KÜNYE
T.C. Konya Bam 6. Hukuk Dairesi T.C. Konya Bölge Adliye Mahkemesi 6. Hukuk Dairesi
- Esas No
- 2023/1471
- Karar No
- 2023/2465
- Karar tarihi
- 15 Aralık 2023
- Dosya no
- —
- Karar no
- —
- Başkan
- ... (...
- Üye
- ... (...
- Üye
- ... (...
- Katip
- ... (...
- İncelenen kararın mahkemesi
- KONYA . ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ
- Ara karar tarihi
- 21/09/2023
- Numarası
- Esas
- Davacı
- ... - (T.C Kimlik No: ...
- Vekili
- Av. ...
- İstinaf eden davalı
- —
- Vekili
- Av. ...
- Dava
- Ticari Şirket (Genel Kurul Kararının İptali İstemli
- İstinaf kararının karar tarihi
- 15/12/2023
- Yazım tarihi
- 18/12/2023
Karar Metni
1.791 kelime·9 dk okuma·4 bölüm
Davacı tarafından, davalı aleyhine Konya . Asliye Ticaret Mahkemesi'nin ... Esas sayılı dosyası ile açılan ticari şirket davasında 21/09/2023 tarihinde tesis edilen ara karara karşı davalının istinaf kanun yoluna başvurması üzerine, üye hakimin görüşleri alındıktan sonra dosya incelendiğinde;
TALEP
Davacı vekili dava dilekçesinde ihtiyati tedbir taleplerine ilişkin olarak; davaya konu 01.04.2023 tarihli 2019-2020-2021 yılı genel kurul kararlarının TTK. Md.449 uyarınca yürütmesinin durdurulmasına, şirket yönetim kurulunun yetkilerin kaldırılarak şirkete yönetici kayım atanmasına, aksi kanaat mevcut ise yönetim kurulu yetkilerinin sınırlandırılarak şirkete denetim kayyımı atanmasına karar verilmesini talep etmiştir.
İlk derece mahkemesince 05/07/2023 tarih ... Esas sayılı ara karar ile; ".... .İhtiyati tedbire yönelik düzenlemelerin 6100 sayılı HMK.'nun 389.vd.eden maddelerinde düzenlendiği, HMK.'nun 389/1.maddesinde.
"Mevcut durumda meydana gelebilecek bir değişme nedeniyle hakkın elde edilmesinin önemli ölçüde zorlaşacağından ya da tamamen imkânsız hâle geleceğinden veya gecikme sebebiyle bir sakıncanın yahut ciddi bir zararın doğacağından endişe edilmesi hâllerinde, uyuşmazlık konusu hakkında ihtiyati tedbir kararı verilebilir." şeklinde, HMK. 390. Maddesinde.
"İhtiyati tedbir, dava açılmadan önce, esas hakkında görevli ve yetkili olan mahkemeden; dava açıldıktan sonra ise ancak asıl davanın görüldüğü mahkemeden talep edilir.(2) Talep edenin haklarının derhâl korunmasında zorunluluk bulunan hâllerde, hâkim karşı tarafı dinlemeden de tedbire karar verebilir.
(3) Tedbir talep eden taraf, dilekçesinde dayandığı ihtiyati tedbir sebebini ve türünü açıkça belirtmek ve davanın esası yönünden kendisinin haklılığını yaklaşık olarak ispat etmek zorundadır." şeklinde, HMK.391/1. maddesinde;" (1) Mahkeme, tedbire konu olan mal veya hakkın muhafaza altına alınması veya bir yediemine tevdii ya da bir şeyin yapılması veya yapılmaması gibi, sakıncayı ortadan kaldıracak veya zararı engelleyecek her türlü tedbire karar verebilir." şeklinde, HMK.392. maddesinde;" (1) İhtiyati tedbir talep eden,
haksız çıktığı takdirde karşı tarafın ve üçüncü kişilerin bu yüzden uğrayacakları muhtemel zararlara karşılık teminat göstermek zorundadır. Talep, resmî belgeye, başkaca kesin bir delile dayanıyor yahut durum ve koşullar gerektiriyorsa, mahkeme gerekçesini açıkça belirtmek şartıyla teminat alınmamasına da karar verebilir.
Adli yardımdan yararlanan kimsenin teminat göstermesi gerekmez.(2) Asıl davaya ilişkin hükmün kesinleşmesinden veya ihtiyati tedbir kararının kalkmasından itibaren bir ay içinde tazminat davasının açılmaması üzerine teminat iade edilir." şeklinde düzenlemelerin yapıldığı, davacı tarafça davalı aleyhine açılan davada ortaklar kurulu kararının iptali istendiğinden 6102 sayılı TTK'nın 449.maddesinde düzenlenen" genel kurul kararı aleyhine iptal veya butlan davası açıldığı takdirde mahkeme, yönetim kurulu üyelerinin görüşünü aldıktan sonra, dava konusu kararın yürütülmesinin geri bırakılmasına karar verebilir" şekline düzenlendiği,
Yargıtay 11. H.D'nin 09/05/2016 tarih, 2015/10644 Esas 2016/5228 Karar sayılı ilamının aynı doğrultuda olduğu, mevcut delil durumu ve dosya kapsamı göz önünde bulundurularak ilerde telafisi güç muhtemel zararların önlenebilmesi içi davacının ihtiyati tedbir talebinin kısmen kabulüne karar verilerek aşağıdaki şekilde hüküm kurulmuştur." gerekçesiyle davacı tarafın ihtiyati tedbir talebinin kısmen kabulü ile. HMK nun 389. ve devam eden maddeleri gereğince ihtiyati tedbire konu.
Davalı ...'nin 01/04/2023 tarihli Genel Kurul Kararının 6102 sayılı TTK'nın 449. maddesi gereğince yürütülmesinin geri bırakılmasına, davacı tarafın diğer taleplerinin bu aşamada reddine karar verilmiştir.
İTİRAZ
Davalı vekili itiraz dilekçesinde özetle.
Söz konusu ihtiyati tedbir kararı doğrultusunda, genel kurul kararının yürütmenin geri bırakılması kararı ile mevcut durum itibariyle şirketin işleyişini oldukça yakından ilgilendirdiğini ve şirketin çıkarlarının açıkça göz ardı edildiğini, usul ve yasaya aykırı olarak tesis edilen ihtiyati tedbir kararının kaldırılması gerektiğini, 01/04/2023 tarihli Genel Kurulda, davacı tarafça gündemin 4. Maddesi olan finansal tabloların müzakeresi ve buna bağlı olarak gündemin 3,5,6,7 ve 8. Maddelerinin TTK Madde 420 gereğince hiçbir karar alınmaksızın toplantının 1 ay sonraya ertelenmesini talep ettiğini,
genel kurul hissedarların tamamının katılımıyla gerçekleştiğini ve bu talebin oy çoğunluğuyla reddedildiğini, zira işbu talebin tamamen teşebbüsün aleyhine ve işleyişini sekteye uğratmaktan ve şahsi menfaatler doğrultusunda talep edildiğinin aşikar olduğunu, taraflar arasında dava dilekçesinde de hasredildiği üzere, miras kavgasına teşebbüsün çıkarlarına üstün tutularak iptal davası yönünde taleplerin ileri sürülmesi hakkın kötüye kullanılmasını gösterdiğini, iptal davası hakkının sınırsız bir biçimde kullanılmasının mümkün olmadığını, anonim şirketler hukukunun oluşumunu etkileyen çıkarlar arasında, çoğunluk ve azınlık çıkarlarından başka,
kendini kuran ve işleten üyelerden ayrı bir kişiliğe, kimliğe ve amaca sahip olan "şirket çıkarı"nın olduğunun unutulmaması gerektiğini, ancak işbu davada görüleceği üzere, şirketin çıkarından daha çok şahısların menfaatleri ve keyfiyeti üzerine kurgulandığını, davacının işbu davada esas gayesinin şirketin işletilmez hale getirerek,
şirketin istikamet ve amacından çıkartmaktan öteye geçmemekte olduğunu, bu bağlamda, anonim ortaklıklar hukukuna ilişkin yasama faaliyetinin en başta gelen amacının da, "bizzat teşebbüsün kendini korumak" olgusunun da özellikle göz önüne alınması zorunlu olduğunu, mahkemece hukuka ve güncel mevzuata da aykırı surette tesis edilen ihtiyati tedbir kararının şahısların şahsi çıkarlarına hizmet edeceğinin aşikar olduğunu, mahkemece tesis edilen ihtiyati tedbir kararı nihayetinde şirketin göreceği zararların temini amacıyla en azından uygun teminat mukabilinde ihtiyati tedbir kararı tesis edilmesi gerekirken,
bu konuda hiçbir karar dahi verilmeden direkt taleple bağlı kalınarak ihtiyati tedbir kararı vermesinin kabul edilemez olduğunu beyan ederek ihtiyati tedbir kararının kaldırılmasına karar verilmesini talep etmiştir.
İLK DERECE MAHKEMESİ ARA KARARININ ÖZETİ : İlk derece mahkemesince 21/09/2023 tarih ... Esas sayılı ara kararı ile özetle;"..davacı vekilinin 07.06.2023 havale tarihli dava dilekçesi ile ihtiyati tedbir talebinde bulunduğu, mahkememizce davacı vekilinin ihtiyati tedbir talebinin değerlendirilerek 05.07.2023 tarihinde ''Davacı tarafın İhtiyati Tedbir Talebinin Kısmen Kabulü İle. HMK nun 389. ve devam eden maddeleri gereğince ihtiyati tedbire konu.
Davalı ...'nin 01/04/2023 tarihli Genel Kurul Kararının 6102 sayılı TTK'nın 449. maddesi gereğince YÜRÜTÜLMESİNİN GERİ BIRAKILMASINA karar verildiği, davalı vekilinin ihtiyati tedbire itiraz ederek ihtiyati tedbir kararının kaldırılmasını talep ettiği, mevcut delil durum ve tüm dosya kapsamına göre davalının mahkememizin 05.07.2023 tarih ve ...
Esas sayılı ihtiyati tedbir kararına itirazının; mahkememizce verilen ihtiyati tedbir kararının usul ve yasaya uygun olması nedeniyle reddine karar verilerek aşağıdaki şekilde hüküm kurulmuştur. "gerekçesiyle davalı tarafın Mahkemenin 05.07.2023 tarih ve .... Esas sayılı ihtiyati tedbir kararına itirazlarının reddine karar verilmiştir.
İSTİNAF SEBEPLERİ
Davalı vekili istinaf dilekçesinde özetle; davacının dava dilekçesinde ileri sürdüğü iddiaların tamamen teşebbüsün aleyhine ve işleyişini sekteye uğrattığını, davacının dava dilekçesinde belirttiği diğer iddialar gibi; şirketin ana taşınmazının bulunduğu yerde bulunan maliki olduğu taşınmazlardan elde ettiği kira gelirlerinin tamamı reel olarak beyan edildiğini, bunun gibi ileri sürülen iddiaların tamamı kötü niyetten öteye geçmediğini, iptal davasının açılmasının iyi niyetle bağdaşmadığının açık olduğunu, iptal davası hakkının sınırsız bir biçimde kullanılmasının mümkün olmadığını,
anonim şirketler hukukunun oluşumunu etkileyen çıkarlar arasında çoğunluk ve azınlık çıkarlarından başka kendini kuran ve işleten üyelerden ayrı bir kişiliğe kimliğe ve amaca sahip olan şirket çıkarının olduğunun unutulmaması gerektiğini ancak işbu davada görüleceği üzere şirketin çıkarından daha çok şahısların menfaatleri üzerinde durulduğunu, davacının işbu davada esas gayesinin şirketin işletilemez hale getirmek istediğini, tesis olunan tedbir kararı nihayetinde şirketin göreceği zararların temini amacıyla en azından uygun teminat mukabilinde ihtiyati tedbir kararı tesis edilebileceğini,
zira finansal verilerin incelenmediğinden bahisle ikame edilen işbu davada haksız olup açıkça kötü niyetli olduğunu, sadece kanundan hareketle müvekkili firmanın çıkarlarının hiçe sayıldığını, Genel Kuruldan önce hazır edilen ilgili tüm finansal verilerin incelenmemesinden müvekkili firmanın sorumlu tutulması veya tutulmaya çalışılarak hali hazırda işleyen bir anonim firmanın azınlık haklarına esir edilmesinin açıkça hakkın kötüye kullanılması olduğunu, bunun gibi, teşebbüs çıkarının göz ardı edilerek teminat dahi ön görülmeden,
tesis edilen ihtiyati tedbir kararının açıkça usul ve yasaya aykırılık teşkil ettiğini beyanla ilk derece mahkemesince verilen ihtiyati tedbir kararının kaldırılmasına karar verilmesini talep etmiştir.
DELİLLERİN DEĞERLENDİRİLMESİ VE GEREKÇE
Talep ihtiyati tedbir talebinin kısmen kabulüne dair karara davalı tarafından yapılan itirazın reddine ilişkin kararın kaldırılması istemine ilişkindir.
İstinaf incelemesi HMK 355. madde gereğince istinaf dilekçesinde ileri sürülen sebeplerle ve resen kamu düzenine aykırılık yönünden sınırlı olarak yapılmıştır.
Davacı tarafından yönetim kurulu ve genel kurul kararlarının butlanının tespiti ve iptali talepli açılan davada ihtiyati tedbir talep edilmesi üzerine ilk derece mahkemesince davacının ihtiyati tedbir talebinin kısmen kabul edilerek 01/04/2023 tarihli genel kurul kararının 6102 sayılı TTK'nın 449. maddesi gereğince yürütülmesinin geri bırakılmasına karar verildiği, davalının verilen karara yaptığı itirazın da yukarıda belirtilen gerekçeyle reddine karar verildiği anlaşılmıştır.
6102 sayılı TTK'nın 449/1. maddesinde:'' Genel kurul kararı aleyhine iptal veya butlan davası açıldığı takdirde mahkeme, yönetim kurulu üyelerinin görüşünü aldıktan sonra, dava konusu kararın yürütülmesinin geri bırakılmasına karar verebilir.'' aynı kanunun 420.maddesinde de;'' (1) Finansal tabloların müzakeresi ve buna bağlı konular, sermayenin onda birine, halka açık şirketlerde yirmide birine sahip pay sahiplerinin istemi üzerine, genel kurulun bir karar almasına gerek olmaksızın, toplantı başkanının kararıyla bir ay sonraya bırakılır. Erteleme, 414 üncü maddenin birinci fıkrasında yazılı olduğu şekilde pay sahiplerine ilanla bildirilir ve internet sitesinde yayımlanır. İzleyen toplantı için genel kurul, kanunda öngörülen usule uyularak toplantıya çağrılır.
(2) Azlığın istemiyle bir defa ertelendikten sonra finansal tabloların müzakeresinin tekrar geri bırakılmasının istenebilmesi, finansal tabloların itiraza uğrayan ve tutanağa geçmiş bulunan noktaları hakkında, ilgililer tarafından, dürüst hesap verme ölçüsü ilkeleri uyarınca cevap verilmemiş olması şarttır.'' hükümleri yer almaktadır.
Somut olayda davacının davalı şirkette %10 pay sahibi olduğu anlaşılmıştır. Davacı adına dava konusu genel kurula katılan davacı vekilinin finansal tabloların ve buna bağlı konuların görüşülmesinin 1 ay süreyle ertelenmesini talep ettiği, davacı vekilinin ret oyuna karşılık oy çokluğu erteleme kabul edilmeyerek genel kurulun yapılmasına karar verildiği ve genel kurul yapılarak kararların alındığı görülmüştür.
İlk derece mahkemesince genel kurulda alınan tüm kararları kapsar şekilde ihtiyati tedbir kararı verilmiş ve davalının itirazı da tümden reddedilmiştir.
Halbuki TTK'nın 420.maddesinde belirtilen finansal tabloların müzakeresi ve buna bağlı konular ile ilgili alınan kararlar hakkında ihtiyati tedbir kararı verilmesi, finansal tablolarla ilgili olmayan genel kurul kararları hakkında ise ihtiyati tedbir kararı verilmesini gerektirir yaklaşık ispat bulunmadığından ihtiyati tedbir talebinin reddine karar verilmesi gerekirken hatalı değerlendirme ile genel kurul kararlarının tamamının yürütülmesinin geri bırakılmasına karar verilmesinde, daha sonra da davalının itirazının tümden reddine karar verilmesinde isabet bulunmadığından davalının istinaf başvuru talebinin kabulü ile;
ilk derece mahkemesi kararı kaldırılarak HMK'nın 353/1.b.2.maddesi gereğince yeniden karar verilmesi gerektiği sonuç ve kanaatiyle aşağıdaki şekilde hüküm kurulmuştur.
Başkan ... · e-imzalıdır Üye ... · e-imzalıdır Üye ... · e-imzalıdır Katip ... · e-imzalıdır
Konya Bölge Adliye Mahkemesi 6. Hukuk Dairesi, E. 2023/1471, K. 2023/2465, 15 Aralık 2023 tarihli karar · Kaynak: UYAP Emsal Karar Arama