KÜNYE
T.C. Konya Bam 6. Hukuk Dairesi T.C. Konya Bölge Adliye Mahkemesi 6. Hukuk Dairesi
- Esas No
- 2023/1687
- Karar No
- 2024/44
- Karar tarihi
- 8 Ocak 2024
- Dosya no
- —
- Karar no
- —
- Başkan
- ... (...
- Üye
- ... (...
- Üye
- ... (...
- Katip
- ... (...
- İncelenen kararın mahkemesi
- KONYA . ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ
- Ara karar tarihi
- 15/11/2023
- Numarası
- Esas
- İstinaf eden davacı
- ... (T.C. Kimlik No: ...
- Vekili
- Av. ...
- Davalı
- ... (T.C. Kimlik No: ...) - ...
- Vekili
- Av. ... -
- Dava
- Menfi Tespit (Kambiyo Senetlerinden Kaynaklanan
- İstinaf kararının karar tarihi
- 08/01/2024
- Yazım tarihi
- 11/01/2024
Karar Metni
950 kelime·5 dk okuma·4 bölüm
Davacı tarafından davalı aleyhine Konya.. Asliye Ticaret Mahkemesi'nin ... Esas sayılı dosyası ile açılan menfi tespit davasında 15/11/2023 tarihinde tesis edilen ihtiyati tedbir talebinin reddine ilişkin ara karara karşı davacının istinaf kanun yoluna başvurması üzerine, üye hakimin görüşleri alındıktan sonra dosya incelendiğinde;
DAVA
Davacı vekili dava dilekçesinde özetle; davalının müvekkiline hile ile bir takım resmi evraklar imzalattığını, senet altındaki imzanın müvekkiline ait olduğunu kabul etmemekle birlikte müvekkilinin davalıya hiçbir borcu bulunmadığını, senedin imzalatılan resmi evraklar içerisinde imzalatılmış olabileceğini, davalı ile müvekkili arasında borç ilişkisi doğuracak bir durum olmadığını, bir mal alışverişi olmadığını, davalı hakkında suç duyurusunda bulunduğunu belirterek Akşehir İcra Dairesinin ...
E. Sayılı dosyasından başlatılan takibin iptaline, müvekkilinin borçlu olmadığının tespitine, davalı aleyhine %20'den aşağı olmamak üzere kötüniyet tazminatına hükmedilmesine, müvekkili aleyhine başlatılan Akşehir İcra Müdürlüğünün ... esas sayılı takibin dayanağı senedin müvekkili elinden hile ile elde edildiği, müvekkilinin takibe konu senede ilişkin bir borcunun bulunmadığını, müvekkilinin mağdur edildiğini, senedin sahte olduğunu ileri sürerek dava konusu icra takibinin durdurulması için ihtiyati tedbir kararı verilmesini talep etmiştir.
İLK DERECE MAHKEMESİ KARARININ ÖZETİ
İlk derece mahkemesince yapılan yargılama sonucunda; "... Her ne kadar davacı vekili dava ve takip konusu bono altında bulunan imzanın davacı/keşideciye ait olmadığı ait olsa dahi söz konusu bononun davacı/keşidecinin iradesinin sakatlanması suretiyle alındığı iddiasıyla açmış olduğu iş bu menfi tespit davasında T.C. Akşehir İcra Dairesinin... Esas sayılı icra takibinin tedbiren durdurulmasını talep etmiş ise de dosya içerisinde yer alan T.C.
Akşehir İcra Hukuk Mahkemesinin ...
Esas sayılı dosyasında aldırılan 12/07/2023 Tarihli Bilirkişi raporunda takip konusu bono altında bulunan imzanın keşideci/davacıya ait olduğunun rapor edildiği, bu rapordaki kanaatin aksi yönünde davacı/keşideci adına atılı imzanın sıhhati hususunda Mahkememizde kanaat uyandıracak örneğin ceza soruşturması vs alınan grafolojik tespit, rapor ve belge gibi delillerle desteklenmediği, bir başka ifade davacının imza inkarı yönüyle iddialarını ortaya koyduğu deliller ile yaklaşık olarak ispat etmediği, irade sakatlığına yönelik iddialarının ise muhakemeyi gerektirdiği, yukarıda detayı verilen T.C.
Ankara Bölge Adliye Mahkemesi 22. Hukuk Dairesinin 30/12/2021 Tarih ve 2021/1313 Esas-2021/2295 Karar sayılı ilamı da emsal alınarak alacaklı ve borçlu arasındaki hak ve menfaat dengesini gözetmek, kötüniyetli borçluların icra takibine dayanak çekin imzaya veya yazıya itiraz suretiyle menfi tespit davası açarak takibin durdurulmasını sağlayarak alacaklıların zarara uğramasını önlemek bakımından yargılama aşamasında değişen koşullar nazara alınarak talep edilmesi halinde yeniden değerlendirilmek kaydıyla bu aşamada takibin durdurulması yönündeki tedbir talebinin 2004 Sayılı Kanunun 72/3-1.
Cümlesinde yer alan amir kanun hükmü gereğince reddine..." gerekçesiyle davacılar vekilinin ihtiyati tedbir talebinin reddine karar verilmiştir.
İSTİNAF SEBEPLERİ
Davacı vekili istinaf dilekçesinde özetle; mahkemece gerekçe olarak İcra mahkemesinden alınan imza incelemesine ilişkin rapor gösterilmiş ise de icra mahkemesi aracılığı ile alınan rapor kapsamsız ve yetersiz inceleme sonucu alınan rapor olması hasebiyle hükme esas alınmasının mümkün olmadığını, icra mahkemesince alınan rapor yetersiz olduğundan, mahkemece alınacak olan yeni rapora kadar hak kaybı olmaması için tedbir kararı verilmesi gerektiğini, ihtiyati tedbir kararının reddi halinde ise iş bu davanın lehlerine sonuçlanması halinde davalı alacaklıdan satılacak malların bedelini istirdat davası neticesinde alabilme olasılıklarının bulunmadığını belirterek istinaf talep etmiştir.
DELİLLERİN DEĞERLENDİRİLMESİ VE GEREKÇE
Talep; ihtiyati tedbir talebinin reddine ilişkin kararın kaldırılması istemine ilişkindir.
İstinaf incelemesi HMK 355. madde gereğince istinaf dilekçesinde ileri sürülen sebeplerle ve resen kamu düzenine aykırılık yönünden sınırlı olarak yapılmıştır.
Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun 389. maddesinde '' Mevcut durumda meydana gelebilecek bir değişme nedeniyle hakkın elde edilmesinin önemli ölçüde zorlaşacağından ya da tamamen imkânsız hâle geleceğinden veya gecikme sebebiyle bir sakıncanın yahut ciddi bir zararın doğacağından endişe edilmesi hâllerinde, uyuşmazlık konusu hakkında ihtiyati tedbir kararı verilebilir. Birinci fıkra hükmü niteliğine uygun düştüğü ölçüde çekişmesiz yargı işlerinde de uygulanır. '' hükmü düzenlenmiştir.
Aynı Kanun'un 390. maddesinde de '' İhtiyati tedbir, dava açılmadan önce, esas hakkında görevli ve yetkili olan mahkemeden; dava açıldıktan sonra ise ancak asıl davanın görüldüğü mahkemeden talep edilir. Talep edenin haklarının derhâl korunmasında zorunluluk bulunan hâllerde, hâkim karşı tarafı dinlemeden de tedbire karar verebilir. Tedbir talep eden taraf, dilekçesinde dayandığı ihtiyati tedbir sebebini ve türünü açıkça belirtmek ve davanın esası yönünden kendisinin haklılığını yaklaşık olarak ispat etmek zorundadır. '' düzenlemesi bulunmaktadır.
2004 sayılı İİK'nın 72/3 maddesinde de '' İcra takibinden sonra açılan menfi tesbit davasında ihtiyati tedbir yolu ile takibin durdurulmasına karar verilemez. Ancak, borçlu gecikmeden doğan zararları karşılamak ve alacağın yüzde onbeşinden aşağı olmamak üzere göstereceği teminat karşılığında, mahkemeden ihtiyati tedbir yoluyle icra veznesindeki paranın alacaklıya verilmemesini istiyebilir. '' hükmü düzenlenmiştir.
Yukarıda yapılan açıklamalardan sonra somut olaya gelindiğinde ise, her ne kadar davacı tarafça icra takibinin durdurulmasına yönelik ihtiyati tedbir tedbir talep edilmiş ise de, İİK'nın 72/3 maddesi uyarınca, icra takibinden sonra açılan menfi tespit davasında mahkemeden ihtiyati tedbir yoluyla icra veznesindeki paranın alacaklıya verilmemesinin istenebileceği, bu itibarla, ilk derece mahkemesinin kararında bir yanlışlık bulunmadığı anlaşıldığnıdan ihtiyati tedbir talep eden davacının istinaf isteminin HMK'nın 353/1.b.1 maddesi gereğince esastan reddine karar verilmesi gerektiği sonuç ve kanaatiyle aşağıdaki şekilde hüküm kurulmuştur.
Başkan ... · e-imzalıdır · Üye ... · e-imzalıdır · Üye ... · e-imzalıdır · Katip ... · e-imzalıdır
Konya Bölge Adliye Mahkemesi 6. Hukuk Dairesi, E. 2023/1687, K. 2024/44, 8 Ocak 2024 tarihli karar · Kaynak: UYAP Emsal Karar Arama