KÜNYE
T.C. Sakarya Bölge Adliye Mahkemesi 3. Hukuk Dairesi
- Karar tarihi
- 6 Eylül 2023
- Esas no
- 2022/1328
- Karar no
- 2023/1072
- Başkan
- ... (...
- Üye
- ... (...
- Üye
- ... (...
- Katip
- ... (...
- İncelenen kararın mahkemesi
- KOCAELİ 2. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ
- Tarihi
- 17.09.2021
- Numarası
- 2020/141 Esas - 2021/479 Karar
- Davacı
- ...-...
- Vekilleri
- Av. ...-...
Karar Metni
687 kelime·3 dk okuma·9 bölüm
Av. ...-...
İSTİNAF YOLUNA
BAŞVURAN DAVALI : **** **** **** ****
VEKİLİ
Av. ...- ...
DAVANIN KONUSU
Tazminat (Ölüm Ve Cismani Zarar Sebebiyle Açılan Tazminat)
BAŞVURU TARİHİ : 14.06.2022
İSTİNAFA GELİŞ TARİHİ : 21.07.2022
KARAR TARİHİ : 06.09.2023
YAZIM TARİHİ : 06.09.2023
İstinaf incelemesi için dairemize gönderilen dosyadaki tüm belgeler ve dairemiz üyesi tarafından hazırlanan raporlar incelendi. Davanın dairemizin görev alanına girdiği, ilk derece mahkemesi kararının kesin olmadığı, istinaf başvurusunun süresi içinde yapıldığı, başvuru şartlarının yerine getirildiği anlaşılmakla;
GEREĞİ GÖRÜŞÜLÜP DÜŞÜNÜLDÜ
Davacı vekili dava dilekçesinde; müvekkilinin 21.11.2017 tarihinde davalıya ZMSS sigorta poliçesi ile sigortalı araçta yolcu olarak bulunduğunu ve aracın karıştığı tek taraflı trafik kazası sonucu davacının yaralandığını belirterek fazlaya ilişkin hakları saklı kalmak üzere şimdilik 1.000,00 TL ( geçici ve sürekli iş göremezlik ve iş gücü kaybına ilişkin kazanç kaybı) maddi tazminatın olay tarihinden itibaren işleyecekyasal faizi ile davalıdan tahsiline karar verilmesini talep etmiş, ıslahla talebini 62.293,01 TL ye yükseltmiştir.
Davalı vekili cevap dilekçesinde; davacının, davalı sigorta şirketine eksik belge ile başvurduğunu, davalı şirketin sorumluluğu poliçe teminatı ile sınırlı olduğunu, davalı şirketin geçici maluliyet ve manevi tazminat taleplerinden sorumlu olmadığını belirterek davanın usulden ve esastan reddine karar verilmesini talep etmiştir.
İlk derece mahkemesi tarafından davanın kabulü ile, 6.147,04 TL geçici iş göremezlik, 56.775,97 TL sürekli iş göremezlik olmak üzere toplam 62.923,01 TL maddi tazminatın 29.06.2019 tarihinden itibaren işleyecek yasal faizi ile birlikte davalıdan alınıp davacıya verilmesine karar verilmiştir.
Yerel mahkemenin bu kararına karşı davalı vekili tarafından istinaf yoluna başvurulmuştur.
Davalı vekili istinaf dilekçesinde; davalının geçici maluliyet tazminatı ve manevi tazminattan sorumlu olmadığını, davalının poliçeden kaynaklı maddi tazminat taleplerinden sigortalı araç sürücüsünün kusuru oranında ve poliçe limiti ile sorumlu olduğunu, sürücünün, kullandığı aracın yük ve teknik özelliğine göre hareket etmediğini, kusur konusunda Adli Tıp Kurumu Trafik İhtisas Dairesi tarafından bilirkişi incelemesi yapılması gerektiğini, hesap bilirkişi raporunda günlük kazancın 365 gün üzerinden hesaplanması gerekirken hatalı olarak 360 gün üzerinden hesaplandığını, rapor içeriğinde mevcut bilinmeyen aktif ve pasif dönem hesabının da hatalı olduğunu belirterek yerel mahkeme kararının kaldırılmasına ve davanın reddine karar verilmesini talep etmiştir.
Dava, trafik kazasından kaynaklı cismani zarar nedeniyle maddi tazminat istemine ilişkindir.
Somut olayda, davalının zorunlu mali mesuliyet sigortacısı olduğu motorsikletin 21.11.2017 tarihinde karıştığı trafik kazasında, motorsiklette yolcu olarak bulunan davacı yaralanmıştır.
Dosya içerisindeki bilgi ve belgelere, mahkeme kararının gerekçesinde dayanılan delillerin tartışılıp değerlendirilmesinde usul ve yasaya aykırı bir yön bulunmadığı, araçta yolcu olarak bulunan davacıya kazanın oluşumunda kusur atfedilemeyeceği, mahkemece tek taraflı kazada dava dışı sigortalı sürücünün asli ve tam kusurlu kabul edilerek kusur raporu alınmaksızın hüküm kurulmasında isabetsizlik bulunmadığı, mahkemece hükme esas alınan aktüer kök ve ek rapor PMF1931 yaşam tablosu ve progresif rant yöntemine göre düzenlendiği,
güncel Yargıtay içtihatlarına göre raporun TRH 2010 yaşam tablosuna göre düzenlenmesi gerekmekte ise de, bu tabloda yaşam süreleri PMF 1931 tablosuna göre daha uzun belirlendiğinden istinaf edenin konumuna göre aleyhe kaldırma yapılmayacağı dikkate alınarak aktüer bilirkişi raporundaki değerlendirilmeler dairemizce doğru bulunmuş, davalı vekilinin istinaf istemi yerinde görülmemiştir.
Dairemizce ilk derece mahkemesinin kararı hem maddi olay, hem de hukuka uygunluk yönünden incelenmiş olup, kararda esası etkileyen bir usul hatası bulunmadığı, vakıa tespitlerinin tam ve doğru olarak yapıldığı, maddi hukuk normlarının doğru olarak uygulandığı, delillerin değerlendirilmesinde de usule aykırılık bulunmadığı anlaşıldığından, H.M.K'nun 353/1-b-1 maddesi gereği davalı vekilinin istinaf taleplerinin ayrı ayrı esastan reddine karar vermek gerekmiştir
Sakarya Bölge Adliye Mahkemesi 3. Hukuk Dairesi, E. 2022/1328, K. 2023/1072, 6 Eylül 2023 tarihli karar · Kaynak: UYAP Emsal Karar Arama