KÜNYE
T.C. Konya Bölge Adliye Mahkemesi 6. Hukuk Dairesi
- Esas No
- 2024/1490
- Karar No
- 2024/1705
- Karar tarihi
- 24 Ekim 2024
- T.C. KONYA BAM 6. HUKUK DAİRESİ Esas-Karar No
- ......
- Dosya no
- ......
- Karar no
- ......
- Başkan
- ......
- Üye
- ......
- Üye
- ......
- Katip
- ......
- İncelenen kararın mahkemesi
- Konya....... ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ
- Tarihi
- 21/05/2024
- Numarası
- ......... Esas - ......... Karar
- İstinaf eden davacı
- ............... Dış Ticaret Anonim Şirketi
- Vekili
- —
- Davalı
- ............... Nakliyat Sanayi Ticaret Limited Şirketi
- Dava
- İtirazın İptali (Taşıma Sözleşmesi Kaynaklı
- İstinaf kararının karar tarihi
- 18/10/2024
- Yazım tarihi
- 23/10/2024
Karar Metni
1.843 kelime·9 dk okuma·5 bölüm
Davacı tarafından, davalı aleyhine Konya....... Asliye Ticaret Mahkemesi'nin ......... esas sayılı dosyası ile açılan itirazın iptali davasında 21/05/2024 tarihinde tesis edilen davanın kısmen kabulüne ilişkin karara karşı davacının istinaf kanun yoluna başvurması üzerine, üye hakimin görüşleri alındıktan sonra dosya incelendi;
DAVA
Davacı vekili dava dilekçesinde özetle; davacı şirket ile davalı borçlu şirket arasında yükleme tarihi 10/10/2022 olan ve navlun faturası 4.500 Euro olarak belirlenen bir taşıma sözleşmesi imzalandığını, sözleşme ile sözleşmenin 1. maddesinde taraflar arasındaki akdi ilişkinin CMR konvansiyonu ve TTK'da yer alan taşıma sözleşmesi olduğu hususunun net olarak yazıldığını, diğer maddeler hususunda da taraflar arasında mutabakata varıldığını, taraflar arasında akdi ilişki oluştuktan sonra davacı tarafından 10/10/2022 tarihinde Garanti Bankası ...... vasıtasıyla davalının TR..................
İBAN numarasına 1.000,00-Euro karşılığı 17.896 TL, 500 Euro karşılığı 8.948 TL ve yine 500 Euro karşılığı 8.948 TL olmak üzere toplam 2.000 Euro karşılığı 35.792 TL tutarında avans ödemesi yapıldığını, davacı sözleşme gereğince davalı taşıyanın edimini ifa edeceği güvencesiyle 2.000 Euro'yu sözleşme tarihinde ödemesine rağmen davalı şirket tarafından sözleşme gereğince taşıma yükümlülüğü yerine getirilmediğini, defalarca uyarılmasına ve talepte bulunulmasına rağmen davacı tarafından ödenen 2.000 Euro'yu da iade etmediğini, davalının haksız zenginleştiğini, bu nedenle .........
İcra Dairesi'nin ......... esas sayılı takip dosyası ile 25/10/2022 tarihinde ifa edilmeyen taşıma edimi sebebiyle ödenmek zorunda kalınan bedel dayanak yapılmak suretiyle 2.000 Euro asıl alacak ve 5,37 Euro işlemiş faiz olmak üzere toplam 2.005,37 Euro'luk ilamsız icra takibi başlatıldığını, davalı tarafça süresinde ilamsız icra takibine itiraz edilerek takibin durmasına sebebiyet verildiğini, davalının itirazının haksız olduğunu ileri sürerek itirazın itirazın iptali ile takibin devamına, haksız ve kötü niyetli itiraz sebebiyle %20'den aşağı olmayacak şekilde icra inkar tazminatına hükmedilmesini talep ve dava etmiştir.
CEVAP
Davalı tarafa dava dilekçesi ve duruşma gününün tebliğ edilmesine rağmen davalı tarafça cevap dilekçesi sunulmamıştır.
İLK DERECE MAHKEMESİ KARARININ ÖZETİ
İlk derece mahkemesince; "... Somut olayda; davacı ile davalı arasında düzenlenen taşıma sözleşmesi kapsamında, davacı tarafça davalı tarafa 35.792,00 TL avans ödemesi yapılmasına rağmen, sözleşme gereğince taşıma yükümlülüğünün yerine getirilmediğinden bahisle ......... İcra Müdürlüğünün ......... E. Nolu dosyasında davalı hakkında takip yapıldığı yapılan takibe itiraz üzerine mahkememizde itirazın iptaline yönelik dava açıldığı anlaşılmıştır.
Mahkememizce tarafların ticari defterlerinin incelenmesi için davacı ve davalı tarafa süre verilmiş, ancak davalı tarafça ticari defterler sunulmamıştır. Davacı tarafın ticari defterleri üzerinde uzman bilirkişi tarafından inceleme yapılmıştır.
Bilirkişi tarafından sunulan rapora göre; davacı tarafından davalı’ya sözleşme imzalandığı belirtilen aynı gün de 1.000,00-Euro karşılığı 17.896 TL, 500 Euro karşılığı 8.948 TL ve yine 500 Euro karşılığı 8.948 TL olmak üzere toplam 2.000 Euro karşılığı 35.792 TL tutarında avans ödemesi yapıldığı, davacı Şirket, davalı Şirket’e yaptığı yabancı para (euro) ödemelerine karşılık Cari Hesabı Döviz bazlı tutmadığı ve Döviz ödemelerine karşılık herhangi bir kur değerlemesi yapmadığı, böylelikle kur farkı faturası düzenlemediğinin görüldüğü yönünde tespitte bulunulmuştur.
Davalı tarafça ticari defterlerin sunulmaması ve davacı tarafın ticari defterlerinde avans ödemesine yönelik kaydın bulunması karşısında, davacının yaptığı ödeme karşılığında sözleşme karşılı taşıma işinin yapıldığı yönünde ispat külfeti davalı üzerinde bulunmaktadır. Ancak davalı tarafından bu yönde bir delil sunulmamıştır.
Her ne kadar davacı tarafça icra takibinde Euro üzerinden takipte bulunulmuş ve sözleşme Euro üzerinden yapılmış ise de; avans ödemesi yapılırken TL ile yapılmış olması, ödeme tarihindeki yapılan ödeme dikkate alındığında TL/Euro efektif satış kuru ile uyum göstermiyor olması, sözleşme gereği ödemenin boşaltma sonrası peşin olarak yapılacağı hususunda anlaşılmış olması karşısında, davacının talep edebileceği miktarın Türk Lirası olduğu kanaatine varılmıştır.
Ayrıca icra takip tarihine kadar işlemiş faiz talep edilmiş ise de, davalının temerrüte düşürüldüğüne ilişkin bir ihtarnamenin dosya içerisinde bulunmaması karşısında, davacının takip tarihine kadar faiz işletemeyeceği sonucuna varılmıştır.
Açıklanan nedenler ile, davacının yaptığı avans ödemesini davalıdan talep edebileceği kanaatine varılmış, davacının davasının kısmen kabulüne karar verilmiş, alacağın likit olması nedeniyle davalı hakkında icra inkar tazminatına hükmedilmiş..." gerekçesiyle;
1-Davanın KISMEN KABULÜ İLE; davalının ......... İcra Müdürlüğünün ......... esas nolu dosyasında yapmış olduğu itirazın kısmen iptali ile takibin 35.792,00 TL üzerinden devamına, asıl alacağa takip tarihinden itibaren avans faiz işletilmesine (Yıllık %7’yi geçmemek üzere), 2-Takip tarihine kadar işletilen faiz talebinin ve fazlaya ilişkin istemin reddine şeklinde karar verilmiştir.
İSTİNAF SEBEPLERİ
Davacı vekili istinaf dilekçesinde özetle; dava dilekçesini tekrar etmekle, mahkemece verilen kararın reddedilen kısmı ile eksik takdir edilen icra inkar tazminatı ve yıllık %7'yi geçmeyecek avans faizi işletilmesi, takip öncesi işletilen faiz talebinin reddi yönlerinden usul ve yasa hükümlerine aykırı olduğunu, müvekkili tarafından akdi ilişkinin Euro bazlı ödeme ve davalı tarafça edimin ifa edilmediği net olarak ortaya konulduğu halde bilirkişinin sadece muhasebe tekniği ile ilgili gösterdiği bir noktayı gerekçe göstererek mahkemece,
döviz bazlı alacaklarının TL bazına çevrilerek ödemenin yapıldığı gün itibari ile TL üzerinden alacağa hükmedilmesinin haksız, yersiz ve usulsüz olduğunu, hüküm tesis edilirken avans faizine hükmedildiğini, ancak parantez içerisinde "(yıllık %7'yi geçmemek üzere)" ibaresi yazıldığını, gerekçede %7'lik oranın nereden kaynaklandığının tam olarak açıklanmadığını, avans faizi denildiği halde, yasal faizin de çok altında bir oran zikredilmek suretiyle müvekkilinin ciddi şekilde mağduriyetine sebebiyet verildiğini, müvekkilinin alacağının Euro bazlı olduğunu,
TL'ye dönüştürüp düşük bir miktarın hüküm altına alınması ve icra inkar tazminatının da bu miktar üzerinde taktir edilmesinin usulsüz olduğunu belirterek; ilk derece mahkemesi kararının kaldırılmasına karar verilmesini talep etmiştir.
DELİLLERİN DEĞERLENDİRİLMESİ VE GEREKÇE
Dava; itirazın iptali talebine ilişkindir. İstinaf incelemesi; Kamu düzenini ilgilendiren konularda resen, diğer yönlerden HMK'nın 355. maddesi gereğince istinaf sebepleriyle sınırlı olarak yapılmıştır. Davacı, davalı ile aralarında navlun sözleşmesi imzalandığını, sözleşme kapsamında davalıya 2.000 Euro avans ödemesi yapıldığını, ancak sözleşme ile kararlaştırılan taşıma işinin yapılmadığını, paranın iadesi için başlatılan icra takibine davalının haksız olarak itiraz ettiğini ileri sürerek itirazın iptalini talep etmektedir.
Dosyada mevcut bilgi ve belgelere göre taraflar arasında taşıma sözleşmesi yapıldığı, ancak sözleşmede kararlaştırılan taşıma işinin yapılmadığı, sözleşme kapsamında davacının davalıya 10.10.2022 tarihinde 1.000 Euro karşılığı 17.896 TL, 21.10.2022 tarihinde 500 Euro karşılığı 8.948 TL ve yine aynı tarihte 500 Euro karşılığı 8.948 TL para gönderdiği, davalı tarafından 10.10.2022 tarihinde 4.500 Euro bedelli nakliye faturası düzenlendiği, davacı tarafından da 12.10.2022 tarihinde 4.500 Euro bedelli iade faturası düzenlendiği anlaşılmaktadır.
Taraflar arasında kararlaştırılan sözleşmede belirtilen iş yapılmadığından davacının davalıya ödediği bedeli sebepsiz zenginleşme hükümlerine göre talep etme hakkı bulunmaktadır.
Türk Borçlar Kanunu'nun 117 inci maddesi gereğince sebepsiz zenginleşenin iyiniyetli olduğu hallerde temerrüt için bildirim şart olup dosya kapsamında davalıya ihtar gönderildiği yönünde herhangi bir bildirim yapılmadığından ve davalının kötüniyetli olduğunu gösteren herhangi bir delil bulunmadığından mahkemece davalının icra takip tarihinden önce temerrüde düşürülmediği gerekçesiyle icra takibinde talep edilen takip öncesi faiz yönünden talebin reddine karar verilmesinde usul ve yasaya aykırı bir yön bulunmamaktadır.
Ancak davacının davalıya göndermiş olduğu havalelerden iki tanesine "500 Euro karşılığı" şeklinde, bir tanesine de "1,000 Euro karşılığı", şeklinde açıklama yazdığı, davalı tarafça davacıya kesilen 10/10/2022 tarihli faturanın ve 12.10 2012 tarihinde davacı tarafından davalıya kesilen iade faturasının euro üzerinden düzenlendiği görülmektedir.
Buna göre taraflar arasındaki sözleşmede taşıma bedelinin euro üzerinden kararlaştırıldığının, sözleşmenin ifa edilmemesi nedeniyle davacının davalıya ödemiş olduğu 2.000 Euro'nun fiili ödeme günündeki rayiç üzerinden iadesini talep edebileceğinin kabulü gerekir.
Türk Borçlar Kanunu'nun 99. Maddesinde; " Konusu para olan borç Ülke parasıyla ödenir. Ülke parası dışında başka bir para birimiyle ödeme yapılması kararlaştırılmışsa, sözleşmede aynen ödeme veya bu anlama gelen bir ifade bulunmadıkça borç, ödeme günündeki rayiç üzerinden Ülke parasıyla da ödenebilir.
Ülke parası dışında başka bir para birimiyle belirlenmiş ve sözleşmede aynen ödeme ya da bu anlama gelen bir ifade de bulunmadıkça, borcun ödeme gününde ödenmemesi üzerine alacaklı, bu alacağının aynen veya vade ya da fiilî ödeme günündeki rayiç üzerinden Ülke parası ile ödenmesini isteyebilir." düzenlemesi bulunmaktadır. Bu madde hükmüne göre davacının ödemiş olduğu paranın fiili ödeme günündeki rayiç üzerinden ülke parası ile ödenmesini talep etme hakkı bulunmaktadır.
Öte yandan, 3095 sayılı Kanuni Faiz ve Temerrüt Faizine İlişkin Kanun'un 4/a maddesinde yer alan.
"Sözleşmede daha yüksek akdi veya gecikme faizi kararlaştırılmadığı hallerde, yabancı para borcunun faizinde Devlet Bankalarının o yabancı para ile açılmış bir yıl vadeli mevduat hesabına ödediği en yüksek faiz oranı uygulanır" düzenlemesi gereğince davacının devlet bankalarının Euro ile açılmış bir yıl vadeli mevduat hesabına ödediği en yüksek faizi talep etme hakkı da bulunmaktadır.
Mahkemece bu hususlar gözetilerek icra takibine itirazın asıl alacak yönünden iptali ile takibin devamına, takip konusu yabancı para alacağına taleple bağlılık kuralı gereğince yıllık %7'yi aşmamak üzere devlet bankalarının Euro ile açılmış bir yıl vadeli mevduat hesabına ödediği en yüksek faiz oranında faiz uygulanmasına, fazlaya ilişkin talebin reddine karar verilmesi gerekirken yanılgılı gerekçe ile yazılı şekilde karar verilmesi doğru olmamıştır.
Bu nedenle davacı vekilinin istinaf başvurusunun kabulü ile yerel mahkeme kararının kaldırılmasına karar vermek gerektiği, ancak mahkemece yapılan yanlışlık yeniden yargılamayı gerektirmediğinden HMK 353/1/b.2 maddesi gereğince davanın esası hakkında yeniden hüküm kurularak davanın yukarıda belirtilen gerekçe doğrultusunda kısmen kabulüne karar verilmesine ilişkin aşağıdaki şekilde hüküm kurulmuştur.
Başkan ...... · e-imzalıdır · Üye ...... · e-imzalıdır · Üye ...... · e-imzalıdır · Katip ...... · e-imzalıdır ......
Konya Bölge Adliye Mahkemesi 6. Hukuk Dairesi, E. 2024/1490, K. 2024/1705, 24 Ekim 2024 tarihli karar · Kaynak: UYAP Emsal Karar Arama