KÜNYE
T.C. Konya Bam ... Hukuk Dairesi T.C. Konya Bölge Adliye Mahkemesi ... Hukuk Dairesi
- Mercii
- Konya Bölge Adliye Mahkemesi 6. Hukuk Dairesi
- Esas No
- 2021/1424
- Karar No
- 2023/644
- Karar tarihi
- 22 Mart 2023
- Dosya no
- ...
- Karar no
- ...
- Başkan
- ... (...
- Üye
- ... (...
- Üye
- ... (...
- Katip
- ... (...
- İncelenen kararın mahkemesi
- KONYA ... ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ
- Tarihi
- ...
- Numarası
- ... Esas ... Karar
- İstinaf eden davacı
- ...
- Vekilleri
- Av. ...
- Davalı
- ...
- Vekili
- Av. ...
- Dava
- İpotek (İpoteğin Kaldırılması (Fekki)
- İstinaf kararının karar tarihi
- 22/03/2023
- Yazım tarihi
- 24/03/2023
Karar Metni
966 kelime·5 dk okuma·6 bölüm
Davacı tarafından davalı aleyhine Konya ... Asliye Ticaret Mahkemesi'nin ... Esas sayılı dosyası ile açılan ipotek davasında ... tarihinde tesis edilen karara karşı davacının istinaf kanun yoluna başvurması üzerine üye hakimin görüşleri alındıktan sonra dosya incelendiğinde;
DAVA
Davacı vekili dava dilekçesinde özetle; ... İli, ... İlçesi, ... ada, ... parselde, ... blok, ...
Giriş ... bağımsız bölüm ... paylı ... cilt, ... sahifede bulunan gayrimenkulün ... tarih ... yevmiye nolu resmi senet ile müvekkili şirket tarafından satın alındığını, taşınmazın bedelinin senet ile ödendiğini, davalı tarafından taşınmaz üzerinde bulunan ipotek, borcun bitmesine rağmen kaldırılmadığını, müvekkili şirket ile davalının unvan değişikliğinden önce taşınmaz devrinin gerçekleştiğini, taşınmaz bedelinin bir kısmının elden ödendiğini, kalan kısmının ise senetler ile ödenip taşınmaz bedelinin tamamen ödendiğini, ... ve ...
Adi Ortaklığı tarafından gerçekleştirilen taşınmaz devrinde müvekkili şirketin kalan borcun ödenmesinden sonra kaldırılmak üzere ipotek tesis edildiğini, borcun tamamının kapatıldığını, ... tarafından konulan ipotek kaldırılmasına rağmen, davalı tarafından konulan ipoteğin kaldırılmadığını beyan ederek dava konusu ... İli, ...
İlçesi, ... ada, ... parselde bulunan gayrimenkulün üzerindeki ipoteğin kaldırılmasını ve yargılama giderleri ve vekalet ücretinin davalı tarafından ödenmesini talep ve dava etmiştir.
CEVAP
Davalı vekili cevap dilekçesinde özetle; müvekkilinin pasif husumetinin bulunmadığını, davacı taraf ile müvekkili arasında herhangi bir sözleşme ilişkisi ve başka bir ticari ilişki bulunmadığını, davacının müşteri çeki, kambiyo evrakı veya sair ödeme iddialarının dava konusu ipotek nedeniyle yapıldığını/ödendiğini yazılı bir belge ile ispatlaması gerektiğini, ipotek sözleşmesinin resmi belge olduğunu ve aksinin ancak aynı düzeyde yazılı bir belge ile ispat edilebileceğini, ipotek akit tablosuna göre davacı borçlu olup ödemeye ilişkin iddialarının kanıtlanamadığını, davacının, müvekkiline hiçbir ödemesi bulunmadığını beyan ederek davanın reddine, yargılama giderleri ve vekalet ücretinin karşı tarafa yükletilmesine karar verilmesini talep etmiştir.
İLK DERECE MAHKEMESİ KARARININ ÖZETİ
İlk derece mahkemesince yapılan yargılama sonucunda; "....Her ne kadar işbu dava dosyası mahkememize Konya ... Asliye Hukuk Mahkemesinin görevsizlik kararı neticesinde gelmiş ise de; davanın 26/12/2019 tarihinde açıldığı, bu tarihte de arabuluculuk dava şartına ilişkin düzenlemelerin yürürlükte olduğu anlaşılmıştır.
Arabuluculuk dava şartı Ticaret Mahkemelerinde açılacak davalarda ön şart olduğundan ve tamamlanabilir dava şartı olmadığından 6325 sayılı Hukuk Uyuşmazlıklarında Arabuluculuk Kanunu M.
18/A-2 maddesi gereğince davanın, dava şartı yokluğu sebebiyle usulden reddine karar vermek gerekmiş ve aşağıdaki şekilde hüküm kurulmuştur." gerekçesiyle 7155 Sayılı Kanunun 20. maddesi ile eklenen TTK 5/A (1) maddesi gereğince arabuluculuk dava şartı yokluğu nedeniyle davanın usulden reddine karar verilmiştir.
İSTİNAF SEBEPLERİ
Davacı vekili istinaf dilekçesinde özetle; dosya münderecatında inceleme neticesinde; müvekkilinin davalıya hiçbir borcunun kalmadığı, buna karşın işbu ipoteğin davalı tarafça haksız ve hukuka aykırı olarak halen fek edilmemiş olduğunun açık ve kesin bir şekilde ispat ve tespit edildiğini, davalarının ipoteğin fekki davası olduğu için taraflarınca dava konusu uyuşmazlığın ticari dava niteliğinde olmadığı kanaatiyle asliye hukuk mahkemesinde davanın ikame edildiğini, TTK 5/A maddesi hükmü uyarınca.
"Bu kanunun 4. Maddesinde ve diğer kanunlarda belirtilen ticari davalardan konusu bir miktar paranın ödenmesi olan alacak ve tazminat talepleri hakkında dava açılmadan önce arabulucuya başvurulmuş olması dava şartıdır." denilmekte olduğunun izahtan vareste olduğunu, ticari nitelikteki menfi tespit davalarında, dava açılmadan önce arabuluculuğa gidilmesinin zorunlu olmadığı ve arabulucuya gidilmiş olmasının bir dava şartı olmadığı açık ve kesin bir şekilde belirtildiğini, davalarının konusu ipoteğin kaldırılması davası olup,
davaları bakımından arabuluculuğun bir dava şartı olmadığını beyan ederek ilk derece mahkemesince verilen kararın kaldırılmasını talep etmiştir.
DELİLLERİN DEĞERLENDİRİLMESİ VE GEREKÇE
Dava, ipoteğin kaldırılması istemli menfi tespit talebine ilişkindir. İstinaf incelemesi HMK 355. madde gereğince istinaf dilekçesinde ileri sürülen sebeplerle ve resen kamu düzenine aykırılık yönünden sınırlı olarak yapılmıştır.
Yargıtay 11. Hukuk Dairesi'nin 27.05.2021 tarih, 2020/6050 E- 2021/4519 K, 13.04.2021 tarih, 2020/6032 E-2021/3614 K, 20.04.2021 tarih, 2020/6031 E-2021/3835 K. saylı ilamlarında da belirtildiği üzere, 7155 sayılı Kanun'un 20. maddesi ile 6102 sayılı TTK'ya eklenen dava şartı olarak arabuluculuk başlıklı 5/A maddesinde; "(1) Bu kanunun 4'üncü maddesinde ve diğer kanunlarda belirtilen ticari davalardan, konusu bir miktar paranın ödenmesi olan alacak ve tazminat talepleri hakkında dava açılmadan önce arabulucuya başvurulmuş olması dava şartıdır." düzenlemesi getirilmiştir.
Madde metni herhangi bir tereddüde ve yanlış anlamaya yer vermeyecek şekilde açık yazılmıştır. TTK'ya bu maddenin eklenmesini sağlayan 7155 sayılı Kanun'un genel gerekçesinin bu konuyla ilgili kısmı ve madde için özel olarak yazılan gerekçe de bu açık anlamı desteklemektedir.
Hal böyle iken, menfi tespit davalarının ticari bir dava olduğu için TTK'nın 5/A maddesi kapsamına alınması ve böyle bir davayı açmak isteyen kişinin önce arabulucuya başvurmaya zorlanması, kanuna aykırı olduğu gibi ticari davalarda arabuluculuğa başvuruyu dava şartı olarak öngören madde hükmünün amaçsal yorumundan da yasa koyucunun bilinçli olarak menfi tespit davalarını arabuluculuk dava şartına tabi tutmadığı anlaşılmaktadır.
Yukarıda açıklanan nedenlerle ticari nitelikteki menfi tespit davalarında dava açılmadan önce arabuluculuğa gidilmesinin zorunlu olmadığı ve arabulucuya gidilmiş olmasının bir dava şartı olmadığı hususu dikkate alınarak işin esasının incelenmesi gerekirken mahkemece anılan husus nazara alınmaksızın yanılgılı değerlendirmeye dayalı, yazılı şekilde hüküm tesisi doğru olmadığından davacının istinaf talebinin kabulü ile; HMK'nın 353/1.a.4 maddesi gereğince ilk derece mahkemesi kararının kaldırılmasına, dava dosyasının taraflar arasındaki ihtilaf ile ilgili esasa ilişkin delillerin toplanması ve değerlendirilmesi sonucunda karar verilmek üzere ilk derece mahkemesine gönderilmesine ilişkin aşağıdaki şekilde hüküm kurulmuştur.
A.Ç
Konya Bölge Adliye Mahkemesi 6. Hukuk Dairesi, E. 2021/1424, K. 2023/644, 22 Mart 2023 tarihli karar · Kaynak: UYAP Emsal Karar Arama