KÜNYE
- Mercii
- Konya Bölge Adliye Mahkemesi 6. Hukuk Dairesi
- Esas No
- 2022/165
- Karar No
- 2023/1356
- Karar tarihi
- 9 Haziran 2023
Karar Metni
1.192 kelime·6 dk okuma·21 bölüm
T.C. KONYA BAM ... HUKUK DAİRESİ Esas-Karar No: ... - ... T.C.
KONYA
BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ
... HUKUK DAİRESİ
DOSYA NO : ... KARAR NO : ...
TÜRK MİLLETİ ADINA
İSTİNAF KARARI
BAŞKAN : ... (...)
ÜYE : ... (...)
ÜYE : ... (...)
KATİP : ... (...)
İNCELENEN KARARIN
MAHKEMESİ : KONYA ... ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ
TARİHİ : ...
NUMARASI
... Esas - ... Karar
İSTİNAF EDEN DAVACI : ... VEKİLİ : Av. ...
DAVALI : ...
DAVA
Menfi Tespit
İSTİNAF KARARININ
KARAR TARİHİ : 09/06/2023
YAZIM TARİHİ : 15/06/2023
Davacı tarafından, davalı aleyhine Konya ... Asliye Ticaret Mahkemesi'nin... Esas sayılı dosyası ile açılan menfi tespit davasında ... tarihinde tesis edilen davanın kabulüne ilişkin karara karşı davacının istinaf kanun yoluna başvurması üzerine, üye hakimin görüşleri alındıktan sonra dosya incelendi;
DAVA
Davacı vekili dava dilekçesinde özetle; davacı aleyhine davalı şirket tarafından Konya ... İcra Müdürlüğü'nün ... Esas ve ... Esas sayılı dosyalarından icra takibi başlatıldığını, davacının icra dosyalarında belirtildiği şekilde senetli ya da senetsiz hiç bir borcunun bulunmadığını, icra dosyalarından gönderilen ödeme emirlerinin usulsüz olarak tebliği edildiğini,...
Esas sayılı dosyaya karşı yapmış oldukları usulsüz tebliğat şikayetinin kabul edildiğini ve icra takibinin itiraz nedeniyle durdurulduğunu, ancak ... Esas sayılı dosya nedeniyle yaptıkları usulsüz tebliğat şikayetinin kesin olarak reddedildiğini, bu nedenle ...
Esas sayılı dosya nedeniyle icra baskısı altında 4.125,00 TL ödeme yapıldığını, senetlerin vade ve tanzim tarihlerinden de anlaşılacağı üzere davalı şirketin 29/03/2018 tarihinde Ticaret Sicil Memurluğu'na tescil edildiğini, senedin vade tarihlerinin 14/04/2008 ve 01/01/2008 olduğunu, şirket faal durumda değilken davacının bu senetleri düzenleyip davalı şirkete vermesinin mümkün olmadığını, senetlerin icraya intikali 12 yılı bulduğunu,10 yıllık zamanaşımı süresinin dolduğunu, senetler üzerindeki imzanın müvekkiline ait olmadığını, bu hususta C.Başsavcılığı'na suç duyurusunda bulunduklarını belirterek, Konya ...
İcra Müdürlüğü'nün... E. sayılı takip dosyasına konu edilen 1.890 USD bedelli bono nedeniyle borçludan kaynaklı dosyadan borçlu olmadıklarının tespitine, Konya ... İcra Müdürlüğü'nün ... E. sayılı dosyasına konu 1.500,00-TL bedelli bonodan kaynaklı icra baskısı altında yaptıkları 4.125,00-TL ödemenin de ödeme tarihinden itibaren işleyecek en yüksek faiz ile birlikte istirdadına, davalının %20'den aşağı olmamak üzere kötü niyet tazminatına hükmedilmesini talep ve dava etmiştir.
CEVAP
Davalı tarafça davaya cevap verilmediği görülmüştür.
İLK DERECE MAHKEMESİ KARARININ ÖZETİ
İlk derece mahkemesince. "Tüm dosya kapsamı bir bütün olarak değerlendirildiğinde; davacı aleyhine davalı şirket tarafından Konya... İcra Müdürlüğü'nün ... Esas ve ...
Esas sayılı dosyalarından icra takibi başlatıldığı, davacı tarafça takip dosyasında yapılan bonolar nedeniyle imzaların davacıya ait olmadığı iddiasıyla menfi tespit davası açıldığı, 23/03/2021 tarihli duruşmada davalıya senet aslını sunması aksi takdirde davacının imza inkarını kabul etmiş sayılacağı yönünde karar verileceği yönünde ara karar kurulduğu, davalı tarafından davaya konu senetlerin sunulmadığı,
senet asılların sunulmaması nedeniyle imza inkarına yönelik incelemenin mümkün olmadığı ve bu hususun davacının kusurundan kaynaklanmadığı dikkate alınarak davacının davasının kabulüne karar verilmesi kanaatine varıldığı gerekçesiyle davanın kabulü ile Konya ...
İcra Müdürlüğü'nün ... esas nolu dosyasında takibi yapılan 1.500 YTL bono nedeniyle davacının davalıya borçlu olunmadığının tespitine ve icra dosyasında ödenen 4.125 TL’nin 09/07/2020 tarihinden itibaren işleyecek yasal faizi ile birlikte davalıdan tahsili ile davacıya ödenmesine, Konya ...
İcra Müdürlüğü'nün ... esas nolu dosyasında takibi yapılan 1.890 Dolar bono nedeniyle davacının davalıya borçlu olmadığının tespitine, şartları oluşmadığından kötü niyet tazminat talebinin reddine karar verilmiştir.
İSTİNAF SEBEPLERİ
Davacı vekili istinaf dilekçesinde özetle; dava konusu senetler üzerindeki imzaların müvekkiline ait olmadığını, müvekkilinin davalı şirketle bir alışverişinin olmadığını, davalı şirketin senetlerin vade tarihleri itibariyle kurulmamış olduğunu, davalı şirketin alacaklı olduğunu bildiği halde icra takibi başlattığını, bu nedenle kötüniyet tazminatı taleplerinin kabulü gerektiğini ileri sürerek yerel mahkemenin kötüniyet tazminatı talebinin reddine ilişkin kısmının kaldırılması ve kötüniyet tazminatı taleplerinin kabulüne karar verilmesi talebi ile istinaf kanun yoluna başvurmuştur.
DELİLLERİN DEĞERLENDİRİLMESİ VE GEREKÇE
Dava, menfi tespit istemine ilişkindir. İstinaf incelemesi; Kamu düzenini ilgilendiren konularda resen, diğer yönlerden HMK'nın 355.maddesi gereğince istinaf sebepleriyle sınırlı olarak yapılmıştır.
İcra ve İflas Kanunu'nun 72/5. maddesi uyarınca, menfi tespit davasının kabulü halinde borçlu lehine hükmedilecek tazminat kötüniyet tazminatı olup, borçlu lehine kötüniyet tazminatına hükmedilebilmesi için, icra takibinin haksız olmasının yanında takip alacaklısının da kötüniyetli olması gerekir. Alacaklı icra takibi başlatmakta kötüniyetli değilse, aleyhine kötüniyet tazminatı hükmedilemez.
Dava konusu somut olayda mahkemece davalı tarafça dava konusu senetlerin ibraz edilmemesi nedeniyle senetler üzerindeki imzaların davacıya ait olmadığı kabul edilmiş ve davacının davalıya borçlu olmadığının tespitine karar verilmiştir. Dava konusu senetlerdeki imzaların davacıya ait olmadığı kabul edildiğine göre davalının senetler nedeniyle alacaklı olmadığının, davalının alacaklı olmadığını bildiği halde icra takibi yaptığının kabulü gerekir.
Ayrıca, dava konusu senetlerin vade tarihleri itibariyle davalı şirketin henüz kurulmamış olması da davalının kötüniyetli olduğunun bir diğer göstergesidir.
Buna göre mahkemece menfi tespit davasına konu 1.890,00 USD bedelli senet yönünden kötüniyet tazminatı şartlarının oluştuğu gözetilerek davacı lehine kötüniyet tazminatına hükmedilmesi, davacının istirdat talebi yönünden ise İcra ve İflas Kanunu'nda istirdat davası sonucunda, davayı kaybeden tarafa herhangi bir tazminat yükletilmesine ilişkin olarak bir düzenleme bulunmadığı gözetilerek kötüniyet tazminatı talebinin reddine karar verilmesi gerekirken yanılgılı gerekçe ile davacının kötüniyet tazminatı talebinin reddine karar verilmesi doğru olmamıştır.
Bu nedenle davacı vekilinin istinaf başvurusunun kabulü ile yerel mahkeme kararının kaldırılmasına karar vermek gerektiği, ancak mahkemece yapılan yanlışlık yeniden yargılamayı gerektirmediğinden HMK 353/1/b.2 maddesi gereğince davanın esası hakkında yeniden hüküm kurularak davanın kabulüne karar verilmesi ve davalı aleyhine takip konusu alacağın %20'si oranında kötüniyet tazminatına hükmedilmesi gerektiği sonuç ve kanaatiyle aşağıdaki şekilde hüküm kurulmuştur.
Başkan ... · e-imzalıdır Üye ... · e-imzalıdır Üye ... · e-imzalıdır Katip ... · e-imzalıdır
Konya Bölge Adliye Mahkemesi 6. Hukuk Dairesi, E. 2022/165, K. 2023/1356, 9 Haziran 2023 tarihli karar · Kaynak: UYAP Emsal Karar Arama