İçeriğe geç
ACAYCAN CEYLANAVUKATLIK BÜROSU
Uzmanlık
  • Ceza Hukuku
  • Bilişim Suçları
  • Bilişim Hukuku
  • İnternet Hukuku
  • Forex ve Yatırım Dolandırıcılığı Hukuku
  • Kripto Paralar Hukuku
  • Finans Hukuku
  • Hukuki Danışmanlık
  • Şirket Danışmanlığı
  • Marka Hukuku
  • Telif Hukuku
  • Tahkim Hukuku
  • Gayrimenkul Hukuku
Makaleler
  • Tüm Makaleler
  • Aile Hukuku
  • Bilişim Suçları
  • Gayrimenkul Hukuku
  • Tazminat Hukuku
  • İdare ve Vergi Hukuku
  • Dolandırıcılık ve İBAN Mağduriyeti
  • Miras Hukuku
  • Trafik Hukuku
  • KVKK ve Veri Koruma Hukuku
  • Yapay Zeka ve Web3 Hukuku
  • Enerji ve Çevre Hukuku
  • Silah Suçları
  • Arabuluculuk
  • Ceza Hukuku
  • İnternet Hukuku
  • Medeni Hukuk
  • AİHM ve Anayasa Mahkemesi Başvuru
  • Delil Hukuku ve Emsal Kararlar
  • İş ve Sosyal Güvenlik Hukuku
  • İcra ve İflas Hukuku
  • Sağlık Hukuku ve Malpraktis
  • Fikri Mülkiyet, Marka ve Patent Hukuku
  • Uyuşturucu Suçları
  • Bilişim Hukuku
  • Finans Hukuku
  • Kripto Para Hukuku
  • Borçlar Hukuku
  • Mevzuat ve Yargıtay Kararları
  • Forex Hukuku
  • Ticaret Hukuku
  • Tüketici Hukuku
  • Sigorta Hukuku
  • Yabancılar ve Vatandaşlık Hukuku
  • Örgütlü Suçlar
Kaynaklar

NE YAPMALIYIM?

  • Ne Yapmalıyım?
  • Avukat Seçme Rehberi
  • Uzaktan Temsil
  • Arabuluculuk

MEVZUAT

  • TCK Rehberi
  • CMK Rehberi
  • HMK Rehberi
  • Mevzuat

HUKUKI SÖZLÜK

  • Hukuki Sözlük
  • Soru-Cevap
  • Dilekçeler
  • İnfaz Hesaplama
Karar Arşivi
  • Yargıtay Kararları
  • Danıştay Kararları
  • AYM Bireysel Başvuru
  • AYM Norm Denetimi
  • İstinaf (BAM) Kararları
  • İlk Derece Mahkeme Kararları
  • Karar Arama
Vaka Sonuçları
Hakkımızda
  • Büro Profili
  • Özgeçmiş
  • Medyada Biz
  • Çalışma İlkelerimiz
  • Çalışma Metodolojimiz
  • Online Danışmanlık
  • Ödeme
  • Kariyer
İletişim
  1. Anasayfa
  2. /İstinaf (BAM) Kararları
  3. /Konya Bölge Adliye Mahkemesi 6. Hukuk Dairesi

KONYA BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ 6. HUKUK DAİRESİ

TÜRK MİLLETİ ADINAİSTİNAF KARARI

Konya Bölge Adliye Mahkemesi 6. Hukuk Dairesi E.2022/705 K.2023/1979

Davacı tarafından davalı aleyhine Konya .. Asliye Ticaret Mahkemesi'nin ... esas sayılı dosyası ile açılan itirazın iptali davasında 24/02/2022 tarihinde tesis edilen davanın reddine ilişkin karara karşı davacının istinaf kanun yoluna başvurması üzerine…

Esas2022/705Karar2023/1979Tarih13 Ekim 2023Okuma10 dk · 2.090 kelime

KÜNYE

T.C. Konya Bam 6. Hukuk Dairesi T.C. Konya Bölge Adliye Mahkemesi 6. Hukuk Dairesi

Esas No
2022/705
Karar No
2023/1979
Karar tarihi
13 Ekim 2023
Dosya no
—
Karar no
—
Başkan
... (...
Üye
... (...
Üye
... (...
Katip
... (...
İncelenen kararın mahkemesi
KONYA ... ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ
Tarihi
24/02/2022
Numarası
.... Esas - ... Karar
İstinaf eden davacı
... - (T.C Kimlik No: ...
Vekili
Av. ... -
Davalı
—
Vekili
Av. ... -
Dava
İtirazın İptali (Ticari Satımdan Kaynaklanan
İstinaf kararının karar tarihi
13/10/2023
Yazım tarihi
17/10/2023
Karar metni, UYAP Emsal Karar Arama kaynağından olduğu gibi aktarılmıştır; metne müdahale edilmemiştir. Kişisel veriler maskelenmiştir. Bu karar için özgün analiz henüz yazılmamıştır.

Karar Metni

2.090 kelime·10 dk okuma·5 bölüm

Davacı tarafından davalı aleyhine Konya .. Asliye Ticaret Mahkemesi'nin ... esas sayılı dosyası ile açılan itirazın iptali davasında 24/02/2022 tarihinde tesis edilen davanın reddine ilişkin karara karşı davacının istinaf kanun yoluna başvurması üzerine üye hakimin görüşleri alındıktan sonra dosya incelendi;

DAVA

Davacı vekili dava dilekçesinde özetle; davalı şirket tarafından Konya .. Asliye Ticaret Mahkemesinin .... esas sayılı dosyası ile müvekkili aleyhine itirazın iptali davası açılması nedeniyle işbu dava dosyası ile birleştirilmesini talep ettiklerini, müvekkili ile davalı ... Tic. A.Ş. arasında .... Mah. ....

Kavşağı No:...adresinde faaliyet göstermek üzere 07.05.2017 tarihinde tek satıcılık sözleşmesi imzalandığını, sözleşmenin 12.03.2020 tarihinde her iki taraf anlaşarak sözleşme karşılıklı olarak feshedildiğini, fesih üzerine davalı tarafından görevlendirilen ..... yetkililerinin davalı şirketin markasını içeren tabelaları indirip götürdüklerini, sözleşme sona ermesine rağmen müvekkilinin elinde satılmayan davalı şirket ürünleri için ödeme yaptığını, müvekkilinin davalı şirkete ait ürünleri satmasının söz konusu olmayacağını, söz konusu ürünlerin muhafazası için müvekkilinin kira sözleşmesini feshedemediğini ve her gün zarara uğradığını,

davalının satılmayan kendi şirketine ait ürünleri iade alması gerektiğini ve bedelini müvekkili vermesi gerektiğini, bu hususta davalı tarafa ihtarname gönderildiğini, verilen sürede davalı tarafından ürünlerin teslim alınmadığını, ürünlerin bedellerini müvekkiline iade etmediğini, 16.08.2020 tarihli faturaya istinaden karşı taraf aleyhine Konya .... İcra Müdürlüğünün ....

Esas sayılı dosyası ile 49.590,45 TL alacağı tahsil amacıyla icra takibi başlatıldığını, karşı tarafın bu takibe haksız olarak itiraz ettiğini ve bu nedenle takibin durduğunu, davalı şirketin ve müvekkilinin birbirlerinden olan alacaklarının mahsup edilmesi gerektiğini, davalı tarafça başlatılan Konya .... İcra Müdürlüğünün ....

E. sayılı icra takibine 04.08.2020 tarihinde itiraz edilerek, itiraz dilekçesinde alacakların mahsuplaşması gerektiği hususunun belirtildiğini, davalı tarafın icra dosyasının takip çıkışının ise 52.940,44 TL olduğunu, iş bu alacakların mahsup edilmesi gerektiğini, arabuluculuk görüşmesi sonucunda tarafların anlaşamadığını ileri sürerek Konya .. Asliye Ticaret Mahkemesinin ...Esas sayılı dosyası ile birleştirilmesine karar verilmesini, davalının Konya .... İcra Müdürlüğünün ..

E. sayılı dosyasına yapmış olduğu itirazın iptali ve takibin devamına karar verilmesini, davalı aleyhine %20’den az olmamak üzere icra inkâr tazminatına hükmedilmesini, müvekkilinin depolama masrafından dolayı uğramış olduğu, fazlaya ilişkin haklarının saklı kalması kaydıyla, 1.000,00 TL zararının davalıdan tahsilini talep ve dava etmiştir.

CEVAP

Davalı vekili cevap dilekçesinde özetle; müvekkili ile davacı arasında ".... Mah. ....Kavşağı No:..." adresinde faaliyet göstermek üzere tek satıcılık sözleşmesi imzalandığını, sözleşmede yetkili satıcının satın aldığı ürünleri satamadığı veya değişik gerekçelerle iade edemeyeceğinin belirtildiğini, davacı tarafın bu sözleşme feshi sonucundan müvekkilinden alacaklı olduğu iddialarının mesnetsiz olduğunu, taraflar arasında iki ayrı sözleşme imzalandığını, "....

Şube" sözleşmesinin feshedildiğini, ancak .... şubesine ilişkin sözleşmenin halen devam ettiğini, müvekkilinin davacıya fatura ederek satmış olduğu ürünleri iade alma gibi bir durum söz konusu olamayacağını, bu durumun sözleşmede de hüküm altına alınmadığını, fesih protokolü hazırlanırken müvekkiline malların iade alınması ile ilgili herhangi bir bildirim yapılmadığını, cari hesap bakiyesinin davacı tarafça kabul edildiğini, davacının süre talep ettiğini ve devamında cari hesaptaki faturalardan kaynaklı borcunu ödemediğini, alacaklarından dolayı Konya ...

İcra Müdürlüğünün ...

E. Sayılı dosyası İle takip başlatılmak durumunda kalındığını, davacı tarafın kötüniyetli ve haksız olarak iş bu davaya konu icra takibini başlattığını ve dava açtığını, davacının sunmuş olduğu şube fesih protokolünün asıl evrak olmadığını, asıl evrakta fesih tarihinin 28/11/2019 olduğunu, sunulan evrak tarihinin 12/03/2020 olduğunu, tabelaların sökülmesi hususu müvekkilinin yönünde bir etkisi olmadığını, dosyaya sunulan 28/11/2019 tarihli montaj tespit tutanağında veya başka herhangi bir belgede müvekkili firmanın talimatı olduğuna dair imzası bulunmadığını, sökülen tabelaların müvekkili firmaya teslim edilmediğini,

müvekkili firmanın özel istek ve sipariş üzerine mobilya hazırlayıp fatura ederek bayilere gönderdiğini, başka bir bayiye gönderdiği malların iade alınması durumunda müvekkili firmanın bu mallara satamayacağından zarar uğrayacağını, davacı tarafından düzenlenen e-fatura yasal süresinde müvekkili tarafından kabul edilmediğini ve itiraz edildiğini, davacının kira sözleşmesinin devam ettiğini iddia ettiği ... şubesi adresinde başka birinin faaliyet gösterdiğini,

davacının fesih tarihinden itibaren bu adreste olmadığını savunarak davanın reddine karar verilmesini ve davacı aleyhine takip konusu alacağın % 20’sinden az olmamak üzere tazminata hükmedilmesini talep etmiştir.

İLK DERECE MAHKEMESİ KARARININ ÖZETİ

İlk derece mahkemesince; taraflar arasında ''.......

Sözleşmesi'' başlıklı sözleşme imzalandığı, yine taraflar arasında dava dilekçesi ekindeki sunulan belgeye göre ''bayilik fesih protokolü'' başlıklı protokol imzalandığı ve ilgili protokol içeriğine göre bayilik sözleşmesini 12/03/2020 tarihinde karşılıklı anlaşmayla fesih edildiği, taraflar arasındaki esas uyuşmazlık konusunun davacı bayinin elinde bulunan ürünleri fesih sonrası davalı satıcıya iade edip edemeyeceği noktasında toplanmış olduğu,

taraflar arasındaki sözleşmenin tarafların hak ve yükümlülüklerine dair hükümlerde, emtiayı satın alma koşulları başlıklı 1.maddesinin h bendinde '' yetkili satıcı, satın aldığı ürünlerin satış rizikolarını tamamen ve münhasıran üstlenmiş olup, satın aldığı ürünleri satamadığı yada değişik gerekçelerle ...'e (davalı) iade edemeyecektir.'' denildiği, taraflar arasındaki varlığına dair herhangi bir uyuşmazlık bulunmayan bayilik fesih protokolünde ise yalnızca taraflar arasındaki karşılıklı anlaşma neticesinde sözleşmenin feshedilmesinin kararlaştırılmış olup, elde kalan ürünlere dair herhangi bir madde içermediği,

her ne kadar davalı taraflar arasındaki fesih protokolünün tarihinin ''12-03-2020'' değil ''12-03-2019'' tarihi olduğunu savunmuş ise de, ilgili husus yargılamaya herhangi bir etki etmeyeceğinden bu yöndeki savunmalara itibar edilmediği,

taraflar arasındaki sözleşmenin yukarıda zikredilen 1.maddesinin h bendinde emtiayı satın alan yetkili satıcı ''davacı'' bu ürünlerin satış rizikolarını tamamen ve münhasıran üstlendiğinden ve sözleşmenin feshine ilişkin maddelerde ürünlerin iade edileceğine dair herhangi bir madde bulunmadığından taraflar arasındaki fesih protokolünde de yine yetkili satıcı elindeki ürünlerin iadesine ilişkin herhangi bir husus kararlaştırılmadığından sözleşmenin kurulmasıyla birlikte satın alınan ürünlere ilişkin tüm satış rizikolarını kabul eden davacı firmanın fesih sonrası elinde kalan ürünleri iade edemeyeceği,

dolayısıyla davalı tarafından yetkili bayilik sözleşmesi kapsamında davacıya teslim edilen ve davacı elinde bulunan ürünlerin iadesine yönelik düzenlenen faturanın tahsiline yönelik, dava konusu takibe itirazların yerinde olduğu gerekçesiyle davanın reddine karar verilmiştir.

İSTİNAF SEBEPLERİ

Davacı vekili istinaf dilekçesinde özetle; birleştirme taleplerinin reddinin hukuka aykırı olduğunu, davaların aynı sebepten doğmakta olduğunu, mahkemece müvekkilinin depolama masrafından dolayı uğramış olduğu zarar hususunda olumlu veya olumsuz karar verilmediğini, davalının da taraflar arasındaki ... caddesindeki şubenin karşılıklı feshedildiğini kabul ettiğini, tarih ne olursa olsun sözleşmenin karşılıklı olarak feshedildiğini,

mahkemece taraflarca imzalanan 07.05.2019 tarihli sözleşmenin 1 maddesi h bendi hükmü gereğince ve sözleşmede ürünlerin iade edilebileceğine ilişkin herhangi bir madde bulunmadığından bahisle davanın reddine karar verildiğini, ancak hükme esas alınan sözleşme maddesinin hükme esas alınmaması gerektiğini, söz konusu hükmün taraflar arasında sözleşmenin cari olduğu döneme ilişkin olduğunu, sözleşmede sözleşmenin feshi ve sonuçlarının dokuzuncu maddede düzenlendiğini, davacının söz konusu malları iade almak zorunda olup olmadığının bu madde hükümlerine göre değerlendirilmesi gerektiğini,

bu madde göre müvekkilinin sözleşmenin sona ermesiyle "bayi" olarak sahip olduğu hakları başkasına devredeceğini, bunun kapsamında müvekkilinin satın almış olduğu malların da dahil olduğunu, taraflar arasında sözleşmenin sona ermesi sebebiyle müvekkilinin artık söz konusu ürünleri satmasının hukuken ve fiilen mümkün olmadığını, davalının satılmayan kendi şirket ürünlerini iade alması ve bedelini müvekkiline vermesi gerektiğini, çünkü müvekkilinin sözkonusu ürünleri satmasının hukuka ve taraflar arasındaki sözleşmeye aykırılık teşkil edeceğini, aynı zaman da suç ta teşkil edebileceğini,

davalı şirketin ve müvekkilinin birbirlerinden olan alacaklarının mahsup edilmesi gerektiğini, alacağın likit olup davalı itirazında haksız olduğundan %20 icra inkar tazminatına hükmedilmesi gerektiğini, müvekkilinin iade alınmayan mallar yüzünden depolama masraflarının olup bunlardan da davalının sorumlu olduğunu ileri sürerek ilk derece mahkemesi kararının kaldırılması talebi ile istinaf kanun yoluna başvurmuştur.

DELİLLERİN DEĞERLENDİRİLMESİ VE GEREKÇE

Dava faturadan kaynaklanan alacağın tahsili amacıyla girişilen icra takibine vaki itirazın iptali ve iade alınmayan ürünlerin depolanmasından kaynaklanan zararın tahsili taleplerine ilişkindir.

İstinaf incelemesi HMK 355. madde gereğince istinaf dilekçesinde ileri sürülen sebeplerle ve resen kamu düzenine aykırılık yönünden sınırlı olarak yapılmıştır.

1-Davacı taraf dava dilekçesinde davalının Konya ... İcra Müdürlüğünün ... E. sayılı dosyasına yapmış olduğu itirazın iptali ve takibin devamına karar verilmesini, davalı aleyhine %20’den az olmamak üzere icra inkâr tazminatına hükmedilmesini, müvekkilinin depolama masrafından dolayı uğramış olduğu, fazlaya ilişkin haklarının saklı kalması kaydıyla, 1.000,00 TL zararının davalıdan tahsilini talep ve dava etmiş, mahkemece itirazın iptali davası yönünden davanın reddine karar verilmiş, ancak davacının depolama masrafından dolayı uğranılan zararın tazmini talebi yönünden olumlu ya da olumsuz herhangi bir karar verilmemiştir.

Anayasa’nın 141. maddesinde öngörülen mahkeme kararlarının gerekçeli olması ilkesinin bir sonucu olarak düzenlenen HMK’nın 297. maddesi bir mahkeme hükmünün kapsamının ne şekilde olması gerektiğini açıklamıştır. Bu anlamda, 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanununun “Hükmün Kapsamı” başlıklı 297. maddesi;

“(1) Hüküm "Türk Milleti Adına" verilir ve bu ibareden sonra aşağıdaki hususları kapsar:

a) Hükmü veren mahkeme ile hâkim veya hâkimlerin ve zabıt kâtibinin ad ve soyadları ile sicil numaraları, mahkeme çeşitli sıfatlarla görev yapıyorsa hükmün hangi sıfatla verildiğini.

b) Tarafların ve davaya katılanların kimlikleri ile Türkiye Cumhuriyeti kimlik numarası, varsa kanuni temsilci ve vekillerinin ad ve soyadları ile adreslerini.

c) Tarafların iddia ve savunmalarının özetini, anlaştıkları ve anlaşamadıkları hususları, çekişmeli vakıalar hakkında toplanan delilleri, delillerin tartışılması ve değerlendirilmesini, sabit görülen vakıalarla bunlardan çıkarılan sonuç ve hukuki sebepleri.

ç) Hüküm sonucu, yargılama giderleri ile taraflardan alınan avansın harcanmayan kısmının iadesi, varsa kanun yolları ve süresini.

d) Hükmün verildiği tarih ve hâkim veya hâkimlerin ve zabıt kâtibinin imzalarını.

e) Gerekçeli kararın yazıldığı tarihi.

(2) Hükmün sonuç kısmında, gerekçeye ait herhangi bir söz tekrar edilmeksizin, taleplerden her biri hakkında verilen hükümle, taraflara yüklenen borç ve tanınan hakların, sıra numarası altında; açık, şüphe ve tereddüt uyandırmayacak şekilde gösterilmesi gereklidir” düzenlemesini içermektedir.

Buna göre bir mahkeme hükmünde, tarafların iddia ve savunmalarının özetinin, anlaştıkları ve anlaşamadıkları hususların, çekişmeli vakıalar hakkında toplanan delillerin, delillerin tartışılması ve değerlendirilmesinin, sabit görülen vakıalarla bunlardan çıkarılan sonuç ve hukuki sebeplerin birer birer şüphe ve tereddüt uyandırmayacak şekilde hükümde gösterilmesi gerekir.

Yasanın aradığı anlamda oluşturulacak kararların hüküm fıkralarının açık, anlaşılır, çelişkisiz, uygulanabilir olmasının gerekliliği kadar; kararın gerekçesinin de sonucu ile tam bir uyum içinde, o davaya konu maddi olguların mahkemece nasıl nitelendirildiğini, kurulan hükmün hangi nedenlere ve hukuksal düzenlemelere dayandırıldığını ortaya koyar mahiyette; kısaca, maddi olgular ile hüküm arasındaki mantıksal bağlantıyı gösterir nitelikte olması gerekir.

Zira tarafların o dava yönünden hukuk düzenince hangi nedenle haklı veya haksız görüldüklerini anlayıp değerlendirebilmeleri ve Bölge Adliye Mahkemeleri ile Yargıtay’ın hukuka uygunluk denetimini yapabilmesi için ortada, usulüne uygun şekilde oluşturulmuş; hükmün hangi nedenle o içerik ve kapsamda verildiğini ayrıntılarıyla gösteren, ifadeleri özenle seçilmiş ve kuşkuya yer vermeyecek açıklıkta bir gerekçe bölümünün ve buna uyumlu hüküm fıkrasının bulunması zorunludur. Bu yön, kamu düzenine ilişkindir.

Mahkemece; açıklanan bu yasal düzenleme gözetilmeksizin davacının iki ayrı talebi olmasına rağmen itirazın iptali talebi ile ilgili hüküm kurulup, depolama masrafından dolayı uğranılan zararın tazmini talebi yönünden olumlu ya da olumsuz herhangi bir hüküm kurulmadan karar verilmiş olması doğru olmamıştır.

2- Davacı taraf bayilik sözleşmesinin feshedildiğini, fesih tarihine kadar satılamayan ürünlerin davalı tarafça alınması gerektiğini, sözkonusu ürünler için kesilen iade faturasının davalı tarafça kabul edilmediğini, ancak sözleşmenin feshi nedeniyle iade faturasında belirtilen malların davalı tarafça iade alınması gerektiğini ileri sürerek faturadan kaynaklanan alacağın tahsili amacıyla başlatılan takibe yapılan itirazın iptalini talep etmekte, davalı taraf ise sözleşmenin feshedilmediğini ve davacının elinde kalan malları iade alma yükümlülüklerinin bulunmadığını savunarak davanın reddini talep etmektedir.

Dosyada mevcut bilgi ve belgelere göre davalı tarafından davacı aleyhine Konya ...İcra Müdürlüğü'nün ... Esas sayılı dosyası ile icra takibi yapıldığı, itiraz üzerine davalı tarafından davacı aleyhine Konya ...Asliye Ticaret Mahkemesi'nin .. Esas, ... Karar sayılı dosyası ile itirazın iptali davası açıldığı, takip borçlusu ...'in eldeki davaya konu ettiği iade faturasını Konya ..Asliye Ticaret Mahkemesi'nin ....

Esas sayılı dosyasında da def'i olarak ileri sürdüğü anlaşılmaktadır. Konya ..Asliye Ticaret Mahkemesi'nin .... Esas sayılı dosyasında ileri sürülen takas def'inin kabulü halinde eldeki davanın konusuz kalacağı açıktır. Bu nedenle mahkemece her iki davanın da aynı sözleşmeden kaynaklandığı, biri hakkında verilecek hükmün diğerini etkileyecek nitelikte bulunması nedeniyle her iki dava arasında bağlantı olduğu gözetilerek Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun 166.

Maddesi gereğince eldeki davanın Konya ..Asliye Ticaret Mahkemesi'nin ... Esas sayılı dosyası ile görülmekte olan dava ile birleştirilmesine karar verilmesi gerekirken birleştirme kararı verilmeden ve sözkonusu dosyanın eldeki davaya etkisi değerlendirilmeden yazılı şekilde karar verilmesi doğru olmamıştır.

Bu nedenlerle davacı vekilinin istinaf başvurusunun kabulüne, HMK'nın 353/1-a.6 maddesi gereğince ilk derece mahkemesi kararının kaldırılmasına, yukarıda belirtildiği şekilde işlem yapılarak oluşacak sonuca göre karar verilmek üzere dosyanın mahkemesine gönderilmesine ilişkin aşağıdaki şekilde hüküm kurulmuştur.

SONUÇ / HÜKÜM

HÜKÜM

Gerekçesi yukarıda açıklandığı üzere;

1- Davacının istinaf talebinin KABULÜ ile; Konya .. Asliye Ticaret Mahkemesi'nin 24/02/2022 tarih, ... Esas ... Karar sayılı KARARININ KALDIRILMASINA,

2-Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun 353/1-a maddesi gereğince dosyanın ilk derece mahkemesine GÖNDERİLMESİNE,

3- İstinaf başvurusunda bulunan davacı tarafından yatırılan 80,70 TL istinaf karar harcının talep halinde davacıya iadesine,

4- İstinaf incelemesi sırasında duruşma açılmadığından ücret-i vekalet ile ilgili hüküm kurulmasına yer olmadığına,

5- İstinaf başvurusunda bulunan davacı tarafından yapılan istinaf yargılama giderlerinin ilk derece mahkemesince yeniden verilecek kararda dikkate alınmasına,

6- Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun 359/4 maddesi gereğince; kararın tebliğ işlemlerinin ilk derece mahkemesi tarafından yapılmasına,

7- Konya .. İcra Dairesinin ... Esas sayılı icra dosyası üzerinden tehiri icra talebi ile ilgili İİK'nın 36/5 maddesi gereğince yatırlan teminatın yatırana iadesine,

Dair, dosya üzerinde yapılan inceleme sonucunda 13/10/2023 tarihinde oybirliği ile HMK'nın 353/1-a maddesi gereğince kesin olarak karar verildi.

Başkan ... · e-imzalıdır · Üye ... · e-imzalıdır · Üye ... · e-imzalıdır · Katip ... · e-imzalıdır

Konya Bölge Adliye Mahkemesi 6. Hukuk Dairesi, E. 2022/705, K. 2023/1979, 13 Ekim 2023 tarihli karar · Kaynak: UYAP Emsal Karar Arama

Bu karar size uygun mu?

Davanızda bu kararın emsal değerini değerlendirmek için avukat desteği alın.

Görüşme Planla

BU SAYFADA

  1. Künye
  2. Karar Metni
  3. Dava
  4. Cevap
  5. İlk Derece Mahkemesi Kararının Özeti
  6. İstinaf Sebepleri
  7. Delillerin Değerlendirilmesi Ve Gerekçe
  8. Sonuç / Hüküm

Karar Bilgileri

Mercii
Konya Bölge Adliye Mahkemesi 6. Hukuk Dairesi
Esas No
2022/705
Karar No
2023/1979
Tarih
13 Ekim 2023

İlgili Kararlar

  • İstanbul 12. Asliye Ticaret Mahkemesi E.2022/705 K.2023/733
  • İstanbul 20. Asliye Ticaret Mahkemesi E.2022/705 K.2023/652
  • Konya 2. Asliye Ticaret Mahkemesi E.2022/706 K.2023/622
  • İzmir 6. Asliye Ticaret Mahkemesi E.2022/706 K.2023/825
  • Ankara Bölge Adliye Mahkemesi 21. Hukuk Dairesi E.2022/706 K.2023/1361
  • İstanbul 15. Asliye Ticaret Mahkemesi E.2022/707 K.2023/823

Tüm Arşiv

İstinaf (BAM) KararlarıYargıtay Kararları
ACAYCAN CEYLANAVUKATLIK BÜROSU

Siber suç ve ağır ceza odaklı butik hukuk bürosu. Bilişim, kripto ve dolandırıcılık mağduriyeti ile trafik kazası davalarında uzman avukatlık desteği.

InstagramLinkedIn

Hukuki danışmanlık · Uzmanlık odaklı yaklaşım

MENÜ

  • Anasayfa
  • Uzmanlık Alanı
  • Makaleler
  • Makale Arşivi
  • Online Danışmanlık
  • Hakkımızda
  • Medyada Biz
  • Kariyer
  • Ödeme
  • İletişim

UZMANLIK

  • Ceza Hukuku
  • Bilişim Suçları
  • Bilişim Hukuku
  • İnternet Hukuku
  • Forex ve Yatırım Dolandırıcılığı Hukuku
  • Kripto Paralar Hukuku
  • Finans Hukuku
  • Hukuki Danışmanlık

HUKUKI KAYNAKLAR

  • Ne Yapmalıyım?
  • Uzaktan Temsil
  • Avukat Seçme Rehberi
  • International
  • Dilekçe şablonları
  • Hukuki Sözlük
  • Soru-Cevap
  • Yargıtay Kararları
  • İnfaz Hesaplama
  • Arabuluculuk
  • llms.txt(AI keşif)

POPÜLER ARAMALAR

  • Siber Suç Avukatı
  • Dolandırıcılık Avukatı
  • Ağır Ceza Avukatı
  • Ceza Avukatı
  • Ceza Soruşturması Avukatı
  • IBAN Mağduru
  • Uyuşturucu Suçları Avukatı
  • Cinayet Avukatı

İLETIŞIM

  • Turkiye
  • 0 (850) 308 38 83
  • 0 (850) 308 38 83
  • [email protected]
  • Pazartesi — Cuma · 09:00 – 18:00

Aycan Ceylan

Hukuki Uyarı: Bu sitedeki tüm içerik, görsel ve veriler telif hakkı ile korunmaktadır. Sayfa kaynağını görüntüleme, sağ tıklama, kopyalama, öğeyi denetleme (DevTools) ve scraping dahil tüm kullanıcı etkileşimleri 6698 sayılı KVKK ve 5651/5237 sayılı Kanunlar uyarınca IP adresi, oturum bilgisi, tarayıcı/cihaz bilgileri ile birlikte loglanmaktadır. İzinsiz veri çekilmesi, kopyalanması veya tersine mühendislik halinde yasal işlem başlatılır. © Aycan Ceylan Avukatlık Bürosu — Tüm hakları saklıdır.
© 2025 Aycan Ceylan Avukatlık Bürosu — Tüm hakları saklıdır.KVKK Aydınlatma MetniHukuki danışmanlık · Uzmanlık odaklı yaklaşım

KVKK Bilgilendirmesi

Bu site deneyiminizi iyileştirmek için çerez kullanır. Devam ederek kabul etmiş sayılırsınız. Siteyi kullanmaya devam etmeniz halinde, kişisel verilerinizin KVKK aydınlatma metni kapsamında işlendiğini kabul etmiş sayılırsınız.

KVKK Aydınlatma Metni
1. Format
2. Tarih / Saat
3. Bilgiler

Görüşme formatını seçin

Tarih ve saat seçin

Randevu en az 30 dakika sonrası için verilebilir. Ofis saatleri: Pzt–Cum 09:00 – 18:00.

İletişim bilgileriniz

Randevunuz alınacak ve ödeme işlemi için sizi telefonunuzdan arayacağız.