüm resmi tatillerde çalışıp sadece pazar günleri dinlendiğini,

fazla mesai haklarınında kendisine ödenmediğini, çalıştığı son 5 yıl boyunca yıllık izin hakkını hiç kullanmadığını, müflis işvereninden yıllık izin alacağınında bulunduğunu, Konya ... Asliye Ticaret Mahkemesinin 23/11/2016 tarih ve ...

Esas-Karar sayılı ilamı ile işverenin iflasına karar verildiği, müvekkili tarafından 68.000,00 TL tutarındaki işçilik alacağının sıraya yazılması için iflas masasına başvurduğu fakat başvurunun reddedildiği, bu nedenle şimdilik 68.000,00 TL alacağın masaya kabulüne sıra cetvelinin buna göre düzeltilmesine, masaya kabul edilmeyen alacağın faiziyle birlikte müvekkile ödenmesine, yargılama giderlerinin de karşı tarafa yükletilmesini dava ve talep ettiği görülmüştür.

Davalı iflas masası cevap dilekçesi vermemiştir. Yargılama İşlemleri: İflas kararının verildiği Asliye ... Ticaret Mahkemesi'nin ... Esas sayılı gerekçeli karar dosyaya getirtilmiş ve kararın 14.04.2017 tarihinde kesinleştiği ve bahsi geçen şahıs 23.11.2016 günü saat 11.26 itibarıyla iflasına karar verildiği anlaşılmıştır. İflas masasınca sıra cetvelinin 26.06.2018 tarihinde davacı asile tebliğ edildiğinin bildirildiği, ayrıca; alacağın yargılamayı gerektirmesi nedeniyle masaya kabul edilmediği, iş yeri dosyasının da bulunmadığının bildirildiği görülmüştür.

Yargılama sürecinde SGK ve banka kayıtları celp edilmiş tanık dinlenmiş Bilirkişi Avukat ...'ten rapor aldırılmış raporda özetle; davacının 04.01.2007 tarihinden 22.01.2016 tarihine kadar 9 yıl 18 gün çalıştığı, dosyada ücret bordrosunun bulunmadığı, emsal ücret araştırması yapılmadığı, banka hesap hareketlerinden 3.000-4.000 TL arasında maaş ödemesi yapıldığı, hizmet döküm ücretleri cetvelinde son ücretin aylık brüt 4.099,17 TL olarak bildirildiği, iddia ve kayıtlara göre terditli hesaplama yapıldığı, kurum kayıtlarında sebep bildirilmeden iş akdinin sonlandırıldığına ilişkin kayıt bulunduğu,

fazla mesai ve genel tatil alacağına ilişkin dosyada ücret bordrosu ve puantaj kayıtlarının bulunmadığı, ayrıca yıllık izinlerini kullandığına dairde bilgi ve belge bulunmadığı bildirerek iddia ve kurum kayıtlarına göre terditli hesaplama yaptığı görülmüştür.

İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI ÖZETİ

İlk derece mahkemesince, davacının işyerinde fazla mesai yaptığı ve ulusal bayram ve tatillerde çalıştığı iddiasına ilişkin iş yeri kaydı mevcut olmayıp dinlenen tanıkların aynı işverene yönelik davalarının bulunması nedeniyle tanık beyanlarına itibar edilmediği, bu nedenle ispat edilmeyen kalemlerin reddine karar vererek davacının net 22.133,14 TL Kıdem, 8.582,35 TL net ihbar tazminatının masaya kayıt ve kabulüne fazlaya ilişkin alacağın reddine karar verdiği görülmüştür.

İSTİNAF SEBEPLERİ

İstinaf eden İflas idare Memuru ...'in sunduğu dilekçede, işbu davada her ne kadar yazılı yargılama usulü uygulansa da kayıt kabul davalarının basit usule tabi olduğunu, zorunlu arabuluculuğa tabi olduğunu, zorunlu arabuluculuğun dava şartı olduğunu, bu dava şartının yerine getirilmediğini iddia ederek istinaf talebinde bulunduğu görülmüştür.

DELİLLERİN DEĞERLENDİRİLMESİ VE GEREKÇE

Dava, kayıt kabul talebine ilişkindir.

İstinaf incelemesi kamu düzenini ilgilendiren konularda resen, diğer yönlerden HMK'nın 355. Maddesi gereğince istinaf sebepleriyle sınırlı olarak yapılmıştır.

Kayıt kabul davasının açılma süresi İİK 235/1 c.1 göre 15 gündür. 15 günlük süre hak düşürücü süre olup davanın süresinde açılmış olup olmadığını mahkeme resen gözetir. Bu süre içerisinde dava açmamış olan alacaklılar yönünden sıra cetveli kesinleşir. Kayıt kabul davası açmayan alacaklı ileride iflasın kaldırılması halinde müflis borçludan alacağını isteyebilir.

- İcra İflas Kanunu'nun 234/1, 235/1 maddelerine göre; Kayıt kabul davası açma süresi kural olarak sıra cetvelinin ilanından itibaren işleye başlar. İlan farklı gazetelerde, farklı tarihlerde yayınlanmışsa en son ilan tarihi başlangıç süresinin hesabında esas alınır.

- İlan İİK 166/II maddesinde öngörülen usulde yapılmamışsa dava açma süresi işlemeye başlamaz.

- İcra İflas Kanunu 223. Madde: "(Değişik üçüncü fıkra: 17/7/2003-4949/54 md.) ... İflâs masasına alacaklı olarak müracaat eden alacaklılar, tebligata elverişli adres göstermek ve Adalet Bakanlığınca çıkarılacak tarifede gösterilecek yazı ve tebliğ masrafları için avans vermek suretiyle iflâs idaresince alınacak kararların kendilerine tebliğini isteyebilirler.

Bu muameleyi yaptırmış alacaklılar hakkında iflâs idare memurunun kararlarına karşı kanun yolları kendilerine tebliğ tarihinden itibaren işlemeye başlar" hükmü gereğince madde de belirtilen formaliteyi yerine getirmemiş olan alacaklıya iflas idaresince ayrıca sıra cetveli gönderilmiş olsa bile dava açma süresi tebliğden değil ilan tarihinden itibaren işlemeye başlar. (19 H.D. 22.05.2008 Tarih 4879/5523, 22.02.2008 Tarih 10087/1590, 07.12.2006 Tarih 8814/11698)

Yargıtay 23. Hukuk Dairesinin 06/02/2020 tarih 2016/7985 Esas 2020/759 Karar sayılı ilamında da İİK'nın 235. maddesine göre, kural olarak sıra cetveline itiraz edenler, cetvelin ilanından itibaren 15 gün içinde ticaret mahkemesine dava açabilirler. Ancak aynı Kanun'un 223. maddesi hükmüne göre alacaklı tebligata elverişli adresini bildirip kararın tebliği için avans yatırmışsa 15 günlük dava açma süresi, kararın tebliğ tarihinden itibaren işlemeye başlayacağı, içtihadında bulunmuştur.

Dosyamızda ise ilk derece mahkemesi tarafından yazılan müzekkereye iflas masasınca verilen cevapta, sıra cetvelinin davacı vekiline 27.06.2018 tarihinde tebliğ edildiği bildirilmiştir.

Dosyada bulunan gazete kupüründen T.C. Konya ... İcra Dairesi ... iflas başlığı altında müflis ... (...) ile ilgili İİK'nın 232. maddesi gereğince düzenlenen sıra cetvelinin aynı yasanın 166. maddesi gereğince 28/06/2018 tarihinde Yeni Haber ve Yeni Asır gazetelerinde ilan edildiği anlaşılmış davanın da hak düşürücü süre olan 15 günlük süre içerisinde 11/07/2018 tarihinde açıldığı anlaşılmıştır.

İcra İflas Kanunu'nun 235/1.1.c. maddesi kayıt kabul davalarında yetkili mahkeme, iflas kararı vermiş ticaret mahkemesinin bulunduğu yerdeki ticaret mahkemelerinin herhangi bir tanesinin yetkili olduğunu hüküm altına almıştır.

Kayıt kabul davalarında yetki kamu düzenine ilişkindir.

İcra İflas Kanunu 235/1.1.c. maddesi kayıt kabul davalarında görevli mahkeme, iflas kararı vermiş ticaret mahkemesinin bulunduğu yerdeki ticaret mahkemelerinin herhangi bir tanesinin yetkili olduğunu hüküm altına almıştır.

Yargılama kamu düzeni kuralları gereğince yetkili ve görevli mahkemece icra edilmiş olup, yetki ve görev konusunda usul ve yasaya uyulmuştur.

İcra İflas Kanunu 235/3-2.c. maddesi gereği kayıt kabul davaları basit yargılama usulüyle görülür. Yargılama usulü de kamu düzenine ilişkindir. İlk derece mahkemesi 13.07.2018 tarihli tensip tutanağının 1. Maddesinde davanın basit yargılama usulüne göre yürütülmesi şeklinde tensiben karar verdiği ve yargılamayı basit usulle icra ettiğinden, yargılama usulüne ilişkin kamu düzeni kurallarına uyulduğu, iflas idaresinin bu konuya ilişkin istinafının yerinde olmadığı anlaşılmıştır.

Davacı tarafından dava açılırken, iflas idaresince de istinaf kanun yoluna giderken, maktu harçları ayrı ayrı yatırılması Yargıtay uygulamalarıyla usul ve yasaya uygundur.

Kayıt kabul davalarında istinaf süresi, İİK nın 164/2 maddesi gereğince 10 gündür. Gerekçeli karar iflas idare memuruna 26.11.2019 tarihinde tebliğ edilmiştir. İflas idare memuru tarafından kaleme alınan istinaf dilekçesi ön büroya 28.11.2019 tarihinde ... istinaf numarasıyla istinaf etme süresi içerisinde kaydedilmiş, istinaf harcı ise istinaf etme süresinden sonra 20.02.2020 tarihinde yatırılmıştır.

Davalının davanın arabuluculuk dava şartına tabi olduğuna ilişkin istinaf talebinin incelenmesinde; Uyuşmazlık, iflas sıra cetveline itiraz davasında arabuluculuğun dava şartı olup olmadığı noktasında toplanmaktadır.

7155 sayılı Kanununun 20. maddesi ile 6102 sayılı Türk Ticaret Kanununa eklenen 5/A maddesi ticari davalarda dava şartı olarak zorunlu arabuluculuğu öngörmüştür.

Anılan maddenin 1 numaralı fıkrası şu şekildedir:

“Bu Kanunun 4 üncü maddesinde ve diğer kanunlarda belirtilen ticari davalardan, konusu bir miktar paranın ödenmesi olan alacak ve tazminat talepleri hakkında dava açılmadan önce arabulucuya başvurulmuş olması dava şartıdır”.

Eldeki kayıt kabul (iflas sıra cetveline itiraz ya da alacağın sıra cetveline yazdırılması) davası bakımından düzenleme iki yönden incelenmelidir.

İlk olarak anılan hükümle Hukuk Muhakemeleri Kanununun 114. maddesinde gösterilen genel dava şartlarına ek olarak özel bir dava şartı getirildiğinden, bu dava şartının ne şekilde anlaşılıp uygulanacağı üzerinde durmak gerekir.

Bilindiği gibi, dava şartları mahkemece bir davanın esasına girilebilmesi için varlığı ya da yokluğu zorunlu şartlardır. Dava şartları taraflarca ileri sürülmese dahi hakim tarafından re’sen dikkate alınır. Dava şartı tamamlanmıyor ya da tamamlanamıyor ise mahkemece davanın reddine karar verilir (HMK m.115).

Bu bakımdan dava şartlarının yanlış uygulanması bir dava engeli ve mahkemeye erişim hakkı ile bu kapsamda adil yargılanma hakkına saldırı sayılır (AİHS m.6).

Özel dava şartlarının bu niteliği gereği dar biçimde yorumlanmaları gerekir.

Türk Ticaret Kanununun 5/A maddesi zorunlu arabuluculuk dava şartını “…konusu bir miktar paranın ödenmesi olan alacak ve tazminat talepleri…” ile sınırlı tutmuştur.

Somut olayda dava bir alacak ya da tazminat davası olmayıp masaya kayıt davasıdır. Bilindiği gibi kayıt kabul davası bir para alacağının tahsili amacını gütmez; bu dava ile o alacağın o iflas tasfiyesinden pay alıp almayacağı hususu belirlenir.

Nitekim doktrinde de sıra cetveline itiraz davasının, iflas idaresi tarafından düzenlenen sıra cetveline karşı tanınmış bir kanun yolu olduğu ve yalnızca sıra cetvelinin düzeltilmesi amacını taşıdığı; bu dava ile alacaklının, iflas idaresinin bir alacağı kabulü veya reddi, miktarı ve sırası ile sınırlı bir aynî hakkın mevcudiyeti ve mahiyeti hakkında vermiş olduğu kararın doğru olmadığını ileri sürerek, iflas alacaklılarından birinin maddî hukuka uygun bir şekilde garameye dâhil edilip edilmemesini talep ettiği kabul edilmektedir.

Bu dava ile güdülen amaç, alacak hakkında kesin hüküm oluşturacak bir karar verilmesi olmayıp, sadece ortak borçlunun (müflisin) aktiflerinin paraya çevrilmesi sonucu elde edilen paranın dağıtımında alacaklının hangi ölçüde dikkate alınacağıdır. Davanın kabul edilmesi belirli bir para alacağının tahsilini değil sadece sıra cetvelinin düzeltilmesi sonucunu doğurur (bkz., Hunkeler/Sprecher: Kurzkommentar, 2. Bası, Basel 2014, m.250, kn.1).

Eldeki dava on beş günlük hakdüşürücü süreye tâbi tutulmuş olmakla birlikte dava süresinde açılmasa dahi tasfiye sonucunda tasfiye artığı kalması halinde alacaklının bu kısma müracaat edebileceği kabul edilmektedir. Diğer bir ifade ile kayıt kabul davası subjektif bir hakkı konu almakta ve maddi hukuk hükümlerine göre incelenmekle birlikte maksadı bu tutarın “tahsili” değildir.

Yargıtay uygulaması da aynı yönde olup, davanın bu niteliği gereği alacak davalarından farklı olarak, alacak tutarı üzerinden nispi harç ve vekalet ücretine değil maktu harç ve vekalet ücretine hükmedileceği ilkesi benimsenmiştir.

Açıklanan nedenlerle kayıt kabul davası “konusu bir miktar paranın ödenmesi olan alacak ve tazminat talepleri” cümlesinden olmayıp, zorunlu arabuluculuk dava şartına tâbi değildir.

İkinci olarak dava öncesi sürecin de dikkate alınması gerekir.

Borçlu davalının iflası üzerine iflas dairesince ilanlar yapılmakta ve alacaklı davacı alacağının masaya kaydı için iflas idaresine başvurmaktadır. Sınırsız bir tahkik ve tetkik yetkisiyle donatılan iflas idaresi (İİK m.230) alacaklı tarafından sunulan belgeleri değerlendirerek alacağın tamamını veya bir kısmını reddetmektedir. İflas idaresinin bu şekildeki incelemesi üzerine red ve bu durumu sıra cetveli ile ilan ettiği bir alacağın arabuluculuk sürecinde varlığını kabul etmesi çelişkili kararlara neden olacaktır.

İflas idaresinin arabuluculuk sürecinde masayı ne şekilde temsil edebileceği hususuna gelince: İİK'nın 226’ncı maddesine göre iflas idaresi masanın yasal temsilcisidir. Ancak bu temsil yetkisi masanın menfaatlerinin gözetilmesi ve tasfiye ile sınırlıdır.

İflas idaresinin iki bin liraya kadar olan alacaklardan doğrudan doğruya, “daha ziyade alacaklardan” alacaklılar toplanmasının vereceği yetkiyle sulh olabileceğine ve tahkim yapabileceğine ilişkin düzenleme ise masanın borçlu olduğu halleri değil, aksine masanın alacaklı olduğu halleri ifade etmek üzere yasaya konulmuştur (İİK m.226/II). Bu nedenle masanın borçlu olduğu hallerde iflas idaresinin bir sulh ve tahkim yetkisi olduğu da düşünülemez. Bu yetkiye haiz olmayan iflas idaresinin arabuluculukta masayı temsil etmesi ve uzlaşma suretiyle belirlenecek tutarı masaya kaydetmesi de mümkün değildir.

Alacağı bir kez reddettikten sonra arabuluculuk sürecinde ve diğer alacaklıların katılımı olmaksızın alacağın kabulü, masanın menfaatine bir temsil biçimi olarak kabul edilemez.

Yukarıda açıklanan nedenlerle kayıt kabul davası açılmadan önce zorunlu arabuluculuğa başvurulmasının bir dava şartı olmadığı ve iflas idaresinin arabuluculuk görüşmesine katılma yetkisinin bulunmadığı, (Gaziantep Bölge Adliye Mahkemesi 11. Hukuk Dairesinin 25/10/2019 tarih 2019/1849 Esas 2019/1239 Karar ve Ankara Bölge Adliye Mahkemesi 23. Hukuk dairesinin 06/11/2019 tarih 2019/2369 Esas 2019/1791 Karar sayılı ilamı.) bilirkişinin SGK ve banka kayıtlarını inceleyerek rapor sunduğu, iflas karanının 14/04/2017 tarihinde kesinleştiği, sıra cetvelinin 28/06/2018 tarihinde ilan edildiği,

iş bu istinafa konu dosyanın ise İDM'ye 11/07/2018 tarihinde ikame edildiğinin ve 15 günlük hak düşürücü süre içerisinde açıldığının anlaşıldığı, ilk derece mahkemesi kararının usul ve yasaya uygun olduğundan iflas idare memurunun istinaf kanun yoluna başvurma talebinin HMK'nın 353/1.b.1 maddesi gereğince esastan reddi gerektiği sonuç ve kanaatiyle aşağıdaki şekilde hüküm kurulmuştur.

SONUÇ / HÜKÜM

HÜKÜM

Gerekçesi yukarıda açıklandığı üzere;

1- Davalının istinaf talebinin ESASTAN REDDİNE,

2- Alınan harç yeterli olduğundan yeniden harç alınmasına yer olmadığına,

3- İstinaf incelemesi sırasında duruşma açılmadığından ücret-i vekalet ile ilgili hüküm kurulmasına yer olmadığına,

4- İstinaf başvurusunda bulunan davalı tarafından yapılan istinaf yargılama giderlerinin kendisi üzerinde bırakılmasına,

5-Hukuk Muhakemeleri Kanunu’nun 359/3.maddesi gereğince; kararın tebliği işlemlerinin ilk derece mahkemesi tarafından yapılmasına,

6- Dava dosyasının ilk derece mahkemesine gönderilmesine,

Dair, dosya üzerinde yapılan inceleme sonucunda ... tarihinde oybirliği ile HMK'nın 362/1-a maddesi gereğince kesin olarak karar verildi.

Başkan ... · e-imzalıdır Üye ... · e-imzalıdır Üye ... · e-imzalıdır Katip ... · e-imzalıdır

Konya Bölge Adliye Mahkemesi 6. Hukuk Dairesi, E. 2020/529, K. 2020/480, 11 Haziran 2020 tarihli karar · Kaynak: UYAP Emsal Karar Arama

Bu karar size uygun mu?

Davanızda bu kararın emsal değerini değerlendirmek için avukat desteği alın.

Görüşme Planla

BU SAYFADA

  1. Künye
  2. Karar Metni
  3. Dava
  4. İlk Derece Mahkemesi Kararı Özeti
  5. İstinaf Sebepleri
  6. Delillerin Değerlendirilmesi Ve Gerekçe
  7. Sonuç / Hüküm

Karar Bilgileri

Mercii
Konya Bölge Adliye Mahkemesi 6. Hukuk Dairesi
Esas No
2020/529
Karar No
2020/480
Tarih
11 Haziran 2020

İlgili Kararlar

  • İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 8. Hukuk Dairesi E.2020/529 K.2020/2248
  • Konya Bölge Adliye Mahkemesi 6. Hukuk Dairesi E.2020/530 K.2020/540
  • İstanbul Anadolu 12. Asliye Ticaret Mahkemesi E.2020/530 K.2020/278
  • İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 8. Hukuk Dairesi E.2020/530 K.2020/2788
  • İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 12. Hukuk Dairesi E.2020/531 K.2020/618
  • İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 8. Hukuk Dairesi E.2020/531 K.2020/2927

Tüm Arşiv

İstinaf (BAM) KararlarıYargıtay Kararları
ACAYCAN CEYLANAVUKATLIK BÜROSU

Siber suç ve ağır ceza odaklı butik hukuk bürosu. Bilişim, kripto ve dolandırıcılık mağduriyeti ile trafik kazası davalarında uzman avukatlık desteği.

InstagramLinkedIn

Hukuki danışmanlık · Uzmanlık odaklı yaklaşım

MENÜ

  • Anasayfa
  • Uzmanlık Alanı
  • Makaleler
  • Makale Arşivi
  • Online Danışmanlık
  • Hakkımızda
  • Medyada Biz
  • Kariyer
  • Ödeme
  • İletişim

UZMANLIK

  • Ceza Hukuku
  • Bilişim Suçları
  • Bilişim Hukuku
  • İnternet Hukuku
  • Forex ve Yatırım Dolandırıcılığı Hukuku
  • Kripto Paralar Hukuku
  • Finans Hukuku
  • Hukuki Danışmanlık

HUKUKI KAYNAKLAR

  • Ne Yapmalıyım?
  • Uzaktan Temsil
  • Avukat Seçme Rehberi
  • International
  • Dilekçe şablonları
  • Hukuki Sözlük
  • Soru-Cevap
  • Yargıtay Kararları
  • İnfaz Hesaplama
  • Arabuluculuk
  • llms.txt(AI keşif)

POPÜLER ARAMALAR

  • Siber Suç Avukatı
  • Dolandırıcılık Avukatı
  • Ağır Ceza Avukatı
  • Ceza Avukatı
  • Ceza Soruşturması Avukatı
  • IBAN Mağduru
  • Uyuşturucu Suçları Avukatı
  • Cinayet Avukatı

İLETIŞIM

  • Turkiye
  • 0 (850) 308 38 83
  • 0 (850) 308 38 83
  • [email protected]
  • Pazartesi — Cuma · 09:00 – 18:00

Aycan Ceylan

Hukuki Uyarı: Bu sitedeki tüm içerik, görsel ve veriler telif hakkı ile korunmaktadır. Sayfa kaynağını görüntüleme, sağ tıklama, kopyalama, öğeyi denetleme (DevTools) ve scraping dahil tüm kullanıcı etkileşimleri 6698 sayılı KVKK ve 5651/5237 sayılı Kanunlar uyarınca IP adresi, oturum bilgisi, tarayıcı/cihaz bilgileri ile birlikte loglanmaktadır. İzinsiz veri çekilmesi, kopyalanması veya tersine mühendislik halinde yasal işlem başlatılır. © Aycan Ceylan Avukatlık Bürosu — Tüm hakları saklıdır.
© 2025 Aycan Ceylan Avukatlık Bürosu — Tüm hakları saklıdır.KVKK Aydınlatma MetniHukuki danışmanlık · Uzmanlık odaklı yaklaşım

KVKK Bilgilendirmesi

Bu site deneyiminizi iyileştirmek için çerez kullanır. Devam ederek kabul etmiş sayılırsınız. Siteyi kullanmaya devam etmeniz halinde, kişisel verilerinizin KVKK aydınlatma metni kapsamında işlendiğini kabul etmiş sayılırsınız.

KVKK Aydınlatma Metni
1. Format
2. Tarih / Saat
3. Bilgiler

Görüşme formatını seçin

Tarih ve saat seçin

Randevu en az 30 dakika sonrası için verilebilir. Ofis saatleri: Pzt–Cum 09:00 – 18:00.

İletişim bilgileriniz

Randevunuz alınacak ve ödeme işlemi için sizi telefonunuzdan arayacağız.