KÜNYE
T.C. Konya Bam 6. Hukuk Dairesi T.C. Konya Bölge Adliye Mahkemesi 6. Hukuk Dairesi
- Esas No
- 2023/550
- Karar No
- 2024/284
- Karar tarihi
- 31 Ocak 2024
- Dosya no
- —
- Karar no
- —
- Başkan
- ... (...
- Üye
- ... (...
- Üye
- ... (...
- Katip
- ... (...
- İncelenen kararın mahkemesi
- KONYA. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ
- Tarihi
- 06/12/2022
- Numarası
- Esas Karar
- İstinaf eden davacı
- ... - T.C Kimlik No: ...
- Vekili
- Av. ... -
- Davalı
- ... -
- Vekilleri
- Av. ... & Av. ...
- Dava
- Maddi Tazminat
- İstinaf kararının karar tarihi
- 31/01/2024
- Yazım tarihi
- 01/02/2024
Karar Metni
1.417 kelime·7 dk okuma·5 bölüm
Davacı tarafından davalı aleyhine Konya .. Asliye Ticaret Mahkemesi'nin ... Esas sayılı dosyası ile açılan maddi tazminat davasında 06/12/2022 tarihinde tesis edilen davanın reddine ilişkin karara karşı davacının istinaf kanun yoluna başvurması üzerine, üye hakimin görüşleri alındıktan sonra dosya incelendiğinde;
DAVA
Davacı vekili dava dilekçesinde özetle; müvekkilininde %50 ortak olduğu... San. ve Tic. Ltd.
Şti.'nin diğer ortağı ve aynı zamanda şirket müdürü olan davalının şirket müdürü olduğundan bu yana bu sıfatını kullanarak şirketi zarara uğrattığını, şirket mallarını zararına sattığını, kazançtan müvekkiline hissesi oranında vermeyip, uhdesine geçirdiğini ve bu nedenlerle görevini kötüye kullandığını, bütün alım satım işlemlerinde yetkisi dışına çıktığını, 6102 sayılı Türk Ticaret Kanununun 551. maddesi uyarınca davalının, müvekkili ve şirketi zarara uğrattığından verdiği bu zarardan sorumlu tutulmasının gerektiğini, davalının müteahhitlik yaptığını, arsa üzerine bina inşa edip, bu gayrimenkulün satımını yaptığını,
şirkete ait taşınmazları da satan davalının, gayrimenkul bedellerini almasına rağmen müvekkiline hiçbir ödeme yapmadığını, müvekkilinin sorduğunda ise şirketin zararda olduğunu söylediğini, davalının şirkete ait Konya İli Selçuklu İlçesi ... Mah. ... ada . parselde bulunan A Blok 1,2,3 ve 4 nolu daireler, Konya İli Selçuklu İlçesi ... Mah. ... ada . parselde bulunan B Blok 1,2,3 ve 4 nolu daireler, Konya İli Selçuklu İlçesi ...
Mah. ... ada 10 parselde bulunan B Blok 1,2,3,4,5 ve 6 nolu daireler, Konya İli Selçuklu İlçesi ... Mah. ... ada 10 parselde bulunan C Blok 1,2,3,4,5 ve 6 nolu daireler, Konya İli Selçuklu İlçesi ...
Mah. ... ada .. parselde bulunan D Blok 1,2,3,4,5 ve 6 nolu daireleri sattığını, müvekkilinin bu taşınmazların satış bedellerini almadığını, düşük bedellerle satıldığından dahi haberinin bulunmadığını, davalının bu şekilde şirketi zarara uğratarak elde ettiği kârları uhdesine geçirdiğini, ayrıca davalının, haksız kazanç elde etmeye başladığını, vergi usulsüzlüğü ile kamuyu da zarara uğrattığını, yaptığı haksız ve suça konu eylemlerinden kaynaklı üzerinde bulunan malvarlığını da gerek müvekkili gerekse alacaklı olan kamu/özel kişilerin alacağına ulaşmasını engellemek adına devrettiğini, davalı yana,
müvekkili tarafından Konya ..Noterliği ... yevmiye no ile kusurlu davranışının ihtar edildiğini, ancak davalı yanca haksız fiillere devam edildiğini, dolayısı ile müvekkilinin davalı yanın işbu eylemlerinden telafisi güç zararlara uğrayacağının aşikar olduğundan bahisle; fazlaya ilişkin hakları saklı kalmak kaydı ile şimdilik 10.000,00 TL maddi zararın en yüksek yasal faizi ile birlikte davalıdan tahsiline karar verilmesini talep ve dava etmiştir.
CEVAP
Davalı vekili cevap dilekçesinde özetle; müvekkilinin %50 hisse sahibi olduğu ....Tic. Ltd.
Şti.'nin 2017 yılında kurulmuş olup esasında 3 yıllık geçmişe sahip olan bir şirket olduğunu, söz konusu şirketin sermayesinin 50.000,00 TL olarak belirlendiğini, bu sermayenin 25.000,00 TL'sinin %50 hisse sahibi olan müvekkili tarafından geriye kalan 25.000,00 TL'nin ise %50 hisse sahibi olan diğer hissedar davacı tarafından taahhüt edildiğini, davacı tarafça her ne kadar müvekkilinin adı geçen şirketin zarara uğrattığı iddia edilmişse de davacının kendisine düşen ve taahhüt etmiş olduğu 25.000,00 TL'lik sermaye payının bile şirkete ödenmediğini,
hal böyle iken kendisine düşen payı bile ödemeyen davacının şirketin müvekkili tarafından zarara uğratıldığı yönünde ki iddiasının haksız ve kötü niyetli olduğu açık olup bu iddiaya yerel mahkemece itibar edilmemesi gerektiğini, kaldı ki davacının kendisine düşen taahhüt edilen sermaye miktarını ödemeyerek şirketi sermayesiz ortada bıraktığı bariz iken sermayesiz bir şirketin zarara uğraması yada uğratılması da hayatın olağan akışına aykırı olduğunu,
adı geçen şirketin taahhüt edilen sermayesi ödenmediğinden sermayesi olmayan şirket tarafından herhangi bir şekilde para karşılığında gayrimenkul edinmeleri söz konusu olamayacağı gibi şirket kat karşılığı inşaat sözleşmeleri yapılarak gayrimenkul edinimi sağladığını, müvekkilinin uzun yıllar Konya ilinde aktif olarak inşaat mühendisliği yaptığını, kendi çabası ve mesleği sayesinde oluşturduğu itibarla sat-yap yapıldığını, buna ek olarak yapılan satışlarla da ticaret döndürülmeye çalışıldığını ve ticari hayatına devam ettiğini,
ayrıca her ne kadar davacı tarafça mal kaçırıldığı iddia edilmişse de herhangi bir şekilde mal kaçırma ihtimali olmadığı gibi davacı tarafından mesnetsiz iddialarının mahkemece kabul edilmemesinin gerektiğini, müvekkilinin hukuka ve yasaya uygun olarak, yasaların belirlediği şekilde işlem yaptığını, bu hususun ticari defterler ile sabit olduğunu, tüm işlemlerinde hassasiyet ve titizlik ile hareket edildiğini, davacının, müvekkiline yöneltebileceği herhangi bir hukuka ve yasaya aykırılığın söz konusu olmadığından beyanla haksız ve yersiz olarak açılmış davanın reddine karar verilmesini talep etmiştir.
İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI ÖZETİ
İlk derece mahkemesince; "...Konya Ticaret sicil Müdürlüğünden gelen kayıtlara göre dava dışı ... Tic. Ltd. Şti.'nin iki ortaklı olduğu, davacı ve davalının %50 oranında şirkete ortak oldukları, davalının şirket müdürü olduğu görülmüştür. Her ne kadar davacı tarafça, davalının dava dışı .... ve Tic. Ltd.
Şti. müdürlüğü görevi sırasında bu sıfatını kullanarak şirketi zarara uğrattığı, şirket mallarını zararına sattığı, kazançtan davacıya hissesi oranında vermediği, uhdesine geçirdiği, görevini kötüye kullandığı, bütün alım satım işlemlerinde yetkisi dışına çıktığı iddia edilmiş ise de; mahkememizce hükme esas alınan bilirkişi heyetince düzenlenen ayrıntılı rapor ve ek rapor kapsamından Dava konusu şirketin tüm gelirlerini imal ettiği taşınmaz satışlarından elde ettiği, davalı ve davacı tarafın %50 payla ortağı oldukları şirketin sermayesinin inceleme döneminden önce ödenmiş olduğu, ödenmemiş sermaye bulunmadığı,
inceleme döneminde sermaye artırılması ya da azaltılmasına yönelik bir ödeme giriş ve çıkışı olmadığı, şirketin yaptığı işin boyutuna göre kayıtlı sermayesinin yetersizliği nedeniyle, çoğunluğu satıcılara olan kısa ve uzun vadeli borçlanmaların şirket özvarlığının eksiye düşmesine yol açtığı, şirketin 2020 yılına kadar eksi özvarlık ile faaliyette bulunduğu, elde edilen satış gelirlerinin çoğunluğunun satışı yapılan taşınmazların maliyetini ve genel yönetim giderlerini karşılamakta kullanılmış olduğu, şirketin 2020 yılında ancak kâra geçebildiği, defter kayıtlarına göre bir kâr dağıtımı yapılmadığı,
TTK'ya göre kâr dağıtımı yapılabilmesi için ortaklar kurulu kararı alınması ve TTK ve şirket ana sözleşmesine göre yasal yedekler ve karşılıklar ayrıldıktan sonra dağıtılabilir kârın hesaplanabileceği, davacının dava konusu yapmış olduğu zararların dolaylı zarar mahiyetinde olup, ancak Ancak TTK'nın 555. maddesi gereğince şirket pay sahiplerinin dolaylı zarar nedeniyle açacakları davalarda hükmedilecek tazminatın kendilerine değil ancak ortaklığa verilmesini isteyebileceği, davacının da dava dilekçesi ve 02/03/2021 havale tarihli dilekçesi ile doğrudan kendi adına tazminat talep ettiği,
davacının davalının kusuruyla doğrudan uğradığı zararın varlığını da ispatlayamadığı..." gerekçesiyle davanın reddine karar verilmiştir.
İSTİNAF SEBEPLERİ
Davacı vekili istinaf dilekçesinde özetle; yerel mahkeme ilgili kararı kurarken eksik inceleme ile karar verdiğini, davalının şirket müdürü olduğundan bu yana müdür sıfatını kullanarak şirketi zarara uğrattığını, şirket mallarını zararına sattığını ve kazançtan müvekkiline hissesi oranında vermeyip uhdesine geçirdiğini, görevini kötüye kullandığını, delillerinde;
müvekkilin yapmış olduğu ödemelere ilişkin deliller ve davalının taşınmazları değerinden düşük bedelle sattığına ilişkin belgelerin gözardı edildiğini, dosyada alınan bilirkişi raporlarında da bu husuların eksik ve hatalı incelendiğini, bu doğrultuda verilen yerel mahkeme kararını kabul etmediklerini, şirket üzerinde mevcut bulunan taşınmazlarda müvekkilinin de hakkı bulunduğunu, şirket müdürü ...'nun taşınmazları muvazaalı şekilde elden çıkararak açıkça yetkilerini kötüye kullandığına ilişkin Konya Cumhuriyet Başsavcılığına suç duyurusunda bulunulduğunu, Konya ..
Asliye Ceza Mahkemesi'nin ... Esas sayılı dosyasıyla yargılamanın devam ettiğini beyanla usul ve yasaya aykırı verilen kararın kaldırılmasını talep etmiştir.
DELİLLERİN DEĞERLENDİRİLMESİ VE GEREKÇE
Dava; limited şirket yöneticisinin sorumluluğuna dayalı maddi tazminat istemine ilişkindir. İstinaf incelemesi; Kamu düzenini ilgilendiren konularda resen, diğer yönlerden HMK'nın 355.maddesi gereğince istinaf sebepleriyle sınırlı olarak yapılmıştır.
6102 sayılı TTK’nın 644. maddesi yollamasıyla TTK 553. maddesi uyarınca, şirket yöneticilerinin Kanun ve esas sözleşmeden doğan yükümlülüklerine aykırı olarak şirkete verdikleri zarar sebebiyle hem şirkete, hem de pay sahiplerine karşı sorumlu oldukları, TTK 555. maddesi uyarınca pay sahiplerinin de şirkete ödenmesi şartıyla şirket yöneticilerine karşı tazminat davası açabilecekleri, davacının dava dilekçesinde davalının şirketin mallarını zararına satarak kendi hissesini ödemediğini belirterek uğradığı zararın tazminini talep ettiği,
davacının talebinin dolaylı zarar niteliğinde olduğundan hükmedilecek tazminatın şirkete ödenmesini talep edebileceği, davacının zararın kendisini ödenmesini talep ettiği, bu nedenle ilk derece mahkemesinin kararının usul ve yasaya uygun olduğu (Yargıtay 11.Hukuk Dairesi'nin 22/11/2023 tarih 2022/3142 Esas 2023/6720 Karar, 21/06/2023 tarih 2022/1688 Esas 2023/3956 Karar ve 11/10/2022 tarih 2021/4013 Esas 2022/7613 Karar sayılı ilamları) anlaşıldığından davacının istinaf başvuru talebinin HMK'nın 353/1.b.1 maddesi gereğince esastan reddine ilişkin aşağıdaki şekilde hüküm kurulmuştur.
Başkan ... · e-imzalıdır Üye ... · e-imzalıdır Üye ... · e-imzalıdır Katip ... · e-imzalıdır
Konya Bölge Adliye Mahkemesi 6. Hukuk Dairesi, E. 2023/550, K. 2024/284, 31 Ocak 2024 tarihli karar · Kaynak: UYAP Emsal Karar Arama