İçeriğe geç
ACAYCAN CEYLANAVUKATLIK BÜROSU
Uzmanlık
  • Ceza Hukuku
  • Bilişim Suçları
  • Bilişim Hukuku
  • İnternet Hukuku
  • Forex ve Yatırım Dolandırıcılığı Hukuku
  • Kripto Paralar Hukuku
  • Finans Hukuku
  • Hukuki Danışmanlık
  • Şirket Danışmanlığı
  • Marka Hukuku
  • Telif Hukuku
  • Tahkim Hukuku
  • Gayrimenkul Hukuku
Makaleler
  • Tüm Makaleler
  • Aile Hukuku
  • Bilişim Suçları
  • Gayrimenkul Hukuku
  • Tazminat Hukuku
  • İdare ve Vergi Hukuku
  • Dolandırıcılık ve İBAN Mağduriyeti
  • Miras Hukuku
  • Trafik Hukuku
  • KVKK ve Veri Koruma Hukuku
  • Yapay Zeka ve Web3 Hukuku
  • Enerji ve Çevre Hukuku
  • Silah Suçları
  • Arabuluculuk
  • Ceza Hukuku
  • İnternet Hukuku
  • Medeni Hukuk
  • AİHM ve Anayasa Mahkemesi Başvuru
  • Delil Hukuku ve Emsal Kararlar
  • İş ve Sosyal Güvenlik Hukuku
  • İcra ve İflas Hukuku
  • Sağlık Hukuku ve Malpraktis
  • Fikri Mülkiyet, Marka ve Patent Hukuku
  • Uyuşturucu Suçları
  • Bilişim Hukuku
  • Finans Hukuku
  • Kripto Para Hukuku
  • Borçlar Hukuku
  • Mevzuat ve Yargıtay Kararları
  • Forex Hukuku
  • Ticaret Hukuku
  • Tüketici Hukuku
  • Sigorta Hukuku
  • Yabancılar ve Vatandaşlık Hukuku
  • Örgütlü Suçlar
Kaynaklar

NE YAPMALIYIM?

  • Ne Yapmalıyım?
  • Avukat Seçme Rehberi
  • Uzaktan Temsil
  • Arabuluculuk

MEVZUAT

  • TCK Rehberi
  • CMK Rehberi
  • HMK Rehberi
  • Mevzuat

HUKUKI SÖZLÜK

  • Hukuki Sözlük
  • Soru-Cevap
  • Dilekçeler
  • İnfaz Hesaplama
Karar Arşivi
  • Yargıtay Kararları
  • Danıştay Kararları
  • AYM Bireysel Başvuru
  • AYM Norm Denetimi
  • İstinaf (BAM) Kararları
  • İlk Derece Mahkeme Kararları
  • Karar Arama
Vaka Sonuçları
Hakkımızda
  • Büro Profili
  • Özgeçmiş
  • Medyada Biz
  • Çalışma İlkelerimiz
  • Çalışma Metodolojimiz
  • Online Danışmanlık
  • Ödeme
  • Kariyer
İletişim
  1. Anasayfa
  2. /İstinaf (BAM) Kararları
  3. /Konya Bölge Adliye Mahkemesi 6. Hukuk Dairesi

KONYA BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ 6. HUKUK DAİRESİ

TÜRK MİLLETİ ADINAİSTİNAF KARARI

Konya Bölge Adliye Mahkemesi 6. Hukuk Dairesi E.2024/8 K.2024/1639

Davacılar tarafından davalı aleyhine Konya.... Asliye Ticaret Mahkemesi'nin ....... Esas sayılı dosyası ile açılan menfi tespit davasında 25/10/2023 tarihinde tesis edilen karara karşı davacıların istinaf kanun yoluna başvurması üzerine, üye hakimin…

Esas2024/8Karar2024/1639Tarih17 Ekim 2024Okuma18 dk · 3.550 kelime

KÜNYE

T.C. Konya Bam 6. Hukuk Dairesi T.C. Konya Bölge Adliye Mahkemesi 6. Hukuk Dairesi İstinaf Eden

Esas No
2024/8
Karar No
2024/1639
Karar tarihi
17 Ekim 2024
Dosya no
....
Karar no
....
Başkan
... (...
Üye
... (...
Üye
... (...
Katip
... (...
İncelenen kararın mahkemesi
Konya.... ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ
Tarihi
25/10/2023
Numarası
....... Esas ....... Karar
Davacılar
1-... - (T.C Kimlik No: ...
2-... - (T.C Kimlik No
...
3-... - (T.C Kimlik No
...
4-... - (T.C Kimlik No
...
Vekilleri
Av. ... & Av. ...
Davalı
... - (T.C Kimlik No: ...
Vekilleri
Av. ... & Av. ...
Dava
Menfi Tespit (Kambiyo Senetlerinden Kaynaklanan
İstinaf kararının karar tarihi
17/10/2024
Yazım tarihi
18/10/2024
Karar metni, UYAP Emsal Karar Arama kaynağından olduğu gibi aktarılmıştır; metne müdahale edilmemiştir. Kişisel veriler maskelenmiştir. Bu karar için özgün analiz henüz yazılmamıştır.

Karar Metni

3.550 kelime·18 dk okuma·4 bölüm

Davacılar tarafından davalı aleyhine Konya.... Asliye Ticaret Mahkemesi'nin ....... Esas sayılı dosyası ile açılan menfi tespit davasında 25/10/2023 tarihinde tesis edilen karara karşı davacıların istinaf kanun yoluna başvurması üzerine, üye hakimin görüşleri alındıktan sonra dosya incelendiğinde;

DAVA

Davacılar vekili dava dilekçesinde özetle;müvekkilleri aleyhine Konya.... İcra Müdürlüğü'nün ....... Esas, ....... Esas ve ....... Esas sayılı dosyaları ile senetlere istinaden icra takipleri başlatıldığını, davalı ...' in müvekkili ...'in kardeşi diğer müvekkillerinin ise öz amcası olduğunu, bonoların bedel kısımlarının yazılı olup diğer kısımlarının boş olduğunu gösterir fotoğraflarının dilekçeleri ekinde sunduklarını, senetlere istinaden müvekkillerinin .......

Oteli'ni işletme devir sözleşmesi ile birlikte devrettiklerini, davalıdan ilgili senetlerin iadesi istenildiğinde senetleri kaybettiğini bildirdiğini, müvekkillerinin davalı ile akraba ilişkileri bulunması nedeniyle davalıya bu konuda güvendiklerini, davalının hem işletmeyi devir alıp hem de icra takip konusu senetleri tahsil yoluna koyarak haksız olarak çifte kazanç sağlamayı hedeflediğini, icra konusu senetlerin işletme devri ile karşılıksız kaldığını beyan ederek dava konusu bonolardan dolayı borçlu olmadıklarının tespitine, icra takiplerinin iptaline,

aksi takdirde işletme devir sözleşmesinin geçersizliğinin tespiti ile taraflarına sözleşme aslının tesliminin sağlanmasına, dava tarihindeki otel işletme bedeli olarak fazlaya ilişkin hakları saklı kalmak üzere şimdilik 50.000,00 TL nin davalıdan yasal faizi ile birlikte tahsiline, vekalet ücreti ve yargılama giderlerinin karşı tarafa yükletilmesine karar verilmesini talep etmiştir.

CEVAP

Davalı vekili cevap dilekçesinde özetle; öncelikle menfi tespit davası ile işletme devrine ilişkin alacak davasının tefrik edilerek; tefrik edilen alacak davası yönünden görevsizlik kararı verilmesi gerektiğini, dava konusu bonoların davacılar tarafından imzalandığını ve herhangi bir irade sakatlığı bulunmadığı dava dilekçesinde açıkça ikrar edildiğini, dava konusu senetlerin teminat senedi olarak kabul edilmesinin hukuken mümkün olmadığını, dava konusu senetlerin davacılardan ...' in .......'daki borcunun müvekkili tarafından ödendiği için verildiğini,

iş yeri devir sözleşmesinde dava konusu senetlerle ilgili bir ibarenin olmadığını beyan ederek öncelikle tefrik ve görevsizlik kararı verilmesini, davacının menfi tespit davasının reddine ve takiplerin aynen devamına, kötü niyetli davacılar hakkında %20' den aşağı olmamak üzere kötü niyet tazminatına hükmedilmesine, davacının davasının reddine, yargılama giderleri ve vekalet ücretinin davacılar üzerine karar verilmesini talep etmiştir.

İLK DERECE MAHKEMESİNİN 16/02/2022 TARİHLİ KARARI: İlk derece mahkemesince; "....davacılar vekilince davalı aleyhine açılan bu davada yakın akraba olan davacılar ... ve ... ve davalı arasında davacılardan ... adına ruhsatlı .......

Otel'inin devri konusunda anlaşma (yazılı sözleşme) yapılarak otelin davalıya devredilmesine ve davaya konu bonoların da bu işletme devri nedeniyle tüm davacılar tarafından imzalanarak davalıya verilmesine rağmen; davalının hem işletmeyi devralıp, hem de davaya konu senetleri icra takibine koymak suretiyle çifte kazanç sağlamaya çalıştığı ileri sürülerek. Konya.... İcra Müdürlüğünün ....... Esas, ....... Esas ve .......

Esas sayılı takip dosyalarına konu senetlerin ve takiplerin iptallerine, bu talepleri kabul edilmediği takdirde işletme devir sözleşmesinin geçersizliğinin tespiti ile sözleşme aslının davalıdan istirdatına, dava tarihindeki işletme devir bedelinden fazlaya ilişkin hakları saklı tutularak şimdilik 50.000,00 TL'nin yasal faizi ile davalıdan tahsili talep edilmiş ve yargılamanın son aşamasında dosyaya sunulan 17/11/2021 tarihli ıslah dilekçesi ile savunmaları genişletilerek,

davalı tarafın davadaki savunmaları doğrultusunda "davacılardan ...'in .......'a olan borcunun, davalının iddiasının aksine davacı ... tarafından ödendiği" ileri sürülmüş ve bu doğrultuda araştırma yapılması talep edilmiş ise de; davalı tarafça dosyaya ibraz edilen 01/12/2021 tarihli dilekçe ile cevap dilekçesindeki savunmalar ıslah edilerek "dava konusu senetlerin davacının iddia ettiği gibi otel devrine veya .......'a olan borcun ödenmesi karşılığında alınmadığı, bu senetlerin illetten mücerret olduğunu" ileri sürüldüğünden davacılar vekilinin banka kayıtlarının araştırılması yönündeki taleplerinin reddine karar vermek gerekmiştir.

HMK 176. maddesine göre taraflardan her biri, yapmış olduğu usul işlemlerini kısmen veya tamamen ıslah edebilirler hükmünü düzenlemiştir. Ancak HMK'nun 179/2. maddesi gereğince ikrar, tanık ifadeleri, bilirkişi raporları ve beyanları, keşif ve isticvap tutanakları, yemin teklifi, reddi veya iadesi ıslah ile geçerli kılınamaz.

Konya Cumhuriyet Başsavcılığının celbedilen ....... soruşturma sayılı dosyasında davacı ... tarafından verilen 30/09/2019 tarihli şikayet dilekçesinde çevresine olan ticari borçlarının ödenmesi için 400.000,00 TL nakit olarak ...'den borç alındığı ve karşılığında suça konu bonoların verildiği ifade edildiği, yine davacı ...'in 30/09/2019 tarihli savcılık ifadesinde bu şikayet dilekçesi içeriği tekrar edilerek amcası olan ...'den 2018 yılında 400.000,00 TL nakit para aldığını, karşılığında teminat amaçlı olarak boş senetler ve iş yerine ait işletme devir sözleşmesi düzenlendiği,

borçlarını ödeyemeyince boş senetler doldurularak hakkında Konya.... İcra Müdürlüğünün ....... E, ....... E, ....... E ve .......

Esas sayılı icra dosyalarından aleyhine icra takibine geçildiği beyan edildiği, davacı ...'in de 02/10/2019 tarihli savcılık ifadesinde; ...'in kendisinin amcası olduğu, ...'den ... ile birlikte nakit borç para aldıkları, karşılığında dilekçe ekinde fotokopi sunulan yazılı senetleri verdikleri, borcun vadesi gelince ...'in kendilerinden çok yüksek faiz ile geri ödeme yapması istendiği, bu talep kabul edilmediği, ...'e borç alırken otellerinin işletme devrinin de verildiği beyan edildiği anlaşıldığı, her iki davacının yukarıda bahsi geçen beyanlarının mahkeme için ikrar niteliğinde olduğu anlaşılmıştır.

Açıklanan nedenlerle HMK 179/2. maddesi gereğince ikrar niteliğindeki beyanlar ıslah ile geçersiz kılınamayacağından davacılar vekilince verilen ıslah dilekçesindeki talep ve beyanlara itibar edilmemiştir.

Davada davacılar vekilince terditli olarak aynı zamanda taraflar arasındaki işletme devir sözleşmesinin iptali ve şimdilik 50.000,00 TL işletme devrinden kaynaklı alacak talep edilmiş ise de; davacılar vekilince ilk talepleri ispat edilemediğinden ve yapılan araştırma ve toplanan delillerle işletme devrinin fiilen yapıldığı davacılar tarafından ispatlanamadığından taleplerin reddine karar vermek gerekmiştir.

Davalı asıl ... 16/02/2022 tarihli duruşmaya gelerek davacı vekilinin sunduğu yemin metni doğrultusunda yemini eda edeceğini bildirdiğinden mahkememizce davalı tarafa yöneltilen yemin işlemine geçilmiş olup davalı ... duruşmadaki imzalı ve yeminli beyanı ile aynen.

"Davalıya teklif edilen yeminin konusu ve içeriği açıklandı, yemini iade etmez ya da eda etmekten kaçınırsa yemin konusu vakıaları ikrar etmiş sayılacağı, yeminin anlam ve önemi ve ayrıca yalan yere yemin etmesi hâlinde cezalandırılacağı hususları açıklanarak dikkati çekildi, yeminin ve konunun önemini ve yalan yere yeminin doğuracağı sonuçları biliyorum, yemin teklifini kabul ediyorum, yemini eda etmeye hazırım demesi üzerine hâkim dâhil herkes ayağa kaldırıldı, "Size sorulan sorular hakkında, gerçeğe uygun cevap vereceğinize ve hiçbir şey saklamayacağınıza namusunuz,

şerefiniz ve kutsal saydığınız bütün inanç ve değerler üzerine yemin eder misiniz?" sorusuna da "Bana sorulan sorular hakkında gerçeğe uygun cevap vereceğime ve hiçbir şey saklamayacağıma namusum, şerefim ve kutsal saydığım bütün inanç ve değerlerim üzerine yemin ediyorum" dedi ve yemini üzerine DAVALIDAN SORULDU; davaya konu senetlerinin otel devir sözleşmesi teminatı olarak alınmadığına, bu senetlerinin davalı ...'in .......'a olan borcunun ödenmesi için alınmadığına, başka bir borç için tanzim edildiğine, davaya konu edilen .......

Otelinin kayıt dışı devir alınıp, kayıt dışı işletmediğime ve kar elde etmediğime, senetlerin keşide ve vade tarihlerinin sonradan doldurulmadığına, bu senetlerin geçmişe yönelik olarak düzenlenmediğine, doldurulmağına namusum, şerefim ve kutsal saydığım bütün inanç ve değerlerim üzerine yemin ediyorum dedi.

Davalının yukarıdaki yeminli beyanları yüksek sesli olarak okundu ve yemininde sebat edip etmediği soruldu: Yüksek sesle tarafıma okunan yeminli beyanlarımı aynen tekrar ederim, yeminli beyanlarıma ekleyecek veya çıkaracak bir husus yoktur, yeminli beyanlarımda ve yeminimde ısrar ve sebat ederim ve bana sorulan sorular hakkında gerçeğe uygun cevap verdiğime ve hiçbir şey saklamadığıma namusum, şerefim ve kutsal saydığım bütün inanç ve değerlerim üzerine tekrar yemin ederim dedi" şeklinde beyanda bulunarak yöneltilen yemini eda etmiştir.

Neticeten ispat yükü HMK 190. ve MK 6. maddeleri gereğince kendisinde olan davacı tarafa son olarak yemin hakları hatırlatılmış, davacılar vekilince davalıya yöneltilen yemin, davalı tarafından yukarıda yazıldığı şekilde usulüne uygun olarak eda edildiğinden davacının davasının ve davadaki tüm taleplerini ayrı ayrı reddine,

davacılar vekilince icra takiplerinin durdurulmasına yönelik ihtiyati tedbir talebi mahkememizin 16/04/2019 tarihli ara kararı ile reddedilmiş olduğundan davalı tarafından İİK 72/4. maddesi nazara alınarak tazminat taleplerinin de reddine karar verilerek aşağıdaki hüküm kurulmuştur." gerekçesiyle davacının davasının ve davadaki tüm taleplerinin reddine, şartları bulunmayan davalı tarafın tazminat talebinin de reddine karar verilmiştir.

DAİREMİZİN 21/06/2023 TARİHLİ, ....... ESAS, ....... KARAR SAYILI KALDIRMA KARARI; İlk derece mahkemesinin 16/02/2022 tarihli kararına karşı davacılarca istinaf kanun yoluna başvurulmuş, Dairemizin 21/06/2023 Tarihli, ....... Esas, ....... Karar sayılı kararı ile; "Dava; menfi tespit istemine ilişkindir. İstinaf incelemesi HMK 355. madde gereğince istinaf dilekçesinde ileri sürülen sebeplerle ve resen kamu düzenine aykırılık yönünden sınırlı olarak yapılmıştır.

Dosya kapsamına göre, davalı tarafından Konya....İcra Müdürlüğü'nün ....... Esas sayılı dosyası ile davacılardan ..., ... ve ... aleyhine 09/11/2016 tanzim, 09/12/2016 vade tarihli 125.000,00 TL bedelli bonoya dayalı olarak toplam 157.789,37 TL alacak üzerinden kambiyo senetlerine mahsus yolla icra takibi başlatıldığı, yine davalı tarafından Konya....İcra Müdürlüğü'nün .......

Esas sayılı dosyası ile tüm davacılar aleyhine 09/11/2016 tanzim, 02/01/2017 vade tarihli 84.000,00 TL bedelli bonoya dayalı olarak toplam 105.456,24 TL alacak üzerinden kambiyo senetlerine mahsus yolla icra takibi başlatıldığı, yine davalı tarafından Konya....İcra Müdürlüğü'nün .......

Esas sayılı dosyası ile davacılardan ... aleyhine 09/11/2016 tanzim, 05/02/2017 vade tarihli 170.000,00 TL bedelli bonoya dayalı olarak toplam 211.879,38 TL alacak üzerinden kambiyo senetlerine mahsus yolla icra takibi başlatıldığı görülmüştür.

Davacılar tarafından dava açılışında tek başvuru harcı ve 50.000,00 TL üzerinden tek peşin harç yatırıldığı, ilk derece mahkemesince dava değerinin 474.614,99 TL olduğu kabul edilerek eksik peşin harcın tamamlattırıldığı, ancak yine tek harç alındığı görülmüştür.

Davacılar arasında zorunlu dava arkadaşlığı bulunmamakta olup, davacılar arasında, ihtiyari dava arkadaşlığı mevcut olduğundan davacıların davası birbirinden bağımsız olup, her bir davacının dava dilekçesinin ayrı ayrı harçlandırılması gerekmektedir.

Davacılardan ... Konya....İcra Müdürlüğü'nün ....... Esas sayılı dosyasında borçlu olarak yer almakta olup, diğer icra dosyalarında borçlu olarak yer almadığından davacı ... açısından dava değeri 105.456,24 TL'dir. Davacılar ... ve ... Konya....İcra Müdürlüğü'nün ....... ve ....... Esas sayılı dosyalarında borçlu olarak yer almakta olup, diğer icra dosyasında borçlu olarak yer almadıklarından davacılar ... ve ... açısından dava değeri 263.245,61 TL'dir. Davacılardan ... ise her 3 icra dosyasında borçlu olarak yer almakta olup, davacı ... açısından dava değeri 475.124,99 TL'dir.

Yukarıda yapılan açıklamalar doğrultusunda her bir davacı yönünden ayrı ayrı başvuru harcı ve kendileri ile ilgili dava değeri üzerinden ayrı ayrı peşin harç alınması gerekirken anılan husus nazara alınmasızın harç eksikliği tamamlatılmadan işin esasının incelenmesi yerinde olmadığından harç hususu kamu düzenini ilgilendirdiğinden kamu düzenine aykırılık nedeniyle davacıların istinaf başvuru taleplerinin kabulü ile HMK'nın 353/1.a.6 maddesi gereğince ilk derece mahkemesi kararının kaldırılmasına, dosyanın mahkemesine gönderilmesi" şeklinde karar verilmiştir.

İLK DERECE MAHKEMESİNİN İSTİNAF İNCELEMESİNE KONU 25/10/2023 TARİHLİ KARARININ ÖZETİ: İlk derece mahkemesince; "...davacılar vekilince davalı aleyhine açılan bu davada yakın akraba olan davacılar ... ve ... ve davalı arasında davacılardan ... adına ruhsatlı .......

Otel'inin devri konusunda anlaşma (yazılı sözleşme) yapılarak otelin davalıya devredilmesine ve davaya konu bonoların da bu işletme devri nedeniyle tüm davacılar tarafından imzalanarak davalıya verilmesine rağmen; davalının hem işletmeyi devralıp, hem de davaya konu senetleri icra takibine koymak suretiyle çifte kazanç sağlamaya çalıştığı ileri sürülerek. Konya.... İcra Müdürlüğünün ....... Esas, ....... Esas ve .......

Esas sayılı takip dosyalarına konu senetlerin ve takiplerin iptallerine, bu talepleri kabul edilmediği takdirde işletme devir sözleşmesinin geçersizliğinin tespiti ile sözleşme aslının davalıdan istirdatına, dava tarihindeki işletme devir bedelinden fazlaya ilişkin hakları saklı tutularak şimdilik 50.000,00 TL'nin yasal faizi ile davalıdan tahsili talep edilmiş ve yargılamanın son aşamasında dosyaya sunulan 17/11/2021 tarihli ıslah dilekçesi ile savunmaları genişletilerek,

davalı tarafın davadaki savunmaları doğrultusunda "davacılardan ...'in .......'a olan borcunun, davalının iddiasının aksine davacı ... tarafından ödendiği" ileri sürülmüş ve bu doğrultuda araştırma yapılması talep edilmiş ise de; davalı tarafça dosyaya ibraz edilen 01/12/2021 tarihli dilekçe ile cevap dilekçesindeki savunmalar ıslah edilerek "dava konusu senetlerin davacının iddia ettiği gibi otel devrine veya .......'a olan borcun ödenmesi karşılığında alınmadığı, bu senetlerin illetten mücerret olduğunu" ileri sürüldüğünden davacılar vekilinin banka kayıtlarının araştırılması yönündeki taleplerinin reddine karar vermek gerekmiştir.

HMK 176. maddesine göre taraflardan her biri, yapmış olduğu usul işlemlerini kısmen veya tamamen ıslah edebilirler hükmünü düzenlemiştir. Ancak HMK'nun 179/2. maddesi gereğince ikrar, tanık ifadeleri, bilirkişi raporları ve beyanları, keşif ve isticvap tutanakları, yemin teklifi, reddi veya iadesi ıslah ile geçerli kılınamaz.

Konya Cumhuriyet Başsavcılığının celbedilen ....... soruşturma sayılı dosyasında davacı ... tarafından verilen 30/09/2019 tarihli şikayet dilekçesinde çevresine olan ticari borçlarının ödenmesi için 400.000,00 TL nakit olarak ...'den borç alındığı ve karşılığında suça konu bonoların verildiği ifade edildiği, yine davacı ...'in 30/09/2019 tarihli savcılık ifadesinde bu şikayet dilekçesi içeriği tekrar edilerek amcası olan ...'den 2018 yılında 400.000,00 TL nakit para aldığını, karşılığında teminat amaçlı olarak boş senetler ve iş yerine ait işletme devir sözleşmesi düzenlendiği,

borçlarını ödeyemeyince boş senetler doldurularak hakkında Konya.... İcra Müdürlüğünün ....... E, ....... E, ....... E ve .......

Esas sayılı icra dosyalarından aleyhine icra takibine geçildiği beyan edildiği, davacı ...'in de 02/10/2019 tarihli savcılık ifadesinde; ...'in kendisinin amcası olduğu, ...'den ... ile birlikte nakit borç para aldıkları, karşılığında dilekçe ekinde fotokopi sunulan yazılı senetleri verdikleri, borcun vadesi gelince ...'in kendilerinden çok yüksek faiz ile geri ödeme yapması istendiği, bu talep kabul edilmediği, ...'e borç alırken otellerinin işletme devrinin de verildiği beyan edildiği anlaşıldığı, her iki davacının yukarıda bahsi geçen beyanlarının mahkeme için ikrar niteliğinde olduğu anlaşılmıştır.

Açıklanan nedenlerle HMK 179/2. maddesi gereğince ikrar niteliğindeki beyanlar ıslah ile geçersiz kılınamayacağından davacılar vekilince verilen ıslah dilekçesindeki talep ve beyanlara itibar edilmemiştir.

Davada davacılar vekilince terditli olarak aynı zamanda taraflar arasındaki işletme devir sözleşmesinin iptali ve şimdilik 50.000,00 TL işletme devrinden kaynaklı alacak talep edilmiş ise de; davacılar vekilince ilk talepleri ispat edilemediğinden ve yapılan araştırma ve toplanan delillerle işletme devrinin fiilen yapıldığı davacılar tarafından ispatlanamadığından taleplerin reddine karar vermek gerekmiştir.

Davalı asıl ... 16/02/2022 tarihli duruşmaya gelerek davacı vekilinin sunduğu yemin metni doğrultusunda yemini eda edeceğini bildirdiğinden mahkememizce davalı tarafa yöneltilen yemin işlemine geçilmiş olup davalı ... duruşmadaki imzalı ve yeminli beyanı ile aynen.

"Davalıya teklif edilen yeminin konusu ve içeriği açıklandı, yemini iade etmez ya da eda etmekten kaçınırsa yemin konusu vakıaları ikrar etmiş sayılacağı, yeminin anlam ve önemi ve ayrıca yalan yere yemin etmesi hâlinde cezalandırılacağı hususları açıklanarak dikkati çekildi, yeminin ve konunun önemini ve yalan yere yeminin doğuracağı sonuçları biliyorum, yemin teklifini kabul ediyorum, yemini eda etmeye hazırım demesi üzerine hâkim dâhil herkes ayağa kaldırıldı, "Size sorulan sorular hakkında, gerçeğe uygun cevap vereceğinize ve hiçbir şey saklamayacağınıza namusunuz,

şerefiniz ve kutsal saydığınız bütün inanç ve değerler üzerine yemin eder misiniz?" sorusuna da "Bana sorulan sorular hakkında gerçeğe uygun cevap vereceğime ve hiçbir şey saklamayacağıma namusum, şerefim ve kutsal saydığım bütün inanç ve değerlerim üzerine yemin ediyorum" dedi ve yemini üzerine DAVALIDAN SORULDU; davaya konu senetlerinin otel devir sözleşmesi teminatı olarak alınmadığına, bu senetlerinin davalı ...'in .......'a olan borcunun ödenmesi için alınmadığına, başka bir borç için tanzim edildiğine, davaya konu edilen .......

Otelinin kayıt dışı devir alınıp, kayıt dışı işletmediğime ve kar elde etmediğime, senetlerin keşide ve vade tarihlerinin sonradan doldurulmadığına, bu senetlerin geçmişe yönelik olarak düzenlenmediğine, doldurulmağına namusum, şerefim ve kutsal saydığım bütün inanç ve değerlerim üzerine yemin ediyorum dedi.

Davalının yukarıdaki yeminli beyanları yüksek sesli olarak okundu ve yemininde sebat edip etmediği soruldu: Yüksek sesle tarafıma okunan yeminli beyanlarımı aynen tekrar ederim, yeminli beyanlarıma ekleyecek veya çıkaracak bir husus yoktur, yeminli beyanlarımda ve yeminimde ısrar ve sebat ederim ve bana sorulan sorular hakkında gerçeğe uygun cevap verdiğime ve hiçbir şey saklamadığıma namusum, şerefim ve kutsal saydığım bütün inanç ve değerlerim üzerine tekrar yemin ederim dedi" şeklinde beyanda bulunarak yöneltilen yemini eda etmiştir.

Neticeten ispat yükü HMK 190. ve MK 6. maddeleri gereğince kendisinde olan davacı tarafa son olarak yemin hakları hatırlatılmış, davacılar vekilince davalıya yöneltilen yemin, davalı tarafından yukarıda yazıldığı şekilde usulüne uygun olarak eda edildiğinden davacıların davalarının ve davadaki tüm taleplerinin ayrı ayrı reddine, davacılar vekilince icra takiplerinin durdurulmasına yönelik ihtiyati tedbir talebi mahkememizin 16/04/2019 tarihli ara kararı ile reddedilmiş olduğundan davalı tarafın İİK 72/4. maddesi nazara alınarak şartları bulunmayan tazminat talebinin de reddine karar verilerek aşağıdaki hüküm kurulmuştur" gerekçesiyle davacıların davalarının ve davadaki tüm taleplerinin ayrı ayrı reddine, şartları bulunmayan davalı tarafın tazminat talebinin de reddine karar verilmiştir.

İSTİNAF SEBEPLERİ

Davacılar vekili istinaf dilekçesinde özetle; menfi tespit davalarında ispat yükünün davalı alacaklı üzerinde olduğunu, davalı, alacağını ispatlamak için senetleri sunmuş ve bu senetlerin alt ilişkisini "davacı ...'in .......'taki borcunun davalı tarafından ödenmesi" olarak açıkladığını, bu beyanlarla bağlı hale gelen davalı, senedin alt ilişkisini açıkladığını ancak alacağını dayandırdığı vakıaların aksini ispat eden delilleri ıslah dilekçeleriyle mahkemeye sunduklarını, borcun müvekkili tarafından ödendiğini,

buna ilişkin dekontlar ve diğer delillerin sunulduğunu ayrıca müvekkili ...'in .......'a olan borcundan dolayı açılan icra takibi 2018 tarihli olup davaya konu senetlerin düzenleme tarihi 2016 olduğunu, davalı taraf davaya konu bonoların ve alacağının dayanağını "davacı ...'in .......'taki borcunun davalı tarafından ödenmesi olarak beyan ettiğini ancak müvekkilinin .......'a olan borcundan dolayı 2018 yılında açılan icra takipleri müvekkili tarafından ödendiğini,

bahsi geçen icra dosyalarının ve .......'ta müvekkilinin borcuna ve borcun kim tarafından ödendiğine ilişkin tüm kayıtların celbinin yerel mahkemeden talep edildiğini ancak delillerin toplamaksızın eksik inceleme ile hüküm kurulduğunu, yerel mahkemeden senetler üzerinde bilirkişi incelemesi yaptırılarak teslimden önce senetlerden alınan görseller ve senet asılları üzerinde yapılacak kriminal inceleme ile senetlerin doldurulma tarihinin 2016 değil 2018 olduğu tespit edilmesinin talep edildiğini,

bu hususun ortaya konulması halinde iddia edilen alt ilişkinin gerçekleşmediğinin ispat edileceğini ve mahkeme aksi kanaatte olsa dahi alacak kambiyo ilişkisine dayandırılamayacağından dosya hesabındaki faiz başlangıç tarihleri, faiz türü ve faiz hesabının değişmesi gerekeceğinin belirtildiğini ancak yerel mahkeme bu noktada da esasa etki eden delillerini celbetmeden ve gerekli tahkikatı yapmadan dosya hakkında karar verdiğini, mahkeme müvekkili ifadelerini ikrar olarak kabul ettiğini ancak müvekkili ifadeleri incelendiğinde basit ikrarın söz konusu olmadığını, beyanların vasıflı ikrar "gerekçeli inkar " niteliğinde olduğunun görüleceğini,

Yerleşik Yargıtay içtihatlar gereğince vasıflı ikrarın bölünmesi mümkün olmayıp bu cihetle ispat yükünün müvekkilleri üzerinde bırakılmasının mümkün olmayacağını, ayrıca aksi durumun kabulü halinde dahi eldeki davada müvekkileri arasında ihtiyari dava arkadaşlığı söz konusu olup davalılardan birinin ikrarda bulunduğundan bahisle diğerleri aleyhine de hüküm kurulmasının hukuka aykırı olduğunu bu nedenlerle mahkemenin ıslahın geçersiz olduğu gözetilmeksizin hukuka aykırı hüküm tesis ettiğini,

mahkeme davaya konu istemler arasında terdit ilişkisi olup esas istemlerinin reddi halinde terditli istemlerinin incelenmesi talepleri bulunduğundan davanın reddine ilişkin kararın ferisi olan yargılama gideri ve vekalet ücretine ilişkin kararın da terditli istemleri üzerinden kurulması gerekirken esas dava üzerinden yüksek vekalet ücretine hükmedilmesinin de hukuka aykırı olduğunu beyanla ilk derece mahkemesince verilen kararın kaldırılarak davalarının kabulünü talep etmiştir.

DELİLLERİN DEĞERLENDİRİLMESİ VE GEREKÇE

Dava; menfi tespit istemine ilişkindir. İstinaf incelemesi HMK 355. madde gereğince istinaf dilekçesinde ileri sürülen sebeplerle ve resen kamu düzenine aykırılık yönünden sınırlı olarak yapılmıştır.

Dosya kapsamına göre, davalı tarafından Konya....İcra Müdürlüğü'nün ....... Esas sayılı dosyası ile davacılardan ..., ... ve ... aleyhine 09/11/2016 tanzim, 09/12/2016 vade tarihli 125.000,00 TL bedelli bonoya dayalı olarak toplam 157.789,37 TL alacak üzerinden kambiyo senetlerine mahsus yolla icra takibi başlatıldığı, yine davalı tarafından Konya....İcra Müdürlüğü'nün .......

Esas sayılı dosyası ile tüm davacılar aleyhine 09/11/2016 tanzim, 02/01/2017 vade tarihli 84.000,00 TL bedelli bonoya dayalı olarak toplam 105.456,24 TL alacak üzerinden kambiyo senetlerine mahsus yolla icra takibi başlatıldığı, yine davalı tarafından Konya....İcra Müdürlüğü'nün .......

Esas sayılı dosyası ile davacılardan ... aleyhine 09/11/2016 tanzim, 05/02/2017 vade tarihli 170.000,00 TL bedelli bonoya dayalı olarak toplam 211.879,38 TL alacak üzerinden kambiyo senetlerine mahsus yolla icra takibi başlatıldığı görülmüştür.

İlk derece mahkemesince dairemiz kaldırma kararı gereğince harç eksikliği ikmal ettirilerek yukarıda yazılı olduğu şekilde karar verildiği görülmüştür.

Menfi tespit davalarında ispat yükü kural olarak davalı alacaklıdadır. Ancak davalının alacağı senede dayanıyorsa ispat yükü yer değiştirerek senetten dolayı borçlu olmadığını iddia eden davacı tarafa düşer. Kambiyo senetleri sebepten mücerret olduğundan borçlu olunmadığının ispat yükümlülüğü davacı borçluya aittir. Karine olarak bir kambiyo senedinin mevcut bir borcun ifası veya itfası amacıyla verildiği kabul edilir. Senede karşı senetle ispat kuralı gereği bononun ödendiği, teminat olarak verildiği, bedelsiz kaldığı vs...nedenlerle borçlu olmadığını iddia eden davacı, bu husustaki iddialarını ancak yazılı delillerle ispatlamak zorundadır. Bu konuda tanık dinletilmesi de mümkün değildir.

Somut olayda davacılar dava konusu bono bedellerine karşılık davalıya otel devri yapıldığını, bonoların bedelsiz kaldığını iddia ederek menfi tespit talebinde bulunmuşlardır. Davacıların iddialarını yazılı delillere ispat etmeleri gerekmekte olup, davalının cevap dilekçesinde bonoların davacılardan ...'in .......'a olan borcu kendisi tarafından ödendiği için verildiğini beyan etmesi daha sonra cevap dilekçesini ıslah ederek dava konusu bonoların otel devrine yönelik veya .......'a olan borcun ödenmesi karşılığında alınmadığını beyan etmesi davacıların iddialarını ispatladıklarını anlamına gelmez. Çünkü HMK'nın 179/2. maddesi gereğince ikrar ıslah ile geçersiz kılınamayacak ise de ıslahtan önce davalının bonoların bedelsiz kaldığına yönelik bir ikrarı bulunmamaktadır.

Dosya kapsamına göre davacılar dava konusu bonoların bedelsiz kaldığını yazılı delillerle ispat edememişler, davalıya teklif ettikleri yemin de davalı tarafından eda edilmiştir.

Bu durumda mahkemece davacıların davasının reddine karar verilmesinde bir isabetsizlik bulunmamaktadır.

Davacılar ayrıca vekalet ücreti yönünden de istinaf talebinde bulunmuşlar ise de; davacıların hem asıl hem terditli taleplerinin reddine karar verildiği için asıl talep üzerinden vekalet ücretine hükmedilmesinde de bir isabetsizlik yoktur.

Bu sebeplerle ilk derece mahkemesince verilen kararın usul ve yasaya uygun olduğu, davacılar tarafından ileri sürülen istinaf sebeplerinin yerinde olmadığı anlaşıldığından davacıların istinaf başvuru taleplerinin HMK'nın 353/1.b.1 maddesi gereğince esastan reddine ilişkin aşağıdaki şekilde hüküm kurulmuştur.

SONUÇ / HÜKÜM

HÜKÜM

Gerekçesi yukarıda açıklandığı üzere;

1-Davacıların istinaf başvuru taleplerinin ESASTAN REDDİNE,

2-Davacı ...'den alınması gereken 427,60 TL harçtan peşin alınan 269,85 TL harcın mahsubu ile bakiye 157,75 TL karar ve ilam harcının bu davacıdan tahsili ile hazineye irad kaydına,

3-Davacı ...'den alınması gereken 427,60 TL harçtan peşin alınan 269,85 TL harcın mahsubu ile bakiye 157,75 TL karar ve ilam harcının bu davacıdan tahsili ile hazineye irad kaydına,

4-Davacı ...'den alınması gereken 427,60 TL harçtan peşin alınan 269,85 TL harcın mahsubu ile bakiye 157,75 TL karar ve ilam harcının bu davacıdan tahsili ile hazineye irad kaydına,

5-Davacı ...'den alınması gereken 427,60 TL harçtan peşin alınan 269,85 TL harcın mahsubu ile bakiye 157,75 TL karar ve ilam harcının bu davacıdan tahsili ile hazineye irad kaydına,

6-İstinaf incelemesi duruşmalı yapılmadığından ücret-i vekalet ile ilgili hüküm kurulmasına yer olmadığına,

7-İstinafa başvuran davacılar tarafından yapılan istinaf yargılama giderlerinin kendi üzerlerinde bırakılmasına,

8-Hukuk Muhakemeleri Kanunu’nun 359/4. maddesi gereğince; kararın tebliği işlemlerinin dairemiz tarafından yapılmasına,

9-Kararın temyiz edilmeden kesinleşmesi halinde; dava dosyasının ilk derece mahkemesine gönderilmesine,

Dair; dosya üzerinde yapılan inceleme sonucunda verilen kararın HMK'nın 361/1 maddesi gereğince; taraflara tebliğinden itibaren iki hafta içerisinde dairemize, temyiz edenin bulunduğu yer Bölge Adliye Mahkemesi Hukuk Dairesi'ne veya ilk derece mahkemesine verilecek dilekçe ile temyiz kanun yoluna başvurma talebinde bulunulabileceğine 17/10/2024 tarihinde oybirliği ile karar verildi.

Başkan ... · e-imzalıdır Üye ... · e-imzalıdır Üye ... · e-imzalıdır Katip ... · e-imzalıdır ....

Konya Bölge Adliye Mahkemesi 6. Hukuk Dairesi, E. 2024/8, K. 2024/1639, 17 Ekim 2024 tarihli karar · Kaynak: UYAP Emsal Karar Arama

Bu karar size uygun mu?

Davanızda bu kararın emsal değerini değerlendirmek için avukat desteği alın.

Görüşme Planla

BU SAYFADA

  1. Künye
  2. Karar Metni
  3. Dava
  4. Cevap
  5. İstinaf Sebepleri
  6. Delillerin Değerlendirilmesi Ve Gerekçe
  7. Sonuç / Hüküm

Karar Bilgileri

Mercii
Konya Bölge Adliye Mahkemesi 6. Hukuk Dairesi
Esas No
2024/8
Karar No
2024/1639
Tarih
17 Ekim 2024

İlgili Kararlar

  • Konya 1. Asliye Ticaret Mahkemesi E.2024/8 K.2024/688
  • Bakırköy 1. Asliye Ticaret Mahkemesi E.2024/8 K.2024/907
  • İstanbul Anadolu 6. Asliye Ticaret Mahkemesi E.2024/8 K.2024/769
  • Kayseri 2. Asliye Ticaret Mahkemesi E.2024/8 K.2024/852
  • Konya 3. Asliye Ticaret Mahkemesi E.2024/9 K.2024/642
  • Antalya 2. Asliye Ticaret Mahkemesi E.2024/9 K.2024/692

Tüm Arşiv

İstinaf (BAM) KararlarıYargıtay Kararları
ACAYCAN CEYLANAVUKATLIK BÜROSU

Siber suç ve ağır ceza odaklı butik hukuk bürosu. Bilişim, kripto ve dolandırıcılık mağduriyeti ile trafik kazası davalarında uzman avukatlık desteği.

InstagramLinkedIn

Hukuki danışmanlık · Uzmanlık odaklı yaklaşım

MENÜ

  • Anasayfa
  • Uzmanlık Alanı
  • Makaleler
  • Makale Arşivi
  • Online Danışmanlık
  • Hakkımızda
  • Medyada Biz
  • Kariyer
  • Ödeme
  • İletişim

UZMANLIK

  • Ceza Hukuku
  • Bilişim Suçları
  • Bilişim Hukuku
  • İnternet Hukuku
  • Forex ve Yatırım Dolandırıcılığı Hukuku
  • Kripto Paralar Hukuku
  • Finans Hukuku
  • Hukuki Danışmanlık

HUKUKI KAYNAKLAR

  • Ne Yapmalıyım?
  • Uzaktan Temsil
  • Avukat Seçme Rehberi
  • International
  • Dilekçe şablonları
  • Hukuki Sözlük
  • Soru-Cevap
  • Yargıtay Kararları
  • İnfaz Hesaplama
  • Arabuluculuk
  • llms.txt(AI keşif)

POPÜLER ARAMALAR

  • Siber Suç Avukatı
  • Dolandırıcılık Avukatı
  • Ağır Ceza Avukatı
  • Ceza Avukatı
  • Ceza Soruşturması Avukatı
  • IBAN Mağduru
  • Uyuşturucu Suçları Avukatı
  • Cinayet Avukatı

İLETIŞIM

  • Turkiye
  • 0 (850) 308 38 83
  • 0 (850) 308 38 83
  • [email protected]
  • Pazartesi — Cuma · 09:00 – 18:00

Aycan Ceylan

Hukuki Uyarı: Bu sitedeki tüm içerik, görsel ve veriler telif hakkı ile korunmaktadır. Sayfa kaynağını görüntüleme, sağ tıklama, kopyalama, öğeyi denetleme (DevTools) ve scraping dahil tüm kullanıcı etkileşimleri 6698 sayılı KVKK ve 5651/5237 sayılı Kanunlar uyarınca IP adresi, oturum bilgisi, tarayıcı/cihaz bilgileri ile birlikte loglanmaktadır. İzinsiz veri çekilmesi, kopyalanması veya tersine mühendislik halinde yasal işlem başlatılır. © Aycan Ceylan Avukatlık Bürosu — Tüm hakları saklıdır.
© 2025 Aycan Ceylan Avukatlık Bürosu — Tüm hakları saklıdır.KVKK Aydınlatma MetniHukuki danışmanlık · Uzmanlık odaklı yaklaşım

KVKK Bilgilendirmesi

Bu site deneyiminizi iyileştirmek için çerez kullanır. Devam ederek kabul etmiş sayılırsınız. Siteyi kullanmaya devam etmeniz halinde, kişisel verilerinizin KVKK aydınlatma metni kapsamında işlendiğini kabul etmiş sayılırsınız.

KVKK Aydınlatma Metni
1. Format
2. Tarih / Saat
3. Bilgiler

Görüşme formatını seçin

Tarih ve saat seçin

Randevu en az 30 dakika sonrası için verilebilir. Ofis saatleri: Pzt–Cum 09:00 – 18:00.

İletişim bilgileriniz

Randevunuz alınacak ve ödeme işlemi için sizi telefonunuzdan arayacağız.