KÜNYE
T.C. Sakarya Bölge Adliye Mahkemesi 3. Hukuk Dairesi İstinaf Yoluna
- Karar tarihi
- 5 Ekim 2022
- T.C. SAKARYA BAM 3. HUKUK DAİRESİ Esas-Karar No
- 2021/1631 - 2022/1341
- Esas no
- 2021/1631
- Karar no
- 2022/1341
- Başkan
- ....
- Üye
- ....
- Üye
- ....
- Katip
- ...
- İncelenen kararın mahkemesi
- GEBZE ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ
- Tarihi
- 05/07/2021
- Numarası
- 2018/105 Esas - 2021/583 Karar
- Başvuran davalı
- PEHLİVANOĞULLARI NAKLİYAT İNŞAAT TURİZM GIDA SANAYİ TİCARET LİMİTED ŞİRKETİ
- Vekili
- Av..
- Başvuran davalı
- TÜRKİYE SİGORTA A.Ş.
- Vekili
- Av. ...
- Davalı
- ...
- Davacı
- ...
- Vekili
- Av....
- Davanın konusu
- Tazminat (Trafik Sigorta Sözleşmesi Kaynaklı Rücuen
- Başvuru tarihi
- 02.09.2021 - 27.09.2021
- İstinafa geliş tarihi
- 30.11.2021
- Yazım tarihi
- 06.10.2022
Karar Metni
2.081 kelime·10 dk okuma·1 bölüm
İstinaf incelemesi için dairemize gönderilen dosyadaki tüm belgeler ve dairemiz üyesi tarafından hazırlanan raporlar incelendi. Davanın dairemizin görev alanına girdiği, ilk derece mahkemesi kararının kesin olmadığı, istinaf başvurusunun süresi içinde yapıldığı, başvuru şartlarının yerine getirildiği, dosyada eksiklik bulunmadığı anlaşılmakla;
GEREĞİ GÖRÜŞÜLÜP DÜŞÜNÜLDÜ
Davacı vekili dava dilekçesinde, maliki Pehlivanoğlu Nakliyat olan ... plakalı kamyonun,....'nın yönetiminde iken davacının kullandığı motosiklete çarptığını, kaza sonrasında davalı sürücünün olay yerinden kaçtığını, davacının ağır derecede yaralandığını, davalı sürücünün kazanın oluşumunda tamamen kusurlu olduğunu, motorsikletin hasarı nedeniyle tazmini için Halk Sigorta A.Ş'ye müracaat edildiğini, sigortanın 3.000,00 TL vermeyi teklif ettiğini, kaza sonrası davacının ameliyat olduğunu, eski sağlığına halen kavuşamadığını, çalışma gücünü kaybettiğini, birden fazla ameliyat geçirmek zorunda kaldığını,
sağ bacakta 2 cm'lik kısalık ve atrofil olduğunu, çalışmadığını beyan ederek fazlaya ilişkin hakları saklı kalmak kaydı ile şimdilik 5.000,00 TL maddi tazminatın 26.02.2016 tarihinden itibaren yasal faizi ile tüm davalılardan, 50.000,00 TL manevi tazminatın 26.02.2016 tarihinden itibaren yasal faizi ile diğer davalılar Pehlivanoğulları Nak. ... Ltd.Şti. ve...'dan müştereken ve müteselsilen tahsilini talep etmiş.
07.03.2021 tarihli bedel artırım dilekçesi ile iş göremezlik tazminatı talebini 446.355,88 TL'ye, hasar bedeli talebini 3.500,00 TL'ye artırmış. 24.05.2021 tarihli ıslah dilekçesi ile iş göremezlik tazminatı talebini 500.870,90 TL'ye yükseltmiştir.
Davalılardan Halk Sigorta A.Ş. vekili cevap dilekçesinde, davacıya ait araçta kaza sonrası 3.000,00 TL hasar tespitinde bulunulduğunu, sigorta şirketince bu bedelin ödenmesinin araç malikine teklif edildiğini, davacının talebinin hukuk ve yasaya uygun olmadığını, bununla birlikte dava konusu araçta meydana gelen hasar ile ilgili maddi tazminat talebini kabul anlamına gelmemek kaydıyla, davalı sigorta şirketinin işbu sorumluluğunun Karayolları Trafik Kanunu'nun 85/1 ve Trafik Poliçesi Genel Şartları'nın 1. maddesinden doğan kusur oranında ve yukarıda belirttikleri poliçe limiti ile sınırlı sorumlu olduğunu, dosya içeriğindeki hastane raporlarında ayrıca davacı tarafın alkollü olarak motosiklet kullandığının tespit edildiğini beyan ederek davanın reddini talep etmiştir.
Davalılardan Pehlivanoğlu Nak. İnş. Tur. Gıda. San. Tic. Ltd.
Şti. vekili cevap dilekçesinde, meydana gelen kazada davacı sürücünün kusurlu olduğunu, davalı müvekkilinin şirket araç işleteni olup, araç işleteninin hukuki sorumluluğunun Karayolları Trafik Kanunu 85. maddesine dayandığını, aynı kanunun 86/1. maddesinde işletenin sorumluluktan kurtulma durumunun düzenlendiğini, anılan maddeye göre, “işleten veya araç işleticisinin bağlı olduğu teşebbüs sahibi, kendisinin veya eylemlerinden sorumlu tutulduğu kişilerin kusuru bulunmaksızın ve araçtaki bir bozukluk kazayı etkilemiş olmaksızın,
kazanın bir mücbir sebepten veya zarar görenin veya bir üçüncü kişinin ağır kusurundan ileri geldiğini ispat ederse sorumluluktan kurtulur” hükmünün yer aldığını, kazanın davacının ağır kusuru ile meydana geldiğini beyan ederek davanın reddini talep etmiştir.
İlk derece mahkemesince, araç hasarına yönelik maddi tazminat davasının 6100 sayılı HMK'nın 114/1-d ve 115/2.maddeleri gereğince usulden reddine; geçici iş göremezlik zararı için açılan maddi tazminat davasının reddine; maluliyet (sürekli iş göremezlik) için açılan maddi tazminat davasının kabulüne, 486.398,27 TL sürekli iş göremezlik tazminatının davalılar... ve Pehlivanoğulları Nakliyat İnşaat Turizm Gıda Sanayi Ticaret Limited Şirketi yönünden haksız fiil tarihi olan 26/02/2016 tarihinden itibaren,
davalı Halk Sigorta A.Ş. yönünden ZMSS poliçesindeki sigorta limiti ile sorumlu olmak kaydıyla ve dava tarihi olan 15/02/2018 tarihinden itibaren işleyecek yasal faizi ile birlikte, davalılardan müştereken ve müteselsilen tahsili ile davacıya verilmesine; manevi tazminat davasının kısmen kabulü ile 35.000,00 TL'nin kaza tarihi olan 26/02/2016 tarihinden itibaren işleyecek yasal faizi ile birlikte davalılar... ve Pehlivanoğulları Nakliyat İnşaat Turizm Gıda Sanayi Ticaret Limited Şirketinden müştereken ve müteselsilen tahsili ile davacıya verilmesine, fazlaya ilişkin istemin reddine karar verilmiştir.
İlk derece mahkemesi kararına karşı davalı Pehlivanoğlu Nak. İnş. Tur. Gıda. San. Tic. Ltd. Şti.vekili ile davalı Türkiye Sigorta A.Ş vekili tarafından istinaf yoluna başvurulmuştur.
Davalı Türkiye Sigorta A.Ş vekili istinaf başvuru dilekçesinde, davacı vekilinin dava öncesinde 2918 sayılı yasanın 97 maddesine uygun olarak davalı sigorta şirketine başvurmadığını, bunun dava şartı olduğunu, sigorta şirketine usulen uygun başvuru yapılmadan dava açıldığından davalı sigorta şirketi aleyhine faiz, yargılama gideri ve vekalet ücretine hükmedilmesinin hatalı olduğunu, bilirkişi raporuna esas alınan hesaplama yöntemini kabul etmediklerini, hesaplamaya esas alınan kusur raporunu ve maluliyet raporlarını kabul etmediklerini, dava konusu olayın 2. İhtisas kurulunun görev alanına girmediğini,
3. İhtisas kurulundan rapor alınması gerektiğini, kusur durumu konusunda alınan raporunda hatalı olduğunu, davacının gelirinin asgari ücret kabul edilmesi gerektiğini beyan ederek ilk derece mahkemesi kararının kaldırılmasını talep etmiştir.
Davalı Pehlivanoğlu Nak. İnş. Tur. Gıda. San. Tic. Ltd.
Şirketi vekili istinaf başvuru dilekçesinde, ilk derece mahkemesinin davacıyı nitelikli bir çalışan olarak belirtip asgari ücretin üzerinde maaş alacağını belirtmiş ise de hükümde de belirtildiği gibi davacının motorlu kurye dağıtıcısı olduğunu, ancak davacının asgari ücret aldığının kabul edilerek yapılan hesaplamaya uyulması gerekirken, asgari ücretin 1,4559 katı üzerinden yapılan hesaplamaya göre tazminata hükmedilmesinin hatalı olduğunu, kusur raporunda davacının %12,5, davalı sürücü...’nın %87,5 kusurlu olduğu tespit edildiğini, raporda atfedilen kusuru kabul etmediklerini,
mahkeme tarafından takdir edilen manevi tazminat miktarının fahiş olduğunu, günümüz şartlarına, tarafların sosyal ve ekonomik durumlarına ve kaza sonrası meydana geldiği iddia edilen maluliyete uygun olmadığını beyan ederek ilk derece mahkemesi kararının kaldırılmasını talep etmiştir.
Dava, cismani zarar nedeniyle maddi ve manevi tazminat ile hasar bedeli istemine ilişkindir.
Somut olayda, 26.02.2016 tarihinde, davacının sevk ve idaresindeki motorsikletle davalıların sürücüsü, işleteni ve zorunlu mali mesuliyet sigortacısı oldukları aracın karıştıkları çift taraflı kaza sonucunda davacı yaralanmıştır.
Kaza sonrası düzenlenen kaza tespit tutanağında, yalnızca davalı sürücüye kural ihlali verilmiş, kazaya dair yürütülen soruşturmada trafik bilirkişisinden alınan raporda ise gerçekleşen kazada davacı tali, davalı sürücü asli kusurlu bulunmuş ve bu kusur oranlarına göre verilen karar kesinleşmiştir. Mahkemece trafik bilirkişisinden alınan raporda ise davacı %12,5, davalı sürücü %87,5 oranında kusurlu bulunmuş, mahkemece bu rapor hükme esas alınmıştır. Mahkemece hükme esas alınan rapor heyetimizce de oluşa uygun bulunduğundan taraf vekillerinin kusur oranına yönelik istinaf istemlerinin reddi gerekmiştir.
Davacının yaralanmasına sebep kaza 26.02.2016 tarihinde gerçekleşmiş olup kaza tarihi itibariyle Özürlülük Ölçütü ve Özürlülere Verilecek Sağlık Kurulu Raporları Hakkında Yönetmelik yürürlüktedir. Davacının maluliyet oranı bu yönetmeliğe göre Adli Tıp Kurumu 2.İhtisas Kurulunca tespit edildiğinden davalı Türkiye Sigorta A.Ş vekilinin bu husustaki istinaf isteminin reddi gerekmiştir.
Dosya kapsamında hükme esas alınan 03.05.2021 tarihli ek aktüer rapor Yargıtay'ın güncel içtihatlarına göre TRH2010 yaşam tablosu ve progressive rant yöntemine göre hazırlandığından usulüne uygun olup davalı Türkiye Sigorta A.Ş vekilinin bu husustaki istinaf isteminin reddi gerekmiştir.
Yine güncel Yargıtay içtihatlarına göre davadan önce sigorta şirketine başvurulmaması sonradan tamamlanabilir dava şartlarından kabul edildiğinden ve davacı tarafça yargılama sırasında davalı sigorta şirketine başvuru yapıldığından ve başvuruya karşın davalı sigorta şirketince dava sırasında ödeme yapılmadığından mahkemece davalı sigorta şirketi aleyhine faiz, yargılama gideri ve vekalet ücretine hükmedilmesi doğru olup davalı Türkiye Sigorta A.Ş vekilinin bu hususlardaki istinaf isteminin de reddi gerekmiştir.
6098 sayılı TBK'nun 56. maddesi uyarınca bedensel bütünlüğü zedelenen kimse manevi tazminat adı altında bir miktar para ödetilmesini isteyebilir. Hakimin, özel halleri göz önünde tutarak manevi zarar adı ile hak sahibine verilmesine karar vereceği bu tutar adalete uygun olmalıdır. Hükmedilecek bu para, zarara uğrayanda manevi huzuru doğurmayı gerçekleştirecek tazminata benzer bir fonksiyonu olan, özgün bir nitelik taşır. Bir ceza olmadığı gibi mal varlığı hukukuna ilişkin bir zararın karşılanmasını da amaç edinmemiştir. O halde, tazminatın sınırı onun amacına göre belirlenmelidir. Takdir edilecek miktar mevcut halde elde edilmek istenilen tatmin duygusunun etkisine ulaşmak için gerekli olan kadar olmalıdır.
Olay tarihi, olayın oluş şekli, kusur durumu, maluliyet oranı, tarafların sosyal ekonomik durumları ve yukarıdaki ilkeler gözetildiğinde, davacı yararına hükmedilen manevi tazminat miktarının olaya ve hakkaniyete uygun düştüğü kanaatine ulaşılmıştır. Bu nedenle davalı Pehlivanoğulları ..Ltd.Şti vekilinin manevi tazminata yönelik istinaf isteminin reddine karar vermek gerekmiştir.
Davacı vekili, davacının motor kurye olarak çalıştığını ve asgari ücretin üzerinde aylık gelir elde ettiğini iddia etmiş ise de buna yönelik belge ibraz edemediği gibi mahkemece yapılan araştırmada da davacının kazadan önceki maaş bordrolarının temin edilemediği, SGK kayıtlarından da davacının kaza tarihi itibariyle aylık gelirinin net tespit edilemediği anlaşılmaktadır. Bu durumda belgeye dayanarak davacının aylık geliri ispatlanamadığından davacının aylık geliri asgari ücret kabul edilmeliyken asgari ücretin 1,4559 katı kabul edilerek yapılan tazminat hesaplamasına göre sürekli iş göremezlik talepli davanın kabulü hatalı olmuştur. Davalılar vekillerinin bu husustaki istinaf istemlerinin kabulü gerekmiştir.
İlk derece mahkemesinin kararındaki anılan yanılgıların giderilmesi yeniden yargılama yapılmasını gerektirmediğinden, davalı tarafların istinaf istemlerinin kısmen kabulü ile, hükmün 6100 sayılı HMK'nın 353/1.b.2 maddesi gereğince kaldırılmasına karar verilmiş, sürekli iş göremezlik tazminatının kısmen kabulü ile 03.05.2021 tarihli ek raporda asgari ücrete göre hesaplanan 376.171,59 TL'nin davalılardan tahsili yönünden esas hakkında yeniden hüküm kurmak gerekmiştir.
Sakarya Bölge Adliye Mahkemesi 3. Hukuk Dairesi, E. 2021/1631, K. 2022/1341, 5 Ekim 2022 tarihli karar · Kaynak: UYAP Emsal Karar Arama