KÜNYE
T.C. Konya Bam 6. Hukuk Dairesi T.C. Konya Bölge Adliye Mahkemesi 6. Hukuk Dairesi
- Esas No
- 2023/34
- Karar No
- 2024/12
- Karar tarihi
- 3 Ocak 2024
- Dosya no
- —
- Karar no
- —
- Başkan
- ... (...
- Üye
- ... (...
- Üye
- ... (...
- Katip
- ... (...
- İncelenen kararın mahkemesi
- KONYA ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ
- Tarihi
- 27/10/2022
- Numarası
- Esas Karar
- İstinaf eden davacı
- ... - T.C Kimlik No: ...
- Vekili
- Av. ... -
- Davalı
- ... - T.C Kimlik No: ...
- Dava
- Menfi Tespit
- İstinaf kararının karar tarihi
- 03/01/2024
- Yazım tarihi
- 05/01/2024
Karar Metni
819 kelime·4 dk okuma·4 bölüm
Davacı tarafından davalı aleyhine Konya .. Asliye Ticaret Mahkemesi'nin... Esas sayılı dosyası ile açılan menfi tespit davasında 27/10/2022 tarihinde tesis edilen davanın reddine ilişkin karara karşı, davacının istinaf kanun yoluna başvurması üzerine, üye hakimin görüşleri alındıktan sonra dosya incelendiğinde;
DAVA
Davacı vekili dava dilekçesinde özetle; alacaklının Konya..
İcra Müdürlüğünün ...Esas sayılı dosyası ile davacıya karşı kambiyo senetlerine özgü icra takibi başlattığını, ancak böyle bir borç ilişkinin mevcut olmadığını, senetler üzerindeki imzanın davacıya ait olduğunu ancak alacaklı kısmı ve diğer hususların davacı tarafından doldurulmadığını, senet ödemelerinin ... isimli şahsa yapıldığını, ödeme yapıldıktan sonra... isimli şahsın senetleri davacıya geri vermediğini, senetlerin daha sonrasında İndirim 365 Tüketim Merkezi Ticaret Limited Şirketi adına doldurulduğu ve ciro edildiğini,
alacaklı ... borcunu tahsil etmek amacıyla senette yalnızca imzası bulunan davacı aleyhine icra takibine başladığını, ... ile davacı arasında herhangi bir ticari ilişki bulunmadığını, davacının bu kişiye herhangi bir borcu olmadığını, dava açılmadan evvel arabuluculuğa gidildiğini ancak anlaşma sağlanamadığını beyan ederek taleplerinin kabulü ile davacının davalı ile aralarında alacak borç ilişkisinin bulunmadığının tespitine, teminatlı ya da teminatsız olarak ihtiyati tedbir kararı verilerek icra veznesine girecek paranın davalıya ödenmemesine, icra takibinin durdurulmasına,
fazlaya ilişkin hakları saklı kalmak kaydıyla alacağın %20sinden az olmamak kaydıyla davalıdan alınarak davacıya verilmesine karar verilmesini talep ve dava etmiştir.
Davalı tarafça cevap dilekçesi sunulmadığı anlaşılmıştır.
İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI ÖZETİ
İlk derece mahkemesince; "...Davacı her ne kadar davalıyla arasında herhangi bir hukuki bir ilişkisinin olmadığını iddia etse de şekli olarak görünen davalının 3. Bir şahıs olduğu İİK ilgili maddeleri uyarınca kıymetli evrakı elinde bulunduran cirantalara karşı aksi ispat edilinceye kadar haklarından istifade etmelerine engel olunamayacağı, keşidecinin elinden senedin haksız olarak çıkmış olduğu iddiasının ancak kötü niyetinin ispatlanması halinde 3. iyiniyetli cirantalara karşı ileri sürülebileceği,
bununla beraber alacağın bir senede bağlı olması halinde aksinin iddia eden borçlunun HMK ilgili hükümleri uyarınca senede karşı senetle ispat zorunluluğu bulunduğundan dosya kapsamında davacının elinde herhangi bir somut yazılı bir delilinin bulunmaması, ayrıca davalının kötü niyetinin ispatlanamaması dikkate alındığında dava konusu senedin de davacı tarafından imzalanmış olduğu, her ne kadar boş olarak imza atıldığı iddia edilse de imzanın sorumluluğu gereği davacının iddia etmiş olduğu hususları geçerli somut vakıa ve delillerle ispatlayamadığı..." gerekçesiyle davacının davasının reddine karar verilmiştir.
İSTİNAF SEBEPLERİ
Davacı vekili istinaf dilekçesinde özetle; yerel mahkeme kararının usul ve yasaya aykırı olduğunu, davada ispat yüküne ilişkin yanlış değerlendirme yapıldığını, takibin açıkça kötüniyetli yapıldığını, bono üzerindeki imza her ne kadar müvekkile ait olsa da müvekkilinin bu senedi İndirim 365 Tüketim Merkezi Ticaret Limited Şirketi'ne taahhüt etmediğini, her şeyden önce bono üzerinde malen kaydı bulunduğunu beyanla kararın kaldırılarak davalı aleyhine %20'den aşağı olmamak üzere kötü niyet tazminatına hükmedilmesine karar verilmesini talep etmiştir.
DELİLLERİN DEĞERLENDİRİLMESİ VE GEREKÇE
Dava; menfi tespit istemine ilişkindir.
İstinaf incelemesi; Kamu düzenini ilgilendiren konularda resen, diğer yönlerden HMK'nın 355.maddesi gereğince istinaf sebepleriyle sınırlı olarak yapılmıştır.
Türk Medeni Kanunu'nun 6. maddesi uyarınca herkes iddiasını ispatla yükümlüdür.
Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun 190. maddesine göre; “İspat yükü, kanunda özel bir düzenleme bulunmadıkça, iddia edilen vakıaya bağlanan hukuki sonuçtan kendi lehine hak çıkaran tarafa aittir. Kanuni bir karineye dayanan taraf, sadece karinenin temelini oluşturan vakıaya ilişkin ispat yükü altındadır. Kanunda öngörülen istisnalar dışında, karşı taraf, kanuni karinenin aksini ispat edebilir.” şeklindedir.
Menfi tespit davasında da anılan Yasa hükümlerindeki ispat yüküne ilişkin kuralın uygulanması gerekir. Buna göre, menfi tespit davasında ispat yükü kural olarak alacaklı olduğunu iddia eden tarafa yani davalıya düşer. Ancak davalının alacağı senede dayanıyorsa ispat yükü yer değiştirerek senetten dolayı borçlu olmadığını iddia eden davacı tarafa düşer (Yargıtay 19. Hukuk Dairesinin 2017/3521 Esas 2019/1844 Karar sayılı ilamı).
Davacının dava konusu senetlerden dolayı borçlu olmadığının tespitini talep ettiği, 6102 sayılı TTK'nın 680.maddesine göre açığa senet düzenlenmesinin mümkün olduğu, böyle bir senedin sonradan anlaşmaya aykırı doldurulduğunu iddia eden tarafın bu iddiasını yazılı delille kanıtlamak zorunda olduğu, davacının senetlerin anlaşmaya aykırı olarak doldurulduğunu yazılı delille ispat edemediği, şahsi defilerin iyi niyetli hamile karşı ileri sürülemeyeceği, ilk derece mahkemesinin kararının usul ve yasaya uygun olduğu anlaşıldığından davacının istinaf başvuru talebinin HMK'nın 353/1.b.1 maddesi gereğince esastan reddine ilişkin aşağıdaki şekilde hüküm kurulmuştur.
Başkan ... · e-imzalıdır Üye ... · e-imzalıdır Üye ... · e-imzalıdır Katip ... · e-imzalıdır
Konya Bölge Adliye Mahkemesi 6. Hukuk Dairesi, E. 2023/34, K. 2024/12, 3 Ocak 2024 tarihli karar · Kaynak: UYAP Emsal Karar Arama