KÜNYE
T.C. Sakarya Bölge Adliye Mahkemesi 3. Hukuk Dairesi İstinaf Yoluna
- Karar tarihi
- 23 Mart 2022
- T.C. SAKARYA BAM 3. HUKUK DAİRESİ Esas-Karar No
- 2021/897 - 2022/487
- Esas no
- 2021/897
- Karar no
- 2022/487
- Başkan
- ...
- Üye
- ....
- Üye
- ...
- Katip
- ...
- İncelenen kararın mahkemesi
- KOCAELİ 2. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ
- Tarihi
- 31.03.2021
- Numarası
- 2020/491 Esas - 2021/292 Karar
- Başvuran davalı
- **** **** **** ****
- Vekilleri
- Av....
Karar Metni
1.022 kelime·5 dk okuma·6 bölüm
Av....
DAVACI :... VEKİLLERİ : Av. ....
DAVANIN KONUSU
Tazminat (Sözleşmeden Kaynaklanan)
BAŞVURU TARİHİ : 02.06.2021
İSTİNAFA GELİŞ TARİHİ: 25.06.2021
KARAR TARİHİ : 23.03.2022
YAZIM TARİHİ : 23.03.2022
İstinaf incelemesi için dairemize gönderilen dosyadaki tüm belgeler ve dairemiz üyesi tarafından hazırlanan raporlar incelendi. Davanın dairemizin görev alanına girdiği, ilk derece mahkemesi kararının kesin olmadığı, istinaf başvurusunun süresi içinde yapıldığı, başvuru şartlarının yerine getirildiği, dosyada eksiklik bulunmadığı anlaşılmakla;
GEREĞİ GÖRÜŞÜLÜP DÜŞÜNÜLDÜ
Davacı vekili dava dilekçesinde.
13.08.2015 tarihinde meydana gelen trafik kazasında ...plakalı aracın davacının içerisinde yolcu olarak bulunduğu sırada kaza yapması nedeni ile davacının ömür boyu malul kalacak şekilde yaralandığını, Seka Devlet Hastanesi tarafından verilen rapora göre davacının maluliyet oranının %20 olduğunu, davacının kaza sonrasında Kocaeli Üniversitesi Araştırma ve Uygulama Hastanesi acil bölümünde ve Seka Devlet Hastanesinde tedavi gördüğünü, davalı Axa Sigorta şirketinin ...plaka sayılı aracın sigortacısı olduğunu, ...'un da 13.08.2015 tarihi itibariyle aracın ruhsat sahibi olduğunu, bu kaza nedeni ile davalı sigorta şirketine başvuru yaptıklarını,
davacıya sigorta şirketi tarafından 130.008,15 TL ödendiğini, ancak bu miktarın yetersiz olduğunu beyan ederek davalı şirket yönünden yetersiz ödemeye ilişkin ibranamenin iptali ile 6100 sayılı Kanunun 107.maddesine göre belirlenecek maddi tazminatın davalıdan tahsilini talep etmiştir.
Davalı vekili cevap dilekçesinde; öncelikle davanın usulden reddi gerektiğini, sigorta şirketinin sorumluluğunun, sigortalının kusurlu olması halinde söz konusu olduğunu, dava öncesinde davalı şirket tarafından davacıya maluliyeti nedeniyle 11.12.2017 tarihinde 130.008,15 TL ödeme yapıldığını, ödemeye esas alınan hesap raporunda hesaplama yöntemi olarak PMF tablosu ve %0 teknik faizin dikkate alındığını beyan ederek davanın reddini talep etmiştir.
Davacı vekilinin 11.02.2019 tarihli ıslah dilekçesi ile dava değerini 41.597,82 TL olarak değiştirdiği, 18.03.2021 tarihli celsede davayı ıslah etmeyeceğini belirttiği anlaşılmıştır.
İlk derece mahkemesince davanın kabulüne, geçici ve sürekli iş göremezlik tazminat miktarı olan toplam 41.597,82 TL'nin 27.04.2017 tarihinden itibaren işletilecek yasal faiz ile birlikte davalıdan tahsil edilerek davacıya verilmesine karar verilmiştir.
Yerel mahkemenin kararına karşı davalı Axa Sigorta A.Ş. vekili tarafından istinaf kanun yoluna başvurulmuştur.
Davalı Axa Sigorta A.Ş. vekili istinaf başvuru dilekçesinde, yerel mahkemece aldırılmış hesap raporunda bilirkişinin 11.12.2017 tarihindeki ödeme tarihine göre yapmış olduğu hesapta 2.912,83 TL'lik fark tespit edildiğini, söz konusu rapora göre bakiye maddi zarar olduğu gözükse de raporu kabul anlamına gelmemek kaydıyla 2.913,83 TL'lik fark, yapılan 130.008,15 TL'lik ödemenin sadece %2'si kadar olduğunu, yani yapılan ödeme ile davacının ödeme tarihindeki zararı arasında açık bir nispetsizlik bulunmadığını, bu nedenle yüksek mahkeme içtihatları da gözönüne alındığında davacının zararının karşılanmış olduğunu,
yerel mahkeme kararına etki eden bilirkişi raporunda görüleceği üzere 2021 tarihindeki verilerle hesaplama yapıldığında davacının bakiye zararı 75.434,26 TL olarak bulunduğunu, söz konusu raporun 2022 tarihinde yapılacak olsa söz konusu zararın daha da artarak devam edeceğini, nitekim artışın nedeninin zararın varlığı değil, asgari ücretin yıllara göre artış göstermesi olduğunu, yapılan ödeme ve davacının ödeme tarihindeki verilere göre maddi zararının %98'inin karşılandığını belirterek ilk derece mahkemesi kararının kaldırılmasını talep etmiştir.
Dava, trafik kazası sonucunda yaralanma nedeniyle maddi tazminat istemine ilişkindir.
Mahkemece dairemizin kaldırıma kararından sonrası bilirkişiden ek rapor alınmıştır.
2918 sayılı KTK'nın 111.maddesi uyarınca, tazminat miktarlarına ilişkin olup da yetersiz veya fahiş olduğu açıkça belli olan anlaşmalar veya uzlaşmalar yapıldıkları tarihten itibaren 2 yıl içinde iptal edilebilirler. Buna göre davalı sigorta şirketi tarafından ödeme tarihi itibariyle 132.920,98 TL ödemesi gerekirken 130.008,15 TL ödediği ,ödemenin KTK'nın 111. maddesinde belirtildiği şekilde yetersiz olduğundan davanın kısmen kabulüne karar verilmesi dairemizce doğru bulunmuştur.
Ancak ilk derece mahkemesinin 26/09/2019 tarihli, 2018/42 Esas ve 2019/458 karar sayılı kararında 33.278,25 TL tazminata hükmedilmiş olup, bu karara karşı sadece davalı sigorta şirketi vekilince istinaf yoluna başvurulmuştur. Davacı ilk derece mahkemesince verilen ilk kararı istinaf etmeyerek ilk derece mahkemesince hükmedilen miktara bir itirazının olmadığını göstermiş ve istemini ilk derece mahkemesince hükmedilen miktarla sınırlamıştır. Dairemizin kaldırma kararı davalının istinaf başvurusu üzerine verildiğinden ilk kararda belirtilen tutar bakımından davalı yararına usulü kazanılmış hak oluşmuştur. (Yargıtay 4. HD. 02.11.2020 tarih, 2019/779 esas, 2020/3683 karar)
Açıklanan gerekçelerle davalı vekilinin istinaf başvurusunun kısmen kabulü ile ilk derece mahkemesinin kararının kaldırılmasına karar verilmiş, HMK'nun 353/1.b.2 maddesi gereğince yeniden hüküm kurulması gerektiğinden kazanılmış hak gözetilerek davanın kısmen kabulü ile 33.278,25 TL maddi tazminata hükmedilmiştir.
Sakarya Bölge Adliye Mahkemesi 3. Hukuk Dairesi, E. 2021/897, K. 2022/487, 23 Mart 2022 tarihli karar · Kaynak: UYAP Emsal Karar Arama