KÜNYE
T.C. Sakarya Bölge Adliye Mahkemesi 3. Hukuk Dairesi İstinaf Yoluna
- Karar tarihi
- 21 Aralık 2022
- Esas no
- 2022/249
- Karar no
- 2022/1732
- Başkan
- ... (...
- Üye
- ... (...
- Üye
- ... (...
- Katip
- ... (...
- İncelenen kararın mahkemesi
- KOCAELİ 2. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ
- Tarihi
- 23.12.2021
- Numarası
- 2021/40 Esas - 2021/657 Karar
- Başvuran davacı
- ... -...
- Vekili
- Av. ...-...
- Başvuran davalı
- ...
- Vekili
- Av. ...-...
- Davanın konusu
- Tazminat
- Başvuru tarihi
- 03.01.2022-11.01.2022
- İstinafa geliş tarihi
- 11.01.2022
- Yazım tarihi
- 21.12.2022
Karar Metni
1.154 kelime·6 dk okuma·1 bölüm
İstinaf incelemesi için dairemize gönderilen dosyadaki tüm belgeler ve dairemiz üyesi tarafından hazırlanan raporlar incelendi. Davanın dairemizin görev alanına girdiği, ilk derece mahkemesi kararının kesin olmadığı, istinaf başvurusunun süresi içinde yapıldığı, başvuru şartlarının yerine getirildiği, dosyada eksiklik bulunmadığı anlaşılmakla;
GEREĞİ GÖRÜŞÜLÜP DÜŞÜNÜLDÜ
Davacı vekili dava dilekçesinde; müvekkilinin ticari bir taşıma kapsamında sürücü ... ...'nin sevk ve idaresinde bulunan ve Tuncay Nakliyat Hay. Sey. Turizm Otm. Petrol İnş. San ve Tic Ltd.
Şti'nin maliki ve işleteni olduğu ... plakalı otobüste yolcu olarak seyahat etmekte iken 01.05.2014 günü saat 06.15 sıralarında Kırşehir iline gelindiği sırada otobüsün yoldan çıkması sonucunda tek taraflı trafik kazasında T 12 ve L 15 vertabra korpus kesiminde kompresyon fraktürü oluşacak şekilde yaralandığını,
otobüste bulunan yolcuların Ege Sigorta A.Ş nezdinde Kara Yolu Yolcu Taşımacılığı Zorunlu Koltuk Ferdi Kaza sigortası poliçesi ile sigortalı olduğunu belirterek sürekli iş göremez duruma düşen davacının maluliyet oranının poliçe teminatına oranlamak suretiyle hesaplanacak maddi tazminatın şimdilik 10.000,00 TL'sinin temerrüt tarihi olan 10.07.2020 tarihinden itibaren işleyecek ticari avans faizi le birlikte davalı şirketten tahsili ile davacıya verilmesine karar verilmesini talep ve dava etmiştir.
Davalı vekili cevap dilekçesinde. 01.05.2014 tarihli trafik kazasına karıştığı belirtilen ... plaka sayılı aracın müvekkili şirkette poliçe ile Karayolları Zorunlu Taşımacılık Zorunlu Koltuk Ferdi Kaza sigorta poliçesi ile sigortalı olduğunu, söz konusu poliçeye göre daimi sakatlık teminatlarının 175.000,00 TL olduğunu, davacıların poliçeden yararlanması için otobüs yolcu listesinde koltuk numarasında kayıtlı olması,
otobüs bileti olması yahut otobüsün şoförünün olması gerektiğini, müvekkili şirket tarafından poliçede belirtilen teminatın koltuk başına verilmekte olduğunu, davacının hangi koltukta yolcu olduğunun tespit edilmesi gerektiğini, bu hususta tüm bilgi ve belgeler ile başvurunun yapılması gerektiğini, karayolu zorunlu taşımacılık koltuk ferdi kaza sigorta poliçesine göre davacılardan meydana gelen uzuv kayıtlarının genel şartlarda belirlenen oranlarda tespit edilmesi gerektiğini, genel şartlara uygun olarak hazırlanmayan kurul raporunun kabul edilemeyeceğini, poliçenin bir meblağ türü olduğunu, çalışılmayan günler için kazanç kaybı,
sürekli sakatlanma tazminatı talebinin reddinin gerektiğini belirterek davanın reddine karar verilmesini talep etmiştir.
İlk derece mahkemesi tarafından davanın kabulü ile 52.500,00 TL maddi tazminatın 10.07.2020 tarihinden itibaren işletilecek yasal faizi ile birlikte poliçede yer alan teminat dahilinde davalıdan tahsil edilerek davacıya verilmesine karar verilmiştir.
Yerel mahkemenin bu kararına karşı davacı vekili ve davalı ... vekili tarafından istinaf yoluna başvurulmuştur.
Davacı vekili istinaf dilekçesinde; davaya konu kazaya karışan ... plakalı aracın ticari taşıma işi yapan otobüs olup yolcu taşıma ve sigortalamanın ticari bir iş olduğunu, işleten şirketin de tacir olduğunu bu nedenle maddi tazminata ticari avans faizi işletilmesi gerektiğini belirterek usul ve yasaya aykırı ilk derece mahkemesi kararının kaldırılmasını ve talepleri doğrultusunda davanın kabulüne karar verilmesini talep etmiştir.
Davalı ... vekili istinaf dilekçesinde; mahkemece hükme esas alınan maluliyet raporu ile ilgili olarak yeterli inceleme yapılmadığını, genel şartlarda bel kemiğinden meydana gelen hareketsizlik %30 oranı, bel hareketsizliğinin tamamen hareketsizlik olması durumunda verilen bir teminat olup, davacının %100 hareketsizliği bulunmadığını, dolayısıyla verilen raporun hatalı olduğunu, söz konusu maluliyet raporuna göre yapılan hesaplama ve buna istinaden verilen kararın hukuka aykırı olduğunu, taraflar arasında ticari bir ilişki söz konusu olmadığını,
bu nedenle yerel mahkemece avans faizine hükmedilmesinin hatalı olduğunu yasal faize hükmedilmesi gerektiğini, davacı tarafın emniyet kemeri takmaması sebebiyle zararı arttırıcı etkenlere sebebiyet vererek %100 kusurlu olduğunu, yerel mahkemece müterafik kusur indirimi yapılmadığını belirterek usul ve yasaya aykırı ilk derece mahkemesi kararının kaldırılmasını ve davanın reddine karar verilmesini talep etmiştir.
Dava, yaralama ile sonuçlanan trafik kazasından kaynaklı maddi tazminat istemine ilişkindir.
Somut olayda, 01.05.2014 tarihinde davalının Zorunlu Koltuk Ferdi Kaza sigortacısı olduğu otobüsün tek taraflı kazasında, otobüste yolcu olarak bulunan davacı yaralanmıştır.
Mahkemece istemin kabulü ile hükmedilen tazminatın yasal faizi ile birlikte davalıdan tahsiline karar verilmiştir. Mahkemece hükme esas alınan bilirkişi raporunda, davacının maluliyet oranı Zorunlu Koltuk Ferdi Kaza Sigortası Genel Şartlarının A.3.2 maddesindeki ekli cetvele göre belirlenmiştir. Davacı tarafça sunulmuş Kocaeli Üniversitesi ATK Ana Bilim Dalı raporunda da davacının T2 omurunda çökme kırığı ve bel omurunda kırık olduğu belirtilmiş olup mahkemece hükme esas alınan bilirkişi raporunda hukuka aykırılık görülmemiştir.Ayrıca davacının emniyet kemeri takmadığı olgusu kanıtlanamamış olup bölüşük kusur indirimi yapılmamış olmasında da hukuka aykırılık bulunmamaktadır. Davalı vekilinin anılan yönlere değinen istinaf itirazları yerinde görülmemiştir.
Ancak dosya kapsamından davalı ... şirketince sigortalı aracın ticari nitelikte otobüs olduğu anlaşılmakta olup, zarar da tica aracın işletilmesi sırasında doğmuş olduğuna göre, talep doğrultusunda avans faizine hükmedilmesi gerekirken yasal faize hükmedilmiş olması hatalı olduğundan davacı vekilinin istinaf isteminin kabulü gerekmiştir.
İlk derece mahkemesince hükmedilen tazminata uygulanan faizin türü doğru değil ise de, bu yanılgının giderilmesi için yeniden yargılama yapılmasına ihtiyaç duyulmadığından, HMK'nın 353/1-b-2 maddesi uyarınca dosya üzerinden yapılan inceleme sonucunda davacı vekilinin istinaf başvurusunun kabul edilerek ilk derece mahkemesinin kararında uygulanmasına karar verilen faiz türü değiştirilmek suretiyle yeniden esas hakkında hüküm kurulumştur.
Sakarya Bölge Adliye Mahkemesi 3. Hukuk Dairesi, E. 2022/249, K. 2022/1732, 21 Aralık 2022 tarihli karar · Kaynak: UYAP Emsal Karar Arama