KÜNYE
T.C. Konya Bam 6. Hukuk Dairesi T.C. Konya Bölge Adliye Mahkemesi 6. Hukuk Dairesi
- Esas No
- 2024/929
- Karar No
- 2025/319
- Karar tarihi
- 20 Şubat 2025
- Dosya no
- ....
- Karar no
- ....
- Başkan
- ... (...
- Üye
- ... (...
- Üye
- ... (...
- Katip
- ... (...
- İncelenen kararın mahkemesi
- Konya.... ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ
- Tarihi
- 05/03/2024
- Numarası
- ....... Esas - ....... Karar
- Davacı
- ...
- Vekili
- Av. ...
- İstinaf eden davalı
- ...
- Vekili
- Av. ...
- Dava
- Menfi Tespit (Kambiyo Senetlerinden Kaynaklanan
- İstinaf kararının karar tarihi
- 20/02/2025
- Yazım tarihi
- 27/02/2025
Karar Metni
1.952 kelime·10 dk okuma·5 bölüm
Davacı tarafından, davalı aleyhine Konya.... Asliye Ticaret Mahkemesi'nin ....... esas sayılı dosyası ile açılan Menfi Tespit davasında 05/03/2024 tarihinde tesis edilen davanın kısmen kabulüne ilişkin karara karşı davalının istinaf kanun yoluna başvurması üzerine, üye hakimin görüşleri alındıktan sonra dosya incelendi;
DAVA
Davacı vekili dava dilekçesinde özetle; davalı tarafından müvekkili aleyhine Kadınhanı (Konya) İcra Müdürlüğü'nün .......
Esas sayılı dosyası ile icra takibi başlatıldığını, davalının icra takibine dayanak olarak ise 15/07/2020 tarihli 38.500,00 TL ve 10/07/2020 tarihli 90.000,00 TL tutarındaki senedi gösterdiğini, ancak müvekkilinin davalıya 53.700,00 TL banka aracılığıyla resmi olarak ödeme yaptığını, ayrıca bu borca istinaden 58.000,00 TL nakit verdiğini, tanık ifadelerinin bu iddiayı doğrulayacağını, davalının hiç ödeme yapılmamışcasına senet ve bono miktarlarının tamamına yönelik icra takibini müvekkiline yönelttiğini,
ancak müvekkilinin davalıya yaptığı ödemeler sebebi ile 16.800,00 TL borcunun bulunduğunu beyan ederek davalının Kadınhanı (Konya) İcra Dairesi'nin ....... Esas sayılı dosyasında müvekkilinin, davalıya takip konusu senetten ve bonodan kaynaklanan miktar üzerinden borcunun olmadığının tespitine, takibin iptaline, davalının kötüniyetli olmasından dolayı %20'den aşağı olmamak üzere kötüniyet tazminatına hükmedilmesine karar verilmesini talep ve dava etmiştir.
CEVAP
Davalı vekili cevap dilekçesinde özetle; takibe ilişkin icra ödeme emrinin 06/03/2023 tarihinde borçluya usulüne uygun olarak tebliğ edildiğini, borçlu tarafından ödeme emrine hiçbir itiraz edilmemesi sonucu takibin kesinleştiğini, hakkında icra takibi kesinleşen davacı borçlunun haksız ve mesnetsiz iddialarla işbu davayı açtığını, davacının dava dilekçesinde müvekkilinin 53.700,00 TL banka aracılığıyla ödeme yaptığınına ilişkin dekontları sunduğunu, ancak dekontlar incelendiğinde gönderilen paraların hiçbirinin açıklamasında takibe konu senetlere ilişkin bir ödemeden bahsedilmediğinin görüleceğini,
davacının sunduğu ödemelerin yüklü kısmının takibe konu olan senetlerin tanzim ve vade tarihinden de önce olduğunu, henüz takibe konu kambiyo senetler düzenlenmeden yapılan ödemelerin bu senetlere ilişkin olduğunun iddia edilemeyeceğini, müvekkilinin alacağının aslen senetlerdeki rakamlardan da çok daha fazla olduğunu, tutar olarak senetle ispat sınırının üzerinde olan bu tutar için tanık dinletilmesine de muvafakatlerinin bulunmadığını, taraflar arasında farklı ticari ilişkiler bulunduğunu, müvekkiline davacı tarafından ödenen tutarların farklı ticari ilişkilerde müvekkilinin alacaklarına ilişkin ödendiğini,
ödemelerin kambiyo senetlerine ilişkin olan borcun ödenmesine ilişkin olmadığını, davacının aksini gösterir hiçbir somut delil sunmadığını, müvekkilinin davacı borçludan alacağı kambiyo senetleri haricindeki alacak haklarının da saklı olduğunu beyan ederek davanın reddi ile davacı aleyhine %20'den aşağı olmamak üzere kötüniyet tazminatına hükmedilmesine karar verilmesini talep etmiştir.
İLK DERECE MAHKEMESİ KARARININ ÖZETİ
İlk derece mahkemesince yapılan yargılama sonucunda; "... Somut olayda; davalı tarafça Kadınhanı İcra Müdürlüğünün ....... Esas nolu dosyasında davalı hakkında 38.500,00 TL ve 90.000,00 TL'lik bonolara bağlı olarak takip yapıldığı, davalı tarafça söz konusu bonolar nedeniyle bir kısım ödemeler yapıldığından bahisle 111.700,00 TL borçlu olunmadığından bahisle mahkememizde menfi tespit davası açtığı görülmüştür.
Mahkememiz dosyası arasına giren 05/04/2023 tarihli ....... bankası yazısından, bono üzerinde yer alan tanzim tarihlerinden sonra, davacı tarafça davalıya 51.200,00 TL ödeme yapıldığı tespit edilmiştir.
Her ne kadar yapılan ödemelere ilişkin açıklama kısmında "emanet ..." yazıyor olsa da, yapılan ödemeler hususunda davalı tarafça başka bir bonoya yada işe ilişkin ödemenin yapıldığına yönelik bir delilin dosyamıza sunulmamış olması karşısında, davacı tarafından yapılan ödemenin, takibe konu bonolar için yapıldığını kabul etmek gerekmiş, davacı tarafa, banka kayıtları dışında yapılan ödeme nedeniyle yemin teklifinde bulunup bulunmayacağı hatırlatılmış, davalı tarafa da banka kayıtları üzerinden yapılan ödemenin takibe konu bonolar için yapılmadığına ilişkin yemin teklifinde bulunup bulunmayacağı hatırlatılmış,
taraflarca yemin teklifinde bulunulmamıştır.
Davacının banka üzerinden yaptığı ödemeler dikkate alındığında, takibe konu her iki bono yönünden, takip tarihi itibariyle ödenmesi gereken faiz ve asıl alacak toplamının 107.043,76 TL olması nedeniyle, davacının takip tarihi itibariyle 72.788,12 TL borçlu olmadığı sonucuna varılmakla, davanın kısmen kabulüne karar verilmiş ve oluşan vicdani kanaat ile aşağıdaki şekilde hüküm kurulmuştur...." gerekçesiyle, davanın kısmen kabulüne, davacının Kadınhanı İcra Müdürlüğünün ....... esas nolu dosyasında yapılan takip nedeniyle 72.788,12 TL borçlu olmadığının tespiti ile;
takibin 77.300,00 TL asıl alacak, 29.743,76 TL faiz olmak üzere toplam 107.043,76 TL üzerinden devamına, asıl alacağa takip tarihinden itibaren avans faizi işletilmesine, fazlaya ilişkin istemin reddine, şartları oluşmadığından davacı ve davalı vekilinin tazminat taleplerinin reddine karar verilmiştir.
İSTİNAF SEBEPLERİ
Davalı vekili istinaf dilekçesinde özetle; takibe ilişkin icra ödeme emrinin 06/03/2023 tarihinde borçluya usulüne uygun olarak tebliğ edildiğini, borçlu tarafından ödeme emrine hiçbir itiraz edilmemesi sonucu takibin kesinleştiğini, hakkında icra takibi kesinleşen davacı borçlunun haksız ve mesnetsiz iddialarla işbu davayı açtığını, davacının dava dilekçesinde 53.700,00 TL banka aracılığıyla ödeme yaptığınına ilişkin dekontları sunduğunu, ancak dekontlar incelendiğinde gönderilen paraların hiçbirinin açıklamasında takibe konu senetlere ilişkin bir ödemeden bahsedilmediğinin görüleceğini,
davacının yaptığı ödemelerin yüklü kısmının takibe konu olan senetlerin tanzim ve vade tarihinden de önce olduğunu, bankadan gönderilen toplam 28.000,00 TL'nin takibe konu bonoların vade tarihinden çok önce olduğunu, vade tarihinden önce yapılan ödemelerin dava konusu bonolar için ödendiğinin ispatının davacı tarafta olduğunu, açıklama kısmında sadece "emanet" yazmasının ispata yeterli olmadığını, Yargıtay yerleşik içtihatlarında açıkça zikredildiği üzere;
banka kanalıyla yapılan ödemelerde ödemenin hangi kambiyo senedi için yapıldığının belirtilmesi gerektiği, aksi halde farklı bir borç ilişkisi için ödemenin yapılmış olduğunun kabulünün gerektiğini, mahkemece vade tarihinden önce yapılan miktarların da senet ödemesi olarak kabul edilmesinin hukuka aykırı olduğunu, ayrıca davacı tarafça elden ödeme iddiasının bulunduğunu, ancak buna ilişkin yazılı delil ve belge ibraz edilemediğini, mahkemece 72.788,12 TL üzerinden davacının borçlu olmadığının tespitine karar verilmişse de bu miktarın nereden ve nasıl bulunduğunun anlaşılamadığını,
gerekçeye bakıldığında kabul anlamına gelememekle birlikte 51.200,00 TL miktarının belirtildiğini, davacının asıl alacak olan 111.700,00 TL üzerinden harç tamamladığını, mahkemece asıl alacak yönünden hüküm kurulması gerekirken ferilerinin de hükümde gösterilerek akabinde hükmedilen yargılama gideri ve vekalet ücretleri de yanlış olduğunu beyan ederek ilk derece mahkemesi kararının kaldırılarak davanın reddine karar verilmesini talep etmiştir.
DELİLLERİN DEĞERLENDİRİLMESİ VE GEREKÇE
Dava; menfi tespit istemine ilişkindir. İstinaf incelemesi HMK 355. madde gereğince istinaf dilekçesinde ileri sürülen sebeplerle ve re'sen kamu düzenine aykırılık yönünden sınırlı olarak yapılmıştır.
Dosya kapsamına göre davalı tarafından davacı aleyhine 24/02/2023 tarihinde Kadınhanı İcra Müdürlüğü'nün .......
Esas sayılı dosyası ile davacının keşidecisi, davalının da lehtarı olduğu 10/07/2020 tanzim, 05/08/2020 vade tarihli 90.000,00 TL bedelli ve 15/07/2020 tanzim, 10/08/2020 vade tarihli 38.500,00 TL bedelli iki adet bonoya dayalı olarak 128.500,00 TL asıl alacak, 385,50 TL komisyon ve 50.946,38 TL işlemiş faiz olmak üzere toplam 179.831,88 TL alacak için kambiyo senetlerine mahsus yolla icra takibi başlatıldığı,
davacının takibe konu bonolar için takipten önce 53.700,00 TL banka aracılığıyla, 58.000,00 TL'de elden nakit olarak toplam 111.700,00 TL davalıya ödediğini iddia ederek bu miktarda borçlu olmadığının tespitini talep ettiği, davalının ise davacının takibe konu bonolar için bir ödeme yapmadığını, davacı ile aralarında başka ticari ilişkiler bulunduğunu, davacının banka yoluyla yaptığı ödemelerin başka ticari ilişkiler nedeniyle davacıdan olan alacağı için yapılan ödemeler olduğunu savunduğu görülmüştür.
Dosyada mevcut ....... Bankası tarafından gönderilen davalıya ait hesap özetine göre takibe konu bonoların keşide tarihinden sonra davacının 14/07/2020 ile 01/06/2021 tarihleri arasında 16 farklı işlemle toplam 51.200,00 TL mobil bankacılık yoluyla davalıya havale gönderdiği, havale açıklamalarında ''Emanet'' ibaresinin yazılı olduğu görülmüştür.
Türk Borçlar Kanunu 102. maddesinde "Kanunen geçerli bir açıklama yapılmadığı veya makbuzda bir açıklık bulunmadığı durumda ödeme, muaccel borç için yapılmış sayılır." şeklinde düzenleme yer almaktadır. Havale bir ödeme vasıtası olup, var olan bir borcun ödendiğini gösterir.
Havale makbuzlarında ''Emanet'' ibaresi yazılı ise de davacı bu ibareyi sehven yazdığını, yaptığı ödemelerin takibe konu bonolar için olduğunu iddia etmekte, davalı da davacının gönderdiği havalelerin borç para verilmesi için değil başkaca borçlarının ödenmesi için olduğunu savunmaktadır. Görüleceği gibi davalı da havalelerin borç ödemesi olduğunu kabul etmekte, ancak başka borçlar için olduğunu savunmaktadır.
Davacının ''Emanet'' açıklamasıyla gönderdiği toplam 51.200,00 TL takibe konu bonoların keşide tarihinden sonra, icra takibinden öncedir. Davalı, davacının bu ödemeleri başka bir borç ilişkisi nedeniyle yaptığını savunmakta ise de hangi borç ilişkisi için yaptığını somutlaştırmamış ve bu yönde bir delil ibraz etmemiştir.
Bu sebeple davacının takip konusu bonoların keşide tarihinden sonra havale yoluyla davalıya gönderdiği toplam 51.200,00 TL'nin takibe konu bonoların ödenmesi amacıyla yapılan kısmi ödeme olduğunu kabul etmek gerekir.
Bu durumda bu kısmi ödeme vade tarihi önce olan 90.000,00 TL bedelli bonodan mahsup edildiğinde takip tarihi itibariyle davalının bu bonodan 38.800,00 TL asıl alacağı, diğer bonodan da bono bedeli olan 38.500,00 TL asıl alacağı olmak üzere toplam 77.300,00 TL asıl alacağı bulunmaktadır.
Davalı bu alacağını takibe koyarken 77.300,00 TL asıl alacağa, komisyon ve faiz işletmesi gerekirken kısmı ödeme mahsup edilmeden 128.500,00 TL asıl alacak üzerinden takip başlatıp bu asıl alacağa komisyon ve faiz işletmesi yerinde değildir.
Bu sebeple kısmı ödeme mahsup edildikten sonra davalının takip tarihi itibariyle talep edebileceği alacak ile davalının takip tarihi itibariyle takipte talep ettiği alacak arasındaki fark kadar davacının borçlu olmadığının tespitine karar verilmesi gerekir.
Mahkemece bir hesaplama yapılmış ise de bu hesaba nasıl ulaşıldığı gerekçeli kararda açıklanmamış, ayrıca dava menfi tespit davası olduğu için sadece borçlu olunmayan miktar hüküm altına alınması gerekirken takibin devam edeceği miktar da belirtilerek itirazın iptali gibi de hüküm kurulması yerinde olmamıştır.
Davacının borçlu olmadığı miktarın tespiti açısından değerlendirme yapıldığında; davalı takipte 77.300,00 TL asıl alacak, 231,90 TL komisyon, bonoların vade tarihi ile takip tarihi arasında işlemiş 30.618,23 TL faiz olmak üzere toplam 108.150,13 TL alacak talep edebilecekken, 128.500,00 TL asıl alacak, 385,50 TL komisyon ve 50.946,38 TL işlemiş faiz olmak üzere toplam 179.831,88 TL talep etmiştir. Bu durumda davacı takip tarihi itibariyle takipte 51.200,00 TL asıl alacaktan, 153,60 TL komisyondan ve 20.328,15 TL de işlemiş faizden olmak üzere toplam 71.681,75 TL borçlu değildir.
Yukarıda yapılan açıklamalar doğrultusunda davacının takip tarihi itibariyle takipte 51.200,00 TL asıl alacaktan, 153,60 TL komisyondan ve 20.328,15 TL de işlemiş faizden olmak üzere toplam 71.681,75 TL borçlu olmadığının tespitine karar verilmesi gerekirken yazılı şekilde karar verilmesi yerinde olmadığından davalının istinaf başvuru talebinin kabulü ile ilk derece mahkemesi kararının kaldırılarak HMK'nın 353/1.b.2 maddesi gereğince yeniden karar verilmesi gerektiği sonuç ve kanaatiyle aşağıdaki şekilde hüküm kurulmuştur.
Başkan ... · e-imzalıdır · Üye ... · e-imzalıdır · Üye ... · e-imzalıdır · Katip ... · e-imzalıdır ....
Konya Bölge Adliye Mahkemesi 6. Hukuk Dairesi, E. 2024/929, K. 2025/319, 20 Şubat 2025 tarihli karar · Kaynak: UYAP Emsal Karar Arama