KÜNYE
T.C. Konya Bam 6. Hukuk Dairesi T.C. Konya Bölge Adliye Mahkemesi 6. Hukuk Dairesi İstinaf Eden
- Esas No
- 2025/350
- Karar No
- 2026/470
- Karar tarihi
- 31 Mart 2026
- Dosya no
- ...
- Karar no
- ...
- Başkan
- ... (...
- Üye
- ... (...
- Üye
- ... (...
- Katip
- ... (...
- İncelenen kararın mahkemesi
- Konya .... ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ
- Tarihi
- 25/11/2024
- Numarası
- ... Esas ... Karar
- Davacılar
- 1-...
Karar Metni
899 kelime·4 dk okuma·10 bölüm
2-... VEKİLİ : Av... DAVALI : ... VEKİLİ : Av...
DAVA
Menfi Tespit (Kambiyo Senetlerinden Kaynaklanan)
İSTİNAF KARARININ
KARAR TARİHİ : 31/03/2026
YAZIM TARİHİ : 02/04/2026
Davacılar tarafından davalı aleyhine Konya .... Asliye Ticaret Mahkemesi'nin ... Esas sayılı dosyası ile açılan menfi tespit davasında 25/11/2024 tarihinde tesis edilen karara karşı davacıların istinaf kanun yoluna başvurması üzerine, üye hakimin görüşleri alındıktan sonra dosya incelendiğinde;
DAVA
Davacılar vekili dava dilekçesinde özetle; müvekkilleri aleyhine Konya ....İcra Dairesi'nin ... esas sayılı dosyası ile kambiyo senetlerine özgü takip başlatıldığını, söz konusu bedelin müvekkilleri tarafından ödendiğini, bononun ne şekilde el değiştirdiğini bilmediklerini, alacağın 4.000 TL olmasına rağmen bonoda 94.000 TL olarak yazıldığını, söz konusu tahrifatın ilk görüşte bile anlaşıldığını, takibe konu bononun tanzim tarihinden 3 yıl kadar geçtiğini, TTK'nın 661-663 maddeleri uyarınca bonolarda 3 yıl zamanaşımı bulunduğunu beyanla nihai karar verilinceye kadar takibin tedbiren durdurulmasına, müvekkillerinin davalıya borcu olmadıklarının tespitine, alacağın %20'si üzerinden kötüniyet tazminatına karar verilmesini talep ve dava etmiştir.
CEVAP
Davalı vekili cevap dilekçesinde özetle; dava konusu bononun illetten mücerret olduğunu, eldeki dava menfi tespit davası olup davacının sadece ilgili bonoya ilişkin ödeme yaptığını ispat etmesi gerektiğini, iş bu davada ispat yükünün davacı tarafta olduğunu, davacının tanık deliline dayanmasına muvafakatlarının bulunmadığını beyanla haksız ve hukuki dayanaktan yoksun davanın reddine karar verilmesini talep etmiştir.
İLK DERECE MAHKEMESİ KARARININ ÖZETİ
İlk derece mahkemesince yapılan yargılama sonucunda; "... tüm dosya kapsamı, dosyadaki tüm bilgi - belgeler, tüm deliller, alınan bilirkişi rapor/ları, tarafların iddia - savunmaları, yukarıda yapılan açıklamalar, bir bütün halinde değerlendirildiğinde, Mahkememizce benimsenen hükme esas alınan bilirkişi raporunun denetime elverişli olduğu sonuç ve kanaatine varılarak, TMK 1/3 ve 6100 sayılı HMK 297. Maddesi kapsamında Anayasa'nın 138/1 maddesi atfı ile davacıların, davalı aleyhine açtığı menfi tespit davasının ayrı ayrı reddine..." karar verilmiştir.
İSTİNAF SEBEPLERİ
Davacılar vekili istinaf dilekçesinde özetle; dosya kapsamında alınan rapora karşı itirazlarının kabul görmediğini, eksik rapora dayanılarak hüküm kurulduğunu, söz konusu raporun içeriğindeki bilimsel değerlendirme teknik bilgiyi gerektirmekte olup bu hususta yorum yapamamakla birlikte inceleme sonucu ulaşılan kanaatin inceleme ile çelişki yarattığını, zira mükerrer gidişler ve sağlıklı mukayese yapılamadığı belirtilmesine rağmen bulgu saptanamadığı kanaatine varılmasının mantıklı olmadığını, zamanaşımı itirazlarının yargılama süresince değerlendirilmediğini, buna yönelik ara karar kurulmadığını, karşı tarafça bu hususa itiraz edilmediğini, bononun tanzim tarihinden itibaren 3 yıl geçtiğini, açıklanan nedenlerle kararın kaldırılmasını talep etmiştir.
DELİLLERİN DEĞERLENDİRİLMESİ VE GEREKÇE
Dava; menfi tespit talebine ilişkindir.
İstinaf incelemesi HMK 355. Madde gereğince istinaf dilekçesinde ileri sürülen sebeplerle ve resen kamu düzenine aykırılık yönünden sınırlı olarak yapılmıştır.
Türk Medeni Kanunu'nun 6. maddesi uyarınca herkes iddiasını ispatla yükümlüdür.
Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun 190. maddesine göre; “İspat yükü, kanunda özel bir düzenleme bulunmadıkça, iddia edilen vakıaya bağlanan hukuki sonuçtan kendi lehine hak çıkaran tarafa aittir. Kanuni bir karineye dayanan taraf, sadece karinenin temelini oluşturan vakıaya ilişkin ispat yükü altındadır. Kanunda öngörülen istisnalar dışında, karşı taraf, kanuni karinenin aksini ispat edebilir.” şeklindedir.
Menfi tespit davasında da anılan Yasa hükümlerindeki ispat yüküne ilişkin kuralın uygulanması gerekir. Buna göre, menfi tespit davasında ispat yükü kural olarak alacaklı olduğunu iddia eden tarafa yani davalıya düşer. Ancak davalının alacağı senede dayanıyorsa ispat yükü yer değiştirerek senetten dolayı borçlu olmadığını iddia eden davacı tarafa düşer (Yargıtay 19. Hukuk Dairesinin 2017/3521 Esas 2019/1844 Karar sayılı ilamı).
Davacıların Konya .... İcra Dairesinin ... esas sayılı dosyasında takibe konulan bononun zamanaşımına uğradığını, ayrıca söz konusu bonoda tahrifat yapıldığını belirterek borçlu olmadıklarının tespiti talebinde bulundukları, davacıların senette tahrifat yapıldığını ispat edemedikleri, takibe konu bononun vade tarihinin 30/06/2017 olduğu, takibin ise 21/11/2018 tarihinde yapıldığı, zamanaşımının sözkonusu olmadığı, bu nedenle ilk derece mahkemesi kararının usul ve yasaya uygun olduğu anlaşıldığından, davacıların istinaf başvuru talebinin HMK'nın 353/1.b.1 maddesi uyarınca esastan reddi gerektiği sonuç ve kanaatiyle aşağıda yazılı şekilde hüküm kurulmuştur.
MUHALEFET ŞERHİ
6100 sayılı HMK 297/2 maddesinde "Hükmün sonuç kısmında, gerekçeye ait herhangi bir söz tekrar edilmeksizin, taleplerden her biri hakkında verilen hükümle, taraflara yüklenen borç ve tanınan hakların, sıra numarası altında; açık, şüphe ve tereddüt uyandırmayacak şekilde gösterilmesi gereklidir." hükmünün yer aldığı, ilk derece mahkemesince davacıların takibe konu bonoda tahrifat yapıldığına ilişkin taleplerinin reddine karar verilmesine rağmen davacıların takibe konu bononun zamanaşımına uğradığına ilişkin iddiaları hakkında herhangi bir inceleme ve değerlendirme yapılmadığı,
bu nedenle usule uygun şekilde oluşturulmuş bir hükmün bulunmadığı (Yargıtay 11.Hukuk Dairesinin 02.05.2023 tarih 2022/5320 Esas 2023/2589 Karar sayılı ilamı), bu nedenle istinaf kanun yoluna başvuran davacıların diğer istinaf sebepleri incelenmeksizin ilk derece mahkemesi kararının HMK'nın 353/1.a.6 maddesi gereğince kaldırılmasına, dosyanın yukarıda belirtilen şekilde inceleme ve değerlendirme yapılmak ve sonucunda karar verilmek üzere ilk derece mahkemesine gönderilmesi gerektiği düşüncesinde olduğumdan, sayın çoğunluğun görüşüne katılmıyorum.
Üye ... · e-imzalıdır
Konya Bölge Adliye Mahkemesi 6. Hukuk Dairesi, E. 2025/350, K. 2026/470, 31 Mart 2026 tarihli karar · Kaynak: UYAP Emsal Karar Arama