KÜNYE
T.C. Sakarya Bölge Adliye Mahkemesi 3. Hukuk Dairesi İstinaf Yoluna
- Karar tarihi
- 2 Mart 2022
- T.C. SAKARYA BAM 3. HUKUK DAİRESİ Esas-Karar No
- 2021/759 - 2022/343
- Esas no
- 2021/759
- Karar no
- 2022/343
- Başkan
- ....
- Üye
- ....
- Üye
- ....
- Katip
- ...
- İncelenen kararın mahkemesi
- KOCAELİ 1. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ
- Tarihi
- 26/02/2021
- Numarası
- 2014/1230 Esas - 2021/145 Karar
- Başvuran davacı
- ....
Karar Metni
2.324 kelime·12 dk okuma·12 bölüm
1 -.... 2 -.... 3 -.... VEKİLLERİ : Av. ....
İSTİNAF YOLUNA
BAŞVURAN DAVALI : ... VEKİLİ : Av. ...
DAVALI : ANADOLU ANONİM TÜRK SİGORTA ŞİRKETİ
VEKİLİ : Av. ...
Bu dosya ile birleşen Kocaeli Asliye Ticaret Mah.2015/72-54 E.-K.sayılı dosyasında
İSTİNAF YOLUNA
BAŞVURADAVACI : .... 1 -... 2 -... 3 -... VEKİLLERİ : Av. ....
İSTİNAF YOLUNA
BAŞVURAN DAVALI
TIRPANLAR NAKLİYAT TAAHHÜT TURİZM İÇ VE DIŞ TİCARET LİMİTED ŞİRKETİ VEKİLİ : Av. ....
DAVALI : ANKARA ANONİM TÜRK SİGORTA ŞİRKETİ
VEKİLİ : Av....
DAVANIN KONUSU
Ölüm Ve Cismani Zarar Sebebiyle Açılan Tazminat
BAŞVURU TARİHİ : 16.04.2021 - 19.04.2021
İSTİNAFA GELİŞ TARİHİ: 08.06.2021
KARAR TARİHİ : 02.03.2022
YAZIM TARİHİ : 03.03.3033
İstinaf incelemesi için dairemize gönderilen dosyadaki tüm belgeler ve dairemiz üyesi tarafından hazırlanan raporlar incelendi. Davanın dairemizin görev alanına girdiği, ilk derece mahkemesi kararının kesin olmadığı, istinaf başvurusunun süresi içinde yapıldığı, başvuru şartlarının yerine getirildiği, dosyada eksiklik bulunmadığı anlaşılmakla;
GEREĞİ GÖRÜŞÜLÜP DÜŞÜNÜLDÜ
Asıl davada davacı vekili dava dilekçesinde, 27/08/2013 tarihinde davalılardan ...'ın kullandığı ... plakalı aracın davacıya yaya geçidinde çarptığını, davacının yaralandığını, davalı hakkında ceza davası açıldığını, kaza nedeniyle davacının ayağına vida takıldığını, 3 ay evde yatmak zorunda kaldığını beyan ederek fazlaya ilişkin hakları saklı kalmak kaydı ile şimdilik 1.000,00 TL maddi tazminat ile 50.000,00 TL manevi tazminatın yasal faizleri ile birlikte davalılardan tahsilini talep etmiştir.
Asıl davada davalı ... vekili cevap dilekçesinde, davacının kontrolsüz ve trafik durumuna aldırış etmeden yola çıktığını, bu nedenle davalının kazada kusurunun bulunmadığını, kazanın olduğu noktada davalının hızlı seyretmesinin mümkün olmadığını, talep edilen manevi tazminat miktarının fahiş olduğunu beyan ederek davanın reddini talep etmiştir.
Asıl davada davalı Anadolu Anonim Türk Sigorta A.Ş vekili cevap dilekçesinde, sigorta şirketi tarafından düzenlenen poliçenin kaza tarihini kapsamadığını beyan ederek husumet nedeniyle davanın sigorta şirketi bakımından reddini talep etmiştir.
Bu dosya ile birleşen Kocaeli Asliye Ticaret Mahkemesinin 2015/72 esas, 2015/54 karar sayılı dosyasında davacı vekili dava dilekçesinde, 27/08/2013 tarihinde davalılardan ...'ın kullandığı ... plakalı aracın davacıya yaya geçidinde çarptığını, davacının yaralandığını, davalı hakkında ceza davası açıldığını, kaza nedeniyle davacının ayağına vida takıldığını, 3 ay evde yatmak zorunda kaldığını beyan ederek fazlaya ilişkin hakları saklı kalmak kaydı ile şimdilik 1.000,00 TL maddi tazminat ile 50.000,00 TL manevi tazminatın yasal faizleri ile birlikte davalılardan tahsilini talep etmiştir.
Birleşen dosyada davalı Ankara Anonim Türk Sigorta Şirketi vekili cevap dilekçesinde, davalı sigorta şirketinin ZMSS sigortacısı olduğunu, sorumluluklarının poliçe limiti ile sınırlı olduğunu, geçici iş göremezlik zararı ve tedavi giderlerinin SGK tarafından karşılanacağını, sigorta şirketinin bu konuda sorumluluğunun bulunmadığını beyan ederek davanın reddini talep etmiştir.
İlk derece mahkemesince asıl dosya bakımından davalı Anadolu Sigorta A.Ş aleyhine açılan davanın pasif husumet nedeniyle reddine, davacı mirasçısı ...
Antalya 3. Sulh Hukuk Mahkemesinin 2009/811 esas, 2019/826 karar sayılı ilamı ile davacı ...ın mirasını reddettiğinden asıl dosya ve birleşen dosyada bu davacı mirasçısı lehine hüküm kurulmasına yer olmadığına, asıl dosya ve birleşen dosya bakımından maddi tazminat davasının kısmen kabulü ile 50.878,55-TL maddi tazminatın ana dosya davalısı ... ve birleşen davalıları Tırpanlar Nakliyat Taahhüt Turizm İç ve Dış Ticaret Limited Şirketi için kaza tarihi olan 27/08/2013 tarihinden itibaren,
birleşen dosya davalısı Ankara Anonim Türk Sigorta Şirketi'nden poliçe limiti ile sınırlı olmak üzere dava tarihinden itibaren işleyecek yasal faizi ile birlikte müştereken ve müteselsilen tahsili ile davacı mirasçıları ..., ...ve ...'a veraset ilamındaki hisseleri oranında verilmesine, fazlaya ilişkin talebin reddine, asıl dosya ve birleşen dosyada manevi tazminat talebi yönünden davacı ...
Antalya 3. Sulh Hukuk Mahkemesinin 2009/811 esas - 2019/826 karar sayılı ilamı ile davacı ...ın mirasını reddettiğinden davacı mirasçısı lehine hüküm kurulmasına yer olmadığına, asıl dosya ve birleşen dosya bakımından manevi tazminat talebinin kısmen kabulü ile 10.000,00 TL manevi tazminatın ana dosya davalısı ... ve birleşen davalıları Tırpanlar Nakliyat Taahhüt Turizm İç ve Dış Ticaret Limited Şirketi için kaza tarihi olan 27/08/2013 tarihinden itibaren işleyecek yasal faizi ile birlikte müştereken ve müteselsilen tahsili ile davacı mirasçıları ..., ...ve ...'a veraset ilamındaki hisseleri oranında verilmesine,
fazlaya ilişkin talebin reddine karar verilmiştir.
İlk derece mahkemesi kararına karşı davacılar vekili ile davalılar ... ve Tırpanlar Nakliyat Taah. Turizm İç ve Dış Tic. Ltd. Şirketi vekili tarafından istinaf yoluna başvurulmuştur.
Davacılar vekili istinaf başvuru dilekçesinde, davacılar lehine hükmedilen manevi tazminat miktarının çok düşük olduğunu, dava devam ederken vefat eden davacıların murisinin kaza sebebiyle %29 oranında beden gücü kaybına uğradığını, yaşadığı acı ve ızdırabın çok büyük olduğunu, ömrünün son yıllarını acıyla geçirdiğini, davalılardan Anadolu Anonim Türk Sigorta A.Ş aleyhine açılan davanın husumetten reddi nedeniyle vekalet ücretine hükmedilmesinin hukuka aykırı olduğunu beyan ederek ilk derece mahkemesi kararının kaldırılmasını talep etmiştir.
Davalılar ... ve Tırpanlar Nakliyat Taah. Turizm İç ve Dış Tic. Ltd.
Şirketi vekili istinaf başvuru dilekçesinde, davacı ...ın dava devam ederken ve dava konusu kaza ile herhangi bir ilişkisi olmaksızın 27.03.2019 tarihinde vefat ettiğini, kazada davalı sürücünün herhangi bir kusuru bulunmamasına rağmen %100 oranında kusurlu olduğuna dair hazırlanan rapora dayalı olarak verilen kararın hatalı olduğunu, davacının kontrolsüz bir biçimde yola çıkması neticesinde meydana gelen kazanın İzmit’in en işlek noktalarından birinde gerçekleştiğini, o noktada hıza elverişli yol bulunmadığı gibi davalı sürücünün de 20 kilometrenin üzerinde hızla gitmesinin mümkün olmadığını, davacının kaza esnasında 66 yaşında olduğunu,
kaza tarihinden önce ilerlemiş yaşından kaynaklanan sağlık problemlerinin mevcut olduğunu, bu hali ile kızı ve oğlunun da yanında bulunduğu bir ortamda gerçekleşen trafik kazasında davalı sürücünün % 100 oranında kusurlu kabul edilmesi hayatın olağan akışına aykırı olduğunu, mahkeme tarafından hükme esas alınan bilirkişi raporlarında davacının yaşı ve çocuklarının kaza esnasında kendisine refakat ediyor olduğunun gözetilmediğini, alınan ATK raporu, maluliyet raporu ve hesap raporunu kabul etmediklerini, hükmedilen manevi tazminat miktarının fahiş olduğunu beyan ederek ilk derece mahkemesi kararının kaldırılmasını talep etmiştir.
Asıl ve birleşen dava, trafik kazasından kaynaklı cismani zarar nedeniyle sürücü, malik ve ZMMS kapsamında sigorta şirketi aleyhine açılan maddi ve manevi tazminat istemine ilişkindir.
Somut olayda;27/08/2013 tarihinde saat 20.00 sıralarında davalı sürücü ...'ın sevk ve idaresindeki ... plaka sayılı otomobil ile Cumhuriyet caddesini takiben Leyla Atakan kavşağı yönüne seyir halinde iken kaza mahali olan kavşağa geldiğinde seyir istikametine göre sol taraftan kaplamaya girip yaya geçidinden karşıya geçiş yapan davacı yaya ...a çarpması sonucu davaya konu trafik kazası meydana gelmiştir.
Mahkemece ATK'dan alınan 1810/2019 tarihli rapor ile polis memuru bilirkişiden alınan 12/12/2018 tarihli raporda davalı sürücünün kazanın meydana gelmesinde %100 kusurlu olduğu belirtilmiştir. Kazanın açıklanan oluş şekline göre, yaya geçidinde meydana gelen kazada davalının kusurlu kabul edilmesinde ve mahkemece bu kusur raporlarının hükme esas alınmasında, herhangi bir hukuka aykırılık görülmemiş, davalı tarafların kusura yönelik istinaf itirazlarının reddi gerekmiştir.
Ayrıca maluliyetin varlığı ve oranın belirlenmesi için alınan raporlar Adli Tıp Kurumu İhtisas Dairesi veya üniversite hastanelerinin Adli Tıp Ana Bilim Dalı bölümleri gibi kuruluşların çalışma gücü kaybı olduğu iddia edilen kişide bulunan şikayetler dikkate alınarak oluşturulacak uzman doktor heyetinden alınır. Mevcut dosyada hükme esas alınan maluliyet raporu ATK'dan alınmış kurul raporu olup kaza nedeniyle oluşan yaralanmanın değerlendirilmiş, kaza ile maluliyet arasında illiyet bağı bulunduğu anlaşılmakla maluliyet raporunun hukuka uygun olduğu dairemizce değerlendirilmiştir.
Mahkemece, hükme esas alınan aktüer raporunda ise davacı ...ın ev hanımı olduğu ve asgari ücret düzeyinde gelir elde edeceği kabul edilerek hesaplama yapılması ve yargılama sırasında vefaat etmesi sebebiyle ölüm tarihi itibariyle bakiye ömrünün belirlenmesi de yerindedir. Şöyle ki zararının hesaplanması sırasında esas alınan asgari ücret, bir çalışmanın karşılığı değil ekonomik bir değer taşıyan yaşamsal faaliyetlerin sürdürülmesinin karşılığıdır.
Hükmedilen manevi tazminat miktarına yönelik istinaf itirazının incelenmesinde; 6098 sayılı TBK'nun 56. maddesi uyarınca bedensel bütünlüğü zedelenen kimse manevi tazminat adı altında bir miktar para ödetilmesini isteyebilir. Hakimin, özel halleri göz önünde tutarak manevi zarar adı ile hak sahibine verilmesine karar vereceği bu tutar adalete uygun olmalıdır. Hükmedilecek bu para, zarara uğrayanda manevi huzuru doğurmayı gerçekleştirecek tazminata benzer bir fonksiyonu olan, özgün bir nitelik taşır. Bir ceza olmadığı gibi mal varlığı hukukuna ilişkin bir zararın karşılanmasını da amaç edinmemiştir. O halde, tazminatın sınırı onun amacına göre belirlenmelidir. Takdir edilecek miktar mevcut halde elde edilmek istenilen tatmin duygusunun etkisine ulaşmak için gerekli olan kadar olmalıdır.
Olay tarihi, kazanın oluş şekli, kusur durumu, davacının yaralanma derecesi olay tarihindeki paranın satın alma gücü, tarafların sosyal ve ekonomik durumları ve yukarıda belirtilen ilkeler dikkate gözetildiğinde, davacı lehine hükmedilen manevi tazminatının hakkaniyete uygun olduğu değerlendirilmiştir.
Ancak mahkemece ilk alınan 09/05/2018 tarihli hesap raporundan sonra davacı vekili tarafından 22/01/2019 tarihinde ıslah dilekçesi verildiği,15/03/2019 tarihli duruşma tutanağında sözlü yargılama için gün verildiği, bu sırada 27/03/2019 tarihinde davacı ...ın vefaat ettiği, mahkemece hükme esas alınan 07/10/2020 tarihli hesap raporunda davacının ölüm tarihi itibari ile hesaplama yapıldığından davanın kısmen kabulüne karar verildiği sabit olup davacının yargılama sırasında ölümünün öngörülebilir bir durum olmadığı,
ayrıca asıl davada kaza tespit tutanağı baz alınarak sigorta şirketinin kabul edilebilir bir yanılgı sonucu davalı olarak gösterildiği, mahkemece taraf değişikliği talebinin reddi üzerine birleşen dava dosyasının açıldığı anlaşıldığından asıl dava bakımından davalı sigorta şirketi yararına vekalet ücreti hükmedilmesinin hatalı olduğu dairemizce değerlendirilmiş davacı tarafın bu hususlara ilişkin istinaf itirazları yerinde görülmüştür.
İlk derece mahkemesince yapılan yargılamada eksiklik bulunmamakla beraber, hükmedilen vekalet ücreti hatalı bulunmuş ise de; bu hataların düzeltilmesi için yeniden yargılama yapılmasına ihtiyaç duyulmadığından, HMK. 353/1-b-2 maddesi gereğince, dosya üzerinden yapılan inceleme sonucunda, davacı vekilinin belirtilen hususlara ilişkin istinaf talepleri kabul edilerek aşağıdaki şekilde yeniden esas hakkında hüküm kurulmuştur.
Sakarya Bölge Adliye Mahkemesi 3. Hukuk Dairesi, E. 2021/759, K. 2022/343, 2 Mart 2022 tarihli karar · Kaynak: UYAP Emsal Karar Arama