KÜNYE
T.C. Konya Bam ... Hukuk Dairesi T.C. Konya Bölge Adliye Mahkemesi ... Hukuk Dairesi
- Mercii
- Konya Bölge Adliye Mahkemesi 6. Hukuk Dairesi
- Esas No
- 2021/157
- Karar No
- 2022/2300
- Karar tarihi
- 23 Aralık 2022
- Dosya no
- —
- Karar no
- —
- Başkan
- ... (...
- Üye
- ... (...
- Üye
- ... (...
- Katip
- ... (...
- İncelenen kararın mahkemesi
- KONYA ... ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ
- Tarihi
- 22/09/2020
- Numarası
- .. Esas ... Karar
- İstinaf eden davacı
- ... - T.C Kimlik No: ...
- Vekili
- Av. ... -
- İstinaf eden davalı
- —
- Vekili
- Av. ... -
- Dava
- Şirket Ortağı Olunmadığının Tespiti ve Alacak
- İstinaf kararının karar tarihi
- 23/12/2022
- Yazım tarihi
- 06/01/2023
Karar Metni
1.130 kelime·6 dk okuma·6 bölüm
Davacı tarafından davalı aleyhine Konya ... Asliye Ticaret Mahkemesi'nin ... Esas sayılı dosyası ile açılan şirket ortağı olunmadığının tespiti ve alacak davasında 22/09/2020 tarihinde tesis edilen usulden reddine ilişkin karara karşı tarafların istinaf kanun yoluna başvurmaları üzerine dava dosyasının dairemize geldiği anlaşılmakla üye hakimin görüşleri alındıktan sonra, dosya incelendiğinde;
DAVA
Davacı vekili dava dilekçesinde özetle; müvekkilinin davalı tarafa para verdiğini, davalı şirket yetkililerinin yurt dışında birçok vatandaştan SPK'na ve ilgili yasaya aykırı olarak usulsüz bir şekilde para topladığını beyan ederek, geçerli bir ortaklık ilişkisinin kurulmadığının tespitine, müvekkili tarafından davalı şirkete verilen paranın tespitine, müvekkili tarafından davalı şirkete verilen paranın fazlaya ilişkin hakları saklı kalmak kaydıyla şimdilik 1.000,00 TL'sinin dava tarihinden itibaren işleyecek avans faiziyle birlikte davalıdan tahsili ile müvekkiline ödenmesine karar verilmesini dava ve talep etmiştir.
CEVAP
Davalı vekili cevap dilekçesinde özetle; davanın 7194 s. Kanun'un 41. maddesinin (3332 s. Kanun'un Geçici 4. maddesinin) 07/12/2019 tarihinde yürürlüğe girmesinden sonra açılması nedeniyle öncelikle karar verilmesine yer olmadığına karar verilmesini, mahkeme aksi kanaatte ise hak düşürücü süre ve zamanaşımı geçmiş olması nedeniyle davanın reddine karar verilmesini talep etmiştir.
İLK DERECE MAHKEMESİ KARARININ ÖZETİ
İlk derece mahkemesince yapılan yargılama sonucunda; "...Davacı tarafından davalı şirkete ortak olunmadığının tespiti ve yatırılan paraların haksız fiil hükümlerine göre iadesi (istirdatı) için alacak davası açılmış ise de.
7194 sayılı Dijital Hizmet Vergisi ile Bazı Kanunlarda ve 375 sayılı Kanun Hükmünde Karanamede Değişiklik Yapılması Hakkında Kanun'un 41 maddesi ile yasal düzenleme yapıldığı ve 07/12/2019 tarih ve 30971 sayılı Resmi Gazete'de yayımlanarak yürürlüğe girdiği, davacı tarafından davalı şirkete yatırılan paraların haksız fiil hükümlerine göre iadesi (istirdatı) için 08/01/2020 tarihinde dava açıldığı, hukuki yararın varlığının 6100 sayılı HMK'nun 114/1-h maddesi gereğince dava şartlarından olduğu, 6100 sayılı HMK'nun 115.Maddesinde "(1) Mahkeme, dava şartlarının mevcut olup olmadığını, davanın her aşamasında kendiliğinden araştırır.
Taraflar da dava şartı noksanlığını her zaman ileri sürebilirler.(2) Mahkeme, dava şartı noksanlığını tespit ederse davanın usulden reddine karar verir. Ancak, dava şartı noksanlığının giderilmesi mümkün ise bunun tamamlanması için kesin süre verir.
Bu süre içinde dava şartı noksanlığı giderilmemişse davayı dava şartı yokluğu sebebiyle usulden reddeder." şeklinde düzenlemelerin yapıldığı, davacının kanunun yürürlüğe girmesinden sonra ortak olmadığının tespiti ile ödenen paranın iadesine yönelik talepte bulunamayacağı anlaşılmakla HMK'nın 115.maddesi gereğince davanın hukuki yarar bulunmaması nedeniyle dava şartı yokluğundan usulden reddine...." şeklinde karar verilmiştir.
İSTİNAF SEBEPLERİ
Davacı vekili istinaf dilekçesinde özetle; arabuluculuğa kanun yürürlüğe girmeden önce başvurduğunu, 7194 sayılı yasanın 41. maddesiyle; 3332 sayılı yasaya eklenen geçici 4. maddenin anayasaya aykırı olduğunu, anayasanın 152. maddesi uyarınca bu maddenin iptali için Anayasa Mahkemesi'ne başvurma taleplerinin ilk derece mahkemesince kabul edilmediğini, bu nedenle ilk derece mahkemesi kararının kaldırılarak öncelikle davanın kabulüne karar verilmesini, aksi takdirde Anayasa'nın 152. maddesi uyarınca bu maddenin iptali için Anayasa Mahkemesi'ne başvurulmasını talep etmiştir.
Davalı vekili istinaf dilekçesinde özetle; 7194 sayılı kanunun ve bu kanunun 41. maddesi 30971 sayılı Resmi Gazete'de yayınlandığı tarih olan 07/12/2019 tarihinde yürürlüğe girmiş olup dava tarihinin 08/01/2020 olduğunu, davanın esastan reddine karar verilmesi gerekirken usulden reddine karar verilmesinin hatalı olduğunu, bu nedenle davanın esastan reddine karar verilmesini talep etmiştir.
DELİLLERİN DEĞERLENDİRİLMESİ VE GEREKÇE
Dava; davalı şirkete ortak olmadığının tespiti, kar payı alınması maksadıyla verilen paranın iadesi istemine ilişkindir. İstinaf incelemesi; Kamu düzenini ilgilendiren konularda resen, diğer yönlerden HMK'nın 355. maddesi gereğince istinaf sebepleriyle sınırlı olarak yapılmıştır.
Yargıtay 11. Hukuk Dairesi'nin 25/04/2022 tarih 2021/8506 Esas 2022/3317 Karar sayılı ilamında; "...Dava, davacı ile davalı şirket arasında geçerli bir ortaklık ilişkisi kurulmadığının tespiti ve bu amaçla verilen paranın iadesi istemine ilişkindir. Bölge adliye mahkemesince davanın 7194 sayılı yasa kapsamında kaldığı gerekçesiyle dava hakkında karar verilmesine yer olmadığına karar verilmiştir.
7194 Sayılı Yasa 07.12.2019 tarihinde yürürlüğe girmiş olup dava, anılan yasanın yürürlüğe girdiği tarihten sonra 30.12.2019 tarihinde açılmıştır.
7194 sayılı yasanın 41. maddesiyle 3332 Sayılı Yasa’ya "31/12/2014 tarihine kadar, pay sahibi sayısı nedeniyle payları halka arz olunmuş sayılan ve payları borsada işlem gören anonim ortaklıklar tarafından doğrudan veya dolaylı olarak nominal ya da primli değer üzerinden pay veya pay adı altında satışı yapılmış olan her türlü araç, 6/12/2012 tarihli ve 6362 sayılı Sermaye Piyasası Kanununun kaydileştirmeye ilişkin şartlarına tabi olmaksızın 29/6/1956 tarihli ve 6762 sayılı mülga Türk Ticaret Kanunu ile 13/1/2011 tarihli ve 6102 sayılı Türk Ticaret Kanunu kapsamında pay addolunur,
bu ortaklıklara yapılan ödemeler pay karşılığı yapılmış kabul edilir ve ortaklık ilişkisi kurulmuş sayılır. Bu payların kaydileştirilmemiş olması ortaklık haklarına halel getirmeyeceği gibi ortaklık ilişkisinin kurulmadığı da iddia edilemez.
Birinci fıkra kapsamında kurulmuş olan ortaklık ilişkileri hakkında; geçerli bir ortaklık ilişkisi bulunmadığı veya primli pay satışı yapıldığı ileri sürülerek sebepsiz zenginleşme, haksız fiil, sözleşme öncesi görüşmelere aykırılık veya sözleşmeye aykırılık nedenlerine dayalı olarak açılan ve kanun yolu incelemesindekiler dahil görülmekte olan menfi tespit, tazminat veya alacak davalarında, karar verilmesine yer olmadığına dair karar verilir ve yargılama gideri ile maktu vekalet ücreti ortaklık üzerinde bırakılır." şeklinde geçici 4. madde eklenmiştir.
Anılan maddenin 1. fıkrası ile davacı, davalı şirkete ortak kabul edilmiş olup aynı fıkranın emredici hükmü gereğince davacının ortaklık ilişkisi kurulmadığını iddia edebilmesi hukuken mümkün değildir.
Şu halde davanın 7194 Sayılı Yasa’nın yürürlüğe girmesinden sonra açıldığı dikkate alınarak 6100 Sayılı HMK'nın 114/2 maddesinde yer alan diğer kanunlarda yer alan dava şartlarına ilişkin hükümler saklıdır hükmü uyarınca aynı yasanın 115/2 maddesi gereğince davanın usulden reddine karar verilmesi gerekirken bölge adliye mahkemesince yazılı şekilde dava hakkında karar verilmesine yer olmadığına denilmesi doğru görülmemiş, bu nedenle bozulmasına...." hususunun belirtildiği, davanın 7194 sayılı yasanın yürürlüğe girdiği 07.12.2019 tarihinden sonra açıldığı,
bu nedenle ilk derece mahkemesince davanın usulden reddine karar verilmesi usul ve yasaya uygun olduğundan, tarafların istinaf başvuru taleplerinin HMK'nın 353/1.b.1 maddesi gereğince esastan reddine ilişkin aşağıdaki şekilde hüküm kurulmuştur.
A.G
Konya Bölge Adliye Mahkemesi 6. Hukuk Dairesi, E. 2021/157, K. 2022/2300, 23 Aralık 2022 tarihli karar · Kaynak: UYAP Emsal Karar Arama